Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/492
2023/2453
6 Temmuz 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/71 E., 2016/289 K.
SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2014/71 Esas, 2016/289 Karar sayılı kararı ile taksirle öldürme suçundan;
A. Sanıklar ..., ..., ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi gereğince neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı kanunun 51 inci maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmiştir.
B. Sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (e) fıkrası gereğince beraatine karar verilmiştir.
- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.12.2020 tarihli ve 2016/ 353601 sayılı, hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
- Katılanlar vekilinin temyiz istemi;
Suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, biber gazının kimyasal bir silah olduğuna, ölenin yaralanmasına ilişkin raporun bilimsel bir rapor olmadığına, ölenin hasta olduğu konusunda uyarmasına rağmen yoğun ve yakın mesafeden ölene sanıklar tarafından biber gazı sıkıldığına, sanık ...'nın da cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
- Sanıklar ..., ..., ... müdafinin temyiz istemi;
Sanıkların sayıca üstün grup karşısında biber gazı kullandıklarına, ölenin de kavgaya karışanlar arasında olduğuna, ölenin hasta olduğunu beyan etmediğine, tanık beyanlarının objektif olmadığına, sanık ...'nın daha önce kavganın taraflarından tanıklar... ile ... hakkında görevli memura hakaretten suç duyurusunda bulunup, tazminat davası açtığına, sanıkların kanuni yetkilerini kullandıklarına, ölümün şüpheli olduğuna, kullanılan gazın açık alanda ve az miktarda kullanıldığına, bunun da ölüm sonucunu doğurmayacağına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel mahkemenin kabulü;
- ''...Sanıklar ..., ..., ... ve ...'nın Yalova Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekiplerde görevli polis memuru oldukları,
27/05/2012 günü akşam saat 22:30 sularında Fevzi Çakmak Mahallesinde bulunan Abdullah Baştürk parkında; Best food isimli işletmenin sahibi olan ... ve oğlu ...'ın ile yine daha önce bu işyerinde çalışan ... ve yanındaki ... ile ...'in de bulunduğu iki gurubun kendi aralarında yüksek sesle laf kavgası yaptıkları,
Olay yerine ilk olarak ... ve ...'ın bulunduğu kolluk ekibinin gittiği ve kavga olup olmadığını soruşturdukları, kavga olmadığını öğrenmeleri üzerine kimlik ve GBT kontrolü yaptıkları, bu sırada polis memuru diğer sanıklar ... ve ...'den oluşan motorize ekibin de olay yerine geldiği,
Sanık ...'nın orada bulunan kişilerden birini daha önceden tanıyor olması nedeniyle bu kişiyi kenara çekerek ne olup bittiğini öğrenmeye çalıştığı sırada, ...'in üzerinden çıkardığı bir jop ile ...'a saldırarak vurduğu,
...'ın bu jopu ...'nin elinden bir şekilde alarak karşı saldırı yapmaya çalıştığı sırada sanık ...'nın ...'ı arkadan tutarak jopu elinden almaya çalıştığı ve bu kişiye biber gazı sıktığı, olay yerinde bulunan diğer taraf yakınlarının kimseye saldırmadıkları ancak kavgayı aralamaya çalışmaları nedeniyle itiş kakış ile birlikte bir kargaşa ortamı oluştuğu,
Bu sırda polisler ..., ... ve ...'nin üçü de birden her hangi bir uyarı yapmadan olay yerinde bulunanlarının tümüne yakın mesafeden ve yüz bölgelerini hedef alacak şekilde biber gazı sıktıkları,
Olay sırasında ... ve ...'in tanıdığı olan müteveffa ...'in de olay yerinde bulunduğu ve bir kısım beyanlara göre; kavgada sırasında her hangi birinin yanında aktif olarak yer almaksızın kavgayı ayırmaya uğraştığı ve bu sırada müteveffa ...'in de biber gazına maruz kaldığı,
Biber gazının sıkılması esnasında müteveffa Çayan'ın hasta olduğunu, astımı bulunduğunu söylediği yönünde bazı tanık anlatımlarının bulunduğu,
Biber gazı sıkılmasından sonraki süreçte kavganın tarafı olan ...'ın da gazın etkisi ile fenalaştığı, ekip arabasına alınan bu şahsın daha sonra hava alması için dışarı çıkartıldığı,
Aynı şekilde müteveffa ...'in de maruz kaldığı biber gazı neticesinde orada fenalaştığı ve elini yüzünü yıkamak için uzaklaşarak gitmiş olduğu Number One isimli internet kafenin lavabosunda yere düşüp bayıldığı ve oradaki müşteriler tarafından daha sonra fark edilerek hastaneye gönderildiği...'' olayda; biber gazı kullandığı sabit olan sanıkların cezalandırılmasına, sabit olmayan sanığın beraatine karar verilmiştir.
-
Katılanlar sanıklardan şikayetçi olduklarını beyan etmişlerdir.
-
Sanık ...: "... Haber merkezine ihbar gelince komiserim bir ekibi sevketti. Ercüment ve Tekin'in olay yerine sevk etti. Bize de anons ettiler. Siz de geçin dedi. Motora binip olay yerine gittik. Yunus tabir edilen motosikletle beraber iki kişi olay yerine vardık. Olayın olduğu yerde herhangi bir olay yoktu. ... ve oğlu vardı. ...'ı gördüm. ...'ı daha önceden tanıyorum. Polis memurlarına olayın ne olduğunu sordum. Herhangi birşey yok dediler. Polis memuru ...'ya sorduğumda herhangi bir sıkıntı yok GBT sorgulaması yapıyorum dedi... Parkın içerisinden bir şakırtı sesi duydum. Ben bunu silaha merminin sürülmesi olarak algıladım. ..Arkadaşlara bağırdım. "Birisi size doğru geliyor, dikkatli olun" dedim. Silahlı biri olabilir endişesiyle ben de fırladım. Gelen şahıs bu arada duvarın üzerine çıktı. Ben köşeyi döndüm. Karşı taraftan 20 30 metre mesafeden olayı görüyorum. Elinde demir bir jopla küfrederek ...'ın başına iki üç tane vurdu. Ortalık karıştı. Kenarda bekleyenler de herkes birbirine vurmaya başladı. Bağırma çağırma bir yoğunluk oluştu. Kalabalık kimin ne yaptığı belli değil. ...'ın kafasına vuruluncaya kadar olay başlangıcı olmadığı için hiçkimse müdahale etmedi. Polisler hemen ne yapıyorsunuz diyerek bağırtı, çağırtı araya girdiler. ... eliyle başının üzerine korumaya çalışıyordu. İki üç tane vurunca ... jopu bileğiyle tutup elinden aldı. O da ona bir iki tane vurdu. Şuursuzca jopu her tarafa sallamaya başladı. Polis arkadaşlar...'in elinden jopu almaya çalıştılar. Alamadılar. Ben yetiştim. Edip'in sırtı bana dönük önünde polisler kalabalıktan 2 3 metre ayırmışlar. Ben...'i arkadan tutuyorum. Benim polis olduğumu görsün anlasın ki diye eline davranıyorum. Jopu alamıyorum. Jopu alamayınca yüzüne doğru gaz spreyi kullanmak şeklinde...'in etkisiz hale gelmesini sağladım. Başka da çaresi yoktu. O anki koşullar içerisinde yoksa ya bize ya da diğerlerine zarar vermeye devam edecekti. Edip'in elinden zorla jopu aldım. Benim koşarak gelmemle birlikte ...'de koşarak geldi. Herhalde oradakiler onu da polis sandılar. O sırada kalabalık polis geliyor diye muhtemelen dağılmış. Ben yolda gelirken de telsizle beraber olay yerine takviye ekip istedim...Başka bir olaya müdahale etmek üzere ekip arkadaşımla beraber oradan ayrıldık. Aradan 15 20 dakika geçtikten sonra telefon açtılar. İnternet kafenin tuvaletinde bir şahıs baygın şekilde yatıyor şeklinde. Olayda o da varmış. Ben kendisini hiç görmedim. Kendisine hiç müdahele etmedim. Kendisi ile hiç karşılaşmadım. Olayın olduğu yer sokaktaydı. Park değildi. Olayın olduğu sokak Merih Sokak üzeriydi. İnternet kafe ise olayın olduğu yere 100 metreden daha fazla idi. Ben kesinlikle ...'ın dışında hiç kimse ile muhatap olmadım. Gaz sıkmayı gerektirecek başka bir olay da olmadı. Başka bir kişi de yoktu. Devam eden bir olay da yoktu. Edip'e müdahale sonrasında etraftakiler kaçmıştı. Benim olaya müdahalem olaydan 35 40 saniye kadar olmuştur. Bu olayın mağduru biziz. İlk anda parka gittiğimizde sorduğumuz kişiler bize bir olayın olabileceğinden bahsetmiş olsa ya da olayın tarafı olduğundan bahsetmiş olsa bu olaya müdahale edebilirdik. Olay olmadan önce önleyebilirdik" şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
Sanık ... savunmasında; "Bizim ...'ın dışında müdahale ettiğimiz, araca bindirmeye çalıştığımız kimse olmadı. ...'ın dışında elinde sopa olan veya başka bir cisim olan şahıs görmedim. Ama tanıkların ifadelerinde birinde kamçı varmış. Bu şekilde beyan etmişler. Ama ben görmedim. Olay yerinde gaz sıkmayın hastayım diyen...'ten başka kimse olmadı. Edip 'te araçta iken çocukları bunu söyledi. Babam hasta, kalp hastası şeklinde söylediler. Edip'te dışarı çıkarın, içeride bunaldım diye araca vuruyordu. Ben maktulü olay yerinde hiç görmedim. Maktulü daha önceden tanımıyorum. Daha sonra fotoğraflarını gördüm. Fotoğrafını gördüğüm maktulü olay yerinde görmedim. Ben ...'ın dışında polise mukavemet eden görmedim. Ben de gaz kullanımı ile ilgili arkadaşlarımla benzer eğitimi aldım. Kavgaya karışan kişi sayısı 9 10 kişi civarındaydı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
Sanık ... savunmasında; "Olay günü. yaya olarak parkın içerisinden yolun karşı tarafına Merih Sokak üzerine geçtim. Orada beklemekte olan 4 erkek, 1 tane bayan şahıs vardı. Şahıslara herhangi bir kavga olayı olup olmadığını sorduğumda hava almak için dışarıya çıktığını söylediler. Ben de şahısların kimliklerini toplayarak ekip otosuna bindim. O sırada ekip arkadaşım gelmişti. Ben ... içerisinde ikinci şahsı sorgularken birden dışarıdan bağırışma sesi duydum. Dışarıya baktığımda kalabalığın birbirine vurduğunu gördüm. Bunun üzerine kimlik incelemesini bırakarak araçta bulunan jopu alarak aşağıya indim. Arkadaşlarım ... ile uğraşıyorlardı. Onlara yardım ettim. Daha sonra şahsı ekip aracına bindirdik. Biz oraya gittiğimizde herhangi bir kavga olayı yoktu. Bizim inceleme yaptığımız kişilere saldırı şeklinde gerçekleşti. 1 2 dakika sonra ortam sakinleşince etrafa kavgayı seyretmeye gelenler oldu. ...'e gitmesini söyledim. O da kavganın tarafı olduğunu söyleyince şahsı ekip aracına bindirdim. Daha sonra gelen takviye ekiplerle beraber ...'i alıp hastaneye gittik. Onların doktor raporlarını alıp polis merkezine geçtik.
Ben de biber gazı sıkmanın eğitimin aldım. Ben olay sırasında biber gazı kullanmadım. ...'ı araca bindirdiğimizde şeker hastası olduğunu, kalp hastası olduğunu söyleyince ...'ın aşağıya indirildiğini gördüm. O şahsın dışında rahatsız olduğunu, hasta olduğunu söyleyen duymadım. Ben başka şahsı araca bindirmedim. Ben ölen şahsı basından takip ettiğim kadarıyla olay yerinde görmedim. Resmini basında gördüm. Ben araçtan indiğimde kavga olayı bitmek üzereydi. ...'ı zaptetmeye çalışıyorlardı. Yardım için onların yanına gittim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
Sanık ... savunmasında; "Olay günü Grup amirimiz İbrahim Komiser bizi sevk etti. Biz de Cumhuriyet Meydanından yaklaşık 3 5 dakika arasında olay yerine vardık. Olay yerine vardığımızda Ercüment araçtan indi. Yaya vaziyette parkın diğer köşesindeki şahısların yanına doğru gitti. Ben de ... geçtikten sonra parkın Feza Sokaktaki bölümüne araçla gittim. Orada 5 şahıs duruyordu. Onların olduğu yere gittim. Ercüment ben gelmeden önce şahıslara kavga olayı oldu mu burada diye sormuş. Onlar da olmadığını söylemişler.. Kavga falan olmayınca şahıslar da bize birşey söylemeyince Ercüment arkadaşımız kimlikleri topladı. GBT için araca geçti. Ben de şahısların yanında bekliyordum. O bekleyenlerden bir kişiyi İbrahim arkadaşım tanıyordu. Elini omuzuna attı, bizden biraz uzaklaştı. Bir müddet sonra İbrahim arkadaşım seslendi. "Serhat dikkat edin size doğru birileri geliyor" dedi. Parkın etrafı taş duvarla çevrili. Biz de kaldırımda bekliyoruz. 5 6 kişilik bir grup duvardan atlayarak geldi. Daha sonradan ismi ... olsa gerek elinde çelik jop vardı. Küfer ederek konuştu. Edip'in üzerine doğru saldırdı. Jopla vurmaya başladı. Biz araçta iki kişi görev yapıyoruz. Aracın sağ ve sol koltuk emniyet kemerinin olduğu kısımda joplar asılıdır. O anda olay aniden geliştiği için jopu alma fırsatım olmadı. Benim belimde biber gazı var. Tesisatlarımız arasında. O anda jopu bırakıp vurmamasını söyledik. Dağılmalarını istedik. Dinleyen yoktu. Bir anda cürcuna oldu. ...'a saldırılınca ... yapı olarak uzun boylu cüsseli bir şahıs. Biz jopu almaya çalışırken ... ...'in elinden jopu aldı. Şahısların kafa kısımlarına vurmaya başladı. Biz o anda ...'ın elinde jop olunca ona yöneldik. Ben sözünü ettiğim jopun dışında olay yerinde bulunan kişilerde herhangi bir alet görmedim. Tanığın birinin beyanında kamçı şeklinde birşey olduğu söylenmiş. Ancak ben onu görmedim. Edip'i etkisiz hale getirdik. Gazı ben sıktım. İbrahim bey de sıktı. Ercüment arkadaşım araçtan jopu alarak indiğini söylüyor. Aracın nezarethane kısmına koyduk. ..Olay ortamında bir jop var. Bir cürcüna var. Kimin kime vurduğu belli değil zaten mesafe veremem. 1 1,5 metre mesafeden gaz sıkma olayı oldu. Kavganın ayrılması için gaz sıkma olayı oldu. Ben birebir bir şahsın yüzüne gaz sıkmadım. Kavga ortamının olduğu yere doğru yaklaşık 1 1,5 metre mesafeden gaz sıktım. Olay yerinde "ben astım hastasıyım, gaz sıkmayın" şeklinde bir söz söyleyen duymadım. Bize olay yerinde en büyük zorluğu çıkaran ... isimli şahıstır. ...'ı o akşam hastanede yattı diye biliyorum, yanlış bilmiyorsam. Ben kimseyi tanımam etmem. Başka biri de olsa aynı şeyi ona da yapardım. ...'ın dışında hastayım, kalp hastasıyım şeklinde bir söz söyleyen olmadı... Sadece ...'ı zorla arabaya bindirdik. ...'da o sırada bağırıyordu. Bana saldırıyorlar, bana sıkıyorsunuz diyordu. Diğer şahıslar zaten hemen kaçtı. 4 şahıs kaldı zaten. Olay yerinde ölen şahsı ben görmedim. Daha sonradan olay yeri incelemede resimlerini gördüm. Dikkat çekici bir şahıs o olay yerinde olsaydı görürdüm..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
İstanbul Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulunun 06/04/2015 tarihli raporunda;
''Capsaicin'in "oleoresin capsicum" adı verilen bir tür biber ekstresi olduğu, irritan etkisi nedeniyle kargaşa kontrol ajanı olarak emniyet güçleri tarafından sprey olarak kullanıldığı, spreyin üzerine sıkıldıkları kişilerde deri ve mukozalarında tahrişe, gözde tahriş, yanma ve yaşarmaya, laringospazma, baş ağrısına ve kusmaya neden olabileceği, bu bulguların astım, kardiyovasküler sistem hastalığı gibi durumlarda özellikle kapalı ve yakın mesafelerden maruz kalındığı durumlarda daha belirgin olabileceği, sorulduğu üzere kişinin kendisinde mevcut olan hastalığın mahiyet ve derecesine göre hayati tehlikeye neden olabileceği oy birliği ile'' mütalâa olunmuştur.
- Adli Tıp Kurumu Yalova Şube Müdürlüğünün 05/11/2015 tarihli raporunda:
''...Dosya içerisindeki mevcut tıbbi belgelere göre beyin damar anevrizması bulunan kişiye dava konusu 27/05/2012 tarihli olayda biber gazı sıkıldığı, biber gazı etken maddesi olan Capsaicin'in "oleoresin capsicum" adı verilen bir tür biber ekstresi olduğu, irritan etkisi nedeniyle deri ve mukozalarında tahrişe, gözde tahriş, yanma ve yaşarmaya, baş ağrısına ve kusmaya neden olabileceği bilindiğinden, kişiye sıkılan biber gazı nedeniyle oluşan yaralanmasının;
-
Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,
-
Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu,
-
Vücutta kemik kırığına sebep olmadığı;
Ancak, kişi üzerindeki etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olan yaralanmaya maruz kalan kişide netice sebebiyle ağırlaşan bir durum oluştuğu, yakın mesafeden yoğun olarak biber gazına maruziyetin olayın efor ve stresiyle birlikte, kişinin kendisinde mevcut beyin damar anevrizması rüptürüne neden olabileceği, dolayısıyla dava konusu olayla geçirdiği beyin damar anevrizması rüptürü arasında illiyet (nedensellik) bağı bulunduğu cihetle, geçirdiği beyin damar anevrizması rüptürünün kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, kişide dava konusu olay tarihinden önce mevcut olan beyin damar anevrizmasının olaya bağlı beyin kanaması geçirmesinde kolaylaştırıcı bir etken olarak rol oynadığı kanaati'' bildirilmiştir.
- İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 13/02/2013 tarih ve 783 sayılı kararı ile 22/05/2013 tarihli raporunda;
''...Âdli belgelerde 27.05.2012 tarih ve saat 22:50 de kavga olduğunun bildirilmesi üzerine olay yerine ekip gönderildiği polisin kavgaya karışan kişilere biber gazı kullanarak ayırmaya çalıştığı kişinin olay yerinden ayrıldığı, yüzünü yıkamak için gittiği kafenin tuvaletinde bayıldığı saat 23:03'de 112 ambulans ekibinin olay yerine geldiği yapılan muayenesinde solunum ve kalp sesleri olmadığının tespit edildiği yeniden canlandırma işlemi ile kalp ve solunum sesleri geri geldiği dikkate alındığında müdahale de herhangi bir gecikme olmadığı, kendinde mevcut beyin damar anevrizması bulunan kişinin yakın mesafeden yoğun olarak biber gazına maruziyeti olduğunun kabulü halinde, bu maruziyetin kendinde mevcut serebral anevrizmanın rüptürüne, efor ve stres faktörüne ilave faktör olarak etkili olabileceği,
...Kişinin travmatik tesirle öldüğüne ilişkin tıbbı delil bulunmadığı,
.......'in 27/05/2012 ve 28/05/2012 tarihlerinde alınan kan örneklerinde capsoicine ve dihydro capsoicine bulunmadığı, literatürde biber gazına mazur kalan (capsoicine dihydrocapsoicine) kişilerin temiz hava bulunan ortama alınması ve oksijen tedavisi uygulanması durumunda 10 15 dakika içerisinde vücutta elimine olduğu bildirildiği de dikkate alındığında kişinin olay yerinde gaza maruziyeti halinde ve olay yerinde bulunduğu zaman ile ölüm arasında geçen süre nedeniyle ölüm sonrası otopsisinde alınan örneklerde bu gazın aranması durumunda da bulunmayacağı'' kanaati bildirilmiştir.
- Yalova 112 Acil Ambulans Servisi Çağrı kayıt formunda: Çağrı zamanı: 27.05.2012 23:03:10, olay yerine varış: 27.05.2012 23:08:20, olay yerinde ayrılış: 27.05.2012 23:13:00 olarak belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin uygulamasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
1.TEBLİĞNAME YÖNÜNDEN;
5237 sayılı Kanun'ın 23 üncü maddesinde, kastı aşan suçlardan ve ya neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlardan cezalandırılabilmek için failin meydana gelen sonuç açısından en azından taksirle hareket etmesi gerektiği belirtilmiş, madde gerekçesinde de, hükmün konuluş amacının, objektif sorumluluk anlayışını terk etmek olduğu, bu tür sorumluluğun, ortaçağ kanonik hukukunun kalıntısı olan “versari in re ilicita” yani hukuka aykırı bir durumda olan bunun bütün neticelerine katlanır anlayışının ürünü olduğu, çağdaş ceza hukukunun bu anlayışı çoktan terk ettiği, düzenlemeyle meydana gelen ağır netice açısından sorumluluk için neticeye ilişkin olarak en azından taksir dolayısıyla kusurlu olunması gerektiği belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un 87 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ise, kasten yaralama sonucunda ölümün meydana gelmesi halinde failin nasıl cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak maddedeki atfın 86 ıncı maddenin birinci ve üçüncü fıkralarına yapılmış olması nedeniyle, bu hükmün aynı maddenin ikinci fıkrasında kalan yaralanma eylemleri açısında uygulanması mümkün değildir.
Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilir nitelikte yaralanma sonucunda mağdurun ölmesi halinde, 5237 sayılı Kanun'un 23 ve 87/4. maddelerinin uygulanması imkânının bulunmadığından, failin sorumluluğunun genel hükümler kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Meydana gelen sonuç, (ölüm) öngörülebilir ise ve fail bu öldürme suçunu düzenleyen 85. maddesi uyarınca, öngörülebilir sonuç fail tarafından da öngörülmüş ancak istenmemiş ise fail bilinçli taksirle öldürme suçundan Kanunun 85 ve 22/3. maddeleri uyarınca, fail öngördüğü sonucu kabullenerek fiilini icra etmiş ise bu kez de, olası kastla öldürme suçundan sorumlu tutulmalıdır.
Bu açıklamalar ışığında oluşa ve dosya kapsamına göre;
Polis memuru olan dört sanığın, olay yerine gittiklerinde herhangi bir kavga ortamının olmadığı, kendileri de hazır bulundukları sırada; ... isimli şahsın ... isimli karşı taraftaki şahsa elindeki jop ile vurduğu, ...'ın jopu ...'nin elinden aldığı esnada jopu almak isteyen sanık ...'in başarılı olamayınca...'in yüzüne biber gazı sıktığı, akabinde cezalandırılan diğer sanıkların arbede ortamına biber gazı sıktıkları, bu sırada bazı beyanlara göre kavganın taraflarını ayırmaya çalışan müteveffa ...'in de sıkılan gazdan etkilendiği, müteveffanın kendisinde var olan beyin damar anevrizması sebebiyle yaşadığı efor ve stresle de birleşen bu etkinin tesiri ile öldüğü anlaşılmıştır.
Dosyada mübrez Adli Tıp Kurumu raporlarına göre, ölenin yaralanmasının hayati tehlike arz etmediği, kişinin üzerindeki etkisinin basit tıbbı müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Sanıkların öleni hedef alarak, yakın mesafeden yoğun olarak doğrudan ölenin yüzüne biber gazı sıktıkları ve ölenin hasta olduğunu söylemesine rağmen gaz sıkılmaya devam edildiği hususu her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanamamış olduğundan, sanıkların kasıtlı hareket ettiklerinin kabulü mümkün değildir. Kasıtla hareket etmeyen sanıkların davranışının, yaralanmanın niteliği de göz önünde bulundurularak 5237 sayılı Kanun'un 87 inci maddesinin dördüncü fıkrası bakımından değerlendirilmesi söz konusu değildir.
İki kişi arasında aniden gelişen, kavgayı ayırmaya çalışanlarla birlikte aniden alevlenen ortamda her hangi bir uyarıda da bulunmaksızın maddi güç olarak kabul edilen biber gazını sıkmak suretiyle kavganın etkisiz hale getirilmesi yolu tercih edilerek, üç polisin de biber gazı sıkması yetki kullanımında taksirli davranış olarak değerlendirilmiştir.
Mahkemece biber gazı kullanan sanıklar ..., ... ve ...'nin 5237 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi bağlamında ortaya çıkan ölüm neticesinden sorumluluklarının söz konusu olacağı , sanıkların kademeli ve orantılı olarak olaya müdahale etmeleri gerektiği halde; her hangi bir uyarı da yapmaksızın bir üst maddi gücü kullanarak olayı etkisizleştirmiş olmalarının kusur niteliğinde bulunduğu ve mesleki tecrübe ile görevin gerektirdiği dikkat ve özen bağlamında taksirli bir eylem olarak değerlendirilmesi gerektiği, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olması da değerlendirilerek biber gazı kullanan sanıkların eylemlerinin taksirle öldürme suçunu oluştuğu değerlendirilerek uygulama yapıldığından, mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma öneren görüşlere iştirak edilmemiştir.
- Katılanlar vekilinin sanıklar müdafiinin temyiz istemi yönünden;
Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin cezalandırılan sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, beraat eden sanığın biber gazı kullandığına ilişkin yeterli kanıt olmadığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar vekili ve sanıklar müdafinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.08.2015 tarihli ve 23.06.2016 tarihli ve 2014/71 Esas , 2016/289 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ile sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.07.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:42:43