Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/8812

Karar No

2023/2424

Karar Tarihi

5 Temmuz 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/2913 E., 2020/402 K.

SUÇ: Taksirle yaralama

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ereğli (Konya) 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2019 tarihli ve 2018/64 Esas, 2019/681 Karar sayılı sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 2 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 3 yıl süreyle ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir.

2.Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.02.2020 tarihli ve 2019/2913 Esas, 2020/402 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili ile sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılması ile yeniden yapılan yargılama sonucu, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 2 yıl süreyle ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.11.2021 tarihli ve 2020/39240 sayılı, ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A.Sanık müdafiinin temyiz sebebi; Yerel mahkemece verilen kararı istinaf etmiştik. İstinaf mah kemesince de yerel mahkeme kararı kaldırılarak müvekkilimin cezalandırılmasına karar verilmiş olup istinaf mahkemesince verilen kararı temyiz ediyoruz.

B.Katılan vekilinin temyiz sebebi; üst sınırdan hapis cezası verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;

1.Sanık ...'ın sürücülüğünü yaptığı ve yanında yolcu olarak eşinin de bulunduğu, sanığın Ereğli sınırları içerisinde bulunan Petrolde dinlenme amacıyla durduğu belli bir süre sonra sanığın tekrar aracı ile hareket ettiği ve yaklaşık 5 km gittikten sonra sanığın eşine gelen telefon üzerine petrol istasyonunda çanta unuttuğunun farkına vardığı, bunun üzerine 3 4 km daha ... ile ilerlediği ancak geriye dönecek kavşak bulamaması nedeniyle geldiği istikametten geri dönüp ters yola girerek ilerlediği esnada sürücülüğünü ...'ın ... ile karşılıklı çarpışmaları neticesinde ...'ın, ...'ın ve ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandıkları ve kazanın meydana gelmesinde sanık ...'ın tamamen asli kusurlu olduğunun, ...'ın ise kusursuz olduğunun anlaşıldığı olayda, sanığın üzerine atılı suçu bilinçli taksirle işlediği anlaşılarak mahkumiyetine karar verilmiştir.

2.Sanık savunmasında; ''Yazılı savunmalarımı dosyaya sunuyorum, yazılı savunmalarımı aynen tekrar ederim, kaza tespit tutanağında sadece bana kusur atfedilmiş, karşı tarafta emniyet şeridinde geliyordu, bence onlarda kusurludur, bu sebeple kaza tespit tutanağını kabul etmiyorum, tarafıma ceza verilecekse kanuni ve takdiri tüm indirim maddelerin uygulanmasını talep ederim, hakkımda şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, olay sebebiyle pişmanım. Bana bildirilen miktarı karşılayacak maddi gücüm yoktur, ben müşteki tarafın bu kadar zararı olduğunu düşünmüyorum, benim sigortam karşı tarafa 17.263 TL yaralanma sebebiyle ödeme yapmış, araçtaki hasar sebebiyle de karşı tarafın tüm zararı sigortam tarafından ödenmiştir.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.

3.Katılan ...; "Kaza nedeniyle kızım... tedavisi devam etmektedir. İki bacağından toplamda 3 kez ameliyat olmuştur. Yapılması gereken 3 ameliyatı daha vardır. Sol bacağında gelişme yok, sağ bacağından 4 cm kısa kalmıştır. Uzatılması için ameliyatlar yapıldı. Büyüme kemikleri kırık olduğu için bir bacağı uzuyor. Bir bacağı da kısa kalıyor. Bacak uzatma ameliyatları yapılıyor.Tedavileri devam ediyor. Tedavilerin tamamını kendimiz karşıladık, sanık tarafından herhangi bir ödeme yapılmadı, maddi zararım vardır. Bende kazadan dolayı 6 ay fizik tedavi gördüm. Kolumda platin vardır. Toplam maddi zararım 200.000 TL dir. Kaza nedeniyle eşim işyerini kapatıp bizimle ilgilenmek zorunda kaldı. Dolayısıyla iş kaybımız ve ameliyatların bir kısmını özel hastanede yaptırmak zorunda kaldık. Bunlardan dolayı toplam maddi zararımız bukadardır. Sigorta şirteki ile davamız devam etmektedir. Oradan harhangi bir tedavi masrafı almış değiliz.''şeklinde beyanda bulunmuştur.

4.Katılan ...; ''Kaza nedeniyle kızım... tedavisi devam etmektedir. İki bacağından toplamda 3 kez ameliyat olmuştur. Yapılması gereken 3 ameliyatı daha vardır. Sol bacağında gelişme yok, sağ bacağından 4 cm kısa kalmıştır. Uzatılması için ameliyatlar yapıldı. Büyüme kemikleri kırık olduğu için bir bacağı uzuyor. Bir bacağı da kısa kalıyor. Bacak uzatma ameliyatları yapılıyor.Tedavileri devam ediyor. Tedavilerin tamamını kendimiz karşıladık, sanık tarafından herhangi bir ödeme yapılmadı, maddi zararım vardır. Eşim... kazadan dolayı 6 ay fizik tedavi gördü. Kolumda platin vardır. Toplam maddi zararım 200.000 TL dir. Kaza nedeniyle işyerimi kapatıp eşim ve çocuklarımın tedavisi ile ilgilenmek zorunda kaldım. Dolayısıyla iş kaybımız ve ameliyatların bir kısmını özel hastanede yaptırmak zorunda kaldık. Bunlardan dolayı toplam maddi zararımız bukadardır. Sigorta şirteki ile davamız devam etmektedir. Oradan harhangi bir tedavi masrafı almış değiliz.''şeklinde beyanda bulunmuştur.

5.Dosya içerisinde bulunan kati hekim raporlarında; katılan ... basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek, vücudunda 2.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde, katılan ... hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek ve vücudunda 6.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde, katılan ... hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek, yüzünde sabit iz oluşacak ve organlardan veya duyularından birinin işlevinde sürekli zayıflama veya yitirilmesi şeklinde yaralandıkları belirtilmiştir.

6.Kaza tespit tutanağında; sanığın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 47/1 c maddesini (trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymamak) ihlal etmesi sebebiyle kusurlu olduğu, katılan ...'ın ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.

7.Trafik Bilirkişisi tarafından tanzim edilen 13.07.2017 tarihli raporda; sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 84/b maddesini ( bölünmüş karayolunda karşı yönden gelene trafiğin kullandığı yol şeridine girmek) ihlal etmesi sebebiyle tamamen asli kusurlu olduğu,katılan ...'ın ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.

8.Sanığa ait adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;

1.Sanık ...'ın aracın sürücülüğünü yaptığı ve yanında yolcu olarak eşinin de bulunduğu, sanığın Ereğli sınırları içerisinde bulunan Petrolde dinlenme amacıyla durduğu belli bir süre sonra sanığın tekrar aracı ile hareket ettiği ve yaklaşık 5 km gittikten sonra sanığın eşine gelen telefon üzerine petrol istasyonunda çanta unuttuğunun farkına vardığı, bunun üzerine 3 4 km daha ... ile ilerlediği ancak geriye dönecek kavşak bulamaması nedeniyle geldiği istikametten geri dönüp ters yola girerek ilerlediği esnada sürücülüğünü ...'ın yaptığı ... ile karşılıklı çarpıştığı, kaza neticesinde ...'ın, ...'ın ve ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı ve kazanın meydana gelmesinde sanık ...'ın tamamen asli kusurlu olduğunun, ...'ın ise kusursuz olduğunun anlaşıldığı olayda, sanığın trafik yönüne göre ters yönde seyir ederek ...'ın sevk ve idaresindeki ... ile çarpıştığı, sanığın bilinçli taksirle hareket ettiği, yerel mahkemece 5237 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uygulanırken temel cezadan 3/5 oranında arttırım yapılarak sanık aleyhine fazla ceza tayin edildiği, 5237 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereği temel cezada en fazla yarı oranına kadar arttırımın yapılabileceği, sanığa bu şekilde fazla ceza tayin edildiği, sanığın asli kusurlu olmasından dolayı temel cezanın alt sınırından uzaklaşılarak 2 yıl hapis cezasından başlatılarak ve 5237 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereği bilinçli taksirli eyleminden dolayı 1/2 oranında arttırım yapılması yönüyle yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmasına karar verilerek, yeniden hüküm kurulmuştur.

2.Sanık istinaf aşamasında; ''Ben daha önce vermiş olduğum savunmamı aynen tekrar ediyorum. Eklemek istediğim bir husus yoktur. Suçlamayı kabul etmiyorum. Beraatime karar verilmesini talep ediyorum.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.

3.Duruşma açılarak, sanık hakkında ilk derece mahkemesince uygulanan bilinçli taksir oranının hatalı belirlenmesi sebebiyle Ereğli (Konya) 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2019 tarihli ve 2018/62 Esas, 2019/6819 Karar sayılı kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurulduğu belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE

16.10.2016 günü saat 17:30 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışı, bölünmüş, 110 km/saat hız sınırının bulunduğu, düz ve eğimsiz yolda seyir halindeyken, dinlenmek amacıyla dinlenme tesisinde durduğu, belli bir süre sonra sanığın tekrar aracı ile hareket ettiği ve yaklaşık 5 km gittikten sonra sanığın çantayı dinlenme tesisinde unutması üzerine geldiği istikametten geri dönüp ters yola girerek ilerlediği esnada katılan ...'ın idaresindeki otomobile çarpması şeklinde meydana gelen ve katılanlar ...'ın basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek, vücudunda 2.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde, ...'ın hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek ve vücudunda 6.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde, ...'ın ise hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek, yüzünde sabit iz oluşacak ve organlardan veya duyularından birinin işlevinde sürekli zayıflama veya yitirilmesi şeklinde yaralandıkları olayda,

Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, bilinçli taksir nedeniyle cezada yapılacak artırım oranının belirlenmesi sırasında, olayda bilinçli taksir koşullarının oluşumuna neden birden fazla eylemin varlığı halinde 1/2 oranında arttırım yapılması, tek eylemin bulunması halinde ise 1/3 oranında artırım yapılması şeklinde kabul edildiği, yukarıda izah edildiği şekilde gerçekleşen olayda, sadece ters yönde ... kullanma eylemi ile bilinçli taksir koşullarının gerçekleştiği görülmekle, sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemecesince bilinçli taksir nedeniyle cezada artırım oranın üst hadden belirlenmesi suretiyle, fazla cezaya hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Tebliğname Görüşü Yönünden;

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek,

Sanık müdafiinin, 05.02.2020 tarihinde tefhim olunan karara karşı 05.02.2020 tarihli süre tutum dilekçesi ile kararı temyiz ettiği, süre tutum dilekçesinde yer alan ''Yerel mahkemece verilen kararı istinaf etmiştik. İstinaf mahkemesince de yerel mahkeme kararı kaldırılarak müvekkilimin cezalandırılmasına karar verilmiş olup istinaf mahkemesince verilen kararı temyiz ediyoruz...'' şeklindeki ibarenin, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddeleri bakımından bir temyiz nedeni olması nedeniyle,, Tebliğnamedeki sanık müdafiinin temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğine yönelik görüşe iştirak olunmamıştır.

Katılanlar vekilinin, 05.02.2020 tarihinde tefhim olunan karara karşı 07.02.2020 tarihli süre tutum dilekçesi ile kararı temyiz ettiği, gerekçeli kararın 29.02.2020 tarihinde katılanlar vekiline tebliğ edilmesi üzerine 07.03.2020 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesi ile sanık hakkında üst sınırdan hapis cezası verilmesi gerektiğinden bahisle kararı temyiz ettiği anlaşılmakla, Tebliğnamedeki katılanlar vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğine yönelik görüşe iştirak olunmamıştır.

B.Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebebi reddedilmiştir.

C.Katılanlar Vekilinin Temyizi Yönünden;

Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılıp üst sınıra yaklaşılarak tayin edildiği görülmekle, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebebi reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.02.2020 tarihli ve 2019/2913 Esas, 2020/402 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.07.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyiztaksirleyaralamav.süreçolgulartevdiinesebeplerigerekçebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:43:23

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim