Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/2439

Karar No

2023/2401

Karar Tarihi

4 Temmuz 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2013/199 E., 2015/344 K.

SUÇ: Taksirle öldürme

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası (5271 sayılı Kanun) gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli, 2013/199 E., 2015/344 K. sayılı kararı ile; sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince, temyiz dışı sanıklar ..., ..., ... hakkında da 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince beraatlerine; sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasının atfıyla birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 36.500,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.

  2. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 17.05.2022 tarihli, 2020/5154 2022/3726 sayılı kararı ile;

"...Gerekçeli kararın, 11.12.2013 tarihli talimat duruşmasında katılma isteminde bulunduğu halde, mahkemece hakkında katılma kararı verilmeyen, ölen ...'in babası müşteki ...'e tebliğ edildiğine dair belgeye dosyada rastlanılmaması karşısında, gerekçeli kararın ...'e tebliğ edilmişse tebliğe ilişkin belgenin, tebliğ yapılmamış olması halinde ise, usulüne uygun tebligat yapılıp, tebliğ belgesinin, verilmesi halinde temyiz dilekçesinin ve düzenlenecek ek tebliğnamenin eklenerek gönderilmesi için dosyanın mahalline gönderilmek üzere..." Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir.

  1. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.03.2023 tarihli ve 2023/27907 sayılı, "..Binanın deprem kuşağı bir zeminde yapıldığı, deprep kuşağınoa yapılacak binalarda uyulması gereken teknik kuralların neredeyse hiç birine hem proje aşamasanıda, hem inşeat aşamasında, hemde ruhsatlandırma aşamasında uyulmadığının açıkça ortaya konulduğu, tamamıyla eksik malzeme kullanılarak binanın inşa edildiği, Yasaya aykırı bulunduğundan hükmün..." gerekçeleri ile bozma öneren ek tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ... Müdafinin Temyiz Sebepleri

  1. Kusura ilişkin alınan raporların doğru olmadığı, çelişkilerin bulunduğu, çelişkilerin giderilmesi içinyeniden kusura ilişkin bilirkişi raporunun alınmasının gerektiği, eksik inceleme sonucunda mahkumiyet kararı verildiğine,

  2. Binanın inşasından tamamen fenni mesulün sorumlu olduğuna, müvekkilinin sorumluluğunun ve kusurunun bulunmadığına, teknik incelme için enkazdan numunelerin usulüne uygun alınmadığına,

  3. Tayin edilen cezanın fazla olduğuna,

  4. Müvekkilinin müsnet suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli delilin bulunmadığına, beraatine karar verilmesinin gerektiğine,

  5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ertelemenin koşullarının da oluştuğuna,

İlişkindir.

B. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri

Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık ... hakkında verilen hapis cezasının paraya çevrilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanık tarafından herhangi bir zarar da giderilmemiş olduğuna, bu sebeple ve resen gözönüne alınacak sebeplere, .İlişkindir.

C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri

"...1 Söz konusu dava dosyasında sanık ....... hakkında sanığa yüklenen suçu işlediğinin sabit olmaması gerekçe gösterilerek hakkında 223/2 e maddesi gereğince beraat kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır, zira dosya kapsamındaki tutanak ve evraklar, olay yeri inceleme ve keşif tutanakları ile bilirkişi raporları nazara alındığında sanık ... ...'nın meydana gelen eylemden sorumlu tutulması gerekir. Sözkonusu yapının fenni mesulü olan sanığın gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünü ihmal ederek ruhsatlandırma işleminde yer alması ile üzerine atılı suçu işlediği sabit olmuştur. Bu nedenle adı geçen sanığın 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 53/6 maddeleri gereğince sorumlu tutulması gerekir. 2 Mahkemenin kabulü halinde de sanık ... hakkında TCK'nın 85/2 maddesi uyarınca hakkında adli para cezasından mahkumiyet kararı verilmiş, diğer sanıklar hakkında ise beraat kararı verilmesine karşın söz konusu kararda yargılama giderlerinin sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verildiği belirtilmiştir. 5271 sayılı yasanın 325/1 ve devamı maddeleri gereğince haklarında beraat kararı verilmiş sanıkların kendilerinin sebep oldukları ve kendilerine yönelik yargılama giderleri ( kendilerine yönelik tebligat giderleri gibi) düşüldükten sonra tüm yargılama giderlerinin mahkemenin kabulüne göre hakkında mahkumiyet kararı verilen sanık ...'e yükletilmesi gerekirdi. Bu nedenle dosya kapsamındaki yargılama giderlerinin toplanarak sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir..." nedenlerine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemenin Kabulü

  1. 23.10.2011 tarihinde saat 13:41 sıralarında, merkez üssü Kasımoğlu köyü civarı olan değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan depremin meydana gelmesi üzerine, Latifiye Mahallesinde bulunan...Apartmanının yıkılması ve çökmesi sonucu yedi kişinin göçüğe (depreme) bağlı olarak öldüğü, yapı sahibi ve müteahhidinin sanık ..., sanık ...'nin de inşaatın fenni mesulu olduğu anlaşılmaktadır.

  2. ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 30.10.2011 tarihinde...Apartmanının enkazından gerekli tespitlerin yapılarak numune alınması amacı ile fotoğrafçı bilirkişi, kadastro teknisyenleri, inşaat mühendisleri, röntgen ve çizim teknikeri ile karot cihazını kullanan bilirkişiler ve mahalli bilirkişi eşliğinde...Apartmanın enkazının bulunduğu yere gidildiği ve olay yerinde incelemelerde bulunularak bina enkazından yeteri kadar karot numunesi, yeteri kadar beton ve yeteri kadar sayı, çap ve uzunlukta demir çubuk numunesinin alınarak keşif işleminin icra edildiği, Cumhuriyet Başsavcılığınca daha sonra 22.12.2011 tarihinde delil tespiti için olay yerine gidildiği, burada zemin etüdünün yapılması amacıyla inşaat mühendisi, jeoloji mühendisi, fotoğrafçı bilirkişi, mimar ve mahalli bilirkişiler eşliğinde binanın yıkıldığı yerde gerekli incelemelerin yapıldığı ve sondaj aracı ile binanın yıkıldığı yerin hemen yanından kuyu açılarak farklı derinliklerden numunelerin alındığı, olay yerinde yapılan incelemelere esas olmak üzere kadastro bilirkişileri tarafından yıkılan binaya ilişkin ada, parsel, taşınmaz cinsi ve taşınmaz yüzölçümünü ve krokisini gösterir 23.11.2011 tarihli bilirkişi raporunun hazırlandığı, yine olay yerine ilişkin inşaat mühendisi ve bilirkişiler tarafından binanın kiriş, döşeme, perde ve kolonlarına, kullanılan demire, etriye aralığına, çiroza dair bilgiler içeren 23.01.2012 tarihli raporun hazırlandığı, olay yerinin zemin etüdüne ilişkin yapılan incelemelere esas olmak üzere jeoloji mühendisi tarafından binanın bulunduğu yerin zemin özelliklerini içerir 23.01.2012 tarihli raporun hazırlandığı görülmektedir.

  3. 10.09.2012 tarihli bilirkişi raporunda, "Yapı ruhsatı ile yapı kullanma izin belgesinin ... Belediyesi tarafından verildiğinin, yapı sahibi ve müteahhidinin ... olduğunun, binanın mimari ve statik projelerinin üzerinde isim ve imza bulunmadığından proje müelliflerinin tespit edilemediğinin, binanın yapılacağı taşınmaza ilişkin Jeoteknik zemin etüdü raporunun Ay Dost Mühendislik Ltd. Şti tarafından düzenlendiğinin ve bu şirketin temsilcisinin ... olduğunun, ... ...'nın inşaatin fenni mesulu olduğunun, yapı ruhsatını kontrol eden, düzenleyen ve onaylayanların ... ... (Belediye Fen İşleri görevlileri) ve ... Olduğunun (Belediye Başkan Vk.), bina mahallini tetkik eden görevlilerin ... ve ... olduğunun, yapı kullanma izin belgesini tetkik eden ve onaylayanların ... ve ... olduğunun'' tespit edildiği, buna göre belediye görevlileri olan ..., ..., ..., ..., ... hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca soruşturma izni alınması amacıyla dosyanın tefrik edildiği anlaşılmaktadır.

  4. ... Cumhuriyet Başsavcılığınca gerekli deliller toplandıktan sonra bina enkazından alınan karot, beton ve demir numuneleri, zeminden alınan numuneler, bunlara ilişkin hazırlanan bilirkişi raporları ve yapı ruhsatı ve eklerini içeren belediye dosyasının yapı özellikleri ve sorumlu kişiler hakkında rapor hazırlanması için 16.02.2012 tarihinde ... Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümüne, Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla gönderildiği, ... Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından Ağustos 2012 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunda; Erişenler Apartmanın yapım yılı tam olarak bilinmemekte olup, 23/11/2011 tarihli bilirkişi raporuna göre binanın 10 yıl önce inşa edilmiş olduğu, 29.12.1999 tarihli yapı ruhsatı istek dilekçesi, 29.12.1999 tarih ve 99/242 numaralı yapı ruhsatı, 01.08.2000 yılında Ay Dost Müh. San.Tc.Ltd.Şti. tarafından hazırlanan inşaat alanı jeoteknik etüt raporu, 30.04.2004 tarih ve 2004/14 numaralı dükkan katına ait olan yapı kullanma izin belgesi, gerekli muvafakat yazıları ve noter evraklarından binanın projelerinin ve inşasının 1997 yılından sonra tamamlandığı, dosya kapsamında binaya ait mimari ve statik projelerin bulunduğu ancak elektrik tesisat projesi, statik hesap raporları ile zemin etüd raporunun bulunmadığı tespitlerine yer verildiği anlaşılmaktadır.

  5. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, Erişenler Apartmanı yapım yılına göre 1997 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik kapsamına girdiği, 23.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre binanın taşıyıcı sistemi betonarme olup zemin ve 5 normal olmak üzere toplam 6 kattan oluştuğu, yapı ruhsatında bulunan kat yükseklikleri, mimari ve statik projeler ile uyumlu olduğu, 1997 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğin "7.2 Genel Kurallar" bölümünde deprem bölgelerinde kullanılacak binalarda dikkate alınması gereken minimum beton sınıfları hakkında bilgiler verildiği, ancak...Apartmanına ait statik projede malzeme ve donatı sınıfı belirtilmemiş olduğu, ayrıca binaya ait hesap raporlarının da bulunmadığı, Apartmana ait karot numuneler üzerinde merkezi basınç deneyi yapıldığı, elde edilen ortalama basınç dayanımının, 2.32N/mm2 olarak tespit edildiği, bu değerin 1997 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelikte belirtilen 1.ve 2. deprem bölgelerinde kullanılması zorunlu asgari C20 beton sınıfına ait dayanım değerinden düşük olduğu gibi, deprem bölgesine bakılmaksızın kullanılması zorunlu olan minimum beton sınıfı C16' dan da daha düşük olduğunun belirlendiği, yine...Apartmanı için hazırlanan Ön inceleme ve bilirkişi raporları ile dosya üzerinden yapılan icelemelerden etriye çapı açısından yeterli gözükürken, etriye aralığı açısından yetersiz olduğunun belirlendiği görülmektedir.

  6. ... Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından Ağustos 2012 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunda; yıkılan binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler görüldüğü, kolon donatı çap ve adetlerinde farklılıklar olduğu, parça beton numuneler incelendiğinde boyut itibariyle standart dışı irilikte agregalar kullanılmış olduğu ve proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda Bodrum kat sürekli temel kirişlerinin zemin emniyet gerilmesi, kesit ve donatı alanı açısından %100'ünün yetersiz olduğu belirlenmiştir. Aynı raporda ayrıca, tüm yapıya ait taşıyıcı sistem boyutları hem proje hem de rölevelerden tam olarak belirlenemediğinden, analizler hem proje kontrolü hem de inşa edilmiş bina için yapılamadığı, proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda Zemin kat sürekli temel kirişlerinin zemin emniyet gerilmesi, kesit ve donatı alanı açısından %100'ünün yetersiz olduğu, Bodrum kat kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından %8'inin yetersiz olduğu, Bodrum kat döşemelerinin kesit ve donatı alanı açısından %20'sinin yetersiz olduğu, Zemin kat kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından %18'inin yetersiz olduğu, Asma kat kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından %29'unun yetersiz olduğu, Asma kat döşemelerinin kesit ve donatı alanı açısından %11'inin yetersiz olduğu, 1. Normal kat kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından %25'inin yetersiz olduğu, 2. Normal kat kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından %18'inin yetersiz olduğu, 3. Normal kat kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından %13'ünün yetersiz olduğu, 4. Normal kat kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından %7'inin yetersiz olduğu, Çatı kat kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından %8'inin yetersiz olduğu, sonuç olarak dosya kapsamında yapılan inceleme, değerlendirme ve elde edilen bulgular neticesinde, söz konusu binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığının rapor edildiği tespit edilmiştir.

  7. Mahkemece hükme esas alınan 25.07.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Jeoloji mühendisi ...'nun yıkılan binanın bulunduğu parsel için "İnşaat Alanı Jeoteknik Etüd Raporu'nu Ay Dost mühendislik bünyesinde hazırladığı, ancak somut olayda sanırk bakımından ihmali davranışın müessir olduğu bir halin varlığından bahsetmenin mümkün olmadığı, dolayısıyla sorumluluğunun olmadığı, Mühendis ...'nun yıkılan binanın "Mimari Projesi"ni çizdiği, ancak somut olayda sanık bakımından ihmali davranışın müessir olduğu bir halin varlığından bahsetmenin mümkün olmadığı, dolayısıyla sanığın sorumluluğunun olmadığı, ... ...'nın yapının "Fenni Mesulü" olduğu, ancak fenni mesul olmaktan kaynaklanan görevlerini yerine getirmediği, dolayısıyla yıkılan binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sorumlu olduğu, binanın yıkılması sonucunda meydana gelen ölümler ve yaralanmalar bakımından dikkat ve özün yükümlülüğünü ihlal eden ihmali davranışlarının müessir olduğu, ancak somut olayda sanık bakımından ihmali davranışının yol açabileceği sonuçları öngörebildiği bir halin varlığından bahsetmenin mümkün olmadığı, dolayısıyla sanığın taksirinin bilinçli olmadığı, ... ...'nın ifadesinde belirttiği fenni mesullüğü binanın tamamlanmasından sonra ruhsatlandırma işleminin yapılabilmesi için verdiği yolundaki beyanının doğru olduğunun tespiti halinde binanın yıkılmasından dolayı sorumluluğunun söz konusu olmayacağı, ancak bu hususun tespit ve takdirinin mahkemenin görev alanında kaldığı, sanık ...'in söz konusu binanın "sahibi ve müteahhidi" olarak yapımından sorumlu olduğu, halde yürürlükteki kurallarına uygun bir inşaat yaptırmamak bakımından kendi üzerine düşen dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle sorumlu olduğu, sanığın imalatında gerekli dikkat ve özeni göstermediği, binanın yıkılabileceğini öngörmediği sonucuna varılması gerektiği, dolayısıyla bina sahibi olan sanığın binanın yıkılmasından dolayı bilinçli taksirinin bulunmadığının kabul edilmesi gerektiğinin belirtildiği görülmektedir.

  8. Ölenler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'na ait ölü muayene ve otopsi tutanakları, keşif zabıtları, yapıya ait kroki, rapor, ön inceleme raporu ve fotoğraflar ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

  9. Mahkemece taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilen sanık ... hakkında;

"...Dosya kapsamında bulunan 08/09/2015 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre, sanık ...'in meydana gelen olayda taksirli sorumluluğunun bulunduğu, sanığın bu şekildeki davranışları neticesinde, taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla suçun kanunda kanuni tanımında belirtilen neticeyi öngörmeyerek gerçekleştirdiği, bu haliyle sanık ...'in eyleminin Taksirle Birden Fazla Kişinin ölümüne neden olma suçunu oluşturduğu ve bu suçun da sübuta erdiği tam sonuç ve vicdani kanaati mahkememizde hasıl olmakla sanığın cezalandırılmasına..." şeklinde karar verildiği, binanın fenni mesulü sanık ... hakkında ise; "...Her ne kadar sanık ... ... hakkında Taksirle Birden Fazla Kişinin Ölümüne Neden olma suçundan cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, bir suçun gerçekten işlenip işlenmediği veya işlenmiş ise gerçekleştirilme biçimi konusunda kuşku belirmesi halinde uygulanacağı gibi, suç niteliğinin belirlenmesi bakımından da geçerlidir. Ceza mahkumiyeti, yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı göz ardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Sanığın olayın başından beri tutarlı ve istikrarlı bir şekilde beyanda bulunduğu ve söz konusu belgeleri bina tamamlandıktan sonra imzaladığını ve bunun karşılığında hiçbir bedel olmadığını beyan eddiği, yine sanık ... alınan savunmalarında sanık ... ile hiç görüşmediğini ve para vermediğini, ruhsatı belediye verdiği için bütün ruhsatları ...'ın imzaladığını beyan ettiği, 08/09/2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, ... ...'nın yapının "Fenni Mesulü" olduğu, ancak fenni mesul olmaktan kaynaklanan görevlerini yerine getirmediği, dolayısıyla yıkılan binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sorumlu olduğu ancak fenni mesüllüğü binanın tamamlanmasından sonra ruhsatlandırma işlemini yapılabilmesi için verdiği yolundaki beyanının doğru olması halinde binanın yıkılmasından dolayı sorumluluğunun söz konusu olamacağının belirtildiği, bu haliyle Sanık ... ...'nın savunmalarının aksine bir delilin dosyada bulunmadığı, böylece sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak soyut isnattan öte herhangi bir delil elde edilememesi nedeniyle amacı maddi gerçeğin ortaya çıkartılması olan ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden olan ''şüpheden sanık yararlanır'' ilkesi uyarınca sanığın üzerine suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle..." gerekçeleri ile beraat kararı verildiği görülmektedir.

  1. Sanık ...'nin yargılama aşamasında alınan savunmasında;

"... Sanık ...'in savunmasını kabul etmiyorum. Ben o tarihte belediyede görevli değildim bana belediyede çalışan ... aracılığı ile sanık ... ulaştı. Ben Noter taahütnamesini bina bittikten sonra imzaladım. Ayrıca bu iş için para da almadım. İmzalamadan önce binanın hangi aşamada olduğunu denetlenip denetlenmediğini sordum. Projesine baktığımda projenin sanıklar... ve ... tarafından hatırlanmış olduğunu anladım. İmzalarının olup olmadığını bilmiyorum sanık ...'e sorduğumda ve belediyede görevli... ile görüştüğümde ... ve belediye tarafından inşaatın denetlendiğini öğrendim. Bu nedenle fenni mesuliyete ilişkin belgeleri imzaladım. Ancak ifade ettiğim gibi ben bina bittikten sonra belgeyi imzaladım. bina tamamen bitmişmiydi yoksa boyası mı yapılmaktaydı tam olarak hatırlamıyorum ancak binanın kabası tam olarak bitmişti. Kısacası ben geçmişe yönelik yani binanın başlangıç tarihine göre belge imzaladım...",

Sanık ...'in yargılama aşamasında alınan savunmasında; "...Benim mimarım, mühendisim vardı onlara projelerini çizdirdim. Binayı kendim oturmak için yaptırdım. Kusurlu olduğumu düşünmüyorum beraatimi talep ederim, sanık ... mimarımızdı, Sanık ... ...'da mühendisimizdi, ... ve ... projeyi birlikte çizdiler. Sanık ... ise zemin eti tünü yapmıştır. Ancak bunu belediye ona yaptırmıştı. Sanık ... ise belediye encümeniydi ben kendisi ile hiç görüşmedim. Belediye ruhsatı veriyordu. Sanık ...'da belediyede çalıştığı için belgeleri o imzalamıştır. Ben kendisi ile hiç görüşmedim. Proje çizimi için parayı sanıklar... ve...'a vermiştim. Ben sanık ...'a para vermedim. Ancak dediğim gibi ruhsatı belediye verdiği için bütün ruhsatları sanık ... imzalıyordu. ... ...'nın inşaata gelip denetleme yaptığını hiç görmedim belediyede çalışan ... her beton dökülüşünde gelip kontrol ediyordu. İnşaat başlamadan ruhsat alınmaktadır dolayısı ile ben inşaata başladığımda ruhsatı vardı geçmişe yönelik imza atıldığı yönündeki imza doğru değildir iki sanık da doğru söylemiyor..." şeklinde beyanda bulunmuştur.

  1. Katılan ... beyanında: "Benim oğlum ... 2011 yılı Ekim ayında Van ... de meydana gelen depremde göçük altında kalarak vefat etmiştir, benim oğlum ... Van ...'e 2011 yılında öğretmen olarak atanmıştır, ancak hangi ayda atandığını tam olarak hatırlamıyorum, benim oğlum ...'e gittiğinde depremde yıkılan binada bir ev kiralamış, yanında da ev arkadaşı olarak yine enkazda vefat eden ... vardı, bildiğim kadarıyla oğlum ...'e gittiğinde önce bir kaç arkadaşı ile farklı bir binadan ev kiralamışlar, daha sonra bu ev çok kalabalık olduğu için ...'e sonradan gelen arkadaşı ... ile birlikte ... apartmanının 2. Katından bir daire kiralamışlar, bu dairede iki kişi kalıyorlardı, ben bu daireye hiç gitmedim ancak deprem olduktan sonra doğrudan ...'e gittik ve binanın enkazı başında beklerken çevreden gelen esnaf ve komşular "siz kimsiniz" diye bize sordular, biz de oğlumuzu bulamadığımızı ve yıkılan bu binada oturduğunu söyledik, bizim yanımıza gelen bu kişiler bize "bu binaya daha önce hiç kimse oturmuyordu, tamamen boş olduğunu, ...'e gelen ve yabancı olan öğretmenlere kiralandığını söylediler, bildiğim kadarıyla bu binada genellikle il dışından gelen öğretmenler oturuyordu, ben ve eşim enkazın başında beklerken bina tamamen kum yığını gibi görünüyordu, ben kendim bina yapımından anlamam ancak binanın kolonunu felan görmedim, sadece çok az demir görünüyordu ve tamamen kum yığınıydı, çocuğum ... bir hafta veya 8 gün sonra enkazdan vefat etmiş bir şekilde çıkarıldı, ben çocuğumu tanıyamadım, zaten ... apartmanından sağ çıkan yoktu, biz deprem olduktan 11 saat sonra binanın enkazının yanına gittik, enkazın başında hiç aralıksız bir şekilde bekledik, beklediğimiz bu müddet boyunca da bina enkazından sağ çıkan hiç kimse yoktu, binada da kaç kişinin oturduğunu tam olarak bilmiyoruz, ben sanıklardan şikayetçiyim, özellikle bina enkazının başında biz beklerken bina sahibi olduğunu söyleyen ... ve yanında bulunan 3 4 kişi geldiler, ben de bu ... denen kişiye "siz bu çocukları bu binaya niçin doldurdunuz, bu bina çürük değil mi, şuna bakın sağlam hiçbir şey yok" dedim, ... bana cevaben "siz çocuklarınızı düşünüyorsunuz, benim de binam gitti" diye cevap verdi, ben de kendisine "malın yerine mal gelir ancak canın yerine can gelmez" diye cevap verdim, ben sorumlulardan şikayetçiyim, cezalandırılmalarını istiyorum, benim bir tane erkek çocuğum vardı, onu da bu depremde kaybettim, bu davaya katılmak istiyorum, ancak Sungurlu da ikamet ettiğimiz için duruşmalara gidemeyiz, benim söyleyeceklerim bunlardan ibarettir.",

Katılan ... Beyanında: "Benim oğlum ... 2011 yılı Ekim ayında Van ... de meydana gelen depremde göçük altında kalarak vefat etmiştir, oğlum ... Van ...'e 2011 yılında öğretmen olarak atanmıştır, ancak hangi ayda atandığını tam olarak hatırlamıyorum, oğlum ...'e gittiğinde depremde yıkılan binada bir ev kiralamış, yanında da ev arkadaşı olarak yine enkazda vefat eden ... vardı, bildiğim kadarıyla oğlum ...'e gittiğinde önce bir kaç arkadaşı ile farklı bir binadan ev kiralamışlar, daha sonra bu ev çok kalabalık olduğu için ...'e sonradan gelen arkadaşı ... ile birlikte ... apartmanının 2. Katından bir daire kiralamışlar, bu daireyi ... adlı bir kişiden kiralamışlar, bu dairede iki kişi kalıyorlardı, ben daireye hiç gitmedim ancak deprem olduktan sonra doğrudan ...'e gittik ve binanın enkazı başında beklerken çevreden gelen esnaf ve komşular "siz kimsiniz" diye bize sordular, biz de oğlumuzu bulamadığımızı ve yıkılan bu binada oturduğunu söyledik, bizim yanımıza gelen bu kişiler bize "bu binaya daha önce hiç kimse oturmuyordu, tamamen boş olduğunu, ...'e gelen ve yabancı olan öğretmenlere kiralandığını söylediler, bildiğim kadarıyla bu binada genellikle il dışından gelen öğretmenler oturuyordu, ben ve eşim enkazın başında beklerken bina tamamen kum yığını gibi görünüyordu, ben kendim bina yapımından anlamam ancak binanın kolonunu felan görmedim, sadece çok az demir görünüyordu ve tamamen kum yığınıydı, çocuğum ... bir hafta veya 8 gün sonra enkazdan vefat etmiş bir şekilde çıkarıldı, ben çocuğumu tanıyamadım, zaten ... apartmanından sağ çıkan yoktu, biz deprem olduktan 11 saat sonra binanın enkazının yanına gittik, enkazın başında hiç aralıksız bir şekilde bekledik, beklediğimiz bu müddet boyunca da bina enkazından sağ çıkan hiç kimse yoktu, binada da kaç kişinin oturduğunu tam olarak bilmiyoruz, ben sanıklardan şikayetçiyim, özellikle bina enkazının başında eşim ve ben beklerken bina sahibi olduğunu söyleyen ... ve yanında bulunan 3 4 kişi geldiler, eşim bu ... denen kişiye "siz bu çocukları bu binaya niçin doldurdunuz, bu bina çürük değil mi, şuna bakın sağlam hiçbir şey yok " dedi, ... ise eşime cevaben "siz çocuklarınızı düşünüyorsunuz, benim de binam gitti" diye cevap verdi, ben sorumlulardan şikayetçiyim, cezalandırılmalarını istiyorum, benim bir tane erkek çocuğum vardı, onu da bu depremde kaybettim, bu davaya katılmak istiyorum, ancak Sungurlu da ikamet ettiğimiz için duruşmalara gidemeyiz, benim söyleyeceklerim bunlardan ibarettir",

Katılan ... Beyanında: "Ben türkçe okuma yazma bilmediğim için tercüman vasıtasıyla beyanımı vereceğim. ... sarısu benim oğlumdur. Oğlumu depremde kaybettim. Depremin olduğu gün olan 23/10/2011 günü biz kendi evimizdeydik. Haber geldiğinde ercişe gittik. Oğlum Erişan Apartmanında 5. Katta oturuyordu. Oğlum yunusu abisi enkazdan çıkarttı. Biz gittiğimizde enkaz kum yığını haline dönüşmüştü. Hemen hastahaneye götürdük. Oğlumun vefatı ile biz perişan olduk, üzüntüden hastalandım şeker ve tansiyon hastası oldum. Oğlumun depremde vefat etmesi olayı şile ilgili olarak sanıklardan şikayetçi ve davacıyım. Davaya katılmak istiyorum",

Katılan ... Beyanında: "Ben daha önceden karakolda ifade vermiştim, ifadelerim doğrudur, o ifadelerim tekrar ederim, ben depremde oğlumu kaybettim, şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, başka söyleyeceğim birşey yoktur",

Katılan ... Beyanında: "Ben depremde eşim ...'ı kaybettim, şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, ben daha önceden karakolda ifade vermiştim, o ifadelerim doğrudur tekrar ederim, benim söyleyeceklerim bu kadardır.",

Katılan ... Beyanında: "Ben bu hususta daha önce emniyette beyanda bulunmuştum, o beyanlarım doğrudur, tekrar ederim, Van depreminde oğlum olan ... hayatını kaybetmiştir, oğlum Van İli ... İlçesinde öğretmen olarak görev yapıyordu, deprem sonrasında oğlumun göçük altında kaldığını öğrenmemiz üzerine bende ...'e gittim, göçük altından oğlumu ben çıkarttım, ben olay nedeniyle sanıklardan şikayetçiyim, kamu davasına katılmak istiyorum",

Katılan ... Beyanında: "Bana okunan iddianamedeki olayı hatırladım,kızım öğretmen olduğundan tayini Van'ın ... ilçesine çıkmıştı, kızım iddianemede belirtilen...apt. oturuyordu, Van depreminde bina yıkıldı, kızım göçük altında kaldı, vefat etti, ben daha öncesinde Tokat Karşıyaka Karakolunda ifade vermiştim, sorumlular hakkında şikaytte bulunmuştum, şikayetim devam etmektedir, sanıklar en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum, katılma talebim mevcuttur",

Katılan ... Beyanında: "Ölen ... benim oğlum olur. O tarihlerde ...'te öğretmen olarak görev yapıyordu. ... apartmanında..., Ahmet Meriç ile birlikte kalıyorlardı. Olay günü evlerinde Muhammet isimli bir arkadaşlarının da misafir olduğunu biliyorum. Ev... ...'e aitti. Ben evi görmedim ancak olay sonrası kurtarma ekibinde yer alan...'nun ağabeyi... bana oğlumun kaldığı binanın hemen yanındaki binanın çökmemesine rağmen bu binanın çöktüğünü oğlumun bu şekilde şehit olduğunu söyledi. Sorumlulardan şikayetçiyim. Davaya katılmak istiyorum" şeklinde beyanda bulundukları, ölenlerin mirasçıları ..., ..., Satılmış Yurtoğlu, Zeytun Sarısu, ..., ..., ... ve ... hakkında Mahkemece 16/12/2013 ve 20/01/2014 tarihli duruşmalarda katılma kararı verildiği ancak; ölen ...'in babası müşteki ...'in 11.12.2013 tarihli talimat duruşmasında katılma isteminde bulunduğu halde, Mahkemece hakkında katılma kararının verilmediği tespit edilmiştir.

  1. Tanık Y.H. Beyanında: "benim evimde Ercişenler apartmanındaydı. Ancak deprem sırasında dışarıdaydım. İddianamede adı geçen şahıslardan ... benim dayımın kızı olur ve üst katta komşum olurdu. Deprem sırasında bu binanın enkazında kalarak vefat etmiştir. Ben bu binaya iki ay önce taşınmıştım bu nedenle diğer şahısları tanımıyorum. ... öğretmen olarak görev yapıyordu benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir",

Tanık O.Ö. Beyanında: "maktül ... benim kaynım olur. Ben Patnos ilçesinde yaşıyorum. depremin olmasından bir saat sonra olayı öğrendim ve hemen Patnos'dan , ... ilçesine geldim. ... benim ... ilçesinde bulunan tek akrabamdır. Olaydan sonra dava konusu...apartmanına geldiğimde bina tamamen yıkılmıştı. Orada bulunan yardım ekiplerine bizde yardım ettik. ... enkazın altındaydı. Oradaki ekip ile birlikte ...'u ellerimizle çıkardık. ...'un yüzü morarmıştı. Cansız bedenini ambulansa yükleyip hastaneye götürdük . Başkaca bir diyeceğim yoktur",

Tanık K.İ.S. Beyanında: "Maktül ... benim kardeşim olur. Kendisi üç arkadaşıyla birlikte...apartamanında bulanan dairede otururlardı. Arkadaşlarının adı Ahmet Melik ve Gürkan dır. Ahmet Melik olaydan 15 gün sonra, Gürkan ise olay yerinde ölmüştü. Ben patnos ilçesinde oturmaktayım. Olaydan yaklaşık 2 3 saat kadar sonra olay yerine gittim. erişenler apartmanı kum yığınına dönmüştü.Deniz Kabukları vardı. kendi çabamla kardeşimi aradım. O an itibariyle etraf çok kalabalıkta ve her yer toz bulutuydu. daha sonra Ahmet Melik'e kendi imkanlarımla ulaştım. O an için yaşıyordu. ...'u sordum. Ayaklarının ucunda olduğunu söyledi. bir müddet sonra beni oradan uzaklaştırdılar ve Erzurum'dan gelen ekip aramaya yaptı. Gece 12:00 kardeşimi enkazdan çıkardılar. Ben olaydan önce kardeşimi ziyarete o apartmana gittiğimde binanın altında iki dükkanını olduğunu birinin Türk Hava yollarına ait satış acentesi olduğu diğerinin ise araçların garajı oludğunu gördüm. Garaj olan yerde kolanların kesildiğini hatırlıyorum",

Tanık İ.Ç. Beyanında: "ben sanık ...'in tanıyorum. Diğer sanıkları tanımam. 2006 yılından beri sanık ...'in yanında çalışıyorum. Sanık ... aynı zamanda...apartmanın sahibiydi. Kendisi binadaki daireler ile benim ilgilenmemi istemişti ben ilgileniyordum. Binanın yapımına ilişkin bir bilgim yoktur. Ben iddianamede geçen ve öldüğü belirtilen şahıslardan sadece Kadir ucumu tanıyorum. Diğer şahısları tanımıyorum. Bina sekiz daireliydi. Bir tanesinde sanık ...'in oğlu, bir daire de sanık ...'in kızının eşyaları vardı. Bir daire de ise Kadir kalıyordu. Bir tanesini depo olarak kullanıyorduk. Diğer iki daireye ise bakım yaptırıyorduk. Kimse kalmıyordu. daireler boştu. Depremden sonra ben binanın enkazıyla da ilgilendim. depremden dört gün sonra ...'un yakınları geldiler. bana sorduklarında Kadirin cesedinin bu binadan çıktığını söyledim. Bu binada kadirin dışında başka bir ceset çıkmamıştır. Binanın alt katında dükkan vardı. Ancak dükkan boştu. Dükkanda herhangi bir genişletme ve tadilat çalışması olmamıştır.",

Tanık E.Ç. Beyanında: "diğer tanık İdris benim babam olur. Kendisi...apartmanıyla ilgilenmekteydi. Bende okul çıkışı ona yardım etmeye gelirdim. Ben binadaki çöpleri atıyordum. Arada sırada temizlik yapıyordum. İddianamede adı geçen ve öldüğü belirtilen şahısları tanımıyorum. Binada kaç daire olduğunu bilmiyorum. Ancak binanın yarısı boştu. Oturanları da tanımıyorum. benim olay hakkında bilgim yoktur.",

Tanık A.D. Beyanında: "sanıklardan... benim öz dayım olur. Diğerlerini tanımıyorum. Depremden iki gün önce erişenler apartmanını ikinci katındaki karşılıklı olan iki dairesinin boya işlerini yalnız başıma yapıyordum. Binada sekiz daire olduğunu biliyorum. Bana işe başlamadan önce boş daire olarak dört daire gösterildi. Bu daireleri tanık İdris ile sanık ...'in oğlu gösterdi. Diğer dairelerden bir tanesi depo olarak kullanılıyormuş. Kalan üç tanesinde de oturanların oturduğunu söylediler. Bu üç daireden bir tanesinde sanık... oğlu Ulaş oturmaktaydı. Diğer iki dairede ise kimin oturduğunu bilmiyorum. Depremden sonra iki üç gün enkaza gidip geldim. Çünkü eşyalarım ve elbisemin cebinde param kalmıştı. Ben enkazdan bir kişi çıkartıldığını gördüm. Onun da kim olduğunu bilmiyorum",

Tanık U.E. Beyanında: "Sanık ... babam olur. Diğer sanıkları tanırım. Erişenler apartmanında sekiz daire bulunmaktaydı. Ben üçüncü katta 6 nolu daire oturuyordum. binadaki dairelerden bir tanesinde kız kardeşim Gülten Yıldız'ın eşyaları vardı. Kendisi İstanbul'da oturuyordu. dairelerin birisinde ölen ... oturuyordu. diğer bir daireyi ofis olarak kullanıyorduk. Kalan dört dairesi ise boştu. İddianamede adı geçen ve öldüğü belirtilen şahıslardan kadir dışındaki hiç kimseyi tanımıyorum. Bunlar binada oturmuyorlardı. Kadirin bekar yada evli olup olmadığını bilmiyorum. Kadir'in öğretmen olduğunu biliyorum. Yalnız kalıp kalmadığını arkadaşları ile birlikte kalıp kalmadığını bilmiyorum. Enkaz çalışmalarında bende bulundum. Üçüncü gün Kadir hoca olarak öğrendiğim şahsın cesedi çıkarıldı. Başka bir cesedin çıkarılıp çıkarılmadığını bilmiyorum görmedim",

Tanık Ö.E. Beyanında: "Sanıklardan... benim babam olur. Diğer sanıklar ... ve...'yı tanırım ancak akrabalığım yoktur. Memleketlim olduğu için tanırım. bu binada kardeşim tanık Ulaş oturmaktaydı. Kız kardeşimin eşyaları vardı. Binada başka oturan yoktu. Daireler boştu. Ayrıca enkaz çalışmaları sırasında enkazın başında bulundum. Depremin dördüncü günü Kadir hoca olarak bildiğim şahsın cesedi çıkarıldı. İddianamede adı geçen ve öldüğü belirtilen diğer şahısları tanımıyorum. Binanın yapımına ilişkin herhangi bir bilgim yoktur",

Tanık O.Ç. Beyanında: "ölenlerden ..., ..., ...'ı aynı okulda görev yaptığımdan tanırım, sanıkları sadece ismen tanırım, ... ve ... bana söyledikleri kadarıyla ... Apartmanı'nda oturduklarını biliyorum, ancak bahse konu apartmana hiç gitmedim, olay hakkında bilgi ve görgüm yoktur",

Tanık K.S. Beyanında: "Maktul ... Sarısu benim yiğenim olur. Yeğenimi 23/10/2011 tarihinde Van ... ilçesinde meydana gelen bir depremde kaybettik. Ben depremin olduğu gün ... devlet hastanesine giderek hastanede bulunan çok sayıda ceset arasından yeğenim olan ... teşhis ettim. Yeğenim Ercişte öğretmen olarak görev yapıyordu. Yeğenimin babasının adı... Sarısu annesinin adı ise Zeytun Sarısudur. ... o zamanlar 23 24 yaşlarındaydı. İddianamede belirtildiği gibi babasının adı ... ve annesinin adı Nazife değildir. Neden böyle bir yanlışlık yapıldığını bilmiyorum. Depremin olduğu günün akşamı gece saat 01:30 sıralarında...apartmanında yeğenim olan ... un cesedini çıkartık. Daha sonra orada bulunan görevli heyet ile birlikte cesedi ... Devlet hastanesine götürdük. Orada bulunan çok sayıda ceset arasından da yeğenimi cesedini teşhis ettim. Ve bunu orada bulunan görevliler aracılığıyla bir tutanağa bağladık. Benim bu teşhisimde herhangi bir yanlışlık yoktur",

Tanık A.Y. Beyanında: "Ben talimattaki ve ekinde bulunan iddianamedeki olayı hatırladım, ben olay tarihi olan 23/10/2011 tarihinde Tokat ilindeydim, deprem olduğunda hemen yola çıkıp ablam, eniştem ve ben Van iline gittik, gece 04:00 gibi Van iline indik, ... ablamın kızı olur, ablam daha önce gittiği için kızının evini biliyordu, apartmanın oraya gittiğimizde iki apartman yan yana yatık şekilde, tamamen yıkılmıştı, yeğenim 3 veya 4. Katta oturuyordu, yeğenimin eşyaları açıktaydı, ablam yeğenimin eşyalarını hemen tanıdı, arama kurtarma ekipleri gündüz saat 08:00 gibi çalışmaya başladılar, ekipler köpekler ve cihazlar ile apartmanın enkazında canlı olup olmadığını tespit etmek için çalışmalara başladılar, AKUT ekipleri bize yeğeniniz burada olsa bile yaşamıyordur dediler, ekipler gittikten sonra kepçe ile çalışmaya başladılar, akşama doğru saat 15:00 16:00 gibi yeğenimin cesedine ulaştılar, ablam ve eniştem o arada Van Merkeze yeğenimi oradaki hastaneler de olup olmadığını öğrenmek için gittiler, ben yeğenimi künyesinden tanıdım, yüzü tanınacak halde değildi, aynı zamanda kıyafetlerinden de tanıdım, ablam ve enişteme telefon ettim, buraya gelin dedim, aynı zamanda ablam da yeğenimi teşhis etti, yeğenim...apartmanında vefat etti" şeklinde beyanda bulundukları anlaşılmaktadır.

  1. Sanıklara ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Sanık ...'nin Taksirle Öldürme Suçundan Beraatine İlişkin Hükme Yönelik O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden;

  1. Kusur Durumu Yönünden;

23.10.2011 tarihinde saat 13:41 sıralarında, merkez üssü Kasımoğlu köyü civarı olan değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan depremin meydana gelmesi üzerine, Latifiye Mahallesinde bulunan...Apartmanının yıkılması ve çökmesi sonucu yedi kişinin göçüğe (depreme) bağlı olarak öldüğü, yapı sahibi ve müteahhidinin sanık ..., sanık ...'nin de inşaatın fenni mesulu olduğu, birinci derece deprem bölgesi olan ...’de, yıkılan...Apartmanından alınan karot numunelerinin teknik bilirkişiler tarafından incelenmesi neticesinde; 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılmasının zorunlu olmasına rağmen, kullanılan betonun Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı dahi sağlamadığının tespit edildiği olayda; 3194 sayılı İmar Kanunun 28. maddesinde yapının fenni mesuliyetini üzerine alan meslek mensuplarının, (fenni mesul mimar ve mühendisler uzmanlık alanlarına göre) yapının, tesisatı ve malzemeleri ile birlikte, Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa edilmesini denetlemekle görevli olduğu, ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılması halinde durumu ruhsatı veren Belediyeye bildirmekle mükellef olduğunun düzenlendiği, sanık ...'nin fenni mesul olmaktan kaynaklanan denetim görevini yerine getirmediği, dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sorumlu olduğu, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporlarının oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, binanın bulunduğu bölgenin 1. dereceden deprem kuşağında olmasına rağmen 1997 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik ve dönem itibariyle bilim ve fennin gerektirdiği teknik şartlara aykırı davranmak suretiyle, 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılmasının zorunlu olmasına rağmen, Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı dahi sağlamadığı tespit edilen beton kullanılarak bina inşa edildiği, sanık ...'nin üzerine düşen asgari denetim yükümlülüklerini yerine getirmediği, fenni mesul olarak işin bitimine kadar gerek malzeme, gerek işçilik yönünden TSE’ye uygun hareket etmekle yükümlü olduğu, üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, mevcut sonucun gerçekleşmesinde etkili olduğu, sanığın aşamalarda verdiği "...ben bina bittikten sonra belgeyi imzaladım. bina tamamen bitmişmiydi yoksa boyası mı yapılmaktaydı tam olarak hatırlamıyorum ancak binanın kabası tam olarak bitmişti..." şeklindeki savunmasının da, diğer sanık ...'in 16/12/2013 tarihli duruşmadaki "...inşaat başlamadan ruhsat alınmaktadır dolayısı ile ben inşaata başladığımda ruhsatı vardı geçmişe yönelik imza atıldığı yönündeki imza doğru değildir..." şeklindeki beyanı karşısında itibar edilmemiş ve meydana gelen ölümler bakımından sanık ...'nin eyleminin bilinçli taksirle öldürme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmuş olup, o yer Cumhuriyet savcısının sanık ...'nin meydana gelen ölümler nedeniyle sorumlu tutulması gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmüştür.

  1. Yargılama Giderleri Yönünden;

Taksirle işlenen suçlarda iştirak hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilerek, yargılama giderinin mahkûmiyetine karar verilen her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin eşit olarak tahsiline karar verilmesi nedeniyle hükümlerde hukuka aykırılık bulunmuş olup, o yer Cumhuriyet savcısının bu konudaki temyiz sebepleri yerinde görülmüştür.

B. Sanık ... Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Mahkûmiyetine İlişkin Hükme Yönelik Sanık Müdafii, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden;

  1. Eksik İnceleme İle Hüküm Kurulduğu Yönünden;

Oluş, dosya kapsamı, sanıkların savunmaları, ölenler hakkında tanzim olunan adli muayene raporları ile ölü muayene tutanakları, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporları karşısında Mahkemece, olayın aydınlatılmasına yeter nitelikte kapsamlı olarak inceleme yapıldığı ve delil toplandığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

  1. Kusur Durumu ve Beraat Kararı Verilmesi Gerektiği Yönünden;

23.10.2011 tarihinde saat 13:41 sıralarında, merkez üssü Kasımoğlu köyü civarı olan değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan depremin meydana gelmesi üzerine, Latifiye Mahallesinde bulunan...Apartmanının yıkılması ve çökmesi sonucu yedi kişinin göçüğe (depreme) bağlı olarak öldüğü, yapı sahibi ve müteahhidinin sanık ..., sanık ...'nin de inşaatın fenni mesulu olduğu, birinci derece deprem bölgesi olan ...’de, yıkılan...Apartmanından alınan karot numunelerinin teknik bilirkişiler tarafından incelenmesi neticesinde; 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılmasının zorunlu olmasına rağmen, kullanılan betonun Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı dahi sağlamadığının tespit edildiği olayda; yapı sahibi ve müteahhidi olarak sanık ...'in, yapımından sorumlu olduğu, halde yürürlükteki kurallarına uygun bir inşaat yaptırmamak bakımından kendi üzerine düşen dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle sorumlu olduğu, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporlarının oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu ve kusur durumunun net olarak belirlendiği anlaşılmakla, hükümde kusur durumuna ilişkin hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin kusura ilişkin alınan raporların doğru olmadığı, çelişkilerin bulunduğu, çelişkilerin giderilmesi için yeniden kusura ilişkin bilirkişi raporunun alınmasının gerektiğine, binanın inşasından tamamen fenni mesulün sorumlu olduğuna, müvekkilinin sorumluluğunun ve kusurunun bulunmadığına, teknik incelme için enkazdan numunelerin usulüne uygun alınmadığına, müvekkilinin müsnet suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli delilin bulunmadığına, beraatine karar verilmesinin gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

3.Temel Cezaya İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12 833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirle işlenen suçlarda, 5237 sayılı Kanun'un "Taksir" başlıklı 22 inci maddesinin dördüncü ve aynı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemeler birlikte göz önüne alınarak, failin kusur durumu öncelikle değerlendirilip, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun ağırlığı ölçütleri dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi gerektiği, buna göre yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından dikkat ve özeni göstermeyen, binadaki malzeme ve donatı yetersizlikleri konusunda gerekli özeni göstermeyen bu nedenle birinci derecede deprem bölgesinde bulunan...Apartmanının tamamen çökmesine ve yedi kişinin göçük altında kalarak ölmesine asli kusurlu olarak neden olan yapı sahibi ve müteahhidi sanık ... hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması sebebiyle, hükümde hukuka aykırılık bulunmuş olup, katılanlar vekilinin temel cezaya ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmüştür.

  1. Bilinçli Taksir Hükümleri Yönünden;

Birinci derece deprem bölgesi olan ...’de, yıkılan...Apartmanından alınan karot numunelerinin teknik bilirkişiler tarafından incelenmesi neticesinde; 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılmasının zorunlu olmasına rağmen, kullanılan betonun Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı dahi sağlamadığı, bilirkişilerce tespit edilen yetersizlik ve eksikliklerin binanın yıkılmasında etkili olduğu; sanığın yıkılan binanın her aşamasında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, öngörülebilen bu netice bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanık ... hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, tayin olunan cezasında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi sebebiyle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuş olup, katılanlar vekilinin bu konudaki temyiz sebebi yerinde görülmüştür.

  1. Erteleme Hükümlerinin Uygulanmaması Yönünden;

Mahkemece sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği, buna göre 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmuş ve altmışbeş yaşını bitirmemiş olanların iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilmeleri hâlinde cezalarının ertelenebileceği şeklindeki düzenlemeler uyarınca, sözü geçen kişiselleştirme kurumlarının yasal engelden dolayı uygulanamayacağı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin bu husustaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

6.Yargılama Giderleri Yönünden;

Taksirle işlenen suçlarda iştirak hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilerek, yargılama giderinin mahkûmiyetine karar verilen her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin eşit olarak tahsiline karar verilmesi nedeniyle hükümlerde hukuka aykırılık bulunmuş olup, o yer Cumhuriyet savcısının bu konudaki temyiz sebepleri yerinde görülmüştür.

V. KARAR

A. Sanık ... Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;

Gerekçe bölümünde (A 1) ve (A 2) bentlerinde açıklanan nedenlerle, ... Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli, 2013/199 Esas, 2015/344 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;

Gerekçe bölümünde (B 3), (B 4) ve (B 5) bentlerinde açıklanan nedenlerle, ... Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli, 2013/199 Esas, 2015/344 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyiztaksirletevdiinev.süreçolgularsebepleriöldürmegerekçebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:44:51

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim