Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1864
2023/2387
4 Temmuz 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2018/482 E., 2021/155 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
KARAR: Davanın kısmen kabulü
Dairemizce verilen bozma kararı üzerine mahkemece kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Davacı vekili 30.01.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 02.09.2011 tarihinde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan gözaltına alındığını, 05.09.2011 tarihinde tutuklandığını ve 13.06.2011 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama neticesinde davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verildiğini, tutuklanmadan önce inşaatta sıva ve ince işlerle uğraşan davacının aylık gelirinin 3.000,00 TL olduğunu, davacının çalışmadığı aylar ve davaya gidip gelmesi nedeniyle kaybının 28.500,00 TL olduğunu, kendisini avukatla temsil ettirmesi nedeniyle hazırlık aşaması için 500 TL, mahkeme aşaması için 3.000,00 TL ödediğini, cezaevinde 3.500,00 TL masrafı olduğunu ve süreç nedeniyle manevi zararı bulunduğunu belirtmiş, bu nedenle 35.000,00 TL maddi ve manevi zararı nedeniyle 60.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihi olan 02.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir.
-
Davalı vekili 18.02.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkili olup olmadığını ve mükerrer dava bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, tazminata esas ceza davasının kesinleşmediğini, davanın süresinde açılmadığını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu ve davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
-
İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2015/62 Esas, 2015/288 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2015/62 Esas, 2015/288 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 10.09.2018 tarihli ve 2018/4548 Esas, 2018/7919 Karar sayılı kararı ile davacı hakkında koruma tedbiri uygulanmasına neden olan terör örgütü propagandası yapma suçundan dolayı hakkında verilen kovuşturmanın ertelenmesi kararının denetim süresinin dolduğu anlaşılmakla akıbetinin araştırılması gerektiği, kabule göre de davacının tutuklandığı diğer suçlardan hakkında soruşturma veya kovuşturma yürütülüp yürütülmediğinin, yürütülmüş ise sonuçlarının tespit edilmesi gerektiği, tutuklamaya ilişkin müzekkere ve infaz bilgilerinin dosya içerisine alınması gerektiği ve mahsup ve mükerrer dava olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.Bozma kararı üzeri eksik hususlar araştırılıp evraklar dosya içerisine yer alındıktan sonra İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2021 tarihli ve 2018/482 Esas, 2021/155 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 12.04.2022 tarihli tebliğnamesi ile davacı lehine eksik manevi tazminata hükmolunduğu gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Davacı vekilinin temyiz isteği; maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna ilişkindir.
-
Davalı vekilinin temyiz isteği; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğuna ve davanın reddedilen kısmı bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nin birim faaliyetinin durması sonucu kapatılarak dosyanın, İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi'ne aktarıldığı ile kovuşturmanın ertelenmesine ilişkin kararda davanın düşmesine ilişkin İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 04.09.2020 tarihi, 2012/1 E. 2014/2 K. Sayılı ek kararı ve bu ek karara ilişkin 13.10.2020 kesinleştirme tarihli şerh celbedilmiş, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13.06.2019 tarihli cevabi yazısından birden fazla suçtan tutuklanan sanığın, sonrasında kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme ve kasten yaralama suçlarına dair soruşturma dosyası bulunmadığı anlaşılmış, İstanbul 9. ACM 30.11.2018 tarihli cevabi yazısı ve ... 2 No'lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı CİK 20.06.2019 tarihli cevabi yazısından tutuklama ve tahliyeye ilişkin müzekkereler celbedilip sürelerin başkaca mahsup edilmediği, sanığın 01.09.2011 05.09.2011 tarihleri arası gözaltında kalıp 06.09.2011'de tutuklandığı 13.06.2012 tarihinde tahliye olduğu anlaşılmış, 06.03.2019 tarihli bilirkişi raporunun teminiyle Cumhuriyet savcısı mütalaası sonrası toplanan deliller denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülüp tahkikat tamamlanmıştır.
... Toplanan delillerin değerlendirilmesinden, davacının, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi, 2012/29 E. 201/2 K sayılı dosyasına konu yargılama sebebiyle 01.09.2011 13.06.2012 tarihleri arası gözaltında ve tutuklu kaldığı, atılı suçlardan beraat ve kovuşturmanın ertelemesine ilişkin kararda erteleme süresinin hitamı neticesi düşmeye dair karar verildiği, gözaltında ve tutuklulukta geçirilen sürelerin infaz edildiği, başka suça mahsup edilmediği, bu tutuklama nedeniyle derdest ya da kesinleşen tazminat istemli başkaca dava bulunmadığı gibi tazminat mahiyetinde ödeme yapılmadığı ve davanın süresinde açıldığı anlaşılmakla; evli, iki çocuğu bulunan, kirada oturan, inşaat işçisi olan ve aylık geliri sabit olmayan, uygulanan tedbirler zamanı 26 yaşlarında olan davacı tarafça sigortalılığa ilişkin belge, SGK hizmet dökümü, terk yazısı, mesleğe ilişkin belge yahut vergi beyannamesi ibrazı yokluğunda, gözaltı/ tutuklulukta geçen tarihler için asgari ücret üzerinden yasal kesintiler düşülüp yapılan hesaplamada 2011 yılı için aylık 837,00 TL, 2012 yılı için aylık 886,50 TL bürüt asgari ücret tespiti ile gözaltı ve tutuklulukta kalınan süreler olan 01.07.2011 31.12.2011 tarihleri için asgari geçim indirimi hariç 2.396,84 TL; 01.01.2012 30.06.2012 tarihleri için asgari geçim indirimi hariç 3.448,15 TL olmak üzere toplamda 5.844,99 TL net maddi kaybı bulunduğu, dava mahiyeti nedeniyle cezaevine yapılan ziyaretler ile cezaevindeki harcamaların maddi tazminat hesabına dahil edilmeyeceği, yine avukatlık ücreti konusunda da ceza davasından beraat eden davacı lehine avukatlık ücreti takdiri ile bu miktarı aşan kısımların dahi davacıyla avukatı arasındaki hukuki ilişkiye müstenit olacağından maddi tazminata dahil edilemeyeceği, neticeten davacı lehine tutuklama tarihi olan 05.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte toplamda 5.844,99 maddi tazminat ödenmesi gerektiği; yine gözaltı ve tutuklulukta kalınan süre, davacının sosyal ve ekonomik durumu, toplumsal konumu, isnat edilen suçun niteliği, koruma tedbirinin üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler, hükmolunan maddi tazminat ile zenginleşmeye sebep olmayacak şekilde hak ve nesafet gözetilmek suretiyle davacı yararına toplamda 8.700,00 TL manevi tazminatın da tutuklama tarihi olan 05.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/29 Esas 2014/02 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı örgüt ve terör örgütü propagandası yapmak suçlarından 01.09.2011 – 13.06.2012 tarihleri arasında 286 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda silahlı örgüt suçundan beraatine, terör örgütü propagandası yapma suçundan ise kovuşturmanın ertelenmesi kararı verildiği, hükümlerin 12.02.2014 tarihinde kesinleştiği, davacının denetim süresinde suç işlememesi üzerine davanın düşmesine karar verildiği, düşme kararının da 13.10.2020 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesine tabi olduğu ve Kanun'da öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı anlaşılmıştır.
A. Davalı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak
- Davacı hakkında terör örgütü propagandası suçundan açılan kamu davasının, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun geçici 1. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ertelenmesine karar verildiği ve davacının denetim süresince yeni bir suç işlemediğinin tespiti üzerine kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 144/1 b. maddesinde yer alan tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşenlerin tazminat isteyemeyeceği şeklindeki düzenleme gereğince, tazminat talep etme koşulları oluşmayan davacı hakkında davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre;
-
Davacı lehine eksik manevi tazminata hükmolunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
-
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Davacı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak
Kabule göre;
-
Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "6.421,90" TL yerine, bu miktarın altında kalacak şekilde "5.844,99" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine eksik maddi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
-
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
-
Dava dilekçesinde gözaltı tarihi olarak gösterilen 02.09.2011 tarihinden itibaren faiz talep edilmesine rağmen hükmedilen tazminatlara tutuklama tarihi olarak kabul edilen 05.09.2011 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A.1) bendinde ve kabule göre (B.1 2 3) bentlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2021 tarihli ve 2018/482 Esas, 2021/155 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:44:51