Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/1336
2023/2329
22 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜMLER: 1.Sanıklar ..., ..., ... için Mahkumiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28/06/2016 tarihli ve 2014/177 Esas, 2016/163 Karar sayılı kararı ile;
A. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında ayrı ayrı olmak üzere, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle birinci fıkrasının a bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 12.100,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında ayrı ayrı olmak üzere, taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca "sanığa yüklenen suçun unsurlarının oluşmaması" gerekçesine dayanılarak beraat kararı verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14/01/2021 tarihli ve 2016/389393 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1 Oluşa ve kusura itirazla sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2 Diğer temyiz nedenlerine,
İlişkindir.
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri;
1 Eksik inceleme sonucu kusur oranlarının hatalı tespiti ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında eksik ceza tayin edilmesinin ve diğer sanıklar ..., ... ile ... hakkında beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin,
2 Diğer temyiz nedenlerine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü;
03/09/2014 tarihinde kara yolları ekipleri tarafından bariyer çalışması öncesi konulan işaret levhalarının kaldırılması işi yapıldığı, işi yapan sanıkların gerekli önlemleri yeterince almadığı, flamacı olarak sürücüleri uyarmak için kimsenin flama sallamadığı, olay tarihinde plakası tespit edilemeyen otobüsün kaza yapan ...plakalı aracın önünde seyrettiği, otobüsün çalışma yapan kara yolları arcını fark ederek kurallara uygun şekilde şerit değiştirmek istediğinde ... plakalı ... sürücüsünün yavaşlamak yerine otobüsü sollamak için hızlandığı bu sırada iki yol arasındaki yol ortasındaki arta banket refüj boşluğuna aracın tekerini düşürdüğü ve sonrasında direksiyon hakimiyetini kaybederek kara yolları aracına arkadan çarptığı ve eşi ile birlikte hayatını kaybettiği, belirtilmiştir.
2.Sanık ... aşamalarda, yüklenici firmanın yetkilisi olduğunu, kendisinin bilgisi dahilinde yapılan çalışma esnasında kazanın gerçekleşmiş olduğunu ancak olay yerinde bulunmadığını, meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
3.Sanık ... aşamalarda, flama sallamakla görevli olduğunu, çalışma aracının yaklaşık 100 metre gerisinde gelen araçları flama sallayarak ikaz ettiğini, ölen sürücünün kullandığı aracın aşırı süratli şekilde çalışma yapılan yöne geldiğini ve bayrağı salladığını ancak aracın durmadığını, meydana gelen kazada kusuru bulunmadığını beyan etmiştir.
4.Sanık ... aşamalarda, karayolları çalışma aracının şoförü olarak yüklenici firma adına çalıştığını, kazayı görmediğini ancak yoldan çıkan aracın arkadan kendilerine çarptığını meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir.
5.Sanıklar ..., ..., ... aşamalardaki beyanlarında, yolda yapılan bariyer çalışması sonrası yol sınırlama işaretlerini sökmekle görevli yüklenici firma çalışanı olduklarını, kazada kusurlarının bulunmadığını beyan etmişlerdir.
6.Katılanlar, şikayetçi oldukları ile katılma talebinde bulunduklarını beyan etmiş olup haklarında katılma kararı verilmiştir.
7.Kaza tespit tutanağında, kaza anında gün durumunun gündüz, kaza mahallinin meskun mahal dışında, azami hız sınırının 110km/saat, bölünmüş devlet karayolu olduğu, ölen sürücü ...'nın 2918 sayılı Kanun Karayolları Trafik Kanunu(2918 sayılı Kanun) 56/1 a maddesinde düzenlenen "şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak" kuralını ihlal ettiği ile çalışma yapan karayolları ekibinin gerekli önlem ve işaretlemeyi eksik yaptığı, çalışma alanında uyarıcı olarak sadece iki adet işaret dubası bulunduğunun tespit edildiği, belirtilmiştir.
8.Kovuşturma aşamasında, dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 07/01/2016 tarihli bilirkişi raporunda Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin raporunda, yönetimindeki otomobil ile olay mahalline geldiğinde, virajlı yol bölümüne mahal öncesindeki sağa viraj levhalarını dikkate alıp hızını azaltarak yaklaşmayan, önünde seyir halinde olan ve sağ şeritte çalışma yapan kamyonu görerek nizami biçimde sol şeride yönelen küçük otobüsü gördüğünde yavaşlamak yerine hızını artırarak hatalı biçimde solundan geçmeye çalışan, bu haliyle, sevk ve idare hatasıyla aracını orta refüje düşüren ve tekrar yola dönmek için sağa manevra yaptığında direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ şeritte çalışma yapan park halindeki kamyona arkadan çarpan ölen sürücü ...'nın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu bulunduğu, viraj mahalli olan bu yere gelen sürücüleri uyarmak ve tedbir almalarını sağlamak açısından yeterli mesafe önceden gerekli işaretlemeleri yapmayan, eksik önlem alan, yolda önceden çakılmış yol sınırlayıcılarını sökme çalışması yapan ilgili kuruluşun yetkililerinin bu ihmalleri ile meydana gelen olayda tali kusurlu bulundukları, görüş ve kanaati bildirilmiştir.
9.Aşamalarda dinlenen görgü tanığı ..., Şiran Trafik Büro Amirliğinde görevli polis memuru olduğunu, olay tarihinde görevi gereği Trabzon iline gittiğini ve sabah saat 10:00 civarında Maçka Merkezi geçip Trabzon'a doğru giderken GO petrol yakınlarında önünde seyreden plakasını hatırlamadığı Kartal marka aracın olduğunu, bu aracın önündeki küçük otobüsün yolun sol şeride yakın orta kısmında ilerlediğini, Kartal marka aracın sürücüsünün, sol şeride doğru nizami bir şekilde yaklaşan otobüsü görmesine rağmen yavaşlamak yerine otobüsü geçmek için hızlandığını ve küçük otobüsü sollamak isterken aracı orta banket refüj boşluğuna düşürdüğünü, direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, otobüsün önünden geçerek yol kenarında bariyer çalışması yapan karayollarına ait araca arkadan çarptığını ve yolda karayollarının bariyer çalışması yaptığını gördüğünü ancak herhangi bir flamacı veya uyarı levhası görmediğini, yol kenarında duran karayollarına ait kamyona yaklaşık 50 metre mesafede 2 3 tane duba gördüğünü, beyan etmiştir.
10.Aşamalarda dinlenen bir diğer tanık ... ise, Bayburt'tan Trabzon'a doğru gittiğini, olay yerine vardığında Kartal marka bir aracın iş makinesine girmiş vaziyette olduğunu ve vatandaşların kazaya müdahale ettiklerini gördüğünü, kazanın olduğu yolun yeni asfaltlanmış olması dolayısıyla şeritleri ayıran çizgilerin olmadığını, Maçka'dan Trabzon'a doğru sağ tarafta asfalt makinesi bulunduğunu, muhtemelen sağ tarafta yolun kenarında bariyer işleri yapıldığını, Kartal marka aracın Maçka'dan Trabzon yönüne giderken iş makinesine çarptığını, orada bir bayrakçı görmediğini, çarpan Kartal marka aracın arka tarafından sağ şerit üzerinde 3 tane kırmızı duba olduğunu ancak bunlar devrilmemiş vaziyette bulunduğunu beyan etmiştir.
11.Ölenler ... ve ...'nın kesin ölüm sebebini belirleyen, Maçka Cumhuriyet Başsavcılığının olay tarihli raporlarında şahısların kesin ölüm sebebinin "... içi trafik kazası sonucu geçirilen kafa travmasına bağlı olduğu" kanaati belirtilmiştir.
12.Sanıklara ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Şirket yetkilisinin sanık ... olduğu Med al Müş. Müh. Mad. İnş. Taah. Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne ihale edilen "Karayolları 10. Bölge Müdürlüğü, 105. Şube Şefliği Devlet ve İl Yollarında Rutin Yol Bakım ve Onarım İşleri Yapılması İşi" kapsamında, Trabzon/Akçaabat mevkii devlet karayolunda yüklenici firma tarafından yapılan bariyer çalışması akabininde Gümüşhane Trabzon istikameti yönünde yolun sağ şerit kısmındaki yol sınırlandırma işaretlerinin sökümü sırasında Karayolları Genel Müdürlüğü 10.Bölge Müdürlüğünden kiralanan ve sürücüsünün taşeron firma çalışanı ... olduğu trafik levha çakma aracı(kamyon) ile yüklenici firma çalışanı işçiler ..., ..., ... ile flama sallamakla görevli işçi sanık ...' un çalışma yaptıkları sırada, meskun mahal dışında, azami hız limitinin 110km/saat olduğu, bölünmüş, iki şeritli, asfalt kaplama yol üzerinde gündüz vakti sağ şeridi takiben Gümüşhane istikametinden Trabzon istikametine seyir halinde olan ölen sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... ile, kendi istikamet yönüne uyarı niteliğinde bulunan sağa tehlikeli viraj tabelasına rağmen, önünde bulunan otobüsü sollamak amacıyla sol şeride geçtiği esnada orta refüj boşluğuna düştüğü sağ şeride tekrar geçmek üzere manevra yaptığında ise direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ şerit üzerinde bulunan karayolları çalışma aracına sol ön kısmı ile arkadan çarpması sonucu ... sürücüsü ... ve ... içerisinde yolcu olarak bulunan eşi ...'nın vefat ettiği olayda;
A.Sanıklar ... ve ...'un ayrı ayrı cezalandırılmalarına ilişkin haklarında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sanıklar hakkında tayin edilen adli para cezasının ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve cezanın hapse çevrileceğinin ihtaratı yerine infazı kısıtlar biçimde "taksitlerden birinin ödenmemesi halinde kalan kısmın tamamının tahsiline'' karar verilmesi ile sanıklar hakkında hükmedilen hapis cezalarının adli para cezalarına çevrilmesine karar verilirken adli para cezalarının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi ve taksirle işlenen suçlarda iştirak hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilerek, yargılama giderinin her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin eşit olarak tahsiline karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş olup Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
B.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında ayrı ayrı olmak üzere kurulan beraat hükümlerinde, yüklenen suç açısından sanığın, taksirinin bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2 c. maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken, yüklenen fiile ilişkin suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle yanlış gerekçeye dayanılarak beraat hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuş olup Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri,
CI.Oluşa ve kusura itirazla sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden,
CII.Sanıklar ... ve ... Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde,
Olay ve olgular bölümünde yer verilen ve oluşa uygun bulunan kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu doğrultusunda tali kusurlu olduğu tespit edilen sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle birinci fıkrasının a bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilen 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin esas mahkemenin kararı hukuka uygun olup, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
CIII. Diğer temyiz sebepleri yönünden,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
CIV.Sanık ... Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde;
Sanık ...'ın yüklenici firma çalışanı ve Karayolları Genel Müdürlüğü 10.Bölge Müdürlüğünden kiralanan çalışma aracını kullanan şoför olduğu, kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporu ile eksikliği tespit edilen gerekli trafik işaretlemelerini yapmak ve yeterli derecede önlemi almakla yükümlü bir kişi olmadığı, bu hususta görev tanımından kaynaklı bir sorumluluğunun bulunmadığı ve aşamalarda dinlenen tanık beyanları ile karayolları çalışma aracının sağ şerit üzerinde durur vaziyette bulunduğu hususu dikkate alınarak, sanığın meydana gelen kazada kusuru bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerekirken oluşa ve dosyaya uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
D.Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri,
DI.Eksik inceleme sonucu kusur oranlarının hatalı tespiti ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında eksik ceza tayin edilmesinin ve diğer sanıklar ..., ... ile ... hakkında beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin, temyiz sebebi yönünden,
Olay ve olgular bölümünde yer verilen ve oluşa uygun bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, sanıklar ..., ... ve ... hakkında ayrı ayrı olmak üzere, taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmesine ilişkin esas mahkemenin kararı hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
DII. Diğer temyiz sebepleri yönünden,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
I.Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Mahkumiyet Hükümlerine İlişkin Temyiz İncelemesi Sonucunda,
Gerekçe bölümünün A numaralı maddesinde açıklanan nedenlerle Trabzon 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 28/06/2016 tarihli ve 2014/177 Esas, 2016/163 Karar sayılı kararına yönelik temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün sanık ... hakkındaki (2) numaralı maddesinin 4. ve 5. paragrafları hükümden çıkartılarak yerine "sanığın kişilik ve sosyal özellikleri nazara alınarak, sanığa verilen hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaletiyle 50/1 a. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, sanığa verilen adli para cezasının TCK'nın 52/3. maddesi gereğince 605 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine, TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri gözönünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20TL olarak hesabıyla 12.100,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 52/4 maddesi uyarınca sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının aylık dilimler halinde 24 eşit taksitle ödenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve cezanın hapse çevrileceğinin ihtaratına" ibaresinin eklenmesi, hükmün sanık ... hakkındaki (3) numaralı maddesinin 4. ve 5. paragrafları hükümden çıkartılarak yerine "sanığın kişilik ve sosyal özellikleri nazara alınarak, sanığa verilen hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaletiyle 50/1 a. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, sanığa verilen adli para cezasının TCK'nın 52/3. maddesi gereğince 605 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine, TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri gözönünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20TL olarak hesabıyla 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 52/4 maddesi uyarınca sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının aylık dilimler halinde 24 eşit taksitle ödenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve cezanın hapse çevrileceğinin ihtaratına" ibaresinin eklenmesi, suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkındaki Beraat Hükümlerine İlişkin Temyiz İncelemesi Sonucunda,
Gerekçe bölümünün B numaralı maddesinde açıklanan nedenlerle Trabzon 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 28/06/2016 tarihli ve 2014/177 Esas, 2016/163 Karar sayılı kararına yönelik temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün sanık ... hakkındaki (4) numaralı maddesinde yer alan "sanığa yüklenen suçun unsurlarının oluşmaması" ibaresinin hükümden çıkartılmasıyla yerine "sanığın, taksirinin bulunmaması nedeniyle" ibaresinin eklenmesi, hükmün sanık ... hakkındaki (5) numaralı maddesinde yer alan "sanığa yüklenen suçun unsurlarının oluşmaması" ibaresinin hükümden çıkartılmasıyla yerine "sanığın, taksirinin bulunmaması nedeniyle" ibaresinin eklenmesi ve hükmün sanık ... hakkındaki (6) numaralı maddesinde yer alan "sanığa yüklenen suçun unsurlarının oluşmaması" ibaresinin hükümden çıkartılmasıyla yerine "sanığın, taksirinin bulunmaması nedeniyle" ibaresinin eklenmesi, suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III.Sanık ... Hakkındaki Mahkumiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İncelemesi Sonucunda,
Gerekçe bölümünün CIV numaralı maddesinde açıklanan nedenle Trabzon 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 28/06/2016 tarihli ve 2014/177 Esas, 2016/163 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:46:09