Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4020
2023/2242
20 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Taksirle öldürme, Taksirle yaralama
HÜKÜM: Sanık ... hakkında; Beraat ... hakkında; Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2014/157 Esas, 2015/179 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 inci fıkrasının ikinci ve dördüncü bentleri uyarınca 22.750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 inci fıkrasının ikinci ve dördüncü bentleri uyarınca 3.125,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
-
Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2014/157 Esas, 2015/179 Karar sayılı kararının sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 08.02.2022 tarihli ve 2020/2185 Esas, 2022/852 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ün taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine yönelik hükmün düzeltilerek onanmasına, sanık ...'ın taksirle öldürme ve taksirle yaralama suçundan mahkûmiyetine yönelik hükmün sanığın beraatine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle ve sanık ...'un taksirle yaralama suçundan mahkûmiyetine yönelik hükmün ise basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
-
Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2022 tarihli ve 2022/199 Esas, 2022/627 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında taksirle öldürme ve taksirle yaralama suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine, sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci fıkrasının ikinci ve dördüncü bentleri uyarınca 3.125,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.04.2023 tarihli ve 2023/31398 sayılı hükümlerin onanması görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; mahkemece karar celsesinin tarihinin usulüne uygun tebliğ edilmediğine ve sanığın kusuru olmadığına ilişkindir.
-
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık ...'ın olayda kusuru olması nedeniyle mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
- Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde; "... olay günü, saat 04.00 05.00 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile iki şeritli iki yönlü yolun yapım aşamasında olan sol şeridi üzerinde seyir halinde iken sağ şeride geçmek istediği esnada sağ şeridin yapım aşamasında olan sol şeritten 5 cm yüksek olması nedeniyle aracının ön tekerini yüksek satıha çarpmış ve motosikletin devrilmesi neticesinde hayatını kaybetmiş; katılan ... ise sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyri sırasında ölen ...'ın yaptığı kaza nedeniyle sağ şerit üzerindeki tedbir alan kolluk araçlarını fark etmesi üzerine yol yapım çalışması ile kapalı olan sol şeride girmek isterken 5 cm yükseklik farkı nedeniyle devrilerek basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmış olup, sanık ...'ın yol yapım çalışmasını üstlenen firmanın müdürü olduğu, sanık ...'ün ise şantiye şefi olduğu, olay sonrası tutulan kaza tespit tutanağı ve olay yeri görgü tespit tutanağına göre yol yapım çalışmasına ve 5 cm yol farkına dair herhangi bir uyarıcı işaretleme veya ikazın yapılmamış olduğu anlaşılmıştır.
Akustik İnşaat'ın müdürü olan sanık ...'ın, yolun yapımıyla ilgilenmesi için bu konuda yeterliliğe sahip inşaat mühendisi sanık ...'ü şantiye şefi olarak görevlendirdiği, yapımı devam eden yolda gerekli yerlere trafik işaret ve levhaları ile iş güvenliği ikaz levhalarının konmamasından kaynaklı kusurun sanık ...' e ait olduğu anlaşıldığından, sanık ... hakkında ...' e karşı taksirle ölüme neden olma ve katılan ...' a karşı taksirle yaralamaya neden olma suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmış ise de; sanığın gerçekleşen olayda bir kusurunun olmadığı anlaşılmakla CMK' nın 223/2 c maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
Müteveffa Turgay' ın yaptığı kazadan yaklaşık yarım saat sonra saat 04:30 sularında katılan ...'ın sevk ve idaresindeki 35 ZYJ 59 plakalı motosiklet ile yol yapım çalışmasının olduğu şerit üzerinde seyri sırasında yolda güvenlik tedbiri alan kolluk araçlarını farkedip sağ şeritten sol şeride geçmek üzere doğrultu değiştirmesiyle yüksek satıha aracının ön tekerini çarpması ile neticelenen kazada basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı; katılan ...'ın sürücü belgesiz motosiklet kullanma, motosikletin hızını yapım ve onarım alanına ve kaza nedeniyle tedbir alınmış alana girerken azaltmama kusurunu ihlal ettiğinden olayda tali kusurlu olduğu, mevcut yol çalışmasından dolayı iki şerit arasında keskin nitelikte 5 cm yükseklik farkı oluştuğu, çalışma yapılan alanın trafiğe kapatılmadığı, yol yapımına dair herhangi bir uyarı işaret levhasının bulunmadığı, gerekli tedbirlerin alınmadığı, yolda araçların seyrinin tehlikeye düşürüldüğü anlaşılmakla itibar edilen tanık beyanları, kaza tespit tutanakları ve toplanan delillere göre olay yerinde güvenli sürüşü sağlayacak ölçüde yeterli aydınlatmanın bulunmadığı, çalışma yapılan kısmın trafiğe kapatılması mümkün iken kapatılmadığı, yol yapımına dair herhangi bir uyarı işaret levhasının bulunmadığı, şeritlerden çalışma yapılan kısım ile henüz çalışma yapılmayan kısım arasında keskin nitelikte olduğu anlaşılan 5 cm yükseklik farkının özellikle motosiklet gibi hafif araçlara doğrudan etki ederek dengesini bozacağı ve kazaya sebep olacağı hususları nazara alındığında sanık ...' in ise asli derecede kusurlu olduğu takdir ve sonucuna varılarak ATK Trafik İhtisas Dairesi raporuna bu yönüyle kısmen itibar edilmeyerek sanık ...' in katılan ...' a karşı asli kusurlu eylemi ile üzerine atılı taksirle yaralamaya neden olma suçunu işlediği sabit kabul edilerek sanık ...' in eylemine uyan TCK'nın 89/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." denilmiştir.
-
5271 sayılı CMK'nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddenin 1. fıkrasında yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve / veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan yapılan yargılamada mahkemece genel hükümlere göre yargılamaya devam edilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
-
Sanık ... aşamalarda kazada kusuru olmadığını, kaza yeri çalışma sahasında şantiye şefi olarak sanık ...'ü görevlendirdiklerini ve sorumluluğun ona ait olduğunu beyan etmiştir.
-
Sanık ... aşamalarda kazada kusuru olmadığını, kaza yeri çalışma sahasında şantiye şefi olduğunu, çalışma sahasında yeterli işaretlemeleri yaptıklarını beyan etmiştir.
-
Katılan ... aşamalarda oğlu ...'in ölümünden dolayı sanıklardan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
-
Katılan ... aşamalarda kendi yaralanmasından dolayı sanıklardan şikayetçi olduğunu ve zararının giderilmediğini beyan etmiştir.
-
06.12.2013 tarihli ölü muayene tutanağında kesin ölüm sebebinin trafik kazası sonucu meydana gelen etraf kemik kırıkları, kafatası kırığı ve kafa içi kanama, zeminde gelişen kardiyak arrest olduğu belirtilmiştir.
-
Muğla Bodrum Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 03.12.2013 tarihli kati raporda katılan ...'ın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde olduğu belirtilmiştir.
-
Dosya içerisinde yer alan ...'in ölümü ile sonuçlanan kazaya ilişkin ve katılan ...'ın yaralanması ile sonuçlanan kazaya ilişkin 27.11.2013 tarihli iki kaza tespit tutanağında da ölenin ve katılanın kusurlu olduğu ancak kaza mahallinde yol yapım çalışmasına ilişkin uyarıcı levhaların yer almadığı ve yol yapımından sorumlu kuruluşun gerekli tedbirleri almadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
-
Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 27.08.2014 tarihli raporda taksirle öldürme olayı bakımından yol çalışmasından sorumlu olanların kusurlu oldukları ve ölen ...'in kusurlu olduğu, taksirle yaralama olayı bakımından yol çalışmasından sorumlu olanların tali kusurlu oldukları ve katılan ...'ın asli kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
-
Kolluk tarafından düzenlenen 27.11.2013 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağında özetle; Yalıkavak beldesinden, Gündoğan beldesine geliş istikametinde yolun sağ şeridinde bulunan asfaltın iş makineleri ile kazınmış olduğu, sol şeridinin ise halen asfaltının mevcut olduğu, iki yol arasındaki yükseklik farkının yaklaşık 5 cm olduğu, iki yol arasındaki yükseklik farkının belli olmasını sağlayan uyarıcı ışıklı levha ve tabela olmadığının tespit edildiği belirtilmiştir.
-
Tanık Tanık ...., tanık .... ve tanık ....'nin beyanları kaza mahallinde yol çalışmasına dair yeterli işaret ve uyarıların olmadığı yönündedir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Akustik İnşaat'ın müdürü olan sanık ...'ın, yolun yapımıyla ilgilenmesi için bu konuda yeterliliğe sahip inşaat mühendisi sanık ...'ü şantiye şefi olarak görevlendirdiği, yapımı devam eden yolda gerekli yerlere trafik işaret ve levhaları ile iş güvenliği ikaz levhalarının konmamasından kaynaklı kusurun adı geçen sanığa ait olduğu anlaşıldığından, sanık ...'ın beraatine karar verilmesi bakımından mahkemenin takdirinde isabetsizlik görülmemiştir.
B. Sanık ... Hakkında Taksirle Yaralama Suçlarından Kurulan Hüküm Yönünden
-
Dosya içeriğine göre, olay günü, saat 05.00 sıralarında katılan ...'ın sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyri sırasında kaza nedeniyle sağ şerit üzerindeki tedbir alan kolluk araçlarını fark etmesi üzerine yol yapım çalışması ile kapalı olan sol şeride girmek isterken 5 cm yükseklik farkı nedeniyle devrilerek basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı olayda, olay sonrası tutulan kaza tespit tutanağı ve olay yeri görgü tespit tutanağına göre yol yapım çalışmasına ve 5 cm yol farkına dair herhangi bir uyarıcı işaretleme veya ikazın yapılmamış olduğu gözetildiğinde, yol yapım çalışmasından sorumlu şantiye şefi olan sanık ...'ün kazanın meydana gelmesini önlemek üzere gerekli tedbirleri almaması nedeniyle asli kusurlu olduğunun kabulü ile mahkumiyet kararı verilmesi hukuka uygun bulunmuştur.
-
Bozma kararı sonrası mahkemece 2 kez duruşma açıldığı, sanığın talimat yolu ile savunmasının alındığı, müdafiinin duruşmalara katılmadığı, mahkemece son kez mazeret kabul edilmeyerek karar verileceğine dair ihtar içeren elektronik tebligat ile duruşma günü bildirildiği ve duruşma gününün tebliği ile duruşma açılan tarih arasında belirli bir süre olması gerektiğine ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin bu hususa ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2022 tarihli ve 2022/199 Esas, 2022/627 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Taksirle Yaralama Suçlarından Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2022 tarihli ve 2022/199 Esas, 2022/627 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.06.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:48:19