Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/6557

Karar No

2023/22

Karar Tarihi

9 Ocak 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Davacı vekili 12.06.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verilen ceza dosyası kapsamında, 04/10/2011 01/07/2014 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalması sebebiyle oluşan 350.000,00 TL maddi ve 400.000,00 TL manevi zararının tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur.

  2. Davalı vekili 20.07.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Öncelikle davanın dava açma süresinde açılıp açılmadığının, dava açılan mahkemenin yetkili olup olmadığının tespiti ile aynı konu ve nedene dayalı açılmış başka bir dava bulunup bulunmadığının, davacının tutuklu kaldığı sürenin başka bir cezasından mahsup edilip edilmediğinin araştırılması gerekmektedir. Sebepsiz zenginleşmeye neden olacak tazminat isteminin reddine karar verilmelidir. Davacının tutuklandığı tarih itibariyle aylık net gelirinin tespiti ile gerçek zararı hesaplanmalıdır. Davacı kendi kusurlu hareketleriyle tedbir uygulanmasına sebebiyet vermiş olup tazminat talebinde bulunamaz." şeklinde beyanda bulunmuştur.

  3. ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2018 tarihli ve 2017/269 Esas, 2018/106 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

  4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 11.10.2018 tarihli ve 2018/2172 Esas, 2018/2658 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 03.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin manevi tazminat yönünden kabulüne karar verilerek hükmün bozulmasını talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Davacı vekilinin temyiz istemi

Maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna ilişkindir.

B. Davalı vekilinin temyiz istemi

Kararın eksik inceleme ile verildiğine, davacının 5271 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinde belirtilen tazminat isteyemeyecek kişilerden olduğuna, 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesi uyarınca davacı lehine tazminat istemenin koşulları oluşmadığına, davacıya uygulanan tedbirin usul ve yasaya uygun olarak icra edildiğine, davacının kendi kusurlu hareketleri ile tedbir uygulanmasına sebebiyet verdiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğuna, hükmedilen tazminata faiz uygulanmasına ve faiz başlangıç tarihine, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/235 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde, olay tarihinde Bağlar Belediyesi Meclis üyesi ve Limited şirket çalışanı olarak aylık geliri bulunduğu dönemde davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçu nedeniyle yapılan soruşturmada 04/10/2011 günü gözaltına alındığı, 08/10/2011 günü tutuklandığı, her ne kadar gerekçeli kararda 01/07/2014 tarihinde tahliye edildiği yazılı ise de davacının kendi beyanından ve ceza evi yazısından anlaşılacağı üzere 28/06/2014 günü tahliye edildiği, yargılama sonucunda 27/03/2017 tarihinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 25/05/2017 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının süresi içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, tutuklama müzekkeresinin 08/10/2011 28/06/2014 tarihleri arasında tam süre infazda kaldığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin mahsubuna ilişkin bir işlem bulunmadığı, başka bir tazminat davasına konu edinildiğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, davacının 998 gün süre ile gözaltı ve tutuklulukta kaldığı anlaşılmaktadır.

Davacının Belediye meclis üyesi olarak aldığı aylık gelir miktarı Bağlar Belediye Başkanlığından araştırılmış ve Mart 2014 yerel seçimlerine kadar görevinin devam ettiği ve emsal aylık geliri bildirilmiş olmakla bildirilen aylık rakamlar üzerinden haksız koruma tedbiri nedeniyle mahrum kaldığı maddi tazminat miktarı hesaplanmıştır. Yine davacının aynı zamanda Limeted şirket çalışanı olarak benzinlikte aylık geliri bulunduğu belirlenmekle ve haksız koruma tedbir ile bu aylık gelirinden de mahrum kaldığı asgari ücret düzeyinde gelir elde edeceği kabul edilerek maddi tazminat hesaplanmıştır. Davacı Belediye Başkan yardımcısı olacağını belirterek başkan yardımcısı aylığı üzerinden maddi tazminat hesaplanmasını talep etmiş ise de başkan yardımcısı olacağının ihtimal niteliğinde bulunduğu, varsayılan ihtimali bir zararın tazminat davasına konu edilemiyeceği kabul edilerek bu istemin reddine karar verilmiştir.

Davacının 350.000,00 TL maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, işlediği iddia olunan eylemi nedeniyle gözaltı ve tutuklulukta kaldığı 998 günlük süre için hesaplanan 53.776,83 TL maddi tazminatın 08/10/2011 tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.

Davacının 400.000,00 TL manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; sosyal ve ekonomik statüsü, gözaltı ve tutuklulukta kaldığı 998 günlük süre, duyduğu manevi acı ve üzüntü, üzerine atılı suçun niteliğinin toplumdaki yansıması, kişisel ve ailevi durumu ile tazminat hukukunun genel ilkeleri gözetilerek 80.000,00 TL manevi tazminatın 08/10/2011 tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir. Davacının kendisini seçtiği bir vekille temsil ettirdiği anlaşılmakla yürürlükte bulunan 25/08/2017 tarih ve 694 Sayılı KHK ile belirlendiği üzere 4.360 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı davalı hazine vekili ve davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliğine göre istinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.

Davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 04/10/2011 tarihinde gözaltına alındığı, 08/10/2011 tarihinde tutuklandığı ... 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/235 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar gerekçeli kararda 01/07/2014 tarihinde yazılsa da kendi beyanı ve ceza evi kayıtlarına göre 28/06/2014 günü tahliye edildiği, yargılama neticesinde 27/03/2017 tarihinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 25/05/2017 tarihinde kesinleştiği tutuklu kalınan sürenin infaz gördüğü, bir başka cezasından mahsup edilmediği, tazminat davasının 12/06/2017 tarihinde, 5271 sayılı Kanun'un 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Maddi tazminat miktarına yönelik istinaf taleplerinin esastan değerlendirilmesinde; tazminat davasına dayanak olan dava dosyasında davacının 998 gün süreyle tutuklu kaldığı, davacının tutuklu kaldığı döneme ait net asgari ücret üzerinden kesinti yapılmadan hesaplama yapıldığında davacının maddi zararının 54.115,14 TL olmasına rağmen, hesap hatası yapılması suretiyle 53.776,83 TL olarak maddi tazminatın eksik belirlenmesinin kanuna aykırı olduğu anlaşıldığından, hüküm fıkrasında yer alan 53.776,83 TL maddi tazminat miktarının 54.115,14 TL'ye çıkartılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Manevi tazminat miktarına yönelik istinaf taleplerinin esastan değerlendirilmesinde; manevi tazminat miktarının belirlenmesinde davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı sürenin uzunluğu değerlendirildiğinde, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir manevi tazminat miktarının belirlenmediği, manevi tazminat miktarının güncel koşullara göre fazla miktarda tespit edilmesi kanuna aykırı olduğu anlaşıldığından, hüküm fıkrasında yer alan 80.000,00 TL manevi tazminat miktarının 50.000,00 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin dayanağı olan ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/235 E., 2017/103 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 04/10/2011 01/07/2014 tarihleri arasında 1001 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 25/05/2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasının gerekçeli kararında tahliye tarihinin 01.07.2014 olarak gösterildiği, davacı hakkında ceza evi kayıtlarında ise tahliye tarihinin 28/06/2014 olarak gösterildiği anlaşılmakla; davacı hakkında düzenlenen sorgu zaptı ile yakalama, olay, gözaltı ve sevk – serbest bırakma müzekkerelerinin Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde aslının veya onaylı örneğinin dosya arasına alınması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden

  1. Davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden

Davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin belediye meclis üyeliği görevinden doğan maddi zararı ile akaryakıt satış elemanı görevinden doğan maddi zararının hesaplanması neticesinde hükmedilen maddi tazminat miktarında isabetsizlik bulunmamıştır.

  1. Davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, bölge adliye mahkemesi tarafından belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden

  1. Davalı vekilinin 5271 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri uyarınca tazminat istemenin koşullarının oluşmadığına ilişkin temyiz istemi yönünden

Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyası kapsamında, silahlı terör örgütüne üye olma

suçundan gözaltında ve tutuklu kalan davacının yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

  1. Davalı vekilinin hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğuna ilişkin temyiz istemi yönünden

Davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin belediye meclis üyeliği görevinden doğan maddi zararı ile akaryakıt satış elemanı görevinden doğan maddi zararının hesaplanması neticesinde hükmedilen maddi tazminat miktarında isabetsizlik bulunmamıştır.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespitinin gerektiği göz önünde bulundurularak, bölge adliye mahkemesi tarafından belirlenen manevi tazminat miktarının fahiş olmadığı anlaşılmıştır.

  1. Davalı vekilinin hükmedilen tazminatlara faiz uygulanmasına ve faiz başlangıç tarihine ilişkin temyiz istemi yönünden

Davacı lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminata talep doğrultusunda, ayrı ayrı yasal faiz işletilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.

  1. Davalı vekilinin davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin temyiz istemi yönünden

Davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı kurum lehine, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekâlet ücretine hükmedilebileceği göz önünde bulundurularak, davanın kısmen kabulü haline davalı kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 11.10.2018 tarihli ve 2018/2172 Esas, 2018/2658 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.01.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîtevdiinesüreçv.gerekçesebepleribozulmasınakonusu

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:46:37

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim