Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/4643

Karar No

2023/217

Karar Tarihi

24 Ocak 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık ve katılanlar vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/148 Esas, 2015/1001 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesince hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince seçenek yaptırımlara çevrilerek 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.09.2020 tarihli ve 2016/90223 sayılı sair temyiz istemlerinin reddiyle olayın meydana gelmesinde müteveffa ile eşit kusurlu bulunan sanık hakkında alt sınırdan cezaya hükmedilmesinin ve hükmedilen cezanın adli para cezasına çevrilmesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle bozma görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A)Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden

1.Müteveffanın kusurunun bulunmadığına,

2.Sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

ilişkindir.

B)Sanığın Temyiz Sebebi Yönünden

Olayda etken davranışının bulunmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü

1.Mahkemece, ... Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... Trafik İhtisas Dairesi 16.10.2015 tarihli raporu esas alınmış, sanığın idaresindeki otomobille, yerleşim yeri içinde, tek yönlü, asfalt kaplama caddede seyrederken, kaza mahalline geldiğinde, aracının sol ön tampon kısmıyla, gidiş yönüne göre sağından soluna doğru yolun büyük bölümünü geçmiş 1931 doğumlu ...'a çarpmasıyla meydana geldiği kabul edilen olayda, yola gereken dikkati vermeyerek, etkin fren ve direksiyon tedbirine başvurmayan sanık hakkında müteveffa ile eşit kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğinden bahisle mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2.Sanık aşamalarda, kazanın müteveffanın kusurlu eylemi nedeniyle meydana geldiğini ileri sürmüştür.

3.Olay anını gösteren CD görüntüleri dosyada mevcuttur.

4.... Morg İhtisas Dairesi 24.02.2014 tarihli otopsi raporunda,

''...

2 Kişinin ölümünün trafik kazasına bağlı kafatası kemik kırıklarıyla birlikte beyin kanaması ve harabiyeti sonucu meydana gelmiş olduğunu, ölüm ile trafik kazası arasında doğrudan nedensellik bağının bulunduğunu,

3 Ölümü üzerine etkili başka bir nedenin tespit edilmediğini bildirir kanaat raporudur''.

Denilmektedir.

5.Kolluk güçlerince tanzim olunan 17.11.2014 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendinde yer alan

''a)Kavşaklara yaklaşırken,... hızlarını azaltmak

...''

Kuralına uymadığından bahisle asli kusurlu olduğu,

Yayanın ise, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 138 inci maddesinin b bendine göre;

''b) Karşıdan karşıya geçişler;

Taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayalar, taşıt yolunu yaya ve okul geçidiyle kavşak giriş ve çıkışlarından geçmek zorundadırlar

...''

Kuralına uymadığından bahisle tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.

6.... Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan 09.12.2014 tarihli teknik bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendinde yer alan

''a)Kavşaklara yaklaşırken,... hızlarını azaltmak

...''

Kuralına uymadığından bahisle asli kusurlu olduğu,

Yayanın ise, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 138 inci maddesinin b bendine göre;

''b) Karşıdan karşıya geçişler;

  1. Işıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde veya kavşaklarda güvenlikleri açısından yaklaşan araçların uzaklık ve hızını göz önüne alarak uygun zamanda geçmek,

Zorundadırlar.

...''

Kuralına uymadığından bahisle tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.

7.Yargılama aşamasında Adli Tıp Kurumu ... Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından sunulan 16.10.2015 tarihli bilirkişi raporunda sanığın, seyir istikametine göre yolun sağından kaplamaya giren yaya nedeni ile etkin fren ve direksiyon tedbiri almadığı, yola gereken dikkati vermediği kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile müteveffa yaya Melehat Alaz'ın ise yolun karşısına geçeceği esnada seyir halinde olan ... trafiğini gerekli şekilde kontrol etmediği, yolun solundan gelmekte olan aracın hız ve mesafesine dikkat etmeden kaplamaya kontrolsüzce girdiği kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile eşit şekilde kusurlu olduğunun ve olayın gerçekleşme şekli, sanık sürücünün mütevaffa yaya çarpma sonrası durma mesafesi, müteveffa yayanın yaklaşan araca rağmen geçişini koşarak yapmaya çalışması hususları dikkate alındığında önceki bilirkişi raporunda verilen kusur dağılımının isabetsiz bulunduğu belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE

Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

A)Tebliğname yönünden;

5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrası ve 22 nci maddesinin dördüncü fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'n 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, müteveffa ile eşit kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölmesine neden olan sanık hakkında, ... ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek yapılan ceza tayininde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, mahkemenin bu hususları dikkate alarak takdir hakkını kullandığı, sanık ile ilgili olumsuz bir kanaat edindiğini bildirmediği gözetildiğinde bu hususta bir isabetsizlik görülmemiştir.

Katılan Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden;

1.Müteveffanın Kusurunun Bulunmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden

Yaya ...'ın yolun karşısına geçeceği esnada, seyir halinde olan ... trafiğini gerekli şekilde kontrol etmediği, yolun solundan gelmekte olan aracın hız ve mesafesine dikkat etmeden kaplamaya kontrolsüzce girdiği gözetildiğinde yayanın kazaya sanık ile eşit kusurlu şekilde sebep olduğu anlaşılmıştır.

2.Sanık Hakkında Bilinçli Taksir Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden

Sanığın, yola gereken dikkati vermeyerek, etkin fren ve direksiyon tedbirine başvurmayarak neticeye asli kusuruyla sebep olduğu olayda, basit taksir seviyesinde kalan eylemlerinde, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir durum yer almamaktadır.

B)Sanığın Temyiz Sebebi Yönünden

Görüşüne engel bir durum bulunmayan yolda ilerleyen sanığın kavşağa yaklaşmasına rağmen hızını azaltmadığı gibi, çarpışmayı engellemek için etkin fren ve direksiyon tedbirine başvurmayarak sonuca müteveffa ile eşit kusuruyla etken olduğunun anlaşılması karşısında bu hususta hukuka aykırı bir durum görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/148 Esas, 2015/1001 Karar sayılı kararında sanık ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.01.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîtevdiinesüreçv.olgularonanmasınagerekçesebepleri

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:43:17

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim