Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/134

Karar No

2023/1960

Karar Tarihi

1 Haziran 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2013 tarihli ve 2010/852 Esas, 2013/454 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan aynı Kanun'un 74/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kurulan mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

  2. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2013 tarihli ve 2010/852 Esas, 2013/454 Karar sayılı kararının 26.09.2013 tarihinde kesinleşmesine müteakip, sanığın denetim süresi içinde 25.07.2014 tarihinde tehdit ve hakaret suçlarını işlediği sabit kabul edilerek ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2015 tarihli ilamı ile hakaret suçu yönünden kesin nitelikte mahkumiyetine hükmedilmiştir.

  3. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2015 tarihli ve 2015/389 Esas, 2015/535 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar açıklanarak sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan aynı Kanun'un 74/1, 5237 sayılı Kanun’un 62 ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  4. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2015 tarihli ve 2015/389 Esas, 2015/535 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.04.2022 tarihli ve 2018/3133 Esas, 2022/3385 Karar sayılı kararı ile "Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşı oy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi ise 1412 sayılı Kanunun 308/7 ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1 g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır. Ayrıca Ceza Muhakemesi Kanununun 230. maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinde, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, bunun nitelendirmesinin yapılması, Ceza Kanununda öngörülen sıra ve esaslara göre cezanın ve ayrıca cezaya mahkûmiyet yerine veya yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine ya da ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususa ilişkin istemlerin kabul veya reddine dair dayanakların gösterilmesi zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Bu nedenle, gerekçede hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, bu dayanakların da, geçerli, yeterli ve yasal olması gerekmektedir. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmakta olup, incelenen dosya kapsamında; bu ilkelere uyulmadan sanığa atılı suçun ne olduğu ve sübut delilleri irdelenmeksizin yalnızca hükmün açıklanmasının koşullarının oluştuğuna yönelik tartışma içerir ancak delil tartışılması içermeyen kararla gerekçesiz olarak yazılı şekilde hükmün kurulması Kanuna aykırı olduğundan" hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

  5. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2022/389 Esas, 2022/574 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 74/1, 5237 sayılı Kanun’un 62/1 ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.01.2023 tarihli, 2022/154160 sayılı ve "2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/852 Esas 2013/454 Karar sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılama sonucunda, sanığın 2863 sayılı Kanun'un 74/1, TCK'nın 62/1, 54/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, bu kararın 26.09.2013 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 25.07.2014 tarihinde TCK’nın 106/1 1 maddesinde tanımlanan tehdit ve TCK'nın 125/1 2 maddesinde tanımlanan hakaret suçunu işlediği, bu suçlarla ilgi ilgili olarak ... 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde, 07.07.2015 gün ve 2014/807 Esas 2015/224 Karar sayılı kararla sanığın mahkumiyetine karar verdiği, bu hükmün 07.07.2015 tarihinde kesinleştiği, yapılan ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün açıklanmasına karar verildiği, sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca açıklanmasına esas alınan ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2015 gün ve 2014/807 Esas 2015/224 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetlerin, TCK'nın 125/1. cümlesi maddesinde düzenlenen hakaret suçu ile TCK'nın 106/1 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olduğu, anılan hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 106/1 1. cümle maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı, yasal değişiklikten önce uzlaştırma kapsamında olan bir suçun uzlaştırma kapsamında olmayan bir suçla birlikte işlenmesi halinde fail hakkında uzlaştırmanın uygulanmasına olanak olmadığı, belirtilen değişiklikten sonra tehdit ve hakaret suçlarının beraberce uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasına tabi olduğunun anlaşılması karşısında; hükmün açıklanmasına esas alınan ihbara konu hükümdeki suçlar bakımından uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilip getirilmediğinin araştırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi" yönündeki bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

  1. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında tayin edilen ceza miktarının az olduğuna ilişkindir.

  2. Sanık müdafinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına, lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Mahkemenin Kabulü

"Tüm dosya kapsamı, aldırılan bilirkişi raporu, olaya ilişkin tutulan tutanaklar ve savunmalar birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar sanık önceki aşamalarda alınan savunmalarında İbrahim isimli şahsın kendisini aradığını, şahsı alarak Akçalıuşağına daha önce kazı yapılan alanlara götürdüğünü, kendilerini müze görevlisi olarak tanıttıklarını bu nedenle yardımcı olduğunu kazı yapmak için gitmediğini beyan etmiş ise de bu beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, olaya ilişkin kolluk görevlilerinin tutmuş olduğu tutanaklar ve bilirkişi raporunda, Akçalıuşağı Köyünde bulunan yerin henüz tescil ve tespitinin yapılmadığının, ... köyünde kalan yerin ise 1. derece arkeolojik sit sınırı içinde yer aldığının bildirildiği, mahallinde yapılan keşif, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından sanığın eylemi gerçekleştirdiği anlaşılmakla, üzerine atılı kültür varlıkları bulmak amacıyla, izinsiz olarak kazı veya sondaj yapmak suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir."

  1. Olay günü saat 11.00 sıralarında ... İlçe Jandarma Komutanlığını arayan bir şahsın Akçalıuşağı Köyü, Kışla Dere Mevkiinde ..., ... ve ... isimli şahısların kaçak kazı yapmak suretiyle tarihi eser aradıkları ihbarında bulunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, ihbarda belirtilen yere giden kolluk kuvvetleri tarafından 2.90 x 2.40 ve 3.10 x 1.40 cm ölçülerinde açılmış alanlarda üzerinde geometrik desenler yer alan mozaikler bulunduğu, mozaikli alanın hemen yanında 32 cm derinliğinde kazı alanının bulunduğu, alanın etrafında kırık lahit kapağı parçalarının yer aldığı tespit edilmiştir.

  2. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14.12.2010 tarihli ve 2010/2130 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ... ve haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer sanıklar ... , ... ve ... hakkında izinsiz kazı yapmak suçundan dava açıldığı anlaşılmıştır.

  3. Sanık ... aşamalardaki tutarlı savunmalarında, 12 Ekim günü sanık ...'ın telefonla arayarak müzeden gelecek görevli arkadaşlarına yardımcı olmasını istediğini, kendisinin de kabul ettiğini, İbrahim isminde bir şahsın telefonla aradığını ve sanık Bülent'in bahsettiği şahsın kendisi olduğunu söyleyerek yardımcı olmasını istediğini, bu şahsı Akçalıuşağı Köyü'ne götürüp daha önceden kazılmış kayalık bir yeri gösterdiğini, "Burada bir iki ay kazı yaparız" dediklerinde, yeğeni olan sanık ... 'nın onlara yardımcı olabileceğini söylediğini, sanık ... ve ...'nın birlikte geldiklerini, sanık ...'in "Bu işi yapmak yasal değil ise biz karışmayalım" dediğinde, yanındaki şahısların "Biz müzeden görevliyiz, bir şey olmaz" dediklerini, kendisine herhangi bir kimlik göstermediklerini ve sanık Bülent'in tanıdıkları olduğu için kendisinin de kimlik sormadığını, bir süre sonra adını İbrahim olarak bildiği şahsın jandarma olduğunu söylediğinde henüz herhangi bir kazı yapılmadığını, suç oluşturacak bir eylemlerinin olmadığını, gelen şahıs kendisini müze elemanı olarak tanıttığı için kendisine yardımcı olduğunu, şahıslardan herhangi bir talebinin bulunmadığını ancak bir bedel vermelerini beklediğini beyan etmiştir.

  4. Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık ... müdafii huzurunda alınan kolluk beyanında, sanık ...'in öz dayısı olduğunu, olaydan bir gün önce sanık ... ile yanındaki tanımadığı iki şahsın, ... Köyü yolu üzerinde bulunan tarihi eser niteliği taşıdığına inanılan yere baktıklarını, başkaca bir yer olup olmadığını sorduklarını, kendisinin de Kışladere Mevkiinde bir yer olduğunu söylediğini, bunun üzerine buralarda kazı yapıp yapamayacağını sorduklarını, işi olmazsa yapabileceğini söylediğini, olay günü arkadaşı ... ile birlikte Seğmenler Mevkiinde kazı yapılacak yere gittiklerini, akabinde sanık ... ile yanındaki şahısların geldiklerini, onlar gelinceye kadar kazı yaptıkları yeri temizlediklerini, daha önceden kazılmış olan yerleri biraz daha kazmalarını istediklerini, sanık ... ile yanındaki şahısların fotoğraf çektiklerini, hep birlikte araca binerek Kışladere Mevkiine gittiklerini, burada da kazı yapmalarını söylediklerini, arkadaşı ... ile daha önceden bir kısmı açığa çıkartılmış olan mozaikleri biraz daha açtıklarını, sanık ...'e burada iki gün üst üste çalışma yapmaları halinde görenlerin jandarmaya ihbar edeceklerini söylediğinde sanık ...'in "İzin alacağız, hiç kafanızı yormayın, yevmiyelerinizi alacaksınız" dediğini beyan etmiştir.

  5. Hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ...'nın da aşamalarda sanık ... ile benzer mahiyette beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.

  6. ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 31.03.2010 tarihli ve 5895 sayılı kararı ile ... Köyü 103 ada, 14 ve 80 parsellerin 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tesciline karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Uyap'ta yapılan incelemede, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2015 tarihli ve 2014/807 Esas, 2015/224 karar sayılı ve sanık ...'nin tehdit suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün adı geçen sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Dairesinin 21.02.2018 tarihli ve 2017/7316 Esas, 2018/3379 Karar sayılı ilamı ile uzlaştırma işlemlerinin uygulanması yönünden bozulduğu, bozma ilamı sonrası ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/144 sayılı Esasına kaydedilen dosyada mevcut 28.06.2018 tarihli raporda, taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı belirtildiğinden, tebliğnamede bu hususta bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.

  1. Katılan Vekilinin, Cezanın Miktarına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

Sanığın sabit görülen izinsiz kazı yapma suçundan eylemine uyan 2863 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca "suçun işleniş şekli, sanığın kastının yoğunluğu, meydana gelen zarar ve diğer özellikler gözetilerek" takdiren alt sınırdan ceza tayin edilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

  1. Sanık Müdafiinin, Suçun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

Dosya kapsamında mevcut tutanaklar, sanık savunmaları, tanık beyanları, bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 1. derece arkeolojik sit alanında kalan bölgede sanık ...'in talimatı ile yapılan kazılar sonucunda mozaiklerin ortaya çıkarıldığının anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

  1. Sanık Müdafiinin, Lehe Hükümlerin Uygulanmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

... Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2013 tarihli ve 2010/852 Esas, 2013/454 Karar sayılı kararı ile kurulan mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ve denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında, "yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmadığı" gerekçesi ile erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseselerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2022/389 Esas, 2022/574 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle mahkumiyet hükmünün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.06.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîtevdiinesüreçv.olgularonanmasınagerekçesebepleri

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:55:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim