Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/133
2023/1933
31 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- Bolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2016 tarihli 2015/375 Esas 2016/85 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiştir.
2.Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 28.06.2021 tarihli 2021/2837 Esas 2021/5222 Karar sayılı kararı ile ;
"Sanığın olay günü alınan ifadesinde, bir anda uyku bastırdığını, gözlerini bir anlık kapatmasından dolayı kazanın meydana geldiğini, olayın direksiyon başında uyumasından dolayı meydana geldiğini beyan etmesi karşısında; olayda bilinçli taksirin koşullarının oluştuğunun ve sanık hakkında TCK'nın 22/3. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre ise;
CMK'nın ''Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar'' başlıklı 230. maddesinin 1 d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4 1163 Esas 2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK'nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; dosya içeriğine göre, lehe hükümlerin uygulanması talebi olan sanık hakkında, “koşulları oluşmadığından” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile TCK’nın 50. ve 51. maddelerinin uygulanmamasına karar verilmesi suretiyle CMK'nın 230/1 d maddesine aykırı davranılması;" şeklindeki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2022 tarihli 2021/656 Esas 2022/778 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 2 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanunun 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca infazın 04.02.2016 tarihli hükümde belirlenen 2 yıl hapis cezası üzerinden yapılmasına ve 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.01.2023 havale tarihli ve 2022/152330 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
1.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve 5237 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin uygulanmamasına,
2.Şoför olan sanığın ehliyetinin geri alınması halinde geçimini sağlayamayacağına,
3.Re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü
"Olay günü saat 04:42 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki çekici ve arkasına takılı römork ile meskun mahal dışında, aydınlatmanın olmadığı bölünmüş tek yönlü otoyolda seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybedip sağa emniyet şeridine yönelerek, aracının sağ ön köşe kısımları ile olaydan önce kaza yapmış ve emniyet şeridinde beklemekte olan otomobilin sol arka köşe kısımlarına, daha sonra da bu kazaya müdahale için gelen ambulansın sol arka köşe kısımlarına çarpması, sonrasında emniyet şeridinde tavanı üzerine devrilerek durması sonucu sanığın asli kusurlu olarak iki kişinin kemik kırığı oluşacak şekilde, iki kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmalarına neden olduğu olayda, sanığın üzerine atılı taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediği hususunda mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluşmakla atılı suçtan cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir,
Sanığın olay günü alınan ifadesinde, bir anda uyku bastırdığını, gözlerini bir anlık kapatmasından dolayı kazanın meydana geldiğini, olayın direksiyon başında uyumasından dolayı meydana geldiğini beyan etmesi karşısında; olayda bilinçli taksirin koşullarının oluştuğunun ve sanık hakkında TCK'nın 22/3. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiği kanaatine varılmakla bozma ilamı doğrultusunda sanık hakkında verilen cezadan TCK'Iun 22/3. maddesi gereğince artırım yapılmıştır." şeklindedir.
2.Olay nedeniyle ... Konuk ve ...'un basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde, ... ve ...'ın kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıklarına dair doktor raporları dosya içerisindedir.
3.Kaza tespit tutanağında, meskun mahal dışında, gece vakti, aydınlatmasız, otoyolda sürücü ...'in sevk ve idaresindeki çekici ve çekiciye bağlı yarı römorku ile Tem otoyolu ... yönünü takiben sağ şeritte seyir halindeyken dikkatsiz ve tedbirsiz ... kullanması neticesi emniyet şeridine yönelerek aracının sağ ön köşe kısımları ile kaza yapmış ve emniyet şeridinde bekleyen aracın sol arka köşe kısımlarına, daha sonra bu kazadaki yaralıya müdahale için gelen ambulansa sol arka köşe kısmından çarparak yol dışı alanda giderek emniyet şeridinde tavanı üzerine devrilerek durması şeklinde meydana gelen olayda, sürücü ... 'in aksine bir işaret bulunmadıkça trafiği aksatacak veya tehlikeye düşürecek şekilde şerit değiştirme kuralını ihlal ettiği belirlenmiştir.
4.... Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 26.11.2015 tarihli raporda kusur dağılımı;
"A Sanık sürücü ..., sevk ve idaresindeki çekici ile gece vakti, otoyolu takiben seyredip, aydınlatmanın olmadığı olay mahalline geldiğinde, yola gereken dikkatini vermemiş, direksiyon hakimiyetine gerekli özen ve önemi göstermemiş, yorgun ve dalgın seyrederek, sağa yöneldiği aracı ile emniyet şeridinde beklemekte olan araçlara arkadan çarpması sonucu meydana gelen olayda, dikkatsiz, tedbirsiz, kurallara aykırı hareketi ile K.T.K.'nun 84/d Maddesi gereğince asli ve tam kusurludur.
B Sürücü ..., tek taraflı yaptığı kaza sonrası dörtlüleri yanık vaziyette emniyet şeridinde ambulans beklediği sırada, arkadan gelmekte olan sanığın kullandığı çekicinin çarpılmasına maruz kaldığı olayda, oluşa etken hatalı tutum ve davranışı olmadığından, sonuçta atfı kabil kusuru yoktur.
C Sürücü ..., önceden meydana gelen olaya müdahale etmek için mahalde emniyet şeridine park ettiği ve uyarı lambaları açık olan ambulansına sanığın, kullandığı çekici ile arkadan çarpması sonucu karıştığı olayda, hatalı tutum ve davranışı olmadığından kusursuzdur.
D Yaya ..., görevli olduğu ambulans ile geldiği olay mahallinde, yaralıya müdahale etmek istediği sırada, çarpışan araçlardan sıçrayan parçaların çarpması sonucu yaralandığı olayda kusursuzdur." şeklinde belirtilmiştir.
5.Sanık ...'in bozma sonrası alınan savunması "Müştekileri tanımam, olay günü hava sisliydi, sabah saat 04:00 05:00 sıralarıydı, müştekiler ben olay yerine gelmeden bariyere çarparak tek taraflı kaza yapmışlar, hava çok fazla sisli olduğu için ben onları fark etmedim, kaza yerinde önlem alınmamıştı, ben de onların araçlarına çarptım, ben ambulansı ve kaza yapmış olan aracı fark ettiğim zaman çok geçti, herhangi bir önlem alınmadığı için ani fren yaptım ancak hızımı kesemedim, göz gözü görmüyordu, herhangi bir duba veya ışıklı levha da yoktu, zaten öğrendiğim kadarıyla kaza anı hiçbir yere bildirilmemiş, sadece ambulans aranmıştı, beraatimi isterim, duruşmalardan vareste tutulmayı talep ederim, şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, olayda ben kusurlu değilim dedi." şeklindedir.
6.Katılanlar ... ve ... vekilinin bozma sonrası beyanı "Mütalaaya karşı bir diyeceğimiz yoktur. Önceki beyanlarımızı tekrar ederiz, suç sabittir, sanık cezalandırılsın dedi" şeklindedir.
7.Katılan ...'in bozma sonrası alınan beyanı "Ben bu konuda daha önce beyanda bulunmuştum, o beyanlarım doğru ve geçerlidir. Olay tarihinde eşim ...'in kullandığı aracın içerisinde yanımızda şikayetçi ... olduğu halde Bolu istikametinden ...'a doğru seyir halindeyken aracımızın lastiği patladı, eşim daha sonra aracı emniyet şeridine çekti, aracın dörtlülerini yaktık, sonrasında aracın diğer lastiği de patladı, bu sırada başımı emniyet kemerinin tokasına vurdum, yaralandım, eşim aracımızın Hyundai yol yardımını aradı, yol yardımı gelmedi, 45 dakika bekledik, bu kez polisi aradık, polis de ambulansla beraber geldi, polisler geldikten hemen sonra plakasını henüz hatırlayamadığım tır emniyet şeridinin içerisinde arkadan içerisinde bulunduğum araca çarpması sonucu ... savruldu, ayrıca aynı tır ambulans içerisindeki görevlileri de yaraladı, sonradan tır şoförünün uyuduğunu bu nedenle bizi farketmediğini öğrendim, sanıktan şikayetçiyim, Yargıtay kararına da bir diyeceğim yoktur, davaya katılmak istiyorum, ... sürücüsü sanığın bize herhangi bir maddi yardımı olmadı, benim adıma olan ... pert oldu, maddi zararımla ilgili olarak sanık hiçbir yardımda bulunmadı, ben bu olay nedeniyle psikolojim bozuldu." şeklindedir.
8.Şikayetçi ...'un bozma sonrası alınan beyanı "Ben bu konuda daha önce beyanda bulunmuştum, o beyanlarım doğru ve geçerlidir. ...'in aracında yolcu olarak bulunuyordum, Bolu otobanında ... yönüne doğru seyir halindeyken uyumuştum, ... aracı bankete düşürünce uyandım, ... eşi ... bu sırada başını araca çarpıp yaralanmıştı, aracın iki lastiği patlak olduğundan yol yardımı istedik ancak gelen olmadı, bir süre sonra polis çağırdık, polis ve ambulans geldikten kısa bir süre sonra emniyet şeridinde bulunan aracımıza sanığın kullandığı tır arkadan çarptı, çarpmanın etkisiyle ben hafif bir şekilde yaralandım, benim dışımda aracın içinde bulunan ... ve ambulans içerisinde bulunan görevliler de yaralandı, sanığın daha sonra uyuduğunu öğrendim sanık olaydan sonra bizi arayıp sormadı, herhangi bir maddi yardımda bulunmadı, benim herhangi bir maddi bir zararım bulunmamaktadır. Sanıktan şikayetçiyim, Yargıtay kararına da bir diyeceğim yoktur, sanık hakkında açılan davaya katılmak istemiyorum." şeklindedir.
9.Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
1.Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve 5237 sayılı Kanunun 50 inci Maddesinin Uygulanmaması Yönünden;
Katılanın zararı giderilmediğinden ve hükmedilen ceza mikatarı bakımından yasal olanak bulunmadığından 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmamasına karar verilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Şoför Olan Sanığın Ehliyetinin Geri Alınması Halinde Geçimini Sağlayamayacağı Yönünden;
5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasında, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği husunun hakimin takdirinde bulunduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Re'sen Gözetilecek Sebepler Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2022 tarihli 2021/656 Esas 2022/778 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:57:16