Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/10872

Karar No

2023/1927

Karar Tarihi

31 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/546 E., 2020/2312 K.

SUÇ: Taksirle Öldürme

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca yeniden yapılan yargılama sonucu kurulan mahkumiyet

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A.Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2018 tarihli ve 2018/7 Esas, 2018/76 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., Bülent ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası,22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 63 üncü maddesi gereğince ayrı ayrı 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir

B.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesinin 01.07.2020 tarihli ve 2019/546 Esas, 2020/2312 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., Bülent ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili, sanık ... müdafii ve sanıklar...... ile ... müdafiinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden yapılan yargılama sonucu, sanıklar ..., Bülent ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası,22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi gereğince ayrı ayrı 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir

C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.12.2021 tarihli ve 2020/80584 sayılı, " Esastan Reddi " görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri;

1.Olayda kusurunun bulunmadığına,

2.Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verildiğine,İlişkindir.

B.Sanıklar...... ile ... müdafiinin temyiz sebepleri;

1.Olayda kusurunun bulunmadığına,

2.Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verildiğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;

  1. Sanıklar ... ve ...'nın Şarkikaraağaç ilçesi Salur köyünde faaliyet gösteren Gürma Madencilik isimli iş yerinin sahibi oldukları, sanık ...'nın şirket müdürü olduğu ve maden ocağında sürekli olarak bulunduğu, sanık ...'nın ise şirket müdürü olan kardeşi...ile aynı konumda, şirket ortağı olduğu ve maden ocağına zaman zaman gidip geldiği, sanık ...'ın maden mühendisi olduğu, maden ocağında olay tarihinden yaklaşık 2 ay önce daimi nezaretçi olarak işe başladığı, kaza sonucu vefat eden ... ve kaza sonucunda ağır şekilde yaralanan ...'ın ise maden ocağında işçi olarak çalıştıkları, olayın gerçekleştiği maden ocağında normal şartlarda "sac balon yöntemiyle" mermer üretilirken, zaman zaman "sodyum klorat" maddesi kullanılarak mermer bloğunun kesilmesi amacıyla patlatma yapıldığı, olay günü olan 09/10/2016 günü saat 10:00 sıralarında ölen ... ile mağdur ...'ın birlikte "sodyum klorat " maddesini kullanarak patlatma yapmak suretiyle mermer çıkarmaya çalıştıkları, bu esnada ...'nın elinde sigara olduğu, mağdur ...'a telefon geldiği esnada mağdurun, ...'nın yanından bir kaç adım uzaklaştığı anda patlama meydana geldiği ve bu patlama sonucunda ...'nın olay yerinde kafasının koptuğu, mağdur ...'nın da ağır şekilde yaralandığı olayda, şirket müdürleri olan işveren sanıklar ... ve ...'nın talimatları doğrultusunda sodyum klorat maddesinin satın alındığı ve maden ocağına getirildiği, bu durumun tanık ...'un beyanında açıkça belirtildiği, yine şirket müdürleri olan işveren sanıkların talimatları doğrultusunda ve işçi konumunda olan daimi nezaretçi sanık ...'ın bilgisi dahilinde ve yönlendirmesiyle maden ocağında sodyum klorat maddesi kullanılarak patlatma yapıldığı, bilirkişiler Endüstri Mühendisi A sınıf İş Güvenliği Uzmanı Doç. Dr. ..., Kimya Mühendisi Doç Dr. ..., maden mühendisi C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Prof Dr...... tarafından ibraz edilen 16.05.2018 havale tarihli bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda, Sodyum Klorat NaCIO3 kimyasal formülüne sahip, bilinen kuvvetli oksitleyici bir madde olduğu, yangına veya patlamaya yol açabileceği, temas ettiği yanıcı maddenin yanma hızında ciddi miktarda artış sağlayan veya ısıya maruz kalma ve kirlenme dolayısıyla kuvvetli bir bozunma gösteren oksitleyici maddelerden olduğu, bu maddeyi kullanan işçilerin patlayıcı hazırlama ve kullanma işleminin ateşleme ehliyetinin olmadığı, maden ocağından izinsiz patlayıcı madde üretilmesi ve kullanılması işlemi ilkel ve hayati risk taşıyan bir işlem olup, işletmenin istatistik olarak yürüttüğü bir çalışma olmadığı, yasa dışı bir şekilde patlayıcı madde üretilmeye ve kullanılmaya çalışıldığı, Mermer ocaklarında çalışan herkesin patlayıcı madde kullanımın hayati risk taşıyan bir işlem olduğunu bildiği, 6331 sayılı kanun iş verene de yükümlülükler yüklemekte olup, Kanun'un 4. maddesinde " İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğu hükmünün düzenlendiği, ocakta izinsiz olarak patlayıcı madde kullanıldığının haberdar olmaları durumunda, hem şirket müdürünün hem de daimi nezaretçinin sorumluluklarının olduğu, 3213 sayılı "Maden Kanunu"nun 31. maddesinde"... Maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetleri maden mühendisi nezaretinde yapılır...."21/09/2017 tarihli 30187 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan "Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği" nin 125. maddesi ile daimi nezaretçinin görevleri arasında" ... İşletme projesine aykırı olan tehlikeli bir durumun varlığı söz konusu olduğu zaman, gerekli önlemlerin alınmasını önerir ve önlem alınmasına nezaret eder....iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili alınan tedbirlerin uygunluğunu denetler....İşletme faaliyetlerinin projeye uyguunluğunu işletme faaliyetlerinde bulunulan her gün inceleyerek tespitlerini ve önerilerini daimi nezaretçi defterine en az haftada bir kaydetmek zorundadır." hükümlerinin mevcut olduğu, daimi nezaretçinin olay anında olay mahallinde bulunmaması, olay anında ve/veya daha öncesinde ocakta patlayıcı madde üretilip kullanıldığından haberdar olması durumunda daimi nezaretçinin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığının belirtildiği, açıklanan bu nedenlerle şirket müdürleri olan sanık ... ve ... ile daimi nezaretçi olan sanık ...'ın maden ocağında sodyum klorat maddesi kullanılarak patlatma yapmanın hayati risk taşıdığını bilebilecek durumda oldukları, bu patlatmalar sebebiyle kaza meydana gelebileceğini ve kazanın ölüm veya yaralanmaya sebebiyet verebileceğini öngördükleri, kanuni tanımda geçtiği şekilde sanıkların öngördükleri neticeyi istememelerine karşın, ölüm ve yaralanma neticesinin meydana geldiği, hareketlerle netice arasında illiyet bağının mevcut olduğu, dolayısıyla sanık ... ve ... ile daimi nezaretçi olan sanık ...'ın bilinçli taksirle bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden oldukları, her ne kadar mağdur ...'ın şikayeti bulunmamakta ise de, Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp bilirkişi kurulunun 11/07/2018 tarih ve 2018/2043 sayılı raporundan anlaşıldığı üzere mağdurun yaralanmasının TCK'nın 89/2 ve 89/3. maddeleri kapsamında olduğu, suçun bilinçli taksirle işlenmesi sebebiyle yaralanma yönünden şikayet bulunmasa dahi sanıkların üzerine atılı bulunan TCK'nın 85/2. maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği vicdani kanaatine varılarak, buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

2.Sanık ... soruşturma aşamasında; ''Ben salur köyünde bulunan Gürman Madencilik Mermer ve Kırma eleme tesisinde daimi nazeretçi olarak görev yapmaktayım. Ben işçilerin başında bulunurum. Ben işçileri yönlendirme yaparım. Kırma eleme sisteminin çalışmasını sağlarım. Ben mermer blok ayırma işleminde izinli olduğum için bulunamadım. Benim yerime bu kaza da yaralanan mermer ustası olarak çalışan ... isimli şahıs bulunmaktaydı. Ben 05/08/2016 tarihinde burada işe başladım. Benim çalıştığın süre boyunca hiç bir patlama yapılmadı. Mermer bloklarımızı balon şişirme taktiği ile yapmaktayız. Bu balan şişirme taktiği şöyledir. İki saçın birbirine yapşıtırılmış, ucunda tazyik sibobu bulunmaktadır. Buraya basınçlı su verildiği zaman saç şişmek suretiyle mermer bloğu ayrılmaktadır ve işimiz bu şekilde devam etmektedir. Bu gün işçilerin çalışacak olmalarından sonradan haberim oldu. Ayrıca blok ayırma işleminin yapılacağını bilmiyordum. Bu çalışma ile ilgili olarak herhangi bir bilgim yoktur. Hiç bir şekilde patlayıcı madde yapımında kullanılan malzeme alımı emri vermedim. Ben aldırmadım. Depolarımızda bu patlayıcı madde olarak kullanılan bu malzemeler yoktur. Ben tekrar ediyorum. Dediğim gibi bu göstermiş olduğunuz ve üzerinde "CHLORATE DE SODIUM" yazılı patlayıcı madde yapımında kullanılan böyle torbalar görmedim. Ben blok ayırma işleminde işçilerime böyle bir uygulama yaptırmadım ve talimatta vermedim.Bizim üniversitede iken derslerimizde "delme patlatma dersinde" resim olarak gösterilmişti. Ne olarak kullanıldığını bilmiyorum. Ayrıca benim bu şekilde bir bilgim ve görgüm olsaydı böyle bir uygulamaya asla yaptırmazdım. Balon taktiğine devam ettirirdim. Dediğim gibi derst te gördüğüm kadarıyla hatırlıyorum. Çok bir şeyde hatırlamıyorum. Ben patlayıcı madde yapımında kullanılan malzemeleri tanımam. Bilmem ve böyle bir patlayıcı madde yaptırmadım ve yapmadım. Kimseyede uygulama yapmadığım bir şey de öğretmedim. Ben üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Bu olay da benim bir ihmalim yoktur. Olduğunu da düşünmüyorum. Ben zaten bugün için izinliydim. Bu patlama olayından hiç bir bilgim yoktur dedi. Bu olayda bu malzemeleri kim getirdiyse ihmal onundur ve habersiz ve izinsiz getirmiştir. İhmal getiren kişilere aittir" şeklinde beyanda bulunmuştur.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık ... kovuşturma aşamasında; '' Bana okumuş olduğunuz iddianameye konu olayı ve üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben Şarkikaraağaç ilçesi Salur köyünde faaliyet gösteren Gürma Madencilik isimli iş yerinde olay tarihinde maden mühendisi ve şantiye şefi olarak görev yapıyordum. Mağdur ... ve ölen ... çalışanımızdı. Olayın nasıl gerçekleştiği konusunda bilgim yoktur, olaydan bir gün önce izin alarak Kayseri'ye gitmiştim. Ocakta olay tarihinde mermer ve mucur çıkartılıyordu. Bu madenler tel ve balon yöntemi ile çıkartılıyordu. Sodyum klorat ile yapılan patlamadan hiçbir bilgim yoktur. Mermer bölümü ile genelde ... ilgileniyordu.ben mucur bölümü ile ilgileniyordum. Ben madensahasında patlatmada kullanılan herhangi bir madde görmedim. Ben bu iş yerinden olay tarihinden iki ay önce çalışmaya başlamıştım. Benim çalıştığım dönemde herhangi bir patlatma yapılmadı. Suçsuzum.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.

3.Sanık ... soruşturma aşamasında; ''Ben Salur köyünde bulunan Gürma Madencilik mermer ve kırma eleme tesisinin iş yeri sahibiyim. Bu iş yerinin resmi işleri ile şirket temsilcisi olmam nedeni ile ben ilgilenirim. İşlerin yürütülmesi ile ilgili olarak maden mühendisi ilgilenmektedir. Buranın sahibi olarak beni bilirler ve tanırlar ama belgelerde abim olan ... benim iş ortağım olur. Belgelerde de bu yazılıdır. Abim ... şirket ortağıdır. Abim ... şuan için Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde yarılı olan işçimizin başında ve onunla ilgilenmektedir. Mermer ayırma işlemleri ile ilgili olarak hiç bir bilgim yoktur. Maden mühendisi olmadığı zaman şuan Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yaralı olarak tedavisi devam eden mermer ustası ve şef olarak görev yapan ... isimli işçimiz görev yürütür. İşlerle o ilgilenir. İşin genel yürütüşünü ve işçilerin bulunması işlemlerini o kişi yapmaktadır. Ben mermer bloklarının nasıl ayrılacağını bilmem. Bu gün işçilerin çalışacak olmalarından benim haberim yoktur. Benim sabah 09:00 10:00 gibi haberim oldu. Normalde işçiler çoğu zaman pazar günleri çalışmazlar. Ancak iş yoğun olduğu zamanlar çalışırlar. Çalışmanın olup olmadığından benim genellikle haberim olmaz. Ben üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Şuan yaralı olarak tedavi devam eden ... isimli şahsın ifadesi alındığı zaman benim suçsuz olduğum zaman ortaya çıkacaktır. Beniim bu olayda hiç bir şekilde ihmalim yoktur.''şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık ... kovuşturma aşamasında; ''Bana okumuş olduğunuz iddianameye konu olayı ve üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben Şarkikaraağaç ilçesi Salur köyünde faaliyet gösteren Gürma Madencilik isimli iş yerinin sahibi ve müdürüyüm. Ölen ... ve mağdur ... bizim çalışanımızdı. ... ve ...'ın mermer ocağındaki görevlerinin tam olarak ne olduğunu bilmiyorum. Ben daha çok pazarlama ile ilgileniyorum. Maden ocağı ile ... ve maden mühendisi ... ilgilenmektedir. Bu olayın nasıl meydana geldiğini bilmiyorum. Teknik olarak ocakla ilgili işlemleri bilmem. Senedi bir ya da iki defa ben iş yerine giderim. İşçileri almada ve işçileri çalıştırmada yetki ...'dadır. Sodyum klorat yöntemi ile ocakta mermer çıkartılması konusunda bir bilgim yok. Daha önce de çıkarılıp çıkarılmadığı konusunda bilgi sahibi değilim. ..., olaydan üç ay önce bizim iş yerimizde çalışmaya başladı. Daha önce de iki üç yıl kadar çalışmış sonra altı yedi ay sonra tekrar çalışmaya başladı. Ben ocakta işleyiş konusunda bilgim yoktur. Rahmetlinin ailesine de her türlü yardımcı olmaya hazırız. Suçsuzum.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.

4.Sanık ... soruşturma aşamasında; ''Bu olayda benim ihmalim yoktur. Bütün sorumluluk maden mühendisinden sonra ... isimli şahsa aittir. Rahmetli ... isimli şahsın ne zaman işe girdiğini bilmiyorum. Kendisini tanımam, Rahmetli ... isimli şahsın sigorta girişini de ... yaptırmıştır. ... isimli şahısda Gürman Madende mermer işçisi olarak çalışmaktadır.Çavuş gibi maden ocağında görev yapar.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık ... kovuşturma aşamasında; ''Bana okumuş olduğunuz iddianameye konu olayı ve üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben Şarkikaraağaç ilçesi Salur köyünde faaliyet gösteren Gürma Madencilik isimli iş yerinin kardeşim ... ile birlikte sahibiyim. İş yerinde meydana gelen patlatma ile ilgili herhangi bir bilgi sahibi değilim. Mağdur ... maden mühendisimiz, ölen ... da işçimizdi. Mermer ocağında o tarih itibari ile yaklaşık 25 30 kişi çalışıyordu. İşçi alımından ... sorumludur. Ben mermer ocağına üç dört günde bir gidiyorum. Gittiğimde en fazla bir saat vakit geçiriyorum. ... ve maden mühendisi ... ile görüşüyorum. Bildiğim kadarıyla mermer ocağında metal balon yöntemi ile mermer çıkartılmaktadır. Patlatma ruhsatını aynı yerde bulunan mucur ocağı için almıştık. En son patlatmayı patlatma ruhsatının süresi dolmadan yapmıştık. Bu dönemdeki patlatmayı "KARTAŞ" isimli firma yapıyordu. Bu firma sodyum klorat yöntemi ile patlatma yapmıyordu. Biz de herhangi bir yöntemle patlatma yapmadığımız gibi sodyum klorat da kullanmadık. Patlamalar esnasında ele geçen patlayıcı maddelerden herhangi bir bilgim yoktur. Ölen ... daha önceden de bu şekilde kolay olduğu için patlama yapıyormuş. Patlatma yaparken bize herhangi bir şey söylemedi. Ben mermer ocağında herhangi bir patlatma duymadım. ... ve ...'u isim olarak tanımıyorum. Benim mermer ocağına gelen patlatma malzemelerinden ve patlatma işlemlerinden haberim yoktur, suçsuzum.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.

5.Mağdur ... soruşturma aşamasında; ''Ben yaklaşık bir ay, önce Salurköyü Gürma Maden Ocağı isimli işyerinde işçi olarak çalışmaya başladım. Olay günü... isimli arkadaşla blok mermeri dağdan ayırma işini yapıyorduk. ... ... isimli arkadaş bizim işyerimizde 20 gün önce işe başladı. Biz de mermer parçalama işini balonlama tabir edilen bir sistemle kesme şeklinde dağdan ayırma işini yapıyorduk. O gün yani 09/10/2016 günü ... ... bana mermeri blok şeklinde dağdan ayırmayı balonlama ile değil mermere açtığımız deliklere patlayıcı koyup patlatırsak daha kolay olur, daha rahat ayrılır, ben daha önce çalıştığım yerde patlatarak yapıyoruz dedi. Bende...'a ben fazla bu işten anlamam nasıl yapmak istersen öyle yap dedim. 09/10/2016 günü sabah saatlerinde 08:00 10:00 arası idi ... ile ocakta çalışmaya başladık. ... ismini bilmediğim beyaz renkli şeker gibi toz maddeyi mermerin açtığımız deliğine döktü bu sırada ...'nun ağzında sigar vardı. Ben ...'ya sigarayı içme tehlikeli olur diye uyardım. Kendisi bana daha önce yapmadığımız bir işmi, bir şey olmaz dedi. O esnada ben ...'nun yanında idim ve mermerdeki sontaj deliğine bakıyordum. Cep telefonum çaldı. Cevap vermek için kafamı kaldırdım o an bir patlama oldu. Bu patlama olayı nın ...'nun içtiği sigaradan meydana geldiğini düşünüyorum. Patlamaya sebep olabilecek başka bir şey yoktu, olay yerinde olayın meydana geldiği gün iş yerinde... ve ben vardım, başka kimse yoktu. Maden ocağı etrafında kimse yoktu. Olayı kimse görmemiştir. Dediğim gibi biz iş yerinde daha önce şeker gibi beyaz renkli toz madde ile patlama işi yapmadık, ... daha önce yaptığını söylediğinden o gün ... bu şekilde yapmaya çalıştı. İş yeri sahipleri ve şantiye sorumlularının bu şekilde patlama ile mermer kesme işini yapabileceğimizi bilmiyorlar. Ben ...'ya şantiye sorumlusu ve işyeri sahiblerinden izin alıp almadığını sordum, izin almadığını söyledi. Bu olay ...'nun kendi kararı patlama yapmaya karar vermesi ile meydana gelmiştir. Başka kimsenin haberi yoktur. Ben bu olaydan dolayı kimseden davacı ve şikayetçi değilim, ...'nun patlayıcı maddeyi nereden getirdiğini bilmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Mağdur ... kovuşturma aşamasında; ''Bana okumuş olduğunuz iddianameye konu olayı ve üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben Şarkikaraağaç ilçesi Salur köyünde faaliyet gösteren Gürma Madencilik isimli iş yerinde mermer grubunda işçi sorumlusu olarak çalışıyordum. Ölen ... da işçi olarak çalışıyordu. Ocaktan mermeri sondajla delip, tel kesme yöntemi ile balonla ayırıyoruz. Mermer olmak için elverişli olmayan kısımları iş yerinin mucur kısmına gönderiyorduk. Ölen ... mermer işlerinde çok tecrübeli olduğu için ben onun dediklerini uyguluyordum. Kendisi daha önce çalıştığı yerlerde patlatma yöntemi ile mermer çıkartmış. Gürman Madencilik'te yaklaşık 20 gündür çalışıyordu. Olaydan bir gün önce üst kademede ..., ..., ben ve ölen ... sodyum klorat kullanarak mermer çıkartmıştık. Olay günü de kazanın meydana geldiği yerde sodyum klorat kullanmıştık,eleman sayısına bağlı olarak mermer sahasının her katında aynı anda çalışma yapılabilir, en kaza tarihinden önce patlayıcı kullanmanın yasak olduğunu bilmiyordum. Daha sonra yasak olduğunu öğrendim. Ben maden ocağında mermer çıkacağını düşündüğüm için ısrarlı bir şekilde burda çalışmak istiyordum ancak ... burayı kapatmayı düşünüyordu. Burayla ilgili tüm yetkiyi bana verdi. Ben de bir an önce mermer madenine ulaşmak için patlayıcı madde kullanmaya karar verdim. Bu patlayıcı maddeleri Afyon Şuhut'dan tanımadığım kimselerden temin ettim. Kendi aracım ile Şuhut'a giderek bu malzemeleri ben temin ettim. Bu patlayıcılar şirket aracı ile maden sahasına getirilmedi. ..., ..., ... ve ...'ın benim maden sahasına patlayıcı madde getirdiğimden ve bunları kullandığımdan bilgileri yoktu. Olay sırasında ... patlayıcı maddeyi hazırladığı esnada sigara içiyordu. Ben kendisini uyardım ve sigarayı kenara attı. Daha sonra patlayıcı maddeyi açtığı çukurlara doldururken yine elinde sigara vardı. Ben kendisini yine uyardım ancak bu işin ustası olduğu için de fazla üstelemek istemedim. Benim uyarım üzerine sigarayı yan tarafına koydu. Bu sırada bana bir telefon geldi ve ben telefonla konuşmak için biraz kenara çekildim. O sırada patlama meydana geldi. Hava biraz rüzgarlı olduğu için patlamanın rüzgarın etkisi ile sigaranın patlayıcı madde ile temas etmesi veya ben arkamı döndüğüm sırada ölen ...'nın kenara bıraktığı sigarayı içmeye başlamış olması nedeni ile meydana geldiğini düşünüyorum. Ben sanıklardan davacı ve şikayetçi değilim, mermer sahasında olay günü ve olaydan bir gün önce üst kademelerde olmak üzere toplam iki defa patlatma yapılmıştır. Diğer işçilerin işyerinde sürekli olarak patlatma yapıldığına ilişkin beyanlarını kabul etmiyorum beyanlar doğru değildir. Bu şekilde beyanda bulunanlarla fazla uzun süre çalışmadık, olay anlattığım şekilde meydana gelmiştir, ben patlayıcı maddeyi birgün önce yatan maaşımla almıştım. Patlayıcı maddeleri olaydan birgün önce teslim almıştım. Sodyum kloratın torbası 50 TL'dir. Ben 4 torba almıştım. İlk defa o zaman patlayıcı madde almıştım. Daha önce patlayıcı madde almadım, iş güvenliği uzmanı benim çalıştığım süre içerisinde mermer ocağına gelip gitmiş olabilir ancak ben sürekli dağda çalıştığım için kendisini birebir tanımıyorum,Benim bu celse söylediğimbeyanlarım daha doğrudur. Ben olaydan hemen sonra alınan ifademde patlayıcı maddeleri ölen ...'nun temin ettiği gibi beyanda bulunmuştum. Ancak bugünkü beyanlarım daha doğrudur. Patlayıcı maddeleri ben temin ettim. Ben temin etmeden önce ... sadece bazı yerlerler patlayıcı madde konusunda telefonda görüştü. Ancak patlayıcı maddeleri temin edemedi. Daha sonra bu maddeleri ben temin ettim. Benim patlayıcı madde temin edip kullanmamdan patronlarım ..., ... ve maden mühendisi ...'ın bir bilgisi yoktur, ...'ın da bu konudan herhangi bir bilgisi yoktur, olaydan hemen sonra olayın etkisi ile yanlış ifade verdim. Daha sonra işin doğrusunu anlatmaya karar verdim olaylar bu şekilde gelişmiştir"şeklinde beyanda bulunmuştur.

6.Katılan ... kovuşturma aşamasında; '' Ben bana anlatılan olayı anladım. Ölen ... benim öz kardeşim olur. Kendisi 8 10 yıldır mermer ocaklarında çalışıyordu. Kendisinin patlatma yapıp yapmadığını bilmiyorum. Olay nedeni ile sanıklardan şikayetçiyim davaya katılma talebim vardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.

7.Katılan ... kovuşturma aşamasında; ''Ben bana anlatılan olayı anladım. Ölen ... benim öz kardeşim olur. Kendisi olay günü Gürma Madencilik isimli işyerinde çalışıyordu. Kardeşim 8 10 yıldır mermer ocaklarında çalışıyordu. Bize hiçbir zaman patlatma yaptığına ilişkin bir şey söylemedi. Benim olayın meydana geliş şekli ile ilgili bir bilgim yoktur, olay nedeni ile sanıklardan şikayetçiyim, davaya katılma talebimiz vardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.

8.Tanık ... soruşturma aşamasında; ''Ben Gürdallı Madencilik Ocağında işçi olarak çalışırım. Ben 30 senedir madencilik işinde çalışırım. Yanımda çok arkadaşım vefat etti. Olayın olduğu gün ben de mermer ocağındaydım. ... Bali ile ...'ın çalıştığı zeminden ben 20 m daha üstte olan bir yerde ben sondaj yapıyordum. Aşağıya baktığımda ... ile ... patlayıcı malzemelerini hazırlıyorlardı. Yanlarında başkaca kimse yoktu. Daha sonra ben kendi işimi yaparken bir patlama sesi duydum. Aşağıya baktığımda ... Bali yerde yatıyordu. ... ise 20 m kadar kayanın dibine kaçmıştı. Orada debeleniyordu. Ben daha sonra idari büro kısmına bağırdım, patlama olduğunu söyledim. Daha sonra idari bürodan bir ... geldi. Fırat bey geldi. 156 yı aradı. Daha sonra Ecir geldi. Ben de hemen olay yerine daha sonradan gittim. Olay yerine gittiğimde ... Bali cansız şekilde kafası kopmuş şekilde yatıyordu. ...'ı Ecir arabayla götürdü. Daha sonra da yolda ambulansa aktarmasını yapmış. Ecir 5 dk sonra geri gelmişti. Benim olay yerinde gördüğüm bu şekilde idi. Olayda kullanılan patlayıcı torbalarını ... patlamadan bir önceki gün yani Cumartesi akşamı şirkete ait 07 plakalı beyaz Picap la getirdi. Getirilen malzeme 5 paket halde idi. Bir çuval da şeker vardı. 5 paket patlayıcı ile şekeri ben aldım. Mutfağa yerleştirdim. ... Bali nın kardeşlerinin ifadelerinde geçen Emel hanım ... nın ablasıdır. Ancak ... patlayıcı malzemeyi araba ile getirirken tek başına getirdi, Emel hanım yanında yoktu. Kardeşlerinin öldüğünü bildirmek için ... Bali nin kardeşleri ile görüşmüştüm. Daha sonra da ben Sinoptay ken yine telefonda bu kişilerle görüşmüştüm. O sırada Emel Hanım kim diye bana sormuşlardı. Ben de Emel Hanımın Sedat'ın ablası olduğunu söylemiştim. O sırada Emel hanımın adı geçmişti. Bu nedenle bana Emel hanım kimdi diye şimdide sordular. Ben şimdi kendilerine adliyenin koridorunda Emel hanımın araçta olmadığını söyledim. Sanırım yanlış anlamışlar. İş yerinde daha öncede sodyum klorat maddesi ile çok defa patlatma yapıldı. Hatta kazanın gerçekleştiği günden 4 5 gün kadar önce sodyum klorat maddesi ile ben patlatma yaptım. Bu sırada iş yerinde şantiye şefi olan maden mühendisi Mustafa bey de patlatma yaptığımızı gördü, biliyordu. İş yeri sahipleri ... ve ... da doğal olarak bizim patlatma yaptığımızı biliyordu. Zaten bir an önce mıcır yapmak için iş yeri sahipleri bizi sıkıştırıyordu. Bir an önce şurayı patlatın diyorlardı. Yani ... ve ... siparişimiz var bir an önce şu işi hızlandırın deyip şantiye şefine söylüyordu. Şantiye şefi Mustafa Bey de bize iş yeri sahiplerinin söylediğini söyleyerek bir an önce patlatın diyorlardı. Sedat veya ... şantiye şefini sürekli telefonla arıyordu.Orayı ne yaptınız yıktınız mı diye soruyordu, şantiye şefi mühendis de bizi sıkıştırıyordu. Biz de o zaman malzeme getir patlatalım diyorduk. Bu sodyum klorat maddesi gelmediği için 4 5 gün kaldı. Daha sonra ... sodyum klorat maddesini Afyondan bir yerden getirmiş. İş yeri sahipleri daha önceden bir firma ile anlaşarak dinamitle patlatma yaptırmıştı. Daha sonra dinamit iş yapmadığından bu sodyum klorat maddesini getirdiler ve bununla patlatmayı yaptılar. Bu olaydan 4 5 gün önce ben bu şekilde patlatma yapmıştım. Daha önce de çok defa sodyum klorat ile patlatma yaptık. Olayın olduğu yerin en üstündeki ocakta da patlatma yapılan yerler görülebilir. Çünkü kablolar halen oradaydı. Borular ve yanıklar vardı. Gerek kazanın olduğu yerde gerekse en üst kademede patlatma işlemi sürekli yapılırdı. Çünkü yukarının çavuşu bendim. Ben de sürekli patlatma yapıyordum. Bu nedenle iş yeri sahiplerinin ve şantiye şefi mühendisin bilgisi olup zaten bize bu hususta onlar talimat vermişti. Şantiye şefi bize bunu her gün söylüyordu. Bu yıl daha az patlatma yaptık. Ancak ben geçen yıl da 7 8 ay bu şantiyede çalıştım. Geçen yıl sodyum klorat ile çok patlatma yaptık. Geçen yılki yaptığımız patlatmalar sırasında Sedat bey çok gördü. Sedat bey şantiye idari bürodan bizi gözetliyordu. Yıkılan yere bakıyordu. Patlatmadan sonra da yanımıza geliyordu. Bülent bey ise şantiyeye çok uğramaz. Onun bizzat görüp görmediğini bilmiyorum. Sodyum klorat maddesini bu yıl da geçen yıl da ... getirirdi. Ancak parasını şirket öderdi. Zaten ... ın maddi durumu çok kötüdür. Onun bu maddenin parasını karşılayacak durumu yoktur. ... şirket sahiplerinin talimatı ile sodyum klorat maddesini bulup getirirdi. Ancak nereden temin ettiğini bilmiyorum. Ben kaza olduktan sonra şirketten ayrıldım. Zaten sezonluk çalışılır. Sezon da kapandı. Daha sonra ben Sinop a memleketime döndüm. ... Bali nın kardeşleri bana olay nasıl oldu diye sordu, ifade verebilir misin dedi. Ben de bunun üzerine Şarkikaraağaç a Sinop tan geldim. Benim olaya ilişkin bilgim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Tanık ... kovuşturma aşamasında; ''Ben Gürma madencilikte maden ustası olarak çalışıyordum. Daha önce bu konu hakkında ifademi vermiştim bu ifademi aynen tekrar ederim. Mermer ocağında sodyum klorat yöntemi ile patlatmalar yapılıyordu. Her ne kadar ekli ifademde yapılmadığını söylemiş isem de şimdiki ifadem doğrudur. Bu patlatmaları 10 günde bir yapıyorduk. En son 10 çuval şirketin arabasıyla malzeme gelmişti. Mustafa isimli bir arkadaşımız getirmişti. Afyondan Şuhut diye bir ilçesinden geldiğini biliyorum. Ocaklarda bu şekilde patlatma usulü kullanılır, eğitim alınmaz. Yasak olduğunu bile bile kullanıyorduk. ... bali isimli kişi bu patlatma sırasında vefat etmiştir. Benim olayla ilgili bilgim görgüm bundan bundan ibarettir, tanıklığa ilişkin herhangi bir ücret ya da gider talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.

9.Tanık ... soruşturma aşamasında; ''Ben Gürma madencilik konkösör ustası olarak çalışmaktayım. Ben 09/10/2016 günü saat 08:00 sıralarında maden sahasının bulunduğu iş yerine gittim. Ben aracın bakımını yaptıktan sonra mazotun gelmemesi üzerine idari büronun olduğu alana gittim. Fırat abi vardı, ... isimli şahıs ile sohbet ettiğim sırada çalışma sahasının bulunduğu alandan patlama sesi duyduk. Biz daha önceki patlamalarda biraz sesin fazla çıkması ve etrafa taş fırlaması çok ulduğu için bir şeylerin ters gittiğini anladık. Çünkü bu patlama esnasında sesin olması ve etrafa taş sıçraması az olmuştu. Bu sırada ... ve ... isimli şahısların üst bölümünde çalışmakta olan diğer işçi arkadaşların adam ölüyor ... getirin diye bağırdı. Biz de bunun üzerine Fırat abi ile birlikte benim aracım ile patlamanın olduğu alana gittik. Olay yerine vardığımızda ... isimli arkadaşın kafasının olmadığını fark ettim. Mustafa isimli arkadaş ise yerde dizlerinin üzerinde çökmüş vaziyette duruyordu. Ben 112 acil yardımı aradım. Daha sonra aracın yönünü döndürdüm ve ...'ı araca alarak yola çıktım ve Fakılar köyü yol ayrımında ... isimli şahsı gelen ambulansa verdim. Ben daha sonra diğer ambulansları yönlerdirmek için iş sahasına aracımla geri gittim. Söz konusu iş yerinde genellikle saç balon sistemi ile blok ayırma işlemi yapılmaktadır. Ancak zamanlarda blok yeterince ayrılmadığı zamanlarda sodyum clorat sistemi ile patlama yapılma yapıyordu. Benim olayla ilgili bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Tanık ... kovuşturma aşamasında; "Ben olay günü patlama olduğu esnada olay yerinde idim. Ben kırma taş bölümünde çalışıyordum. O arkadaşta mermeci idi. Ben o gün Fırat abiye eksik malzemelerin alınması için bu durumu bildirmeye yanına inmiştim. Patlama o esnada oldu. Patlatmaların nasıl yapıldığını bilmiyorum. O gün yemekhanenin yanında sabah saatlerinde geldiğimizde 2 3 tane 25 kg'lik çuvallar vardı. Bu çuvalların içinde ne olduğunu bilmiyorum. Şuan çalışmıyorum" şeklinde beyanda bulunmuş, tanığın soruşturma aşamasında verdiği ifadesi okundu çelişki nedeniyle sorulduğunda;"ben soruşturma aşamasında "sodyum klorat ile patlatma yapılıyordu" demedim. Ben neyle patlatma yapıldığını bilmem, saç balon sistemi sacın üzerinde bir balona yukarıdan su doldurmak suretiyle balonun şişirildiğini mermer blokların bu şekilde ayrıldığı bir sistemdir. Benim olay günü sabah dikkatimi çeken o çuvallar olmuştum. Ancak çuvalların içinde ne olduğunu bilmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.

10.Tanık ... soruşturma aşamasında; ''Ben Gürman Madencilik te mermer ustası olarak çalışmaktayım. Ben 09/10/2016 günü saat 08:00 sıralarında maden sahasının üst bölümünde çalışmak üzere arkadaşım olan ... ile birlikte çıktık. Bizim çalıştığımız yerin alt tarafında da... isimli şahsın çalıştığını gördüm. Ancak ... isimli şahısı orada görmedim. Ancak sabah saatlerinde idari büronun önünde ... isimli şahsı görmüştüm. Ben ve arkadaşım iş yerinde çalıştığımız sırada aşağıda bir patlama sesi duydum. Daha sonra patlama sesinin olduğu yere doğru gittim ve olay yerinin yakınından geçerek şantiyeye doğru gittim. Ben olay yerinden geçtiğim sırada... isimli şahısı olay yerinde gördüm. Ben olay yerinde başka kimseyi görmedim. Biz maden sahasında mermer bloğunu ayırmak için balon sistemini kullanmaktayız. Bizim sodyum clorat ile patlatma şeklimiz bulunmamaktadır.Ben iş yerinde yaklaşık olarak 17 20 gündür çalışmaktayım. Biz hiç bir zaman Sodyum clorat isimli malzemeyi patlatmada kullanmadık. Daha önce kullanılmış ise benim bundan bilgim yoktur.Benim bu olayla ilgili bilgim ve görgüm yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Tanık ... kovuşturma aşamasında; ''Ben Gürma Madencilikte mermer ustası olarak çalışıyorum. Olay günü madenin üst bölümünde çalışmak üzere arkadaşım ... ile birlikte çıktık. Çalıştığımız yerin alt kısmında da ... isimli şahıs çalışıyordu. ... isimli şahsı görmedim. İdari büronun önünde sabah saatlerinde kendisini görmüştüm. Ben arkadaşım ile birlikte çalışırken bir patlama sesi duydum. Sesin olduğu yere gittim. Patlama olduktan yaklaşık bir 10 dk sonra olay yerine gittim. Olay yerinde ... isimli kişi vardı. Mermer ocağında Sodyum klorat ile patlatma usulü zaman zaman yapılıyordu, ben üç sefer böyle bir patlatma yapıldığına şahit oldum. Patlatma için kullanılan malzemelerin nereden ve kim tarafından temin edildiğini bilmiyorum. Ben orada 20 gün kaldığım için detaylarını bilmiyorum. Sodyum klorat yöntemi ile patlatma usulünde herhangi bir eğitim alınıp alınmadığı hususunda herhangi bir bilgi sahibi değilim. Benim olayla ilgili bilgim görgüm bundan bundan ibarettir, tanıklığa ilişkin herhangi bir ücret ya da gider talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.

11.Şarkikaraağaç Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan 09.10.2016 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında; ...'nın ölümünün patlama etkisiyle husülü mümkün kafa travması baş ve boyun parçalanması, büyük damar kopması, dış kanama neticesinde meydana geldiği tespit edilmiştir.

12.Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp bilirkişi kurulunun 11.07. 2018 tarih ve 2018/2043 sayılı raporunda; ...'ın iris kornea, sklera perforasyonu ve göz içi kanamaya yol açtığından kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarını hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1), orta (2 3) ve ağır (4 5 6) olarak sınıflandırıldığında ve birden fazla kırık olması nedeni ile skortlama yapılarak kişide tanımlanan ve saptanan maksilla (üst çene kemiği) açık kemik kırığı ile fontal (alın kemiği) ve mandibula (alt çene kemiği) kemiklerindeki erozyon tipi kırıkların, hayat fonksiyonlarını ağır (5) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, yüz sınırları içerisinde tanımlanan ve saptanan yara izinin kişinin tanınmasında duraksamaya neden olacak derecede olduğu saptandığından yüzde sürekli değişiklik niteliğinde olduğu, her iki gözde saptanan tam görme kaybının duyulardan birinin işlevinin sürekli yitirilmesi niteliğinde olduğu belirtilmiştir.

13.Soruşturma aşamasında C sınıfı iş güvenliği uzmanı tarafından tanzim edilen 19.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda; ölen ...'nın ve yaralanan ...'ın işe başlayış tarihinin 2 aydan az olduğu, söz konusu şahısların mermer işçisi olarak işe başladıkları ancak ateşci olarak çalıştırıldıkları, şahısların açık ocak işletmesi ateşci belgelerinin bulunmadığı, iş yerinin patlayıcı madde kullanma izin belgesinin bulunmadığı, yine çalışanların patlayıcı madde ile ilgili mesleki eğitim belgelerinin bulunmadığı, kullanılan patlayıcı maddenin bakanlıktan izinli patlayıcılardan olmadığı, iş yerinin risk analizinin görülemediği, olayla ilgili baskın kusurun ateşçi ehliyetine haiz olmayan çalışanların ateşci olarak iş yerinde çalıştırılmaları ve patlayıcı madde kullanma izin belgesi olmadığı halde patlayıcı madde kullanılması sebebiyle Gürma Madencilik şirketinin yönetici/ ortağın asli kusurlu olduğu, söz konusu patlama işlemine kendi can güvenlikleri açısından direnmeleri gereken ölen ... ve yaralanan ...'ın görevi kabul etmeleri ve olay yerinde dikkat ve özen göstermemeleri nedeniyle tali kusurlu oldukları belirtilmiştir.

14.Kovuşturma aşamasında keşfe binaen tanzim edilen 14.05.2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; Kazaya neden olan izinsiz patlayıcı madde üretilmesi ve kullanılması işlemi ilkel ve hayati risk taşıyan bir işlem olup, işletmenin istatistik olarak yürüttüğü bir çalışma değildir. Kazaya uğrayan iki işçinin iş güvenliği kurallarını hiçe sayarak ve hayati riskinin bulunduğunun bilincinde olarak kaçak biçimde yürüttükleri bir çalışmadır. Kendi iradeleri ile hayati risk taşıdığını bilerek izinsiz olarak patlayıcı madde üreten kullanan ve bunun sonucunda kazaya uğrayan işçiler ... ve ... olayda asli kusurlu oldukları, Şirket müdürü ..., ocakta izinsiz patlayıcı madde kullanıldığından haberdar olması durumunda tali kusurlu olduğu; haberdar olmaması durumunda kazada kusuru bulunmadığı, şirket müdürü ile benzer konumda olan şirket ortağı ... ocakta izinsiz patlayıcı madde kullanıldığından haberdar olması durumunda tali kusurlu olduğu; haberdar olmaması durumunda kazada kusuru bulunmadığı, daimi nezaretçi ..., ocakta izinsiz patlayıcı madde kullanıldığından haberdar olması durumunda tali kusurlu olduğu; haberdar olmaması durumunda kazada kusuru bulunmadığı belirtilmiştir.

15.Sanıklara ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;

1.Sanıklar ... ve ...'nın Isparta ili, Şarkikaraağaç ilçesi, Salur Köyünde bulunan mermer kırma ve eleme tesisi olarak faaliyet gösteren Gürma Madencilik Ltd. Şti. İsimli mermer maden ocağının sahibi ve temsile yetkili ortakları oldukları, sanık ...'ın maden mühendisi olup işletmede daimi nezaretçi olduğu, ölen ... ve ...'ın maden ocağında işçi olarak çalıştıkları, olay tarihi olan 09/10/2016 günü sabah saat 10:00 sıralarında, ... ile ... isimli işçilerin mermer bloklarını ayırmak için sodyum klorat içeren patlayıcı madde hazırladıkları sırada meydana gelen patlama sonucunda işçi ...'nın öldüğü, işçi ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, vücudunda kemik kırığı oluşturacak, kırığında hayat fonksiyonlarını ağır 5. derece etkileyecek, yüzünde sürekli değişikliğe neden olacak, her iki gözünde de görme kaybı şeklinde duyu ve organlarının işlevinin sürekli yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı olayda, sanıklar ..., ... ve ...'ın ölen ... ve yaralanan ...'ın mermer işçisi olarak işe alındığı, ancak ateşçi olmadıkları ve patlayıcı ateşçi belgelerinin de olmadığı halde suça konu madende ateşçi olarak çalıştırıldıkları, ayrıca iş yerinin patlayıcı madde kullanma izin belgesinin bulunmadığı gibi iş yerinde kullanılan patlayıcı maddenin bakanlıktan izinli patlayıcılardan olmadığı halde maden sahasında herhangi bir iş güvenliği tedbirleri almaksızın patlayıcı madde kullanmak suretiyle mermer çıkartılması faaliyetini sürdürdükleri, sanıkların patlayıcı olarak kullandıkları sodyum klorat maddesinin hayati risk taşıdığını bilebilecek durumda oldukları ve meydana gelebilecek kontrolsüz bir patlamada ölüme ve yaralamaya sebebiyet verebilecek kazayı ön gördükleri, ancak öngördükleri neticeyi istememelerine rağmen meydana gelen patlamada bir kişinin ölümüne ve bir kişinin de yaralanmasına sebep verdiği anlaşılmakla, sanıkların üzerine atılı bulunan bilinçli taksirle öldürme bir kişinin ölümüne bir kişinin yaralanmasına neden olmak suçunu işledikleri kanaatine varılarak, buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

2.Sanık ... istinaf aşamasındaki savunmasında: "Maden mühendisi olduğunu, Gümra Madencilik isimli şirkette daimi nezaretçi olarak görev yaptığını, olay tarihinde izinli olduğunu, Kayseride bulunduğunu, olayda herhangi bir kusurunun olmadığını, olay tarihinden iki ay önce işe başladığını, çalıştığı süre içerisinde madende patlayıcı madde kullanılmadığını, patlayıcı madde kullanıldığını hiç görmediği için bu konuda herhangi bir müdahalede bulunmadığını" savunmuştur.

3.Sanık ... istinaf aşamasındaki savunmasında: "Her ne kadar şirket sahibi olsa da iki üç tane iş sahası olduğunu, sadece resmi işlerle uğraştığını, iş sahasına hiç gitmediğini, bu olayların sırf çalışma arkadaşlarının hataları yüzünden olduğunu" beyan etmiştir.

4.Sanık ... istinaf aşamasındaki savunmasında: "Gürma Madencilik adındaki işyerinin şirket ortağı olduğunu, Şarkikaraağaç ilçesi Salur Köyü'nde bu şirket bünyesinde işletilen bir mermer maden ocağı olduğunu, kaza olduğu tarihte şirket müdürlüğünü ...'nın yaptığını, kendisinin de dışarıdan işleri takip ettiğini, 09/10/2016 tarihinde Mersin Erdemli ilçesinde bulunduğunu, o gün kendisini askeri bir personelin arayarak kaza olduğunu söylediğini, ayrıca şirket işçilerinden ...'nin de telefonla arayıp kazayı kendisine haber verdiğini, maden ocağında mermerlerin kesilip büyük bloklar halinde ayrılması için basınçlı su yöntemini kullandıklarını, ana parçadan kesilen blok ile ana parça arasına bir teneke saç yerleştirilerek tazyikli bir su verilip mermer bloğun ana parçadan ayrılması sağlanarak ayrılan blok iş makineleri ile bulunduğu yerden alınıp işlenmek üzere fabrikalara götürüldüğünü, mermer ocağında sodyum klorat maddesi kullanılarak patlatma yöntemi ile mermer çıkarttıklarını, mermer ocağı ve bunun için kullandıkları depolar ve etrafını gezip dolaştığında böyle bir malzemeye de hiçbir zaman rastlamadığını, daha önce bu malzemeleri görmediğini, kazanın meydana geldiği bölgede çalışma yaptıklarını, aynı zamanda bir kırma taş işlerinin de olduğunu, bu kırma taş ocağında patlatma ruhsatı ile çalışma izinleri olduğunu, bu ruhsattaki yetki kapsamında Isparta ilinde faaliyet gösteren Alpaş veya İrem Madencilik gibi şirketlere patlatma konusunda işleri ve sorumluluğu devrederek kırma taş işi yaptırdıklarını, o zaman yapılan o işte patlatma ruhsatı da ilgili firmaların kendi adına kullanıldığını, yani kırma taş işinde yapılan patlatmalarda hiçbir müdahalede bulunmadıklarını, bunun için yetkileri olmadığını, sadece işi devretmekte olduklarını, mermer işletmelerinde ise hiçbir zaman patlatma işi yapmadıklarını, yaptırmadıklarını, mermer ocağında çalışan ...'ın maden mühendisi olduğunu ve resmi olarak sorumlu kişi olduğunu, aynı zamanda ocakta çalışan, uzun yıllar bu alanda çalışmış olan ustaları ...'ın ise işleri fiilen yürüten tüm kontrolü elinde bulunduran kişi olduğunu, çok uzun yıllardır bu alanda çalıştığından sorumlu maden mühendisi ...'ın bile zaman zaman O'na akıl danıştığını, O'nun yönlendirdiği şekilde işleri yürüttüğünü, olaydan sonra araştırıp öğrendiği kadarıyla mermer ocağındaki kazaya neden olan patlatmaya ilişkin çalışmayı da bilgileri dışında ... ile ...'nın organize ettiklerini, yani şirket idarecilerinin, kendilerinin bilgisi dışında bu iki kişinin sodyum kloratı temin ettiklerini, ... işi bildiği ve usta olduğu için beraber çalışacağı işçileride kendi seçtiğini, kendilerinin sadece sigortada girişini yaptırdıklarını, resmi işlemlerini takip ettiklerini, onun dışında mermer ocağında işin fiili olarak yürütülmesinin tamamen kendi sorumluluğunda olduğunu, bu patlatma malzemesinin alınması konusunda kendisinin hiçbir talimatının olmadığını, kırma taş işi için sahip oldukları ruhsatlarının bu olaydan 1 yıl kadar önce ÇED raporu alınmadığı için yenilenmediğini, kendilerinin de kırma taş işine orada ihtiyaçları olmadığından orası için yeniden patlatma ruhsatı almadıklarını, kaza sonrası vefat eden ...'nın işçi olarak çalıştığını, mermer ocağında kaza tarihi itibariyle ortalama 25 30 kadar işçileri olduğunu, bu ocağa 10 günde 20 günde bir uğradığını, mermer ocağında sodyum klorat ile patlatma yapıldığını bu kaza ile öğrendiğini, meydana gelen olayda kendisine yüklenecek bir kusur olmadığını, üzerine düşen görevi yaptığını, gerekli denetlemeleri, incelemeleri yaptığını, bu kaza ... ile ...'nın kendilerinin bilgisi dışında inisiyatif alarak sodyum klorat maddesi ile patlatma yapması neticesinde meydana gelmiş olduğunu, suçsuz olduğunu, beraatını istediğini" şeklinde beyan etmiştir.

5.Mağdur ... istinaf aşamasındaki beyanı: "2016 yılının Ekim Ayının 30'unda Pazar sabahı 9:30 10:00 sıralarında Salur Köyü üstünde mevcut olan mermer ocağında dört arkadaş çalışmakta olduklarını, iki arkadaş iki kademe üstlerinde çalıştıklarını, içinde bulunduğu diğer iki kişi de aşağıda bölgede çalışmakta olduğunu, ... ...'ın çalışma esnasında sigara içtiğini, malzemeleri sigarayla götürmemesi konusunda kendisini uyarmasına rağmen sigara içmeye devam ettiğini ve sigarayı bitirdiğini, o sırada malzeme karışımı yaptıklarını, hatta orada malzemenin ayarını olup olupmadığını sigara ile denediğini, malzemeden bir avuç aldığını, sigaraya değdirdiğini, kendisine söylediğine göre sigarayı değdirdiğinde malzemenin yanması gerektiğini, malzemeyi 15 20 metre derinliği olan deliğe dökmesinin gerektiğini, malzeme dökerken tekrardan sigarayı yaktığını, kendisini tekrardan uyardığını, ikazından sonra sigarayı delik bölgenin yakınına koyduğunu, o sırada kabloyu tutuyor olduğunu, ... ...'ın da malzemeyi döktüğünü, o esnada kendisine telefon geldiğini, aralarında 15 20 cm kadar ara olduğunu, telefon ile konuşmak için kafasını kaldırdığını, telefonla konuşurken... kafasını deliğe doğru eğmek zorunda kaldığını, 15 20 saniye kadar telefon ile konuştuğunu, telefon ile görüşürken patlamanın gerçekleştiğini, gerisini hatırlamadığını, bu patlama neticesinde gözlerini kaybettiğini, yüzünün param parça olduğunu, kendisine söyledikleri kadarıyla ...'da olay yerinde vefat etmiş olduğunu, sanıklar ... ve ...'nın çalıştıkları mermer ocağının sahibi olduklarını, çalışırken güvenlik önlemlerinin alındığını, çalıştıkları yerde maden mühendisi olduğunu, sanıklar ... ve ... çalıştıkları yere fazla gelmediklerini, olaydan dolayı sanıklardan şikayetçi olmadığını" şeklinde beyan etmiştir.

6.İstinaf aşamasında tanzim edilmiş olan 01.03.2016 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; patlama sırasında hayatı kaybeden ... ile yaralanan ...'ın ateşçi belgeleri olmamasına rağmen patlama işinde çalışma suretiyle şahsi güvenliklerini tehlikeye atmaları sebebiyle ayrı ayrı tali derecede kusurlu oldukları, daimi nezaretçi olan sanık ...'ın sorumlu olduğu maden sahasında izinsiz olarak, yasal olmayan patlayıcılarla ve ateşçi belgesine haiz olmayan çalışanlarca patlama yapılmasına göz yummuş olması sebebiyle asli derecede kusurlu olduğu, iş yerinde izinsiz bir şekilde patlatma yaptıran, söz konusu patlatma işlemi için temini ve kullanımı yasak olan patlayıcı madde kullandıran, bu işi ateşçi belgesi haiz olmayan kişilere yaptıran ve iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınmasını sağlamayan sanıklar ... ve ...'nın ayrı ayrı asli derecede kusurlu oldukları belirtilmiştir.

7.Duruşma açılarak, sanıkların suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı ile sanıkların kusur durumu nazara alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesine karar verilerek Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2018 tarihli ve 2018/7 Esas, 2018/76 Karar sayılı kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurulduğu belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE

Bölge Adliye Mahkemesi kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

A.Sanık ... Müdafiinin Temyiz Talebi Yönünden;

1.Olayda Kusurunun Bulunmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden,

Sanıklar ... ve ...'nın Isparta ili, Şarkikaraağaç ilçesi, Salur Köyünde bulunan mermer kırma ve eleme tesisi olarak faaliyet gösteren Gürma Madencilik Ltd. Şti. isimli mermer maden ocağının sahibi ve temsile yetkili ortakları oldukları, sanık ...'ın maden mühendisi olup işletmede daimi nezaretçi olarak görev yaptığı, ölen ... ve ...'ın maden ocağında işçi olarak çalıştıkları, olay günü olan 09.10.2016 günü saat 10:00 sıralarında ... ile ... isimli işçilerin mermer bloklarını ayırmak için sodyum klorat içeren patlayıcı madde hazırladıkları sırada meydana gelen patlama sonucunda işçi ...'nın öldüğü, işçi ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, vücudunda 5. derecede kemik kırığı oluşacak, yüzünde sürekli değişikliğe neden olacak ve her iki gözünde de görme kaybı şeklinde duyu ve organlarının işlevinin sürekli yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı olayda, ateşçi olmayan ve patlayıcı ateşçi belgelerinin bulunmayan işçilerin, patlayıcı madde kullanma izin belgesi bulunmayan ve bakanlıktan izinli olmayan patlayıcı maddenin maden sahasında herhangi bir iş güvenliği tedbirleri almaksızın kullandırılması sebebiyle sanık ...'ın kusurlu olduğu, bu durumun olay ve olgular kısmında bulunan 19.10.2016 tarihli bilirkişi raporu ile 01.03.2020 tarihinde tanzim edilmiş olan bilirkişi heyeti raporunda belirtildiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Alt Sınırdan Uzaklaşılarak Ceza Verildiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden,

Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne bir kişinin de nitelikli şekilde yaralanmasına sebebiyet veren sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verildiğine ilişkin temyiz istemleri yönünden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B.Sanıklar...... ile ... Müdafiinin Temyiz Talebi Yönünden;

1.Olayda Kusurlarının Bulunmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden,

Sanıklar ... ve ...'nın Isparta ili, Şarkikaraağaç ilçesi, Salur Köyünde bulunan mermer kırma ve eleme tesisi olarak faaliyet gösteren Gürma Madencilik Ltd. Şti. isimli mermer maden ocağının sahibi ve temsile yetkili ortakları oldukları, sanık ...'ın maden mühendisi olup işletmede daimi nezaretçi olarak görev yaptığı, ölen ... ve ...'ın maden ocağında işçi olarak çalıştıkları, olay günü olan 09.10.2016 günü saat 10:00 sıralarında ... ile ... isimli işçilerin mermer bloklarını ayırmak için sodyum klorat içeren patlayıcı madde hazırladıkları sırada meydana gelen patlama sonucunda işçi ...'nın öldüğü, işçi ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, vücudunda 5. derecede kemik kırığı oluşacak, yüzünde sürekli değişikliğe neden olacak ve her iki gözünde de görme kaybı şeklinde duyu ve organlarının işlevinin sürekli yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı olayda, ateşçi olmayan ve patlayıcı ateşçi belgelerinin bulunmayan işçilerin, patlayıcı madde kullanma izin belgesi bulunmayan ve bakanlıktan izinli olmayan patlayıcı maddenin maden sahasında herhangi bir iş güvenliği tedbirleri almaksızın kullandırılması sebebiyle sanıkların asli kusurlu oldukları, bu durumun olay ve olgular kısmında bulunan 19.10.2016 tarihli bilirkişi raporu ile 01.03.2020 tarihinde tanzim edilmiş olan bilirkişi heyeti raporunda belirtildiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Alt Sınırdan Uzaklaşılarak Ceza Verildiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden,

Sanıkların dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne bir kişinin de nitelikli şekilde yaralanmasına sebebiyet veren sanıklar hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafiinin alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verildiğine ilişkin temyiz istemleri yönünden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 01.07.2020 tarihli ve 2019/546 Esas, 2020/2312 Karar sayılı kararında sanıklar ... ve ... müdafiisi ile sanık ... müdafiisi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.05.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararv.süreçistemlerinintemyiztevdiine"chloratehukukîtaksirleolgularonanmasınasebeplerigerekçehükümlerinesastan"kartaş"reddiöldürmesodıum"

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:57:16

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim