Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8312
2023/1864
29 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Davacı vekili 28.02.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; "... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/162 E., 2015/44 K. sayılı ceza dosyası kapsamında rüşvet suçundan müvekkilin beraatine karar verilmiş ve karar Yargıtay incelemesi sonrası kesinleşmiştir. Müvekkilin 04.05.2001 12.02.2002 tarihleri arasında tutuklu kalması sebebiyle avukatına ... olduğu 60.000,00 doların maddi tazminat olarak, 1.000.000,00 TL'nin manevi tazminat olarak tutuklama tarihinden itibaren işleyecek en yüksek kredi faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
Davalı vekili 06.04.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın süresinde açılıp açılmadığı, davacı vekilinin tazminat davası açma yetkisinin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Talep edilen tazminat miktarları fahiştir. Maddi tazminatın belgelendirilmesi gerekir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2019 tarihli ve 2017/75 Esas, 2019/81 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabülüne karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 08.10.2019 tarihli ve 2019/1938 Esas, 2019/3144 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.11.2021 tarihli ve 2019/125485 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacı hakkında mahkumiyet kararı verilmediğinden haksız tutuklama nedeniyle tazminat ödenmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davanın dayanağını oluşturan ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/162 esas sayılı dosyasında 25.02.2015 tarih ve 2015/44 sayılı kararı ile davacı (sanık) hakkında rüşvet almak suçundan beraat kararı verildiği, kararın temyiz incelemesi neticesinde davacı (sanık) hakkında rüşvet almak ve rüşvet vermek suçlarından ötürü 15 yıllık asli ve eklemeli dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla hükmün bozulmasına ve davanın düşmesine karar verilerek ilgili kararın 12.05.2016 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın da davacıya ya da müdafine tebliğ edildiğine dair herhangi bir belgenin bulunmadığı, 28.02.2017 tarihinde havale edilen dava dilekçesine göre davanın yasal sürede açıldığı görülmüştür.
Davacının ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/162 esas sayılı dosyasından 04.05.2001 tarihinde tutuklandığı (... 3. Devlet Güvenlik Mahkemesinin kararıyla), 12.02.2002 tarihinde (... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/38 esas sayılı kararıyla) tahliyesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı her ne kadar 60.000,00 dolar müdafii ücreti ödediğinden bahisle maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de; müdafii ücreti kapsamında yapmış olduğu ödemeye ilişkin herhangi bir yazılı belge ibraz edemediği ve ödemeyi delillendiremediği anlaşılmış olmakla ispat olunamayan maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacının tutuklu kalmış olduğu süre, şahsi ve sosyal durumu, maruz kaldığı manevi üzüntünün derecesi ile zenginleşmeme kuralı da dikkate alınarak hak ve nefaset ölçülerinde, talebin kısmen kabulü ile, 15.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Davacının ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/162 esas sayılı dosyasında cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve bu teşekküle üye olmak, yardım etmek, rüşvet almak ve vermek suçlarından yargılandığı, cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak suçundan verilen kararın Yargıtay incelemesi esnasında 5. Ceza Dairesinin 27.01.2010 tarih 2009/12989 esas, 2010/423 karar sayılı ilamı ile kamu davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine, rüşvet almak ve vermek suçundan verilen kararın Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 12.05.2016 tarih 2016/2480 esas 2016/5010 sayılı kararı ile zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşmesine karar verildiği, davacının bu dosya kapsamında 04.05.2001 tarihinde tutuklanarak 12.02.2002 tarihinde tahliye edildiği, davacı tarafça anılan tutukluluk süresi nazara alınarak 1.000.000,00 TL manevi, 60.000,00 dolar maddi tazminat talep edildiği, yapılan yargılama neticesinde maddi tazminat talebinin reddine, 15.000,00 manevi tazminatın takdirine karar verildiği anlaşılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına göre davacı hakkındaki cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve bu teşekküle üye olmak, yardım etmek, rüşvet almak ve vermek suçlarından açılan davada netice itibariyle zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, dosya içeriğine göre davanın 466 sayılı Kanun'a tabi olduğu, ceza yargılamasının uzun sürmesi nedeni ile makul sürenin aşılması halinin 466 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinde tahdidi şekilde sayılmadığı ve bu nedenle davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olduğunun anlaşılması karşısında, manevi tazminat talebinin de tamamen reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde manevi tazminata hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırılık oluşturan hususlar olduğu bu itibarla istinafta bulunan davalı vekilinin taleplerinin yerinde olduğu anlaşıldığından; hükmün davacıya manevi tazminat verilmesine yönelik ikinci bendi hükümden çıkarılarak yerine "Koşulları oluşmadığından davacının manevi tazminat talebinin reddine" ibaresinin eklenmesine, hükmün vekalet ücretine ilişkin bendi hükümden çıkarılarak yerine "694 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 144 üncü maddesi dikkate alınarak, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.056,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı hazineye verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle; istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/162 E., 2015/44 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının rüşvet almak suçundan 04.05.2001 12.02.2002 tarihleri arasında 284 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılarak düşme kararı verildiği, düşme kararlarının 12.05.2016 tarihinde kesinleştiği, davanın tutuklama tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun'a tabi olduğu anlaşılmıştır.
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Kanun'da düzenlenmiş ise de; özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Kanun'un uygulanması gerekmektedir. 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle 6100 sayılı Kanun'un istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanun'un 353 üncü maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tebliğnamede manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Davacı hakkında atılı suçlardan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, 466 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde tazminat davası açmak için aranan şartların gerçekleşmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 08.10.2019 tarihli ve 2019/1938 Esas, 2019/3144 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:58:38