Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7032
2023/1858
29 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Davacı 10.02.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; kamuoyunda İzmir Casusluk davası olarak bilinen İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/9 Esas sayılı dosyasında FETÖ örgütü tarafından TSK personeline karşı kumpas olduğu kesinleşen davada mağdur sıfatı ile adının geçirildiği ve hakkında fişleme yapıldığını özel hayatı ile ilgili sosyal medya hesaplarından alınan görseller iddianame savcılık tarafından eklenerek kişisel hak ve hürriyetinin ve özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini bu görseller nedeniyle nişanlısının kendisinden ayrıldığını manevi olarak çöküntüye uğradığını ayrıca ordudan ilişiğinin kesilmesine sebep olduğunu belirterek 1.500,00 TL (avukatlık ücreti) maddi tazminat ve 70.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Davalı vekili 24.04.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2018 tarihli ve 2017/41 Esas, 2018/423 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 01.04.2019 tarihli ve 2018/4575 Esas, 2019/1006 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.10.2021 tarihli, davacının temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacının temyiz sebepleri
Davacının fişlendiğine ve kişilik haklarının zarara uğradığına,
ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacı ...'nın İzmir Casusluk davası olarak bilinen İzmir Kapatılan 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/9 Esas (İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 Esas 2016/37 Karar) sayılı dosyasında herhangi bir başvurusu olmaksızın mağdur sıfatıyla adının geçirildiği hakkında gerçek dışı bilgi ve sosyal medya hesaplarında alınan fotoğrafların iddianameye eklenerek özel hayatı ile ilgili fişlemeler yapıldığından bahisle belirtilen dosyada avukatlık ücreti olarak ödemiş olduğu 1.500,00 TL'nin maddi tazminat olarak ve bu olay nedeniyle ordudan ilişiğinin kesilmesi ve nişanlısından ayrıldığını belirterek 70.000,00 TL manevi tazminata hüküm edilmesini talep ettiği, bahsi geçen dosyanın incelenmesinde davacının mağdur sıfatıyla yer aldığı, 04.09.2013 havale tarihli dilekçesiyle de katılma talebinde bulunduğu CMK'nın 141 maddesinde hangi hallerde tazminat istenilebileceğinin düzenlendiği, davacının müşteki sıfatıyla dosyada yer alması ve iddianamede izah edildiği şekilde isminin geçmesinin tazminat koşullarını oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 Esas, 2016/37 Karar sayılı ceza dava dosyasında mağdur olarak gösterildiğini, şüpheli şahıslar tarafından gerçekleştirilen soruşturmaya konu eylemler açıklanırken, hakkındaki sahte fişleme bilgilerinin açıkça iddianame içeriğinde gösterilip, kişilik haklarının ihlal edildiğini, maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen hâkim ve Cumhuriyet savcısının sorumluluğuna dayanarak tazminat talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Davacının temyiz sebebi yönünden;
İncelenen dosyada, davacının tazminat davasına esas kıldığı işlem, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2013 tarihli iddianamesi olup, dosya içerisinde mevcut İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 Esas, 2016/37 Karar sayılı dosyasının gerekçeli kararından, davacının 04.09.2013 havale tarihli dilekçesi ile şikayetçi olduğunu ve katılma talebinde bulunarak davada katılan sıfatını aldığı, 06.01.2013 tarihli iddianamede gösterilen hususların içeriğinden haberinin olduğu, dolayısıyla davacının kendisi hakkında belirtilen hususların en geç katılma talebinde bulunduğu 04.09.2013 tarihinde öğrendiği anlaşılmıştır.
Davacının 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen hâkim ve Cumhuriyet savcısının sorumluluğuna ilişkin olarak tazminat talebinde bulunduğu davada davacının davaya konu iddiaları 04.09.2013 tarihinde öğrendiği, bu tarihte 6545 sayılı Kanun ile 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasının yürürlükte olmadığı, bu itibarla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72 nci maddesinde düzenlenen zamanaşımı hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. İlgili madde şu şekildedir;
''Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.
''
Buna göre davacının öğrenme tarihinin 04.09.2013 olduğu, davanın ise iki yıllık zamanaşımı süresinden sonra 10.02.2017 tarihinde açıldığı anlaşılmakla davanın zamanaşımı yönünden reddedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddedilmesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 01.04.2019 tarihli ve 2018/4575 Esas, 2019/1006 Karar sayılı kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:58:38