Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/2139

Karar No

2023/1840

Karar Tarihi

25 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.04.2016 tarihli ve 2013/166 2016/64

sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir.

  1. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.04.2016 tarihli ve 2013/166 2016/64 sayılı kararının sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23.02.2022 tarihli ve 2020/769 Esas, 2022/1322 Karar sayılı kararı ile;

"...Maktul ...'in sanık ...'un dayısının oğlu olduğu ve maktulün suç tarihinden 1 ay öncesine kadar cezaevinde olduğu, cezaevine girmeden önce ölenin sanık ve kardeşleri ile birlikte ticaret hayatına giriştiği, ... ilçesi ... Şubesinden kredi çektiği, bu kredi borcuna istinaden borcu ödeyememesinden dolayı cezaevine girip çıktığı ancak cezaevinden çıktıktan sonrada sanık ile ticari ilişkilerine devam ettikleri, olay gününden önce sanık ile maktulün ... iline gitmek ve daha önceden sanığın ... yaptığı. isimli şahıstan alacağını almak için ...'ya gitmek konusunda anlaştıkları, sanığın eşi olan katılan .in de sanık ve maktul ile birlikte gitmeye karar verdiği, 04/04/2011 günü saat 05:30 da harekete geçtikleri, sanığın kullandığı 1993 model ... ile yola çıktıktan bir müddet sonra bir benzin istasyonuna girerek aracın yağına suyuna bakıp, aynı zamanda araca LPG aldığı, sonrasında yola devam ettikleri, yolda giderken aracın iki kez hararet yaptığı aynı zamanda üçüncü kez hararet yaptığında da, maktul ...'in "Abi yanacağız, sanayiye girelim!" diye sanığı uyarması üzerine, yol üzerinde bulunan bir sanayiye girdikleri, burada aracın fan motorunda bulunan arızayı giderdikten sonra yola devam ettikleri, . tesislerine ulaştıklarında, katılan .'i orada indirdikten sonra sanık ve maktulün yola devam ettiği, katılan.'in ise tesislerde indikten sonra teyzesi ve onun damadı ile birlikte. köyüne gittiği, sanık ve maktulün birlikte ...'ya gittikleri, ...'daki işleri bittikten sonra saat 14:00 sıralarında Kırıkkale iline uğrayıp saat 16:30 sıralarında, .ilinden ayrılarak ... ... ilçesinde bulunan. olarak tanınan tanık ... ile görüşmek için yola devam ettikleri ve İskilip ilçesinden ...'ya giden yolu kullandıkları, olay mahalline gelmeden önce araçta gaz sıkışmasına benzer bir ses duyması üzerine sanığın, aracı durdurup el feneri yardımı ile aracın motor kısmını kontrol ettiği ancak herhangi bir şey tespit edememesi üzerine yola devam ettiği, maktulün de aracın ön yolcu kısmında sağ koltukta uyuduğu, olay yeri olan İskilip ... yolunan 25.5 km geldiklerinde, sanığın sevk idaresinde bulunan araçta bir anda bir patlama sesi ile birlikte aracın ön kısmında bir yangın başladığı, yangının etkisi ile sanığın aracın kontrolü kaybederek yolun sağında bulunan boş alanda yaklaşık 14 metre aşağıda bulunan dere yatağına aracı indirdiği, bu noktadan sonra sanığın başlayan yangını söndürebilmek için şoför mahallinden inerek aracın arka bagajını açıp burada bulunan takım sandığından keseri alarak yangın başlayan aracın motor kaputunu açıp akü başlığını elinde bulunan keser ile vurarak kestiği, aynı zamanda yangını söndürmek için bunları yaparken yangının bir anda hızlanması ile aracın iç ve dış kısmını da sardığı, maktulün ise sanığın savunmasına göre yolda almış olduğu alkol ve uyku hapının etkisi nedeniyle sağ ön koltukta uyuyor vaziyette olduğu ve uykunun etkisi ile araçtan inemediği, sanığın ise bir anda yangının tüm aracı sarması üzerine müdahale etmeye çalıştığı, yoldan geçen ve kamyon içerisinde bulunan tanıklar .ve ...'ın içerisinde bulunduğu kamyonu durdurduğu, onlardan yardım isteyerek "dayımın oğlu yanıyor" diyerek bağırıp yangına müdahale etmek istediği ancak tanıkların engel oldukları, zira aracın tamamiyle yanmaya başladığı, maktul ...'in ise, aracın sağ koltuğundan inemeyerek çıkan yangının etkisi ile ... içerisinde yanarak öldüğü, maktulün cesedi üzerinde. Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yapılan ölü muayene işleminde cesedin tamamen yanmış olduğunun bildirildiği, ... Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kuruluna ait 24/08/2011 tarih ve 2815 karar sayılı Adli Tıp Kurumu raporuna göre, maktülün ileri derecede yanık ve doku efekleri nedeniyle yangın ortamında iken canlı olup olmadığının ve ölüm sebebinin belirlenemediğinin tespit edildiği, ... Adli Tıp Kurumu 01/02/2012 tarih ve 397 karar sayılı raporuna göre, ortalama 70 75 kg ağırlığında yetişkin genç bir erkek kişinin 6 şişe birayı 1 saat içerisinde içmesi halinde kan alkol düzeyinin ortalama olarak 90 100 mg/dl olacağı, alkolün kandan eliminasyon miktarının saatte ortalama 15 mg/dl olduğunun bilindiği, dosyada mevcut ifadelere göre kişinin alkol alması ile ölümü arasındaki geçen sürenin yaklaşık 7 7,5 saat olduğu anlaşıldığından bu süre zarfında kişinin kan alkol düzeyinin tespit edilebilir alkol düzeninin altına inmesinin tıbben mümkün olduğu, kişinin ölümüne kadar olan süreçte aldığı ifade edilen uyku ilacının etken maddesi ve miktarı bilinmediğinden kişinin kan uyutucu uyuşturucu madde düzeyi hakkında yorum yapmanın tıbben mümkün olmadığının belirtildiği, elde edilen bu somut verilere göre; yolda üç defa arıza yapmasına rağmen trafik koşullarına uygun bulunmayan araçla yola devam edilmesi, aracın teknik donanımının yol şartlarına uygun bulunmaması, araçlarda zorunlu bulunması gereken KKT (kuru kimyevi tozlu) söndürücü ve diğer ekipmanların sanığın aracında olmaması, bu hususların sanık tarafından bilinmesi ve muhtemel sonucun öngörülmesine rağmen aracın kullanılmaya devam olunması karşısında; sanık hakkında belirlenen cezada TCK'nın 22/3. maddesinde tanımlı bilinçli taksir hükümlerince artırım yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayini..."

nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.

  1. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli ve 2022/127 E. 2022/242 K. sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi gereğince 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir.

  2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03/02/2023 tarihli ve 2022/159501 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri

  1. Ceza tayin edilirken alt sınırdan makulu aşan gerekçesiz ayrılarak fazla ceza tayini,

  2. Ölenin kusur durumunun incelenmediğine, sanığın olayda kusuru bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin

  3. Hapis cezasının paraya çevrilmeme gerekçesinin hatalı olduğuna,

ilişkindir.

B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri

  1. Dosya kapsamında tespit edilen delillere göre sanığın eyleminin nitelendirilmesinin hatalı yapıldığına,

  2. Maktulün olay anında herhangi bir şekilde alkol veya uyuşturucu hap etkisiyle uyur durumda bulunmadığının sabit olduğuna, yangın öncesinde sanık tarafından herhangi bir şekilde etkisiz hale getirilmiş veya öldürülmüş olduğundan yangın sırasında araçtan çıkamadığına,

  3. Sanığın olaya kaza süsü verdiğine, sanığın beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın eyleminin TCK’nın 83. maddesinde düzenlenen “ihmali davranışla kasten öldürme” suçunu oluşturduğuna,

  4. Sanık hakkında TCK'nın 85/1. maddesi uygulanırken azami oranda uygulama yapılması gerekirken orta seviyede 4 yıllık hapis cezasının baz alınması, TCK'nın 22/3. maddesi uygulanırken asgari seviyede artırım yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,

  5. Sanığın eyleminin iddianamede belirtildiği şekilde TCK’nın 83. maddesinde açıklandığı üzere “ihmali davranışla kasten öldürme” suçunu oluşturduğundan; maddi delillere, Yargıtay’ın süregelen içtihatlarına, usul ve yasaya aykırı bulunan yerel mahkeme kararının bozulmasının adalete, hakkaniyete ve vicdana en uygun karar olacağına,

  6. Sanığın suçtan pişmanlığı gözlenemediği gibi mahkemeyi yanıltma çabaları da değerlendirildiğinde, TCK'nın 62/1. maddesinin sanık lehine uygulanmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemenin Kabulü

  1. Maktul ...'in sanık ...'un dayısının oğlu olduğu ve maktulün suç tarihinden 1 ay öncesine kadar cezaevinde olduğu, cezaevine girmeden önce ölenin sanık ve kardeşleri ile birlikte ticaret hayatına giriştiği, ... ilçesi ... Şubesinden kredi çektiği, bu kredi borcuna istinaden borcu ödeyememesinden dolayı cezaevine girip çıktığı ancak cezaevinden çıktıktan sonrada sanık ile ticari ilişkilerine devam ettikleri, olay gününden önce sanık ile maktulün ... iline gitmek ve daha önceden sanığın ... yaptığı Necat Tamer isimli şahıstan alacağını almak için ...'ya gitmek konusunda anlaştıkları, sanığın eşi olan katılan.'in de sanık ve maktul ile birlikte gitmeye karar verdiği, 04/04/2011 günü saat 05:30 da harekete geçtikleri, sanığın kullandığı 1993 model ... ile yola çıktıktan bir müddet sonra bir benzin istasyonuna girerek aracın yağına suyuna bakıp, aynı zamanda araca LPG aldığı, sonrasında yola devam ettikleri, yolda giderken aracın iki kez hararet yaptığı aynı zamanda üçüncü kez hararet yaptığında da, maktul ...'in "Abi yanacağız, sanayiye girelim!" diye sanığı uyarması üzerine, yol üzerinde bulunan bir sanayiye girdikleri, burada aracın fan motorunda bulunan arızayı giderdikten sonra yola devam ettikleri,.tesislerine ulaştıklarında, katılan.'i orada indirdikten sonra sanık ve maktulün yola devam ettiği, katılan.'in ise tesislerde indikten sonra teyzesi ve onun damadı ile birlikte . köyüne gittiği, sanık ve maktulün birlikte ...'ya gittikleri, ...'daki işleri bittikten sonra saat 14:00 sıralarında. iline uğrayıp saat 16:30 sıralarında, . ilinden ayrılarak ... ... ilçesinde bulunan Satılmış Aşar olarak tanınan tanık ... ile görüşmek için yola devam ettikleri ve. ilçesinden ...'ya giden yolu kullandıkları, olay mahalline gelmeden önce araçta gaz sıkışmasına benzer bir ses duyması üzerine sanığın, aracı durdurup el feneri yardımı ile aracın motor kısmını kontrol ettiği ancak herhangi bir şey tespit edememesi üzerine yola devam ettiği, maktulün de aracın ön yolcu kısmında sağ koltukta uyuduğu, olay yeri olan İskilip ... yolunan 25.5 km geldiklerinde, sanığın sevk idaresinde bulunan araçta bir anda bir patlama sesi ile birlikte aracın ön kısmında bir yangın başladığı, yangının etkisi ile sanığın aracın kontrolü kaybederek yolun sağında bulunan boş alanda yaklaşık 14 metre aşağıda bulunan dere yatağına aracı indirdiği, bu noktadan sonra sanığın başlayan yangını söndürebilmek için şoför mahallinden inerek aracın arka bagajını açıp burada bulunan takım sandığından keseri alarak yangın başlayan aracın motor kaputunu açıp akü başlığını elinde bulunan keser ile vurarak kestiği, aynı zamanda yangını söndürmek için bunları yaparken yangının bir anda hızlanması ile aracın iç ve dış kısmını da sardığı, maktulün ise sanığın savunmasına göre yolda almış olduğu alkol ve uyku hapının etkisi nedeniyle sağ ön koltukta uyuyor vaziyette olduğu ve uykunun etkisi ile araçtan inemediği, sanığın ise bir anda yangının tüm aracı sarması üzerine müdahale etmeye çalıştığı, yoldan geçen ve kamyon içerisinde bulunan tanıklar Emrah Gödek ve ...'ın içerisinde bulunduğu kamyonu durdurduğu, onlardan yardım isteyerek "dayımın oğlu yanıyor" diyerek bağırıp yangına müdahale etmek istediği ancak tanıkların engel oldukları, zira aracın tamamiyle yanmaya başladığı, maktul ...'in ise, aracın sağ koltuğundan inemeyerek çıkan yangının etkisi ile ... içerisinde yanarak öldüğü anlaşılmıştır.

  2. Maktulün cesedi üzerinde . Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan ölü muayene işleminde cesedin tamamen yanmış olduğu ve kesin ölüm sebebinin Adli Tıp Kurumunca yapılacak otopsi işlemi ile belirlenmesi gerektiğinin tespit edildiği, bunun üzerine ... Adli Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinde yapılan otopsi işlemi sonucunda düzenlenen 07/07/2011 tarihli otopsi raporunda, kişinin kesin ölüm sebebinin ... ATK İlgili İhtisas Kurulu tarafından verilebileceğinin belirlendiği, ayrıca maktüle ait kan ve idrarda uyuşturucu uyarıcı maddelerin bulunmadığı, iç organ parçaları ve mide muhteviyatında zehirli maddelerin bulunmadığı, kanda alkol, eter kloroform ve karboksihemoglobin bulunmadığı ve kişiye ait kas dokusundan kimlik tespitine esas olmak üzere DNA profili tespit edildiği, ... ATK raporu doğrultusunda tüm tahkikat evrakı ... ATK 1. İhtisas Kuruluna gönderilerek maktulun kesin ölüm sebebinin ve maktulün yangın ortamında iken canlı olup olmadığı hususlarının tespitinin istendiği, bu doğrultuda düzenlenen dosyada mevcut 24/08/2011 tarih ve 2815 karar nolu ATK raporuna göre maktülün ileri derecede yanık ve doku efekleri nedeniyle yangın ortamında iken canlı olup olmadığının ve ölüm sebebinin belirlenemediğinin tespit edildiği, yine bu ATK raporu doğrultusunda ... ATK 1. İhtisas Kuruluna yeniden müzekkere yazılarak yanma neticesinde kişinin ölmeden önce kanında ve vucudunda bulunan alkol veya uyutucu gibi maddelerin yanmanın etkisiyle vücudu terkedip etmeyeceği hususlarının tespitinin istendiği (zira maktülün kan ve idrarında alkol uyutucu maddeye rastlanılmamıştır), bu doğrultuda düzenlenen dosyada mevcut 01/02/2012 tarih ve 397 karar nolu ... ATK raporuna göre ortalama 70 75 kg ağırlığında yetişkin genç bir erkek kişinin 6 şişe birayı 1 saat içerisinde içmesi halinde kan alkol düzeyinin ortalama olarak 90 100 mg/dl olacağı, alkolün kandan eliminasyon miktarının saatte ortalama 15 mg/dl olduğunun bilindiği, dosyada mevcut ifadelere göre kişinin alkol alması ile ölümü arasındaki geçen sürenin yaklaşık 7 7,5 saat olduğu anlaşıldığından bu süre zarfında kişinin kan alkol düzeyinin tespit edilebilir alkol düzeninin altına inmesinin tıbben mümkün olduğu, kişinin ölümüne kadar olan süreçte aldığı ifade edilen uyku ilacının etken maddesi ve miktarı bilinmediğinden kişinin kan uyutucu uyuşturucu madde düzeyi hakkında yorum yapmanın tıbben mümkün olmadığının belirtildiği görülmektedir.

  3. Adli Tıp Kurumu Birinci Adli Tıp İhtisas Kurulunun 25/03/2015 tarihli 1368 karar nolu mütalaasında;

"...04/04/2011 tarihinde meydana gelen ... yangını sonrasında ... içerisinde ölü olarak bulunduğu bildirilen İshak ve Remziye oğlu 1977 doğumlu ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bulunan veriler birlikte değerlendirildiğinde:

A Ortalama 70 75 kg ağırlığında yetişkingenç bir erkek kişinin 6 şişe birayı1 saat içerisinde içmesi halinde kan alkol düzeyinin ortalama olarak 90 100 mg/dl olacağı hesaplandığı, alkolün kandan eliminasyon miktarınınsaatte ortalama 15mg/dl olduğu bilindiği, dosyada mevcut ifadelere göre kişinin alkol alması ile ölümü arasında geçen sürenin yaklaşık 7 7,5 saat olduğu anlaşıldığından bu süre zarfında kişinin kan alkol düzeyinin tespit edilebilir alkol düzeyinin altına inmesinin tıbben mümkün olduğu,

B Kişinin ölümüne kadar olan süreçte aldığı ifade edilen uyku ilacının etken maddesi ve miktarı bilinmediğinden kişinin kan uyutucu,uyuşturucu madde düzeyi hakkında yorum yapmanın tıbben mümkün olmadığı,

C Otopsisinde alınan doku örneklerinin Kimya İhtisas Dairesinde yapılan tetkikinde iç organ parçalarında sistematikteki maddelerin bulunmadığı, mide muhteviyatında sistematikteki maddelerin bulunmadığı, Kanda; Alkol (Etanol ve Metanol) bulunmadığı, Sistematikteki uyuşturucu uyarıcı maddelerin bulunmadığı, Eter Kloroform bulunmadığı, COHb (Karboksihemoglobin) bulunmadığı, İdrarda sistematikteki uyuşturucu maddelerin bulunmadığı dikkate alındığında kişinin aranan maddelerle zehirlenerek öldüğünün tıbbi delilleri bulunmadığı,

D Adli dosyada kayıtlı bilgilerde 4/04/2011 tarihinde meydana gelen ... yangını sonrasında ... içerisinde ölü olarak bulunduğu, yapılan olay yeri incelemesinde olay yerinin İskilip’ten ... istikametine doğru giderken, 25 Km’de yolun sağ kısmında yoldan yaklaşık 25 m mesafede şarampolden aşağı bölümde dere yatağına yakın yerde yanmış halde ... olduğu, ... ön motor kısmının dere yatağı istikametine doğru baktığı, ... ilk hali ile görüldüğünde sağ ön ve sağ arka kapısının kapalı olduğu, sol ön şoför kapısının açık, sol arka kapısının kapalı olduğu, motor kaputunun açık vaziyette ve demiri tutturulmuş olduğu, motor kısmının yangından dolayı büyük hasar görmüş ve ... teker lastiklerinin komple yanmış olduğu, aracın sağ ön cantı üzerinde takılı bulunan kısmen yanmış orta göbek kısmında Toyota ibaresi olan plastik cant kapağı olduğu, aracın arka bagaj kapağının açık vaziyette olduğu, bagaj içerisinde sol tarafta patlamamış halde yangından dolayı dış yüzeyi islenmiş LPG tankı olduğu, aracın ilk bulunduğu nokta itibari ile kapalı olan sol arka kapısı çekildiğinde açıldığı, aracın ilk bulunduğu nokta itibari ile aracın sağ tarafa yatık vaziyette olduğu, aracın sağ tarafındaki zemin alanın uçurum olması ve aracın kayma riski ve can güvenliği tehlikesinin bulunması nedeni ile aracın sağ tarafına yaklaşmak güvenlik açısından mümkün olmadığı, aracın iç kısmı kontrol edildiğinde ... iç kısmının tamamen yanmış olduğu,aracın el freninin çekili olmadığı tamamen inik vaziyette olduğu, ... şoför mahalli ve ön sağ yolcu koltuğunda emniyet kemerlerinin komple yanması sebebi ile takılı olup olmadığı tespit edilemediği, ... benzin depo kapağının yerinde olmadığı, aracın içerisine bakıldığında fotoğrafta ve krokide 1 numara ile gösterilen yerde yaklaşık 150 cm boyunda aracın sağ ön yolcu koltuğunda sırt üstü yatar halde yanarak kömürleşmiş şekilde bir şahıs cesedi olduğu, krokide ve fotoğrafta 3 numara ile gösterilen yerde aracın ön kısmında ağaç sap kısmı 40 cm, kesici demir kısmı 10x5 cm olan keser olduğu bahse konu keser üzerinde yapılan incelemede herhangi bir bulgu olmadığı yapılan tozlama yöntemiyle parmak izi incelemesinde ise herhangi bir parmak izine rastlanılmadığı, aracın arka plakasının yerinde olmadığı ve yapılan aramada olay yeri ve çevresinde bulunamadığı, aracın çevresi kontrol edilmiş yangını başlatıcı veya hızlandırıcı herhangi bir şüpheli materyale rastlanılmadığı, fotoğrafta ve krokide 5 ve 6 numara ile gösterilen noktalardan aracın bulunduğu yer istikametine doğru kabartma ... teker izleri olduğu,krokide ve fotoğrafta 5 numaralı yerdenİskilip istikametine doğru bakıldığında 7 m mesafede yolun solunda yol işaret reflektörü olduğu, aracın yol güzergâhı ve geliş yönü olarak değerlendirilen İskilip istikametine aracın bulunduğu ve şarampole uçtuğu noktalar dâhil olmak üzere yol üzeri incelenmiş herhangi bir fren izine rastlanılmadığı,... istikametine ise Stabilize yol başlangıcı olduğu ve yol üzerinde herhangi bir bulguya rastlanılmadığı, aracın çekici vasıtası ile ana yol kenarındaki düz alana olduğu haliyle çıkarıldığında düz alanda sağ ön kapının çekmek sureti ile açıldığı görülmüş yine aracın arka sağ kapısının çekmek sureti ile açıldığı, yapılan otopsisinde mevcut haliyle sağ bacak orta bölümünden kafada ... noktasına kadar 149 cm ölçülen, takriben 45 50 kg ağırlığında, yaşı tefrik edilemeyen, ileri derecede karbonize tarzda yanmış, kömürleşmiş cesedin yüz ve diğer vücut özellikleri tefrik edilemediği, tefrik edilebildiği kadarıyla dış genitallerine göre erkek cesedi olduğu, kafa kubbe ve tüm yüz kemiklerinin ve beyin dokusunun büyük bölümünün karbonize tarzda yanmış olduğu ve az miktarda kalmış olduğu, boyun, göğüs ve batın cilt cilt altı ve yağ dokularının karbonize derecede yanarak kömürleştiği, göğüs ön yüzde sağda yaklaşık 30x20 cm ebadında, sut ve batın boşluğu ile iştirakli geniş doku defekti tespit edildiği, göğüs ön yüzde solda batın boşluğu ile iştirakli 30x26 cm ebadında geniş doku defekti tespit edildiği, batında solda, batın boşluğu ve barsakların görünür vaziyette olduğu 29x14 cm ebadında geniş doku defekti saptandığı, batında sağda 32x9 cm ebadında batın boşluğu ve barsakların görünür vaziyette olduğu geniş doku defekti saptandığı, tüm bu defektlerin karbonize derecede yanmış, cilt cilt altı ve yağ dokusunun dışarıya doğru protrüze olarak parçalanmasından ileri geldiği, sol üst ekstremite kemik yapıları, kas ve yumuşak dokuları ileri derecede karbonize tarzda yanmış olup, bütünlüklerini korumakla birlikte, yanık nedeniyle küçüldüğü ve şekil bozukluğu meydana geldiği, sol humerus, radius ve ulna kemiklerinin ileri derecede yanmış dokular arasından görünür vaziyette olduğu, sol radius, ulna ve metakarp kemiklerinin yanığa bağlı kırılmış ve birbirine yapışmış vaziyette oldukları, sağ üst ekstremite kemik yapılan, kas ve yumuşak dokuları ileri derecede karbonize tarzda yanmış olup, bütünlüklerini korumakla birlikte, yanık nedeniyle küçüldüğü ve şekil bozukluğu meydana geldiği, sağ humerus eklem bölgesinden kısmi olarak ayrıldığı ve düzensiz olarak alt ucundan kopma tarzında kırıldığı, sağ radius, ulna ve metakarp kemiklerinin yanığa bağlı kırılmış olduğu ve birbirine yapışmış vaziyette olduğu, sol spinailiacaanteriorsuperior (SIAS) ile sol femur orta bölümü arası 28 cm ölçülmüş olup, sol alt ekstremitede sadece femurun mevcut olduğu ve femur kemiğinde alt bölümünün yanığa bağlı düzensiz olarak kırılmış olduğu, sol bacak, sol ayak ve sol ayak bileğinin anatomik lokalizasyonlannda olmadığı, sağ alt ekstremitede sağ femur uzunluğu 49 cm ölçüldüğü, sağ bacak üst 1/3 bölümünün yerinde olduğu ve 19 cm ölçüldüğü, sağ bacak 2/3 alt bölümü, sağ ayak ve sağ ayak bileğinin anatomik lokalizasyonlannda olmadığı dikkate alındığında ileri derecede yanık ve doku defektleri nedeniyle yumuşak dokularda ve iç organlarda travma analizi yapılamadığı, yine iç organlarda ayrıntılı makroskobik ve histopatolojik inceleme de yapılamadığı cihetle karbonizasyon (kömürleşme) derecesinde yanık nedeniyle kişinin yangın ortamında iken canlı olup olmadığı, ölüm sebebi ve mekanizmasının belirlenemediği oy birliğiyle mütalaa olunur.” şeklinde belirtildiği,

Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Genel Kurulu 17/12/2015 tarihli raporunda da;

"...04/04/2011 tarihinde meydana gelen ... yangını sonrasında ... içerisinde ölü olarak bulunduğu bildirilen İshak ve Remziye oğlu 1977 doğumlu ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler Genel Kurulca tekrar değerlendirildiğinde;

İleri derecede yanık ve doku defektleri nedeniyle yumuşak dokularda ve iç organlarda travma analizi yapılamadığı, yine iç organlarda ayrıntılı makroskobik ve histopatolojik inceleme de yapılamadığı cihetle karbonizasyon (kömürleşme) derecesinde yanık nedeniyle kişinin yangın ortamında iken canlı olup olmadığı, ölüm sebebi ve mekanizmasının belirlenemediği oy birliğiyle mütalaa olunur..." görüşüne yer verildiği anlaşılmaktadır.

  1. Soruşturma kapsamında yanan ... üzerinde inceleme yapılması ve yangının çıkış nedeninin tespiti için . Cumhuriyet Başsavcılığınca ilçede motor ustası olarak görev yapan . ve oto elektrik ustası olan Erol Kambur bilirkişi olarak tayin edilmiş olup bilirkişilerin ... üzerinde yaptıkları incelemeler neticesinde ortak hazırladıkları dosyada mevcut 05/04/2011 tarihli bilirkişi raporunda, "Aracın ön motor kısmında darbeye bağlı herhangi bir hasar olmadığı, aracın komple motor kısmının yandığından motora dayalı bir aksaklık olmadığı, aracın benzin ve LPG depolarının patlamamış olduğu, aracın sol ön kısmında bulunan akünün darbe olmadan artı kutup başının anahtar ile sökülmüş olduğu, aracın bu haliyle şase yapmasının mümkün olmadığı, ancak şase yaptıktan sonra normal anahtar ile söz konusu kutup başının sökülmüş olabileceği, kaza anında marj dinamosu metal bir aksam ile temas ettiğinde şase yaparak yangın çıkabileceği, fakat kaza esnasında aracın bu kısmı darbe almadığı için şase yapmasının imkansız olduğu, aracın ana elektrik teçhizatında herhangi bir kopma olmadığı, aracın iç kısmında ve sigorta panosunda ses ile patlayarak duman çıkartacak ve yangına sebep olacak herhangi bir unsur olmadığı, yangının çıkış nedeninin kesin olarak tespit edilemediği" hususlarının tespit edildiği, bunun üzerine yine yanan ... üzerinde inceleme yapılması ve yangının çıkış nedeninin kesin olarak tespiti için.Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığınca makine mühendisi olan adli bilirkişi Fatih Tufan dosyaya bilirkişi olarak görevlendirilmiş olup bu bilirkişinin ... üzerinde yaptığı incelemeler neticesinde hazırladığı dosyada mevcut 14/04/2011 tarihli bilirkişi raporunda "aracın hiç bir darbe almadığı, araçtaki yangının sabit bir noktadan değil bir anda iç ve dış noktalarından birlikte başladığı, aracın içerisinde yanıcı bir maddenin patladığı, aracın elektrik devresinden kaynaklı bir kısa devre nedeniyle oluşacak yangının araca bu kadar büyük zarar veremeyeceği, aracın aküsünün (+) kutup başının sert bir cisimle vurularak çatladığı veya kırıldığı, darbe alan (+) kutup başının bölgesinden çıkan elektrolit asitli suyun yanma olayını hızlandırdığı, yanıcı bir maddenin etkisiyle bu derece büyük bir yangına neden olunduğu, normal şartlarda bu tür bir yanma olayının gerçekleşmesi için yaklaşık bahse konu aracın 7 saat süre yanmaya maruz kalması gerektiği, şüphelinin araçta yangın çıktığını görmesine rağmen dayısının oğlu olan müteveffa ... isimli şahsı kurtarmak amaçlı herhangi yeterli bir müdahalede bulunmadığı" şeklinde görüş bildirildiği, kaza tespit tutanağında özetle "aracın komple yandığı, aracın yoldan normal şekilde çıkarak dere yatağına girdiği, herhangi bir fren izinin olmadığı, sanığın olayda kusurlu olduğunun" tespit edildiği görülmüştür.

  2. 05/04/2011 tarihli olay yeri inceleme raporunda, "aracın arka bagaj kapağının açık vaziyette olduğu ve bagaj içerisinde patlamamış halde LPG tankı olduğu, sağ ön ve sağ arka kapısının kapalı olduğu, sol ön şöför kapısının açık olduğu, motor kaputunun açık ve demiri ile tutturulmuş vaziyette olduğu, yoldan yaklaşık 25 m mesafede şarampolden aşağı bölümde dere yatağına yakın yerde yanmış halde olduğu, aracın sağ taraf yatık vaziyette olduğu, sağ tarafındaki zemin alanın uçurum olması ve aracın kayma riski nedeniyle aracın sağ tarafına yaklaşmanın güvenlik açısından mümkün olmadığı, ... iç kısmının tamamen yanmış olduğu, ... şoför mahallinin ve ön sağ yolcu koltuğunda emniyet kemerlerinin komple yanması sebebiyle takılı olup olmadığının tespit edilemediği, sağ ön yolcu koltuğunda sırt üstü yatar halde yanarak kömürleşmiş şekilde bir ceset olduğu, olay yerinde ... ön kısmında bir adet keser olduğu, aracın ön plakasının zemine düşmüş ve kenarı kırılmış ve yanmış halde olduğu, olay yerinde yangını başlatıcı veya hızlandırıcı herhangi bir şüpheli materyale rastlanılmadığı, aracın bulunduğu yer istikametine doğru kabartma ... teker izleri olduğu, ancak yol üzerinde herhangi bir fren izine rastlanılmadığı, ... çekici vasıtasıyla ana yol kenarına çekilmesi sonucu yapılan kontrolde ise cesedin bulunduğu sağ ön kapının çekmek suretiyle açıldığı" hususlarının tespit edilerek olay yeri krokisinin çizildiği, 11/04/2011 tarihinde tekrar olay yerinde bu kez adli bilirkişi ile birlikte yapılan inceleme sonucu hazırlanan 12/04/2011 tarihli ek olay yeri inceleme raporunda olay yerinde yapılan araştırmada 1 adet çakmak bulunduğunun tespit edilerek muhafaza altına alındığı ve söz konusu çakmak üzerinde ... Emniyet Müdürlüğü nezdinde yapılan incelemede herhangi bir parmak izi elde edilemediği, ayrıca olay yeri inceleme ekiplerince olay yerinden alınan yangın svapları üzerinde de ... Kriminal Polis Laboratuarı tarafından yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 26/05/2011 tarihli ekspertiz raporunda söz konusu svaplar üzerinde yanıcı ve hızlandırıcı maddelerden herhangi birine rastlanmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.

  3. İtfaiyeci ., İtfaiyeci . ve İtfaiyeci .tarafından düzenlenen 21/01/2014 tarihli bilirkişi raporunda;

“Sonuç ve kanaat olarak, Dosya içerisinde bulunan tüm belge ve bilgiler kapsamında yapılan inceleme sonucunda;

Söz konusu ... seyir halinde iken aşağıda açıklanan nedenlerle yangın çıkabilme olasılığı bulunmaktadır.

1 Aracın eski ve yıpranmış olması, yolculuk süresince çıkardığı teknik arızalar dikkate alındığında, aracın sökülen termostatının, fan motorunun sürekli çalışmasına neden olduğu ve zamanla ısınan fan motoru elektrik kablolarının eriyerek kısa devre sonucu kablo izolelerinin tutuşup yanmasıyla,

2 Zamanlaaşınıp delinen benzin hortumundan sızan yakıtın sıcak manifolt üzerine damlamasıyla,

3 Aracınmotor kısmında bulunan LPG sistemini düzenleyen kit’de yıpranmaya bağlı olarak aşınan veya genleşen borulardan gaz sızıntısı nedeniyle, aşırı ısınan motorun ısısından gazın parlama yaparak,

Yangın ve parlama meydana gelebilir. Ancak; motor kısmında meydana gelebilecek yangın ve parlama, belirli bir süre sonra yanmanın hızlanmasıyla aracın kabin ve diğer kısımlarına sirayet edebilmektedir. Yangının başladığı noktada elektrik kablo izoleleri, motor kısmındaki plastik akşamlar ve yanıcı parlayıcı özelliği bulunan yakıt ile yağlanmış noktalardan tutuşup yandıktan sonra, yangının aracın ön göğüs kısmına ve diğer alanlarına sirayet edebileceği, Bu olayda yangının başladığı nokta ve yayılma süresi tam olarak bilinememektedir. Araçların motor kısmında meydana gelebilecek yangınların sirayet (yayılma) süreleri yapımında kullanılan maddelerin kimyasal özelliği nedeniyle değişkenlik göstermektedir. Aracın kabin alanına dumanın ve alevin yayılması da bu kapsamda değerlendirilmelidir. İddia edildiği gibi araçta kaza,patlama ve hızlaaracı saran yangın meydana geldi ise şüphelinin yaralanmadan araçtan inmesi, motor kaputunu çıplak elle açması ve akümülatör kablosunu kesmesi önemli bir zaman dilimidir. Şüpheli şahsın aracında KKT olmamasından kaynakla müteveffa şahsı kurtarmak yerine motorda meydana gelen yangınısöndürmekle uğraşması dikkate değer bir noktadır,

Şüpheli şahsın yapılan ... muayenesinde herhangi bir yaralanmasının bulunmadığı belirtilmiştir. Bir yangın ve kurtarma olayında öncelikli görev sırası kurtarma koruma ilk yardım ve söndürmedir.” şeklinde görüş bildirilmiştir.

  1. İTÜ Makine Fakültesi ., Öğretim Görevlisi ., Uzman .tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda;

“Sonuç olarak; Yukarıdaki hususlar muvacehesinde ve dosyada mevcut bilgilere göre, yangının sanık sürücü ... veya bir başkası tarafından çıkarıldığına dair yeterli kanıt bulunmadığı, ancak sürücünün sağ ön koltukta bulunan yolcu ...’i kurtarmak için herhangi bir teşebbüste bulunmadığı, sanık sürücü ...’un yeterli zaman ve imkanı bulunduğu halde bunu yerine getirmemekle ...’in ölümünde bilinçli taksir durumunda ve tam kusurlu olduğu, ...'in kendi ölümünde kusurlu olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.” şeklinde belirtilmiştir.

  1. Trafik Polis Memuru . tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda;

“Dosya içerisinde bulunan tüm belge, tutanak ve fotoğraflar ile Mahkeme Heyetiyle birlikte keşif mahallinde yapmış olduğum incelemeler neticesinde yaklaşık 25 yıllık şoförlük tecrübesi bulunan bir sürücünün;

Yukarıda belirtilen özelliklere sahip bir yolda ... kullanırken gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği, aracında meydana gelebilecek bir arızada veya küçük çaplı bir patlamada yoldan çıkmadan aracını çok rahatlıkla durdurabileceği,

Durduramaması halinde ise, belirlenen hızla (50 80km) yoldan çıkan aracın dar bir açıyla (yola paralele yakın bir açıyla) yoldan çıkacağı, yol ile dere yatağı arasındaki dik eğimli yamaçtan yatay bir şekilde aşağı inerken büyük bir olasılıkla takla atacağı, hızının da etkisiyle geçtiği güzergahta sürtünme ve kazıntı izleri bırakacağı ve araçta belirgin hasarların oluşacağı değerlendirildiğinden, sürücünün anlatımları ile olayın oluşumunun trafik kazalarının karakteristik özelliklerine aykırı olduğu, aracın yoldan aşağı inerken dike yakın bir açıyla indiği, geçtiği güzergahta sadece teker izlerinin görüldüğü, sürtünme ve kazıntı izlerinin görülmediği ve araçta belirgin bir hasarın oluşmadığı, bu durumunda; aracın, kontrollü bir şekilde dike yakın bir eğimle yoldan çıkartıldığı ve planlı bir şekilde dere yatağına doğru iteklendiği izlenimi verdiği, Söndürülmek amacıyla bulunduğu yerden 12m aşağıda bulunan dere yatağındaki akarsuya doğru iteklenmek istenilen (sanığın beyanı doğrultusunda) aracın (aradaki mesafe daha dik ve engebeli) takla atmadan ve büyük bir hasar almadan inmesinin mümkün olmadığı, araçta bulunan ve uyuduğu iddia edilen yolcunun ölümcül bir darbe almasının kaçınılmaz olduğu,

Sürücünün aracı söndürme yerine öncelikli olarak yolcuyu araçtan çıkartmaya çalışması halinde çok rahatlıkla yolcunun hayatını kurtarabileceği kanaatine varılmıştır,” görüşü belirtilmiştir.

  1. Trafik Polis Memuru . tarafından düzenlenen ikinci bilirkişi raporunda;

“Dosya içerisinde bakınan tüm belge, tutanak ve fotoğraflar ile Mahkeme Heyetiyle birlikte 27/02/2015günü (2.keşif) olay mahallinde yapmış olduğum incelemeler neticesinde;

Olayın, ani gelişen bir trafik kazasına ait karakteristik özellikleri taşımadığı,

...'un dosyada bulunan eski beyanlarında; ani bir patlamayla ... içerisine dolan dumanın etkisiyle yoldan çıktığını ve dere yatağına doğru inerken aracın taşa çarparak durduğunu belirtilerek trafik kazası izlenimi verdiği,

Keşif günü verdiği beyanında ise; ani bir patlamayla araçta yangın çıktığım, duman olmadığını, kendisinin yolun kenarında uygun bir yere aracını çekmek istediğini, olay yerine kadar aracı kontrollü bir şekilde kendisinin indirdiğini, sonra araçtan inerek kutup başlarını kırdığını belirterek olayın sadece ... yangını olduğu izlenimi vermeye çalıştığı,

Her iki beyanının da farklılık gösterdiği ve ikna edici olmadığı, yanmaya başlayan aracın ne amaçla yoldan çıkartılarak eğimli ve engebeli alana indirdiğinin anlaşılamadığı, kasıtlı olarak yapılmış (aracı yoldan uzaklaştırıp yangına müdahaleyi zorlaştırma) olabileceği,

Yaklaşık 25 yıllık şoförlük tecrübesi bulunan bir sürücünün; Yukarıda belirtilen özelliklere sahip bir yolda ... kullanırken patlamayla birlikte yanmaya başlayan aracını hiç zaman kaybetmeden yolun hemen sağına park etmesi, kendisinin ve yolcunun can güvenliğini sağlaması, daha sonra ise yangını söndürmek için çözüm yollan (itfaiyeye haber verme, yoldan geçecek araçlardan yardım isteme vs) araması gerekirken, bu şekilde davranmayarak bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği değerlendirilmiş ve bu olayda tamamen kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır,” şeklinde görüş bildirildiği görülmektedir.

  1. Maktulün sanık adına bankadan yüklü miktarda kredi çekmiş olması ve maktül hakkında bu nedenle dava açılıp icra takipleri başlatılmış olduğu iddialarına yönelik, bankalar nezdinde yapılan araştırmada maktulün ... ... Şubesinden 12/11/2008 tarihinde TMO makbuz senedi karşılığı 240.101,50 TL ve 31/12/2008 tarihinde de 231.084,30 TL kredi kullandığı, ... ... Bankası Şubesinden ise 17/11/2008 tarihinde 214.700,00 TL nakit kredi kullandığının anlaşıldığı, maktül hakkında TMO Genel Müdürlüğünün şikayeti üzerine başlatılan soruşturma çerçevesinde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan dolayı ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/149 Esas sayılı dava dosyası kapsamında yargılamasının olduğu ancak maktulün dava devam ederken ölmüş olması nedeniyle hakkındaki davanın düşürülmesine karar verildiği görülmektedir.

  2. Kaza yeri krokisi, kaza tespit tutanağı, olay yeri inceleme raporu, ekspertiz raporu, olayın tanıkları İ.Y., A.U., E.K., S.Ş., Z.A., M.S., O.A., E.M.'nin anlatımları ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

  3. Sanığın aşamalarda verdiği ifadelerinde, atılı suçlamaları kabul etmediği duruşmadaki savunmasında;

"...Ben üzerime atılı suçlamalar ile ilgili olarak daha önceden savunmalarımı bildirmiştim aynen tekrar ederim, ölen ... benim dayımın oğludur, kendisi ile ... iline bazı alacaklarımızı tahsil etmek için yola çıkmıştık, eşide gelmek isteyince kendisini teyzesinin yanına bıraktık, daha sonra yolumuza devam ettik, ben dayımın oğlunun eşinin bizimle gelmesini istemedim çünkü bizim yolumuz uzuyordu, kendisi ısrar edince götürmek zorunda kaldık, ...'dan birlikte dönerken araba aniden patlama ile birlikte yanmaya başladı, bende arabadan indim, o andaki şaşkınlıkla öncelikle arabadaki ateşi söndürmeye çalıştım, .f' in arabadan kendisinin inebileceğini düşünmüştüm, o sırada önceliği arabayı söndürmeye verdim, daha sonra .'e yönelince arabanın iyice yanıyor olduğunu gördüm, kendim kurtamayacağımı anlayınca yoldan geçenlerden yardım istedim, onlarda yangının şiddetli olması nedeniyle beni bırakmadılar, kendileri de müdahale edemediler, jandarmaya ve itfaiyeye haber verdiler, ben oradaki olayın şoku ile kafamı durdurduğum aracın demir aksamına ve yere vurdum, yoksa kafamı kendi aracıma vurmadım, benim maktül ile herhangi bir husumetim yoktu, onu öldürmeye terk etmek için herhangi bir sebebimde yoktur, arabadan inerken Eşref' i kaldırmaya çalıştım, dürttüm, galiba yanıyoruz dedim, kalkacağını düşündüm, sonra kaputu açarak kutup başlarını kırmak suretiyle araçtaki yangını söndürebileceğimi düşündüm, ayrıca ben bu işleri yaparken kaput açık olduğu için Eşref' i göremediyordum, yangın birden bire canlandı, sonrasında ben yoldan geçen araçlardan yardım istedim, üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi istiyorum..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

  1. Ölenin kardeşi katılan ... sanıktan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini beyan etmiştir.

  2. Sanık ...'e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

  3. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve sanığın bozma ilamına karşı savunmasının alındığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

Maktul ...'in sanık ...'un dayısının oğlu olduğu ve maktulün suç tarihinden 1 ay öncesine kadar cezaevinde olduğu, cezaevine girmeden önce ölenin sanık ve kardeşleri ile birlikte ticaret hayatına giriştiği, ... ilçesi ... Şubesinden kredi çektiği, bu kredi borcuna istinaden borcu ödeyememesinden dolayı cezaevine girip çıktığı ancak cezaevinden çıktıktan sonrada sanık ile ticari ilişkilerine devam ettikleri, olay gününden önce sanık ile maktulün ... iline gitmek ve daha önceden sanığın ... yaptığı . isimli şahıstan alacağını almak için ...'ya gitmek konusunda anlaştıkları, sanığın eşi olan katılan .in de sanık ve maktul ile birlikte gitmeye karar verdiği, 04/04/2011 günü saat 05:30 da harekete geçtikleri, sanığın kullandığı 1993 model ... ile yola çıktıktan bir müddet sonra bir benzin istasyonuna girerek aracın yağına suyuna bakıp, aynı zamanda araca LPG aldığı, sonrasında yola devam ettikleri, yolda giderken aracın iki kez hararet yaptığı aynı zamanda üçüncü kez hararet yaptığında da, maktul ...'in "Abi yanacağız, sanayiye girelim!" diye sanığı uyarması üzerine, yol üzerinde bulunan bir sanayiye girdikleri, burada aracın fan motorunda bulunan arızayı giderdikten sonra yola devam ettikleri, . tesislerine ulaştıklarında, katılan .'i orada indirdikten sonra sanık ve maktulün yola devam ettiği, katılan .'in ise tesislerde indikten sonra teyzesi ve onun damadı ile birlikte .köyüne gittiği, sanık ve maktulün birlikte ...'ya gittikleri, ...'daki işleri bittikten sonra saat 14:00 sıralarında Kırıkkale iline uğrayıp saat 16:30 sıralarında, . ilinden ayrılarak ... ... ilçesinde bulunan Satılmış Aşar olarak tanınan tanık ... ile görüşmek için yola devam ettikleri ve İskilip ilçesinden ...'ya giden yolu kullandıkları, olay mahalline gelmeden önce araçta gaz sıkışmasına benzer bir ses duyması üzerine sanığın, aracı durdurup el feneri yardımı ile aracın motor kısmını kontrol ettiği ancak herhangi bir şey tespit edememesi üzerine yola devam ettiği, maktulün de aracın ön yolcu kısmında sağ koltukta uyuduğu, olay yeri olan İskilip ... yolundan 25.5 km geldiklerinde, sanığın sevk idaresinde bulunan araçta bir anda bir patlama sesi ile birlikte aracın ön kısmında bir yangın başladığı, yangının etkisi ile sanığın aracın kontrolü kaybederek yolun sağında bulunan boş alanda yaklaşık 14 metre aşağıda bulunan dere yatağına aracı indirdiği, bu noktadan sonra sanığın başlayan yangını söndürebilmek için şoför mahallinden inerek aracın arka bagajını açıp burada bulunan takım sandığından keseri alarak yangın başlayan aracın motor kaputunu açıp akü başlığını elinde bulunan keser ile vurarak kestiği, aynı zamanda yangını söndürmek için bunları yaparken yangının bir anda hızlanması ile aracın iç ve dış kısmını da sardığı, maktulün ise sanığın savunmasına göre yolda almış olduğu alkol ve uyku hapının etkisi nedeniyle sağ ön koltukta uyuyor vaziyette olduğu ve uykunun etkisi ile araçtan inemediği, sanığın ise bir anda yangının tüm aracı sarması üzerine müdahale etmeye çalıştığı, yoldan geçen ve kamyon içerisinde bulunan tanıklar . ve ...'ın içerisinde bulunduğu kamyonu durdurduğu, onlardan yardım isteyerek "dayımın oğlu yanıyor" diyerek bağırıp yangına müdahale etmek istediği ancak tanıkların engel oldukları, zira aracın tamamiyle yanmaya başladığı, maktul ...'in ise, aracın sağ koltuğundan inemeyerek çıkan yangının etkisi ile ... içerisinde yanarak öldüğü olaya ilişkin Mahkemece kabul edilen olay ve olgularda isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;

  1. Eksik İnceleme İle Hüküm Kurulduğu Yönünden;

Oluş, dosya kapsamı, sanığın savunması, tanık anlatımları, ölen hakkında tanzim olunan otopsi raporları, ölü muayene tutanakları, Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafiinin ölenin kusur durumunun incelenmediğine ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

  1. Kusur Durumu Yönünden;

Soruşturma aşamasında kolluk tarafından düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı, olay yeri inceleme raporu ve Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporlarının oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafiinin sanığın olayda kusuru bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

  1. Cezanın Alt Sınırdan Tayin Edilmesi Gerektiği Yönünden;

5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen neticenin ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak, asli kusurlu sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinden, teşdiden hüküm kurulması, oluş ve dosya kapsamına uygun görüldüğünden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafiinin ceza tayin edilirken alt sınırdan makülu aşan gerekçesiz ayrılarak fazla ceza tayinine ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

  1. Adli Para Cezasına Çevrilme Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine Yönünden;

5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa, bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde birinci fıkranın (a) bendine göre adli para cezasına çevrilebilir. Ancak bu hüküm biliçli taksir halinde uygulanmaz şeklindeki düzenlemeye göre bilinçli taksir halinde uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevirilebilmesinin mümkün olmadığının belirtildiğinden, Mahkemece paraya çevirme hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafiinin hapis cezasının paraya çevrilmeme gerekçesinin hatalı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden;

  1. Suç Vasfına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

Gerek öğreti gerek yerleşmiş yargısal kararlarda yer alan kabullere göre gerçekleşmesi muhakkak görünen neticenin sanık tarafından bilinmesi ve istenmesi hâlinde doğrudan kasıt, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalınması durumunda olası kasıt, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen neticenin meydana gelmesinin engellenemediği durumda bilinçli taksir, öngörülebilir neticenin özen yükümlülüğüne aykırı hareket edilmiş olması nedeniyle öngörülmediği hâllerde ise basit taksir söz konusu olacaktır.

Dosya kapsamındaki somut verilere göre; yolda üç defa arıza yapmasına rağmen trafik koşullarına uygun bulunmayan araçla yola devam edilmesi, aracın teknik donanımının yol şartlarına uygun bulunmaması, araçlarda zorunlu bulunması gereken KKT (kuru kimyevi tozlu) söndürücü ve diğer ekipmanların sanığın aracında olmaması, bu hususların sanık tarafından bilinmesi ve muhtemel sonucun öngörülmesine rağmen aracın kullanılmaya devam olunması karşısında; sanık hakkında belirlenen cezasında 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan bilinçli taksir hükümlerine göre artırım yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, olayda “ihmali davranışla kasten öldürme” suçuna ilişkin somut bir delil bulunmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin dosya kapsamında tespit edilen delillere göre sanığın eyleminin nitelendirilmesinin hatalı yapıldığına, maktulün olay anında herhangi bir şekilde alkol veya uyuşturucu hap etkisiyle uyur durumda bulunmadığının sabit olduğuna, yangın öncesinde sanık tarafından herhangi bir şekilde etkisiz hale getirilmiş veya öldürülmüş olduğundan yangın sırasında araçtan çıkamadığına, sanığın eyleminin klasik anlamda taksirle ölüme sebebiyet verme suçunu oluşturmasının mümkün olmadığı, mevcut olayımızda bilinçli taksir nitelemesinin bile olayın oluşumu ve sanığın davranışları sonucunda adil olmayacağı, eylemin iddianamede belirtildiği şekilde TCK’nın 83. maddesinde açıklandığı üzere “ihmali davranışla kasten öldürme” suçunu oluşturduğundan; maddi delillere, Yargıtay’ın süregelen içtihatlarına, usul ve yasaya aykırı bulunan yerel mahkeme kararının bozulmasının adalete, hakkaniyete ve vicdana en uygun karar olacağına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2.Temel Cezaya İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12 833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirle işlenen suçlarda, 5237 sayılı Kanun'un "Taksir" başlıklı 22 nci maddesinin dördüncü ve aynı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemeler birlikte göz önüne alınarak, failin kusur durumu öncelikle değerlendirilip, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun ağırlığı ölçütleri dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi gerektiği, buna göre bir kişinin ölümüne neden olan ve asli kusurlu olduğu kabul ve tespit edilen sanık hakkında, cezada orantılılık ilkesi ile ... ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedildiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılanlar vekilinin tayin edilen cezaya ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

  1. Bilinçli Taksir Artırımının Yetersiz Olduğu Yönünden;

Bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen cezanın üçte birden yarısına kadar artırılabileceği amir hükmü doğrultusunda makul oranda artırım yapıldığı anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan vekilinin bilinçli taksirden artırım oranının yetersiz olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

4.Takdiri İndirim Yönünden;

5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu mahkeme hakiminin takdirinde olup, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli ve 2022/127 Esas, 2022/242 Karar sayılı kararında, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.05.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyiztevdiinev.süreçolgularonanmasınasebeplerigerekçe

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:00:05

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim