Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/67
2023/1837
25 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli ve 2015/223 Esas, 2016/143 Karar sayılı kararı ile katılan sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 63 üncü maddesi gereğince 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve mahsuba; sanık ... hakkında, taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 27.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.12.2020 tarihli ve 2016/362854 sayılı, onama onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan ... Vekili ile Katılan ...'in Temyiz İsteği;
-
Sanık ...'in üst hadden cezalandırılması gerekirken, 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmış pişman olmadığını açıkça belirten sanığın duruşmadaki olumlu hal ve tavrı lehine takdiri indirim nedeni kabul edilmiş ve sanığın kişiliği sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak hapis cezası adli para cezasına çevrilmiş olması, şartları oluşmadığı halde sanığın cezasından takdiri indirim yapılmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
-
Fiilin ağırlığıyla orantılı ceza verilmesi ilkesi çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek temel cezaların saptanması gerektiği gözetilmeden yalnızca soyut yasal ifadeler tekrar edilerek sanık hakkında verilecek hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak verilmemesi ve seçenek yaptırım olarak adli para cezası verilmesinin isabetsiz olduğuna,
-
Sanık ...'in asli kusurlu olduğuna, tali kusurlu olmadığına, kazaya sebebiyet verenin ... olduğuna, ...' in yalan beyanda bulunduğuna,
-
Keşif yapılmaksızın iki sanığın da tali kusurlu kabul edilmesinin bozma sebebi olduğuna,
-
Katılan ...'in oğlu olan sanık ...'ın kusurlu sayılsa bile ...'in kusurundan fazla olamayacağına,
ilişkindir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği;
-
Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
-
Kusur tespitine, kusurun diğer ... sürücüsüne ait olduğuna, müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine,
-
Eksik incelemeye, keşif yapılması gerektiğine,
-
Cezaevinde yattığı sürenin cezadan mahsup edilmediğine,
-
İki sürücüyü de tali kusurlu kabul etmesine rağmen mahkemece müvekkili sanığa daha fazla ceza verildiğine,
ilişkindir.
C. Katılan Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği;
-
Kazanın oluşumuna sebebiyet verenin diğer sanık olduğuna, bu sebeple diğer sanıkla müvekkilinin tali kusurlu kabul edilmesinin bozma sebebi olduğuna,
-
ATK raporunda, kazalı araçların çarpışma noktaları, kazadan sonra bulundukları konumları, kazada oluştuğu belirtilen fren izi, yolun eğimi gibi kazanın aydınlatılması için hayati önemde olan noktaların hiçbirine değinilmediğine, bu açıdan oldukça yetersiz ve denetime elverişsiz bu ATK raporuna dayanarak hüküm kurulmasının düşünülemez olduğuna,
-
Asli kusurlunun tam olarak belirlenemediği için yeniden bilirkişi raporu alınmaksızın, yerinde keşif yapılmaksızın her iki sanığında tali kusurlu sayılmasının kabul edilemez olduğuna,
-
Dosyanın kovuşturma aşamasında bilirkişi incelemesi yapılmaksızın bu haliyle karar verilmesi yerleşik Yargıtay içtihatlarında da sabit olduğu üzere bozma sebebi olduğuna,
-
Somut olayda kazanın oluş biçimi ve kazalı araçların çarpışma noktalarını incelediğimizde kazanın müvekkil sanığın beyanına göre gerçekleştiğinin anlaşıldığı, ayrıca diğer sanık ... hakkında tali kusurlu sayılması nedeniyle adli para cezası verilmiştir. Ancak sanık ... hakkında verilen cezanın hafif olması, sanığın asli kusurlu sayılması ve dolayısıyla daha ağır bir ceza verilmesi gerektiğine,
-
Sanık ... hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
-
Olay günü saat 18:30 sıralarında, sanık ...'in kullandığı . plakalı ... ile Karabük ilinden ... ilçesi istikametine meskun mahal dışında, 50 km/s hız sınırının olduğu ıslak asfalt zeminli yolda yağmurlu havada seyir halinde iken, katılan sanık ...'in kullandığı ve içerisinde ..., ..., ... ve ...'in kardeşi olan ...'in yolcu olarak bulunduğu .plakalı aracın,. karayolu ... köyü mevkindeki virajda sanık ...'in seyir şeridinde çarpışması neticesinde, ..., ... ve ...'in öldüğü, ...'nin dosya içerisinde mevcut kati raporda belirtildiği gibi hayati tehlike geçirecek şekilde, katılan sanık ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı, katılan sanık ...'in ...'den şikayetçi olduğu,.nin babası ...'nin ... ve ...'den şikayetçi olmadığı, ... ve ...'in babası ...'in ...'den şikayetçi olduğu, ...'nın babası olan ...'nın ...'den şikayetçi olduğu anlaşılmaktadır.
-
Ölenlerin kesin ölüm sebebini belirleyen, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 10.06.2015 tarihli ölü muayene tutanağında ...'nın kesin ölüm sebebinin yaşanan kaza sonucu meydana gelen kafa travmasına bağlı olarak oluşan çoklu beyin hasarı, bacak kırığına bağlı gelişen dolaşım yetmezliği sonucu olduğunun belirlendiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2015 tarihli ölü muayene tutanağında da, ... ve ...'in ölüm sebebinin trafik kazası sonucu gelişmesi muhtemel künt genel beden travması, kafa travması, göğüs travması, hemotraks, akciğer kontüzyonu ve pnomotoraks, akciğer akspirasyonu, ekstremite kırıklarına bağlı meydana gelen solunum ve dolaşım yetmezliği sonucu olduğu görülmektedir.
-
Katılan ...'ne ait genel adli muayene raporlarına göre, katılanın hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, katılan sanık ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı belirtilmiştir.
-
Kaza tespit tutanağında; olay yerinde yolun 7 metre genişlikte, çift yönlü, virajlı, yolun ortasında devamlı çizgi olduğu, kenarlarında 2,60 metre genişlikte banket ve viraj levhalarının olduğu, zeminin asfalt ve ıslak, havanın yağmurlu olduğu, hız sınırının 50 km/s olduğunun tespit edildiği, sanık ...'e ait aracın 9.30 metre uzunluğunda fren izinin bulunduğu, kusur durumuna ilişkin olarak da, katılan sanık ...'in sevk ve idaresindeki .plaka sayılı otomobili ile kendi şeridinden seyreder iken sanık ...'in sevk ve idaresindeki . plaka sayılı Kia marka otomobili ile şerit ihlali yapması sonucu katılan sanık ...'in kaza yapmamak için karşı şeride manevra yapması ve aynı şekilde ...'in de kendi şeridine geçmesi sonucu trafik kazasının meydana geldiği belirtilerek sanık ...'in şerit izlemek ve değiştirmek kurallarına uymayarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı kanun) 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendini ihlal ettiğinden asli kusurlu, katılan sanık ...'in ise kusursuz olduğu görüşü bildirilmiştir.
-
Soruşturma aşamasında alınan tarihsiz bilirkişi raporunda, sanık ...'in kendi beyanlarına göre değerlendirmelerde ve çarpışma noktasının kazanın kendi şeridi üzerinde olmasından dolayı bir kusurunun olmadığı, diğer sürücü beyanlarına göre değerlendirmelerde tali kusurlu olduğu; katılan sanık ...'in kendi beyanına göre yapılan değerlendirmede kusurunun olmadığı ancak, trafiğin akışı açısından yapılan değerlendirmelerde ve çarpışma noktasının ve kazanın karşı şeridin üzerinde olmasından dolayı ve trafik güvenliğini tehlikeye düşürmesi nedeniyle tali kusurlu ve asli kusurlu olduğu görüşünün bildirildiği anlaşılmıştır.
-
Kaza yeri krokileri, olay yeri görgü tespit ve ölü muayene tutanağı, kamera inceleme tutanağı, sanıkların alkolsüz olduğuna dair raporlar, tutanaklar ve genel adli muayene raporları dava dosyasında mevcuttur.
-
Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu ... Trafik İhtisas Dairesine ait 03.08.2015 tarihli rapora göre;
"... I. Hal; . plakalı otomobilin şerit ihlali yaparak yaklaşmasından mütevellit 78 BG 169 plakalı otomobilin sürücüsü sola yönelip karşı şerite geçmişse;
A . plakalı otomobil sürücüsü ... çift yönlü virajlı yolda, karşı yön şeritini ihlal ederek, tehlike arz edecek tarzda olay yerine yaklaşması neticesinde neden olduğu olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine uymadığından asli kusurludur.
B 78 BG 169 plakalı otomobil sürücüsü ... 50km.hız sınırı bulunan çift yönlü virajlı yolda hızını mahal şartlarına göre ayarlamamış, karşıdan şeritini ihlal ederek yaklaşan aracı gördüğünde yolun sağındaki bankete yanaşmayıp, uygun önlem almayıp sola yönelip karşı şerite geçmesiyle neden olduğu olayda tali kusurludur.
II.Hal;. plakalı otomobil sürücüsü şerit ihlali yaparak kontrolsüzce seyretmişse;
A . plakalı otomobil sürücüsü ... 50 km. hız sınırı bulunan çift yönlü virajlı yolda hızını mahal şartlarına göre ayarlamadan olayı önlemek için yolun sağındaki bankete yanaşmadan uygun önlem almadan dikkatsiz ve özensiz seyrettiğinden dolayı tali kusurludur.
B . plakalı otomobil sürücüsü ... 50 km. hız sınırı bulunan çift yönlü virajlı yolda, hızını mahal şartlarına göre ayarlamadan karşı yön şeritini ihlal ederek kontrolsüzce, seyretmesi neticesinde neden olduğu olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine uymadığından asli kusurludur..." şeklinde görüş bildirilmiş olduğu ve Mahkemece bu raporda belirtildiği üzere kaza sonrası ortaya çıkan bulgularında hangi sürücünün beyanının doğru olduğu yönünden kesin bir fikir ortaya koyamaması karşısında her iki sanığında tali kusurları ile kazaya sebep oldukları kanaatine varılarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
- Katılan sanık ... ve sanık ...'in aşamalarda verdiği ifadelerinde atılı suçlamaları kabul etmedikleri, katılan sanık ... savunmasında;
"...Ben ... ilinden Karabük iline doğru gidiyordum, ... ilçesine geldiğimde yol gidiş gelişti, ben, karşıdaki ... direk benim şeridimde idi, ortalı falan değil direk benim şeridimden doğru geliyordu, ben de sellektör yapa yapa gittim, karşı tekrar kişi yerine geçmeyince ben de sağ tarafa kıramadım düşük banket vardı, 50 60 cm civarında vardı, ben de sol tarafa kaçtım sol taraf boş diye, benim kaçmamın hemen akabinde sayın ... de sol şeride kırdı direksiyonu ve kaza gerçekleşti, ben sellektör yapa yapa gittim o kendi şeridine geçmedi, ben geçtikten sonra kendi şeridine geçti, olay sebebi ile diğer sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, ben diğer aracı gördüğümde yaklaşık olarak yani kendi şeridine geçebilecek kadar zaman vardı, tahminen 70 metre kadar falan mesafe vardı, direk benim şeridimde idi, gündüzdü, saat 17:30 sıraları falandı. Zannedersem yanlış geçmiş, savcılıktaki ifadem geçerlidir, yanlışlıkla kayda geçmiş olması lazım, ben bir kere şerit değiştirdim, ben bir defa onun şeridine geçtim, orda kaldım ben, ilk gördüğümde 70 metre mesafe vardı, hızım da 70 km civarında idi, ben 60 dakikada geldim, bir saatte geldim ben tam ...'dan ...'a, ortalama olarak 60 km hızla gidiyordum da orda 70 km falan vardı sanırım, olay öncesinde alkol uyuşturucu gibi bir şey almadım, zaten türbe ziyaretinden geliyorduk...",
Sanık ...'in savunmasında;
"... Ben kendi yolumda giderken tahminen 6 7 metre kala ya diyorum, bu birden aklıma gelen şu oldu, bu adam intihar mı ediyor dedim, bende film koptu, o andan sonrasını bilmiyorum, hatırlamıyorum, yani şöyle ki, şikayetçi olsak ne olacak ki, o şikayetini devam ettirsin ben şikayetçi değilim, şikayetçi olsak ne yapalım yani, ne olur, işte vicdanen rahatım, 6 7 metre kala önüme birden kırdı bu adam intihar mı ediyor dedim, bende şey koptu, ondan sonrasını, 50 60 km hızla gidiyordum, ben kendi yolumdan gidiyorum, birden bire önüme doğru kırınca bu adam intihar mı ediyor dedim, ondan sonra bende de film koptu, aracı ben karşıdan gelirken önümüz virajdı, o virajdan kendisini gördüm gelirken gördüm virajdan, tahminen 50 60 metre vardır gördüğümde, daha önceden görüşüm 50 60 metre vardı, yaklaştığında birden bire önüme kırınca bu adam intihar mı ediyor dedim yani kendi kendime, ondan sonrası bende de kopuk, ben kendim de bir hafta on gün yoğun bakımda kalmışım, öncesinde ben uyuşturucu madde hap falan almadım, aracımdan çıkan ilacı bana bir arkadaş verdi, ben de bir iki tane attım, sanayide . sanayisinde dolaşıyor bu arkadaş, dedi bitkisel yarayışlı falan diye, nereye yarayışlı olduğunu bilmiyorum, ben onu eczaneye de gösterdim, tamam kendiniz kullanın da çoluğa çocuğa vermeyin dedi bana eczacı, nereye iyi geldiğini bilmiyorum, eczaneye sordum zararlı bir şey değil dedi, bir zamanlar psikolojik sorunlarım vardı, şu anda 12 seneden beriye yok, şu anda tedavi görmüyorum..." şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür.
-
Katılanlar ..., ... ile katılan sanık ...'in her aşamada sanık ...'den şikayetçi olduklarını beyan ettikleri ve 20.01.2016 tarihinde haklarında katılma kararı verildiği, ölen ...'ün babası ...'nin ise soruşturma aşamasında sanık ... ile katılan sanık ...'den şikayetinin bulunmadığını beyan ettiği tespit edilmiştir.
-
Mahkemece, "...Katılan sanık ... hakkında temel cezanın vefat edenlerden bir tanesinin kendi kardeşi olması, yaralı kurtulan katılan ...'ün ve mağdur sanık ...'in kendisinden şikayetçi olmadığını belirtmesi, olayda bilinçli taksire ilişkin herhangi bir bulgunun olmayışı, yine vefat eden Muhammed ve Mevlüt'ün ailelerinin de şikayetinin bulunmadığını belirtmeleri karşısında 2 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesine,
Mağdur sanık ... hakkında ise kazada vefat edenlerin ailelerinin ve yaralanan Ezelhür ile katılan sanık ...'ın şikayetçi olmaları sebebi ile 3 yıl 9 ay hapis cezası olarak belirlenmesine,
Katılan sanık ... ve Mağdur sanık ... hakkında verilen hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesine, haklarında CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına..." şeklinde karar verildiği anlaşılmaktadır.
- Sanıklara ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Oluş ve dosya kapsamına göre, olay günü saat 18:30 sıralarında, sanık ...'in kullandığı 78 AS 606 plakalı ... ile Karabük ilinden ... ilçesi istikametine meskun mahal dışında, 50 km/s hız sınırının olduğu ıslak asfalt zeminli yolda yağmurlu havada seyir halinde iken, katılan sanık ...'in kullandığı ve içerisinde ..., ..., ... ve ...'in kardeşi olan ...'in yolcu olarak bulunduğu .plakalı aracın, Karabük karayolu ... köyü mevkindeki virajda sanık ...'in seyir şeridinde çarpışması neticesinde, ..., ... ve ...'in öldüğü, ...'nin dosya içerisinde mevcut kati raporda belirtildiği gibi hayati tehlike geçirecek şekilde, katılan sanık ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı, katılan sanık ...'in ...'den şikayetçi olduğu, Mevlüt Ekincinin babası ...'nin ... ve ...'den şikayetçi olmadığı, ... ve ...'in babası ...'in ...'den şikayetçi olduğu, ...'nın babası olan ...'nın ...'den şikayetçi olduğu olaya ilişkin Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
A. Katılan ... Vekili ile Katılan ...'in Temyiz İsteği Yönünden;
- Sanık ... Hakkında Tayin Edilen Ceza ve Paraya Çevirme Hükümlerinin Uygulanması Yönünden;
Olay günü saat 18:30 sıralarında, sanık ...'in kullandığı 7. plakalı ... ile Karabük ilinden ... ilçesi istikametine meskun mahal dışında, 50 km/s hız sınırının olduğu ıslak asfalt zeminli yolda yağmurlu havada seyir halinde iken, katılan sanık ...'in kullandığı ve içerisinde ..., ..., ... ve ...'in kardeşi olan ...'in yolcu olarak bulunduğu 78 BG 169 plakalı aracın, . karayolu ... köyü mevkindeki virajda sanık ...'in seyir şeridinde çarpışması neticesinde, ..., ... ve ...'in öldüğü, ...'nin dosya içerisinde mevcut kati raporda belirtildiği gibi hayati tehlike geçirecek şekilde, katılan sanık ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı olayda; Mahkemece "suçun işleniş şekli, madur sanığın kusur durumu, ölen ve yaralanan kişi sayısı,yaralıların rapor durumu, mağdur sanığın şahsi ve sosyal durumu, kendisi hakkındaki şikayet hali nazara alınarak takdiren" gerekçeleri ile mahkemece takdiren ve teşdiden temel cezanın 4 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesinde ve "sanığa verilen hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler, yargılama sürecindeki davranışları göz önüne alınarak" gerekçeleri ile adli para cezasına çevrilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan ... vekili ile katılan ...'in, sanık ...'in üst hadden cezalandırılması gerekirken, 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmış pişman olmadığını açıkça belirten sanığın duruşmadaki olumlu hal ve tavrı lehine takdiri indirim nedeni kabul edilmiş ve sanığın kişiliği sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak hapis cezası adli para cezasına çevrilmiş olması, fiilin ağırlığıyla orantılı ceza verilmesi ilkesi çerçevesinde somut olay açıkça irdelenerek temel cezaların saptanması gerektiği gözetilmeden yalnızca soyut yasal ifadeler tekrar edilerek sanık hakkında verilecek hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak verilmemesi ve seçenek yaptırım olarak adli para cezası verilmesinin isabetsiz olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
- Eksik İnceleme İle Hüküm Kurulduğu Yönünden;
Oluş, dosya kapsamı, sanık ve katılan sanığın ifadeleri, ölenler hakkında tanzim olunan adli muayene raporları ile ölü muayene tutanakları, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporları ve krokiler karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan ... vekili ile katılan ...'in keşif yapılmaksızın iki sanığın da tali kusurlu kabul edilmesinin bozma sebebi olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
- Kusur Durumu Yönünden;
Olay günü saat 18:30 sıralarında, sanık ...'in kullandığı . plakalı ... ile Karabük ilinden ... ilçesi istikametine meskun mahal dışında, 50 km/s hız sınırının olduğu ıslak asfalt zeminli yolda yağmurlu havada seyir halinde iken, katılan sanık ...'in kullandığı ve içerisinde ..., ..., ... ve ...'in kardeşi olan ...'in yolcu olarak bulunduğu 78 BG 169 plakalı aracın, Karabük karayolu ... köyü mevkindeki virajda sanık ...'in seyir şeridinde çarpışması neticesinde üç kişinin öldüğü, biri nitelikli olmak üzere iki kişinin yaralandığı, tanık anlatımının ve kamera görüntülerinin olmadığı olayda; her ne kadar çarpışma sanık ...'in şeridinde gerçekleşmiş olsa da, krokiler, raporlar, sanık ve katılan sanığın savunmaları dikkate alındığında, ıslak zeminli asfalt virajlı yolda sanık ... ve katılan sanık ...'ın mahal şartlarına göre hızlarını ayarlamadıkları ve iki yönlü yolda kontrolsüzce seyir halinde oldukları ve kazanın da bu sebeple meydana geldiğinden kazanın meydana gelmesinde eşit kusurlu kusurlu oldukları anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan ... vekili ile katılan ...'in sanık ...'in asli kusurlu olduğuna, tali kusurlu olmadığına, kazaya sebebiyet verenin ... olduğuna, ...' in yalan beyanda bulunduğuna, katılan ...'in oğlu olan sanık ...'ın kusurlu sayılsa bile ...'in kusurundan fazla olamayacağına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
- Takdiri İndirim Nedenlerinin Uygulanmasına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.11.2019 tarihli ve 2018/14 521 Esas, 2019/635 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kıstaslar, 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasında, "...failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar..." şeklinde, uygulamada hâkimi sınırlayıcı değil yol gösterici nitelikte ve örnekseme yoluyla gösterilmiş; ancak, hüküm tarihinden önce, anılan fıkrada değişiklik yapılarak, takdirî indirim nedenleri tahdidi hale getirilmiş ve takdirî indirim nedenlerinin uygulama alanı daraltılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin, 27.05.2022 tarihli ve 31848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesi ile değişik ikinci fıkrasında, takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kriterler, "... failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri..." şeklinde sınırlı olarak sayılmış, ayrıca, duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışların, takdirî indirim nedeni olarak dikkate alınamayacağı ve takdirî indirim nedenlerinin kararda gerekçeleriyle gösterilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Bu açıklamalar ışığında incelenen dosyada; "sanığın duruşmadaki olumlu hal ve tavrı lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek" şeklindeki hak, ... ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine uygun, yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye dayalı olarak takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, katılan ... vekili ile katılan ...'in şartları oluşmadığı halde sanığın cezasından takdiri indirim yapılmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılan Sanık ... Müdafinin Temyiz İsteği Yönünden;
- Eksik İnceleme İle Hüküm Kurulduğu Yönünden;
Oluş, dosya kapsamı, sanık ve katılan sanığın ifadeleri, ölenler hakkında tanzim olunan adli muayene raporları ile ölü muayene tutanakları, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporları ve krokiler karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan sanık ... müdafiinin asli kusurlunun tam olarak belirlenemediği için yeniden bilirkişi raporu alınmaksızın, yerinde keşif yapılmaksızın her iki sanığında tali kusurlu sayılmasının kabul edilemez olduğuna, dosyanın kovuşturma aşamasında bilirkişi incelemesi yapılmaksızın bu haliyle karar verilmesinin yerleşik Yargıtay içtihatlarında da sabit olduğu üzere bozma sebebi olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
- Kusur Durumu Yönünden;
Olay günü saat 18:30 sıralarında, sanık ...'in kullandığı . plakalı ... ile . ilinden ... ilçesi istikametine meskun mahal dışında, 50 km/s hız sınırının olduğu ıslak asfalt zeminli yolda yağmurlu havada seyir halinde iken, katılan sanık ...'in kullandığı ve içerisinde ..., ..., ... ve ...'in kardeşi olan ...'in yolcu olarak bulunduğu .plakalı aracın, Karabük karayolu ... köyü mevkindeki virajda sanık ...'in seyir şeridinde çarpışması neticesinde üç kişinin öldüğü, biri nitelikli olmak üzere iki kişinin yaralandığı, tanık anlatımının ve kamera görüntülerinin olmadığı olayda; her ne kadar çarpışma sanık ...'in şeridinde gerçekleşmiş olsa da, krokiler, raporlar, sanık ve katılan sanığın savunmaları dikkate alındığında, ıslak zeminli asfalt virajlı yolda sanık ... ve katılan sanık ...'ın mahal şartlarına göre hızlarını ayarlamadıkları ve iki yönlü yolda kontrolsüzce seyir halinde oldukları ve kazanın da bu sebeple meydana geldiğinden kazanın meydana gelmesinde eşit kusurlu kusurlu oldukları anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan sanık ... müdafiinin kazanın oluşumuna sebebiyet verenin diğer sanık olduğuna, bu sebeple diğer sanıkla müvekkilinin tali kusurlu kabul edilmesinin bozma sebebi olduğuna, ATK raporunda, kazalı araçların çarpışma noktaları, kazadan sonra bulundukları konumları, kazada oluştuğu belirtilen fren izi, yolun eğimi gibi kazanın aydınlatılması için hayati önemde olan noktaların hiçbirine değinilmediğine, bu açıdan oldukça yetersiz ve denetime elverişsiz bu ATK raporuna dayanarak hüküm kurulmasının düşünülemez olduğuna, sanık ... hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
- Sanık ... Hakkında Tayin Edilen Ceza ve Paraya Çevirme Hükümlerinin Uygulanması Yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12 833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirle işlenen suçlarda, 5237 sayılı Kanun'un "Taksir" başlıklı 22 nci maddesinin dördüncü ve aynı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemeler birlikte göz önüne alınarak, failin kusur durumu öncelikle değerlendirilip, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun ağırlığı ölçütleri dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi gerektiği, buna göre katılan sanık ile eşit kusurlu olduğu kabul ve tespit edilen sanık ... hakkında, "suçun işleniş şekli, madur sanığın kusur durumu, ölen ve yaralanan kişi sayısı, yaralıların rapor durumu, mağdur sanığın şahsi ve sosyal durumu, kendisi hakkındaki şikayet hali nazara alınarak takdiren" gerekçeleri ile mahkemece takdiren ve teşdiden temel cezanın 4 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlendiği ve tayin edilen cezaya ilişkin olarak da adli para cezası hükümleri uygulandığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan sanık ... müdafiinin somut olayda kazanın oluş biçimi ve kazalı araçların çarpışma noktalarını incelediğimizde kazanın müvekkil sanığın beyanına göre gerçekleştiğinin anlaşıldığı, ayrıca diğer sanık ... hakkında tali kusurlu sayılması nedeniyle adli para cezası verildiğine, ancak sanık ... hakkında verilen cezanın hafif olması, sanığın asli kusurlu sayılması ve dolayısıyla daha ağır bir ceza verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
C. Sanık ... Müdafinin Temyiz İsteği Yönünden;
- Sübuta ve Eksik İncelemeye İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Oluş, dosya kapsamı, sanık ve katılan sanığın ifadeleri, ölenler hakkında tanzim olunan adli muayene raporları ile ölü muayene tutanakları, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporları ve krokiler karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık ... müdafiinin suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, eksik incelemeye, keşif yapılması gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
- Kusur Durumu Yönünden;
Olay günü saat 18:30 sıralarında, sanık ...'in kullandığı . plakalı ... ile Karabük ilinden ... ilçesi istikametine meskun mahal dışında, 50 km/s hız sınırının olduğu ıslak asfalt zeminli yolda yağmurlu havada seyir halinde iken, katılan sanık ...'in kullandığı ve içerisinde ..., ..., ... ve ...'in kardeşi olan ...'in yolcu olarak bulunduğu . plakalı aracın, Karabük karayolu ... köyü mevkindeki virajda sanık ...'in seyir şeridinde çarpışması neticesinde üç kişinin öldüğü, biri nitelikli olmak üzere iki kişinin yaralandığı, tanık anlatımının ve kamera görüntülerinin olmadığı olayda; her ne kadar çarpışma sanık ...'in şeridinde gerçekleşmiş olsa da, krokiler, raporlar, sanık ve katılan sanığın savunmaları dikkate alındığında, ıslak zeminli asfalt virajlı yolda sanık ... ve katılan sanık ...'ın mahal şartlarına göre hızlarını ayarlamadıkları ve iki yönlü yolda kontrolsüzce seyir halinde oldukları ve kazanın da bu sebeple meydana geldiğinden kazanın meydana gelmesinde eşit kusurlu kusurlu oldukları anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık ... müdafiinin kusur tespitine, kusurun diğer ... sürücüsüne ait olduğuna, müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
- Tayin Edilen Ceza Yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12 833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirle işlenen suçlarda, 5237 sayılı Kanun'un "Taksir" başlıklı 22 nci maddesinin dördüncü ve aynı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemeler birlikte göz önüne alınarak, failin kusur durumu öncelikle değerlendirilip, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun ağırlığı ölçütleri dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi gerektiği, buna göre katılan sanık ile eşit kusurlu olduğu kabul ve tespit edilen sanık hakkında, cezada orantılılık ilkesi ile ... ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedildiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin tayin edilen cezaya ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
- Cezaevinde Tutuklu Kaldığı Sürenin Mahsup Yapılmadığı Yönünden;
Sanık ...'in gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin, 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca hükmedilen cezasından mahsup edilmesine karar verilmemiş ve buna ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmüş ise de, bu hususun infaz aşamasında değerlendirilebileceği dikkate alınarak bozma nedeni yapılmamıştır.
D. Taksirle işlenen suçlarda iştirak hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilerek, yargılama giderinin her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin sanıklardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi sebebiyle, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
E. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii, katılan sanık ... müdafii, katılan ... vekili ve katılan ...'in yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli ve 2015/223 Esas, 2016/143 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii, katılan sanık ... müdafii, katılan ... vekili ve katılan ...'in temyiz istemler, yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin paragrafında yer alan "müştereken ve müteselsilen" ibaresinin "sebebiyet verdikleri oranda" olarak değiştirilmesi suretiyle hükümlerin, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:00:05