Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/10017

Karar No

2023/1836

Karar Tarihi

25 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SUÇ: Taksirle öldürme

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2019/499 Esas, 2019/616 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuk hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir.

  2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 29.06.2020 tarihli ve 2020/452 E. 2020/1445 K. sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuk hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 28.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir.

  3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren 10.12.2021 tarihli ve 2020/68566 sayılı Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri;

  1. Suça sürüklenen çocuğun olayda kusurunun olmadığına, katılanların olayda tam kusurlu olduklarına,

  2. Eksik ve yanlış inceleme ile hüküm verildiğine, hükme esas kabul edilen bilirkişi raporunun hatalı olduğuna,

  3. Tayin edilen cezanın fazla olduğuna, ölçülülük, eşitlik ve ayrımcılık yasağı ilkelerine aykırı olduğuna,

  4. Suça sürüklenen çocuk hakkında şartları oluşan HAGB ve cezanın ertelenmesine ilişkin hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,

ilişkindir.

B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri;

  1. SSÇ hakkında bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan ceza verilmesi gerektiğine,

  2. Ceza verilirken orantılılık ilkesine göre alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak ceza verilmesi gerekirken az ceza verilmesi hukuka aykırı olduğuna,

  3. Netice ceza adli para cezası hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna,

  4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

  1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2019/499 Esas, 2019/616 Karar sayılı kararı ile;

"...Suç tarihinde sanığın sürücü belgesi olmadıüı halde babasına ait otomobilin anahtarını izinsiz olarak aldığı ve şehir trafiğine çıkarak kullanmaya başladığı, ... seyir halindeyken olay yerine geldiğinde aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüjde bulunan müdahiller ile maktüle çarptığı, olayda maktülün hayatını kaybettiği, müdahil ...'nun basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, yaşamını tehlikeye sokacak ve birden fazla kırık oluşturacak şekilde yaralandığı, müdahil Murfet'in sol temporal ve parietal kemik, sol klavikula, sternum, sol tibia ve fibula kırıklarının müştereken hayat fonksiyonlarını ağır (6 6) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, müdahil Rahaf'ın ise basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve kemik kırılmasına sebebiyet verecek şekilde yaralandığı, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda da belirtildiği üzere olayın meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu, yayalar ... ve Rahaf Misto'nun kusursuz olduklarının tespit edildiği anlaşılmış olup, sanığın bu şekilde üzerine atılı taksirle ölüme ve yaralanmaya sebebiyet vermek suçunu işlediği kanaatına varıldığından..." gerekçeleri ile suça sürüklenen çocuk hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş olup, bu karara karşı suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılanlar vekilinin istinaf başvurusunda bulundukları anlaşılmıştır.

  1. Olay günü saat 15:56 sıralarında, suça sürüklenen çocuk ...'ın babası adına kayıtlı 42 EP 744 plaka sayılı aracın anahtarını izinsiz olarak aldığı, araçla Veysel Karani Caddesi üzerinde seyir halinde olduğu esnada yaya halde bulunan Rahaf Misto'nun, yanında bebek arabasında bulunan kızı Jivana Misto ve kız kardeşi ... ile birlikte Bende Sokak istikametinden yaya olarak gelip Karani Caddesi üzerindeki orta refüjden yolun karşı yönüne geçmeye çalıştıkları esnada ...'ın bir anda aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek Rahaf Misto, ... ve Jivana Misto'ya araçla çarptığı, söz konusu trafik kazası neticesinde Jivana Misto'nun öldüğü, katılanlar Rahaf Misto ve ...'nun da nitelikli şekilde yaralandığı anlaşılmaktadır.

  2. Dosyada mevcut ... Cumhuriyet Başsavcılığına ait 13.08.2019 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında Jivana Misto'nun ölümünün trafik kazası ile husulü mümkün iç organ hasarı iç kanama neticesinde meydana geldiğinin tespit edildiği, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ve ... Beyhekim Devlet Hastanesine ait raporlarda, kazada yaralanan katılan ...'nun yaşamını tehlikeye sokacak ve 6. derecede birden fazla kırık oluşturacak şekilde yaralandığı, katılan ... Misto'nun ise basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve vücudunda kemik kırılmasına sebebiyet verecek şekilde yaralandığının bildirildiği görülmüştür.

  3. Trafik Kazası Tespit Tutanağında, kaza mahallinin meskun mahalde, bölünmüş, iki şeritli caddenin virajlı kesimi olup zeminin kuru ve asfalt kaplama, gündüz vakti, azami hız sınırının 60 km/s olduğu, otomobilin sağ şeritten başlayan sola yönelmiş vaziyette 20.7 metre fren izi ve akabinde 21 metre sola savrulma izi ile çıktığı orta refüjde yan kesimiyle ağaca çarparak duruşa geçtiği, otomobile ait 41.70 metre fren izine göre yapılan hesaplamada suça sürüklenen çocuk ...'ın 80 km/s hızla gittiğinden 2918 sayılı Karayollları Trafik Kanunu'nun 51 inci maddesini ihlal ettiği (hız limitini aştığı) belirtilmiştir.

  4. ... Adli Tıp Grup Başkanlığı ... Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına ait 18.12.2019 tarihli raporunda;

"...A )Sürücü belgesiz ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içerisindeki yolda seyir halinde iken geldiği virajlı kesimde yola gereken dikkatini vermemiş, mahal ve yol şartlarının üzerinde bir hızla seyretmiş, direksiyon hakimiyetine gerekli önem ve özeni göstermeyip sevk ve idare hatasıyla direksiyon hakimiyetini kaybederek meydana gelen olaya sebebiyet vermiş olup sola savrularak yayalara çarptığı olayın oluşumunda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleriyle Asli kusurludur.

B )Yayalar ..., Rahaf Misto ve yanlarındaki bebek, savrularak üzerilerine gelen aracın çarpmasına maruz kaldıkları olayın oluşumunda, oluşa etken kural ihlalleri görülmediğinden kusursuzdurlar..." kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

  1. Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçlamayı kısmen kabul ettiği ve duruşmadaki savunmasında, "...Olay tarihinde sevk ve idaremdeki ... ile giderken orta refüjde bulunan müştekiler birden önüme atladılar, frene bastım ancak kurtaramadım, sağa da kaçamadım, çünkü araba geliyordu, hızım tahminen 60 70 km civarındaydı, zaten 3. viteste gidiyordum, çok sert viraja yaklaşmıştım, duramayarak çarptım, öğrenciyim, okuluma devam etmek istiyorum..." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır.

  2. Olayın tanıkları olan katılanların anlatımları, tanık A.E.'nin anlatımı, üç adet CD ve bir adet Flash bellek içindeki kamera görüntüleri, olay yeri fotoğrafları, CD Çözüm Tutanağı, kaza yeri krokisi, suça sürüklenen çocuğun alkolsüz olduğuna dair doktor raporu, sosyal inceleme raporu ve tutanaklar dava dosyasında mevcuttur.

  3. Katılanların her aşamada suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olduklarını beyan ettikleri ve Mahkemece 28.11.2019 tarihli duruşmada, haklarında katılma kararı verildiği tespit edilmiştir.

  4. Suça sürüklenen çocuk ...'a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

1.... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 29.06.2020 tarihli ve 2020/452 E. 2020/1445 K. sayılı kararı ile;

"...Dairemizce, yerel mahkemenin olayın sübutuna ilişkin değerlendirilmesinde bir eksiklik bulunmadığı, ancak suça sürüklenen çocuğun bir kişinin ölümü ve iki kişinin yaralanmasına neden olma şeklinde gerçekleşen taksirli eylemine ilişkin olarak TCK'nın 61. maddesi kapsamında suça sürüklenen çocuğun cezası somutlaştırılırken eylemin niteliği, işleniş şekli ve meydana gelen zararın boyutu dikkate alınarak alt sınırdan daha az uzaklaşılarak cezalandırılması gerekirken alt sınırdan çok fazla uzaklaşılarak cezalandırılması nedeniyle suça sürüklenen çocuk vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin kabulüne karar verilerek suça sürüklenen çocuğun temel cezası belirlenirken alt sınırdan daha az uzaklaşılarak suça sürüklenen çocuğun yaşı, halen öğrenci olması dikkate alınarak verilen hapis cezasının TCK'nın 50. maddesi kapsamında para cezasına çevrilmesi yönünde yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmasına..." gerekçeleri ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuk hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 28.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir.

  1. ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinde yapılan duruşmadaki savunmasında, "...Ben daha önce vermiş olduğum savunmamı aynen tekrar ediyorum. Eklemek istediğim bir husus yoktur. Beraatime karar verilmesini talep ediyorum..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

IV. GEREKÇE

Oluş ve dosya kapsamına göre; olay günü saat 15:56 sıralarında, suça sürüklenen çocuk ...'ın babası adına kayıtlı 42 EP 744 plaka sayılı aracın anahtarını izinsiz olarak aldığı, araçla Veysel Karani Caddesi üzerinde seyir halinde olduğu esnada yaya halde bulunan Rahaf Misto'nun, yanında bebek arabasında bulunan kızı Jivana Misto ve kız kardeşi ... ile birlikte Bende Sokak istikametinden yaya olarak gelip Karani Caddesi üzerindeki orta refüjden yolun karşı yönüne geçmeye çalıştıkları esnada ...'ın bir anda aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek Rahaf Misto, ... ve Jivana Misto'ya araçla çarptığı, söz konusu trafik kazası neticesinde Jivana Misto'nun öldüğü, katılanlar Rahaf Misto ve ...'nun ise nitelikli şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde suça sürüklenen çocuğun tamamen kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği, ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince kabul edilen olay ve olgularda herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden;

  1. Kusur Durumuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.01.2019 tarihli ve 2017/12 709 Esas, 2019/5 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; yargılamayı gerçekleştiren hâkim, bilirkişilerin belirledikleri kusurun varlığı ya da yokluğu ve kusur oranları ile bağlı olmayıp, bilirkişilerin yapacakları teknik belirlemeler çerçevesinde failin kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa kusurunun ne olduğu ve bu kusurun cezanın belirlenmesinde ne derece etkin olacağını, her olayın özelliklerine göre ve kanunî gerekçelerle belirlemelidir. Olayın gerçekleşme şeklini belirleme görevi de hâkime ait olup, bilirkişi ancak bu hususta ortaya koyacağı teknik veriler ile hâkime yardımcı olacak ve tarafların taksirli davranışlarının ve kusur durumlarının nelerden ibaret olduğunu gösterecektir. Dosyada mevcut birden çok rapor arasında çözümü hâkimin takdirine bağlı olmayan özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlarda çelişki bulunması durumunda bu çelişkinin giderilmesi gerekir. Ancak, her çelişkinin giderilmesi için de yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması zorunlu değildir. Buradaki ölçüt maddî gerçeğin hiçbir şüpheye yer verilmeyecek biçimde ortaya çıkarılmasıdır. Bilirkişiye başvurulma nedeni olan çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar yeterince açıklığa kavuştuğu durumda, artık yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek yoktur.

Bu açıklamalar ışığında incelenen dosyada; Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen raporların oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu buna göre, suça sürüklenen çocuğun yönetimindeki otomobil ile meskun mahalde seyir halinde iken geldiği virajlı kesimde yola gereken dikkatini vermemiş, mahal ve yol şartlarının üzerinde bir hızla seyretmiş, direksiyon hakimiyetine gerekli önem ve özeni göstermeyip sevk ve idare hatasıyla direksiyon hakimiyetini kaybederek bir kişinin ölümü, iki kişinin de nitelikli şekilde yaralanmasına sebebiyet vermiş olduğu olayda asli ve tam kusurlu olduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk müdafinin kusur durumuna ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  1. Eksik İncelemeye İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

Oluş, dosya kapsamı, suça sürüklenen çocuğun tevil yollu ikrarı, katılanlar hakkında tanzim olunan adli muayene raporları ile ölü muayene ve otopsi tutanağı, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  1. Tayin Edilen Cezaya İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen neticenin ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak, tamamen kusurlu suça sürüklenen çocuk hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinden, "suçun işleniş biçimi, suça sürüklenen çocuğun taksire dayalı kusurunun ağırlığı, asli kusurlu olması göz önünde bulundurularak" gerekçeleri ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince yapılan ceza tayininde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, suça sürüklenen çocuk müdafiinin tayin edilen cezanın fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

  1. Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Hükümlerinin Uygulanmamasına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;

Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasında; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış .... Kişiler bakımından üç yıldır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise ...” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Somut olayda suça sürüklenen çocuk hakkında tayin edilen 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilerek netice olarak 28.300,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verildiği, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamış olup, suça sürüklenen çocuk müdafinin suça sürüklenen çocuk hakkında şartları oluşan HAGB ve cezanın ertelenmesine ilişkin hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden;

  1. SSÇ Hakkında Bilinçli Taksir Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

Suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasında hızının 60 70 km/s civarında, mahkemede de 60 70 km/s olduğunu beyan ettiği, kaza tespit tutanağında 41.70 fren izine göre suça sürüklenen çocuğun hızının 80 km/s olduğunun tespit edildiği, olay mahallindeki hız sınırınını 60 km/s olduğu, tanık beyanlarına göre suça sürüklenen çocuğun hızlı olduğunun anlaşıldığı, ancak Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre hız aşımının bilinçli taksir koşullarını oluşturması için mahal şartlarının iki katından fazla olması gerektiği de gözetildiğinde, suça sürüklenen çocuğun 60 km/s olan hız sınırını iki katından fazla aşmadığı, ayrıca ehliyetsiz ... kullanmanın doğrudan bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasını gerektirmediği de gözetilerek, suça sürüklenen çocuk hakkında koşulları oluşmadığı anlaşılmakla, ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kabul ve takdirinde isabetsizlik bulunmadığından, katılan vekilinin SSÇ hakkında bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına ve ölümüne neden olma suçundan ceza verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

2.Tayin Edilen Cezaya İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen neticenin ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak, tamamen kusurlu suça sürüklenen çocuk hakkında, ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince yapılan ceza tayininde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan vekilinin ceza verilirken kazanın sonuçlarına göre alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak ceza verilmesi gerekirken az ceza verilmesi hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

  1. Paraya Çevirme Hükümlerine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

Dosya içeriğine göre, bilinçli taksirin unsurlarının gerçekleşmediği olayda, suça sürüklenen çocuğa atılı 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen taksirle öldürme suçunda aynı Kanunun 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince süreye bakılmaksızın paraya çevirme hükümlerinin uygulamasının mümkün olduğu, ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince suça "sürüklenen çocuğun yaşı, halen öğrenci olması dikkate alınarak" gerekçesi ile tayin olunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan vekilinin paraya çevirme hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 29.06.2020 tarihli ve 2020/452 Esas, 2020/1445 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.05.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkarartemyizhukukîreddiistemininv.tevdiinetaksirleolgularsüreçonanmasınasebepleriöldürmegerekçeesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:00:05

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim