Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/6677

Karar No

2023/1796

Karar Tarihi

23 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Davacı vekili 19.01.2016 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının astsubay olarak görev yaptığı sırada haksız olarak önce gözaltına alındığını akabinde sahteliği daha soruşturma aşamasında belli olan üretilmiş dijital delillere dayanılarak hakkında açılan dava nedeniyle kapatılan ... 12. Ağır Ceza Mahkemesinde (özel yetkili) haksız şekilde uzun süre yargılandığını, beraat kararı verilip kararın kesinleştiğini belirterek soruşturma ve yargılamada görev alan hakim ve Cumhuriyet savcılarının haksız fiil niteliğindeki eylemleri nedeniyle 99.000,00 TL manevi tazminatın haksız sorgulama tarihi olan 05.11.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

  2. Davalı vekili 28.10.2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde yetkili mahkemede açılıp açılmadığı ve aynı konuda açılmış başka bir dava bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, zarara ilişkin somut deliller gösterilmesi gerektiğini, talep edilen miktarın fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

  3. ... 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.09.2017 tarihli ve 2016/40 Esas, 2017/234 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

  4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 31.10.2018 tarihli ve 2017/4063 Esas, 2018/2168 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı ve davacı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

  5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2021 tarih, 2018/106594 sayılı tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz istemi, hakim ve savcıların hukuki sorumlulukları için görevlerini kötüye kullandıklarının bir yargı kararıyla tespit edilmiş olması gerekmediğine, bölge adliye mahkemesi kabulünün hatalı olduğuna, Hakimler ve Savcılar Kurulunun yazısıyla dosyanın hakimlerinden biri hakkında görevinin gereklerine uygun davranmadığına yönelik değerlendirmeler yapıldığından, tazminat isteme koşullarının oluştuğua ve hükmedilen tazminat miktarının yetersiz olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Mahkeme gerekçesinde "Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; davacı hakkında haksız soruşturma başlatılması, gözaltına alınması ve hakkında yine haksız yere dava açılması düşünüldüğünde haksız işlemin niteliği ve davacının ekonomik ve sosyal durumuna göre sebepsiz zenginleşmeye neden olmayacak ölçüde takdirinin gerektiği gözetilerek, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın ilk haksız işlem tarihi olan 09.11.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince davacının sanık olarak yargılanıp beraat ettiği ve tazminat davasının dayanağı olan ... Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/155 Esas, 2015/359 Karar sayılı ve 02.10.2015 tarihli, 19.11.2015 tarihinde kesinleşen kararı havi dosyasındaki sanık sayısı, suçların çokluğu, kamu davasının karmaşıklığı ve benzeri hususlar uyarınca kamu davasının 5 yıl gibi bir sürede kesin şekilde sonuca bağlanmış olması karşısında, davacı hakkında mağduriyete neden olacak şekilde uzun bir yargılamanın varlığından söz edilemeyeceği cihetle, kamu davasının uzun süre devam etmesine dayalı manevi tazminat isteminin kabul edilemeyeceği; yine anılan dosyada soruşturmayı ve kovuşturmayı yürüten hakim ve Cumhuriyet savcıları hakkında kamuoyunda haksız ve kasıtlı işlemler yaptıkları konusunda yaygın bir algı ve makul bir kabul bulunmakla birlikte 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasına maddesine göre, bu madde uyarınca tazminata hükmedebilmek için hakim veya Cumhuriyet savcısının icrai olarak görevinin gereklerine aykırı hareket etmesi ve bu suretle de görevi kötüye kullandıklarının bir yargı kararı ile tespit edilmiş olmasının gerektiği, oysa gerek işbu davanın açıldığı ve gerekse inceleme yapıldığı aşamaya kadar bu konuda ortaya çıkmış ve kesin hüküm halini almış herhangi bir yargı kararı bulunmadığı, böyle bir yargı kararının ortaya çıkması halinde, 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında maddesinde belirtilen süreler dahilinde davacı tarafından manevi tazminat istemine dayalı bir dava açılması ise mümkün bulunduğu, bu nedenle yargı görevlilerinin davacı hakkında kasıtlı işlemler yapmalarına dayalı istemin manevi tazminat kapsamına dahil edilmemesi gerektiği ancak; deniz topçu astsubay başçavuş olan davacının sıfat ve konumu itibarı ile, yapılacak tebligat ile hazır bulunması istenilen 09.11.2009 tarihinde ... Cumhuriyet Başsavcılığına herhangi bir refakate gerek olmaksızın kendisi gidebilecek durumda olmasına rağmen, yanında kendisinden daha üst rütbeli bir subay nezaretinde anılan gün saat 05.00'te birliğinden ayrılıp ...'a gitmesi ve aynı gün saat 16.00 itibarı ile geri dönmesi şeklindeki ifadeye götürülme olayının cereyan tarzı nedeniyle tazminat verilebileceğinden bahisle hükmedilen tazminat miktarının hak ve nesafet kurallarına uygun olmadığından manevi tazminat miktarının 100,00 TL'ye düşürülmesi ve vekalet ücretinin 770,00 TL şeklinde değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat davasının dayanağını oluşturan ... Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/155 2015/359 (... Kapatılan 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/34 esas sayılı dosyanın devredilmesi nedeniyle) sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 19.11.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davacının talep konusunun 09.11.2009 tarihinde uygulanan gözaltı işlemine ve ilgili soruşturma ve yargılamada görev alan hakim ve Cumhuriyet savcılarının haksız fiil niteliğindeki eylemlerine dayandığı anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasının 18.06.2014 tarihinde düzenlenmesi nedeniyle hangi mevzuatın uygulanacağı konusunda izahat yapmak gerekmiştir.

Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun (1086 sayılı Kanun) 573 ve devamı maddelerinde, “hakim ve icra reisi” aleyhine 573 üncü maddede düzenlenen yedi bent ile sınırlı olmak üzere tazminat davası açılabileceği, 25.03.1931 gün ve 19/35 sayılı İçtihatı Birleştirme Kararı ile ceza hakimlerinin de hakim kavramı içinde olduğu, mülga 1086 sayılı Kanunun 573 ve devamı maddelerinin, hakim ve icra reisi ile ceza hakimlerinin yargısal faaliyet nedeni ile oluşan zararlardan dolayı sınırlı sorumluluk halleri getirerek koruma sağladığı, Cumhuriyet savcılarının ise başlık ve madde metni dikkate alındığında 1086 sayılı Kanunun 573 ve devamı koruması içine alınmadığı, Cumhuriyet savcıları aleyhine genel hükümler çerçevesinde tazminat davası açılabileceği içtihatlar ile kabul edilmekteydi.

09.02.2011 gün ve 6110 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 14. maddesi ile mülga 1086 sayılı Kanunun 573 üncü maddesinde değişiklik yapılmış, hâkimlerin yargılama faaliyetlerinden dolayı Devlet aleyhine tazminat davası açılabileceği düzenleme altına alınmış, 24.02.1983 tarihli ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununa 93 üncü maddeden sonra gelmek üzere 93/A maddesi eklenmiş; Cumhuriyet savcıları da Devlet koruması altına alınmış, hakim ve cumhuriyet savcıları aleyhine kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk sebeplerine dayanılarak da olsa tazminat davası açılamayacağı düzenlenmiştir.

01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 46 ncı maddesi gereğince hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı Devlet aleyhine tazminat davası açılabilecektir. Madde gerekçesinde "Hükümde geçen “hâkim” kavramının genel anlamda kullanıldığı, buna yargı yetkisini kullanan tüm hâkimlerin dahil olduğu, ilk derece mahkemesi hâkimleri, bölge adliye mahkemesi hâkimleri, Yargıtay, Danıştay başkan ve üyeleri keza ceza mahkemesi hâkimlerinin de buraya dahil” olduğu ifade edilmiştir.

6100 sayılı Kanunun 47 nci maddesine göre, aynı Kanunun 46 ncı maddesine istinaden Devlet aleyhine açılan tazminat davası, ilk derece ve bölge adliye mahkemesi hâkimlerinin fiil ve kararlarından dolayı, Yargıtay ilgili hukuk dairesinde açılacak ve ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülecektir.

Bu arada, 21.02.2014 gün ve 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 24.02.1983 tarihli ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 93/A maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Böylelikle “hukuk hâkimleri” dışındaki hâkimler ve cumhuriyet savcıları aleyhine açılacak tazminat davalarında görevli mahkemenin neresi olduğu sorunu ortaya çıkmıştır.

5271 sayılı Kanunun “Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat” başlıklı 141 inci maddesinde suç soruşturması veya kovuşturması sırasında, 141 inci maddenin birinci fıkrasında düzenlenen haller nedeni ile zarar gördüğünü iddia eden kişilerin maddî ve manevî her türlü zararlarını Devletten isteyebilecekleri, 142 nci maddesinde ise koruma tedbirleri nedeni ile tazminat isteminin, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanacağı düzenlenmiştir.

18.06.2014 gün ve 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesine; “(3) Birinci fıkrada yazan hâller dışında, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir.(4) Devlet, ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan hâkimler ve Cumhuriyet savcılarına bir yıl içinde rücu eder.” şeklinde 3. ve 4.fıkralar eklenmiştir.

Bu düzenlemeler ışığında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/2167 soruşturma evrakı üzerinden yazdığı 05.11.2009 tarihli davacının 09.11.2009 tarihinde savunması alınmak üzere hazır bulundurulmasına yönelik yazısı gereğince davacının 09.11.2009 günü birliğinden üst rütbeli personel tarafından aynı sabah saat 05.00'te çıkarılıp saat 16.00'da birliğine getirilmesi şeklinde cereyan ettiği değerlendirildiğinde 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince tazmini gerektiği anlaşıldığından bu konuda Bölge Adliye Mahkemesi kararında isabetsizlik görülmemekle beraber, davacının talebine konu hakim ve Cumhuriyet savcılarının hukuki sorumlulukları nedeniyle talebe konu eylemlerin 18.06.2014 tarihinden önce olduğu dikkate alındığında eylem tarihinde yürürlükte bulunan 1086 veya 6100 sayılı Kanunlar uyarınca tazminat isteme koşullarının ilgili maddelere göre değerlendirilmesi gerektiği, davacının beraatine yönelik ... Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/155 Esas, 2015/359 sayılı karar gerekçesinde tespit edilen hususlar doğrultusunda tazminat koşullarının oluştuğu, ayrıca ilgili hakim ve Cumhuriyet savcılarının görevinin gereklerine aykırı hareket ettiklerinin kesin bir hükümle tespit edilmiş olması gerekmediği dikkate alındığında, davacının hakim ve Cumhuriyet savcılarının hukuki sorumluluklarına yönelik talebinin kabulü ile makul bir tazminata hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, davacı vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 31.10.2018 tarihli ve 2017/4063 Esas, 2018/2168 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.05.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîtevdiinesüreçv.gerekçesebepleribozulmasınakonusu

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:01:28

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim