Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/5954
2023/1747
22 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Davacı vekili 27.03.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/45 Esas sayılı dosyasında 23.09.2016 tarihinde gözaltına alındığını, 30.09.2016 tarihinde tutuklandığını, 21.09.2017 tarihinde tahliye edildiğini, ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.02.2018 tarih 2018/45 Esas, 2018/61 karar sayılı ilamıyla davacının beraatine karar verildiğini beyan ederek 4.360,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini talep etmiştir.
-
Davalı vekili 18.04.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; tazminat miktarının yüksek olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
-
... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.09.2018 tarihli ve 2018/205 Esas, 2018/371 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.12.2018 tarihli ve 2018/207 Esas, 2018/185 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.09.2021 tarihli, davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz sebepleri
1.Davanın reddi gerektiğine,
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna,
3.Dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğine,
4.Reddedilen miktar bakımından davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine,
ilişkindir.
B. Davacı vekilinin temyiz sebepleri
Hükmedilen manevi tazminatın az olduğuna,
ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının ... İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru iken FETÖ/PDY örgütü ile ihtisaklı olduğu gerekçesiyle hakkında adli soruşturma yapıldığı, ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/45 Esas sayılı dosyasında davacının 23.09.2016 30.09.2016 tarihleri arasında gözaltına kaldığını, 30.09.2016 tarihinde tutuklandığı, 21.09.2017 tarihinde tahliye edildiğini, 22.02.2017 tarihinde davacının beraatine karar verildiği, hükmün 02.03.2018 tarihinde kesinleştiği, davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin başka bir dosyasından mahsup edilmediği tespit edilmiştir.
Davacının haksız yere gözaltında kaldığı süreler için tazminat isteme hakkının doğduğu, davacının 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen ve silahlı terör örgütü FETÖ/PDY örgütü tarafından gerçekleştirildiği açık olan darbeye teşebbüs olayından sonra böylesine bir suçla suçlanan kişinin yakın çevresinde ve toplum içinde düştüğü zor durum ve sosyal baskı ile ruhsal acı dikkate alındığında böyle ağır bir suçlamayla gözaltına alınıp tutuklanıp sonradan beraat etmiş olması karşısında manevi tazminat talebi hakkında karar verilirken suçlamanın ağırlığı da dikkate 75.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmiştir.
Davacı cezaevinde kaldığı dönemler için yaptığı masraflar için maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de; Yargıtay 12. C.D'nin istikrarlı uygulamalarına göre CMK'nın 141. maddesi gereğince ödenmesi gereken tazminat suç soruşturması ve kovuşturmasında meydana gelen hukuka aykırılıklardan dolayı doğan zararlara ilişkin olup dolaylı zararlar bu madde gereğince hükmedilebilecek tazminat kapsamında olmadığından davacının bu yöndeki maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2017/7995 E 2018/691 K sayılı kararında da "....Tazminat istemine ilişkin CMK'nın 141. maddesinde suç soruşturması ve kovuşturması sırasında gerçekleşen koruma tedbirlerindeki hukuka aykırılıklar yönünden bu kanun hükümlerine göre tazminat istenebileceğinin belirtildiği, davacının tutuklandığı dönemde sosyal güvenlik kurumunda memur olduğu, bu kapsamda maaşından kaynaklı maddi zararlarının ödenmesi hususunda idari mercilere başvurması gerektiği dikkate alınarak, maddi tazminat talebinin reddi yerine yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi,...." denilerek vurgulandığı gibi koruma tedbirlerinin uygulandığı dönemde kamu görevlisi olan kişilerin maaşlarından kaynaklanan zararlarının idari mercilere başvurarak istenmesi gerektiğinden, davacının da atılı suçlamalar sebebiyle hakkında iddianame düzenlenip dava açıldıktan sonra kamu görevinden ihraç olduğu, buna karşılık beraat etmesi üzerine görevine iade edildiğinden maddi tazminat talebi reddedilmiştir. Zira beraat kararı verildikten sonra bağlı bulunduğu kurum tarafından zararın ödendiği, böylece maddi bir zararının kalmadığı anlaşılmakla, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde haksız tutuklama tarihinden itibaren faiz istenmiş olup Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2012/25258 E 2012/21440 K ve 2012/22694 e 2012/21434 K sayılı kararlarında da hükmedildiği üzere bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2012/25517 E, 2012/23185 K sayılı kararında da hükmedildiği üzere davanın kısmen kabulü sebebiyle davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince hükmedilen manevi tazminatın 50.000,000 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/45 Esas, 2018/61 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçlarından 23.09.2016 21.09.2017 tarihleri arasında 363 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 22.02.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 02.03.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
A.1.Davanın Reddi Gerektiğine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;
...
e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,
...
Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.
...
Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan davanın kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
A.2.Hükmedilen Manevi Tazminat Miktarının Fazla Olduğuna İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
A.3.Dava Tarihinden İtibaren Faize Hükmedilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
Davacının dava dilekçesinde talep ettiği tazminat miktarlarına gözaltı tarihinden itibaren faiz talebinde bulunduğu anlaşılmakla hükmedilen manevi tazminata gözaltı tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
A.4.Reddedilen Miktar Bakımından Davalı Lehine Vekâlet Ücreti Ödenmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün, 2007/8 2 Esas – 2007/63 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrasında, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak, davalı lehine ancak davanın tamamen reddi halinde vekâlet ücreti ödeneceğinden davalı lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
B.1.Hükmedilen Manevi Tazminat Miktarının Az Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.12.2018 tarihli ve 2018/207 Esas, 2018/185 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:02:07