Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/4889
2023/1720
18 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarih, 2015/861 Esas, 2016/495 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın eylemini bilinçli taksirle işlemiş olduğu sonucuna varılarak cezasından 1/3 oranında artırım ile 2 yıl 13 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 19 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.09.2020 tarihli hükmün Bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri;
Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,
Kusura,
Kırmızı ışıkta geçtiğine dair delil olmadığından bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına,
Ölenin mirasçılarının zararını karşıladığına, şikayet olmadığı için alt sınırdan ceza verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1 Sanığın suç tarihinde sevk ve idaresindeki kamyon ile ... ... istikametinde seyir halinde iken Bozkır İçeriçumra ışıklı kavşağına geldiğinde kırmızı ışıkta geçerek yolun sağ tarafından gelen traktöre çarparak traktör sürücüsü ...'nün ölümüne sebep olduğu sanık ve tanık beyanları ile anlaşılmış, Adli Tıp Kurumu raporuna göre sanığın olayın meydana gelmesinde asli kusurlu, ölenin ise kusursuz olduğu belirtilmiş, sanığın bu surette üzerine atılı suçu işlediği vicdani kanaatine varılarak olayın oluş şekli, tanık beyanlarına göre sanığın çok hızlı olması, sanığın kusur durumu dikkate alınarak alt sınırdan ayrılınarak cezalandırılmasına, sanığın "ben geçtiğim esnada ışık kırmızı olmuş ve ben bunu hiç bir şekilde farkedemedim" şeklindeki kabulüne göre Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi olayda, sanığın meskûn mahalde, ışıklı işaret cihazı bulunan kavşağa yaklaşırken, trafik ışıklarının kırmızıya döndüğünü görmesine rağmen hızını azaltmadığı, durmadığı, diğer yöne yeşil ışığın yanmasıyla birlikte diğer yönden kavşağa giren araçlara çarparak yaralamaya ya da ölüme neden olabileceğini öngördüğü halde şansına, tecrübesine ve şoförlük yeteneklerine güvenip, tanık beyanlarına göre hızla kırmızı ışıkta geçtiği, objektif dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket edip, öngördüğü fakat istemediği zararlı neticenin meydana gelmesine sebep olduğu anlaşılmakla, eylemini bilinçli taksirle gerçekleştirdiği kabul edilerek cezasından TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca takdiren 1/3 oranında arttırım yapılmasına, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak mahkumiyet kararı verilmiştir.
2.Kaza tespit tutanağında, kamyon sürücüsünün kırmızı ışıkta geçmesi nedeni ile asli ve tam kusurlu olduğu, ayrıca kamyonun takoğraf kaydında, mahal hız sınırını % 30 aştığının (90 km/s) tespit edildiği yazılmıştır.
3.Olayı gören ve kollukta tanık olarak ifadesi alınan ..., teravih namazından camiden çıktığını, kamyonun hızlı bir şekilde kavşağa girdiğini, ışıkların ne yandığını görmediğini, ancak bir tır şoförünün yanına gelerek, kamyonun kırmızı ışıkta geçtiğini söyleyip olay yerinden ayrıldığını ifade emiştir. Mahkemede verdiği ifadesinde ise, kırmızı ışıkta geçildiğine ilişkin bir bilgi verilmediğini, kollukta bu şekilde ifade vermediğini beyan etmiştir.
4.Olay nedeni ile ağır yaralanan sanık ise, hem kolluk ifadesinde, hem de mahkemede verdiği ifadesinde "...ışıklarda yeşil ışık yanıyordu. Tam geçtiğim sırada kırmızı yanmış ancak ben farketmedim. Kamyonun yüklü olması ve havanın da yağışlı olması nedeni ile önüme çıkan traktöre duramayarak çarptım. Işıklarda arıza olduğunu gördüm. Yeşil ışık uyarı vermeden sarı yanarak kırmızıya anında geçmektedir. Bu nedenle dikkatimi çekmemiş olabilir .." şeklinde savunmada bulunmuştur.
5.Bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumu Anakara Trafik İhtisas Dairesi raporlarında, sanığın kırmızı ışıkta geçtiği kabul edilmiş ve "... olay mahalli kavşağa kırmızı ışık ihlali yaparak girdiğinde, seyrine göre sağındaki yoldan yeşil ışıkta kavşağa giren sürücü idaresindeki traktör ile çarpışmasıyla sebep olduğu olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve KTK’nun 84/a maddesine aykırı davranışıyla asli ve tam kusurludur..." şeklinde görüş verilmiştir.
- Ölenin mirasçıları sanıktan şikayetçi olmamışlar ve davaya katılmamışlardır.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin oluş ve kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
Sanık hakkında hükmedilen 2 yıl 4 ay hapis cezasından, 22 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca 1/3 oranında artırım yapılması ile 3 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerekir iken, hesap hatası yapılarak, sanığın yazılı şekilde 2 yıl 13 ay 10 gün hapis cezasına hükmedildiği, yine 62 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 2 yıl 7 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerekir iken 1 yıl 19 ay 3 gün hapis cezasına hükmedilerek, 5 gün eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
A. Tebliğname Yönünden;
1.Sanık ...'nın savunmasının talimat yoluyla alınması amacıyla yazılan iddianameye ekli müzekkere içeriğinde “CMK'nın 196/2. maddesinin son cümlesine göre ifadesini esas mahkemesinde vermek isteyip istemediğinin sorulması” hususuna yer verildiği, talimat mahkemesince sanığa talimat evrakı ve eklerinin okunduğu, sanığın da haklarını anladığını, müdafii talebinin olmadığını beyan ederek savunmasını yaptığı gözetildiğinde, tebliğnamedeki sanığın duruşmadan vareste tutulmayı isteyip istemediği sorulmadan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 196 ıncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle bozma öneren (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
- Sanığın talimat yolu ile alınan savunmasında, ... Asliye Ceza Mahkemesinde 25.03.2016 tarih, 2016/104 Talimat dosyasında, sanık hakkında TCK'nın 22/3. maddesinin uygulanması ihtimaline binaen 5271 sayılı Kanun'un 226 ıncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ek savunma hakkı verilerek savunmasını yaptığı görülmekle, bozma öneren (2) numaralı görüşe de iştirak edilmemiştir.
Olay tarihinde sanığın idaresindeki kamyon ile hız limitinin 50 km/s olduğu meskun mahalde ve tek yönlü yolda seyir halinde iken, olay yeri ışık kontrollü kavşağa geldiğinde, kırmızı ışıkta kavşağa girdiği ve seyrine göre sağ taraftan ve kendisine yeşil ışık yanarken kavşağa giren traktöre kavşak içinde çarptığı, traktörün orta refüje çıkarak savrulduğu, kamyonun ise çarpma noktasından 38 metre ileride yan yatarak durduğu olayda;
B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden;
1.Sanığın kırmızı ışıkta geçip geçmediğine dair şüphe bulunduğuna, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine ilişkin temyizi yönünden;
Olayı gören ve kollukta tanık olarak ifadesi alınan ...' un kolluk ifadesinde, bir tır şoförünün yanına gelerek, kamyonun kırmızı ışıkta geçtiğini söyleyip olay yerinden ayrıldığını ifade etmesi, sanığın tüm aşamalarda kırmızı ışıkta geçtiğini, ışıkların arızalı olduğunu ifade etmesi karşısında; sanığın eyleminde bilinçli taksir koşullarının bulunduğu ve hükümde sanık hakkında TCK’nın 22/3. maddesi gereğince bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Ölenin mirasçılarının şikayetçi olmadığına ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemleri bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak tam kusurlu olarak, 1 kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, açılan kamu davasının şikayete tabi olmadığı, ancak müştekilerin şikayetlerinin olmaması nedeni ile temel cezanın asgari hadden çok az miktarda uzaklaşılarak belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Re'sen Gözetilecek Sebepler Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle .Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli ve 2015861 Esas, 2016/495 Kara sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:03:32