Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/4896

Karar No

2023/1718

Karar Tarihi

18 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Terme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarih, 2015/83 Esas, 2016/176 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 ncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

  1. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.09.2020 tarihli hükmün Bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği;

1.Kusur tespitine, ölenin kusurlu olduğuna, çok hızlı olması nedeni ile manevra yapamadığına

  1. Sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin bozmayı

gerektirdiğine,

  1. Şoför olarak geçimini sağlayan sanığın ehliyetinin geri alınmasına karar verilmesinin çalışma

hakkını ihlal ettiğine,

  1. Tayin edilen cezaya, asgari hadden uzaklaşılarak ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemenin Kabulü;

1.Olay tarihinde sanığın idaresindeki çekici ve bu çekiciye bağlı dorse ile ... ... karayolu üzerinde, saat 08:00 sıralarında, üç şeritli yolun orta şeridinde ... istikametine doğru seyir halinde iken liman kavşağına geldiğinde arkadan gelen trafiği kontrol etmeden sol şeride geçerek geri dönmek için kavşağa girdiği esnada dorsenin ... ... karayolunun sol şeridinde kalan yaklaşık 3 metrelik arka sol kısmına aynı yönde seyir halinde bulunan maktül ...'nun aracının sol ön tarafı ile çarptığı şeklinde maddi olay sabit kabul edilmiş ve sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

2.Kaza tespit tutanağında her iki sürücünün de kazanın oluşumuda kusurlu olduklarının tespit edilmesi üzerine soruşturma aşamasında trafikçi bilirkişi refakatinde olay mahalinde keşif yapıldığı, 23.12.2014 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunda ve bu rapor ile uyumlu olan kovuşturma aşamasında yapılan keşif neticesinde alınan 29.09.2015 tarihli bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumu ... Trafik İhtisas Dairesinin 07.01.2016 tarihli heyet raporunda; sanık sürücü sevk ve idaresindeki tır ile seyir halinde olduğu orta şeritten "sol şeridi takiben arkadan gelen otomobile rağmen" orta refüj aralığına kontrolsüzce doğrultu değiştirmiş bu tavrı ile otomobilin seyir şeridinin bir kısmını kapatacak şekilde konumlanarak olayın meydana gelmesine sebebiyet vermiş olmakla Asli derecede kusurlu olduğu, maktülün ise sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalline gelmeden evvel, sağ ön yanda seyreden ve orta refüj aralığına yönelerek önünü kapatan sanık sürücü idaresindeki tırı farkettiğinde yoldaki mevcudiyetini belirtmek adına klakson ikazı ile birlikte tıra çarpmamak adına zamanında etkin fren ve sağa direksiyon tedbirine başvurmamış olmakla tali derecede kusurlu olduğu yönünde görüş verilmiştir.

3.Sanık aşamalardaki savunmalarında aynadan sol şeridi kontrol ettiğini, kavşağa girip dönüşünü tamamlamak üzereyken maktülün kendisine çarptığını, maktülün aracının yasal hız sınırlarının üstünde olması nedeniyle kazanın meydana geldiğinin belirterek üzerine atılı suçlamaları reddetmiş; sanık müdafii son duruşmada lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmiştir.

  1. Ölenin mirasçıları davaya katılmış ve cezalandırılmasını talep etmiştir.

IV. GEREKÇE

Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin oluş ve kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

A. Tebliğname Yönünden;

1.Sanığa son söz verilmediği, savunma hakkının kısıtlandığı yönünden;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'nun (5271 sayılı Kanun) “Delillerin tartışılması” başlıklı 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında; “Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir.” düzenlemesi yer almaktadır. Bu hüküm uyarınca katılmış olduğu takdirde son söz mutlaka sanığa verilerek duruşma bitirilecektir. Ceza muhakemesinde sanığın en önemli haklarından biri de savunma hakkı olup, hazır bulunduğu oturumda son söz sanığa verilmeden hüküm kurulması, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracaktır.

İşbu dosyada, sanık müdafiinin tüm celselerde hazır bulunduğu, karar duruşmasından müdafiisi aracılığı ile haberdar olan sanığın, herhangi bir mazeret bildirmeksizin duruşmaya katılmadığı gözetildiğinde bu hususta usul ve yasaya aykırı bir durum tespit edilmediğinden tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

  1. 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasını uygulamama gerekçesinin yasal olmadığı yönünden;

Sanığın talimat mahkemesinde alınan savunmasında, asgari ücretle şoför olarak çalıştığını, tazminat ödeyecek durumunun olmadığını beyan etmesi karşısında; Mahkemece sanığın sosyal ve ekonomik durumu ve asli kusurlu olması göz önüne alınarak hükmedilen hapis cezasını 5237 sayılı Kanun'un 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası uyarınca adli para cezasına çevrilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden

1 Kusura ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Sanığın olay tarihindeki idaresindeki tır ile meskun mahalde, tek yönlü ve üç şeritli yolun orta şeridinde seyir halinde iken, liman kavşağına geldiğinde arkadan gelen trafiği kontrol etmeden sol şeride geçerek geri dönmek için kavşağa girdiği esnada dorsenin karayolunun sol şeridinde kalan yaklaşık 3 metrelik arka sol kısmına, aynı yönde seyir halinde bulunan ölen sürücünün aracının sol ön tarafı ile çarptığı, sanığın asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olduğu olayda; Yargılamanın tüm aşamalarında düzenlenen trafik bilirkişi raporları ile uyumlu Adli Tıp ... Trafik İhtisas Dairesinden alınan bilirkişi raporunun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2 Sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin temyiz sebebi yönünden;

5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasında, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği düzenlendiği, aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin olunacak güvenlik tedbirinin süresinin, fiilin ağırlığı ile orantılı, ... ve hakkaniyet kurallarına uygun olacak şekilde belirlenmesi gerektiği, mesleği şoförlük olan ve asli kusurlu olan sanığın sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmadığından, sanık müdafinin bu konudaki temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

3.Re'sen Gözetilecek Sebepler Yönünden

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Terme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/83 Esas, 2016/176 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.05.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyiztevdiinesüreçv.olgularonanmasınagerekçesebepleri

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:03:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim