Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/7974

Karar No

2023/1705

Karar Tarihi

17 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Taksirle öldürme, tehdit, kasten yaralama

HÜKÜMLER: Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

A.Sanıklar ..., ..., ..., ... Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan, Sanık ... Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz Talepleri Yönünden;

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

B.Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talebi Yönünden

Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan neticeten hükmolunan 2.000,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararın tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.

C.Sanıklar ... Ve ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararlarına Yönelik Temyiz Talepleri Yönünden

Sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları anlaşılmıştır.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.05.2015 tarihli 2013/134 Esas 2015/162 Karar sayılı kararı ile;

A.Sanıklar ..., ..., ... ... Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan;

Sanıkların, ölen ...' ya yönelik eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin ikinci fıkrası, 23 üncü maddesi, 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddeleri uyarınca 3 er yıl 4 er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

B.Sanık ... Hakkında Tehdit ve Kasten Yaralama Suçlarından;

1.Sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanunun 106 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Sanık hakkında ...'ya yönelik eylemi nedeniyle kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanunun 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 2.000, 00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

C.Sanıklar ... Ve ... hakkında Kasten Yaralama Suçundan;

1.Sanıkların ...'ya yönelik eylemleri nedeniyle kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanunun 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2.Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 10.03.2020 tarihli 2017/6987 Esas 2020/2630 Karar sayılı kararı ile, kararı vekili aracılığıyla temyiz eden katılan ... 'ın temyiz aşamasında 18.03.2017 tarihinde ölmesi nedeniyle kararın ...'ın mirasçılarına tebliğ edilmesi gerektiğinden tevdii kararı verilmiştir.

3.Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 27.04.2022 tarihli 2021/8716 Esas 2022/3449 Karar sayılı kararı ile ... kararın vasi ...'ya tebliğ edilmesi için tevdii kararı verilmiş olup anılan karar tebliğ edilmiş olup ... mirasçıları tarafından temyiz edilmemiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.11.2021 havale tarihli ve 2021/137756 sayılı, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin düzeltilerek onanması, sanık ... hakkında tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmünün onanması, sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünün reddi, sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri yönünden mahalline iadesi görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A.Sanıklar ..., ..., ... ... Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Sanıklar Müdafilerinin Temyiz Sebepleri:

1.Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri, sanığın mağdura karşı bir eylemi olmadığına, illiyet bağı bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

2.Sanıklar ... ve ... müdafinin temyiz sebepleri, sanıkların suçu işlemediğine, illiyet bağı bulunmadığına, kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

3.Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri, kararın usul ve Yasaya aykırı olduğuna, çelişkili tanık beyanlarına itibar edildiğine, kararın bozulması gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir.

B.Sanık ... Hakkında Tehdit ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri:

1.Sanık müdafinin tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebebi yeterli delil bulunmadığına ve sair nedenlere ilişkindir.

2.Sanık müdafinin kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebebi kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

C.Sanıklar ... Ve ... hakkında Kasten Yaralama Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına Yönelik Temyiz Sebepleri:

1.Sanık ... müdafinin temyiz isteği kararın usul ve Yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

2.Sanık ... müdafii süre tutum dilekçesi vererek kararı temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Yerel Mahkemenin Kabulü

"Olay günü maktül ...'nun, 30.10.2011 günü saat 00:15 sıralarında arkadaşları olan katılanlar ..., ... ve ... ile birlikte Yeşilyayla Mahallesinde buluştukları, ilk önce Mudanya Yolu'na giderek bir müzikholde bira içtikleri, daha sonra Eski Karaman Mahallesi Mudanya Yolu üzerinde bulunan ... Restorant isimli iş yerine gittikleri, burada da hep birlikte alkol aldıkları,

Maktül ...'nun, saat 05:00 sıralarında hesabı istediği, gelen hesap nedeniyle iş yeri çalışanları ile tartışmaya başladığı, iş yerinin sahibi olan ... HAZAR, iş yeri kasasında duran ve hesap alan kardeşi ..., idare müdürü olan ... ile ... Restorant çalışanları ..., ..., ..., ... ve ...'in restorant dışına çıkan ... ile restorant dışında tartışmayı devam ettirdikleri, O'nu sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın hep birlikte darp etmeye başladıkları, hepsinin yere düşen ...'ya elleriyle vurup tekmeledikleri, sanık ...'ün adli emanetin 2011/6382 sırasında kayıtlı üzerinde "..." ibaresi bulunan kırmızı renkli çöp kutusunu alarak hem ...'ya, hem katılan ...'ya, hem de katılan ...'a vurduğu, ayrıca "Ben Siirt'liyim oğlum, PKK'lıyım." diyerek tüm katılanları tehdit ettiği, kavga sırasında sanıklar ... ve ...'in de katılan ...'ya vurarak O'nu darp ettikleri,

Katılan ...'nın 155 polis imdatı araması üzerine, olay yerine kolluk görevlilerinin geldiği ancak ...'nun hareketsiz şekilde yer yattığının görülmesi üzerine, derhal Çekirge Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığı, ancak saat 05:25'te öldüğünün belirlendiği,

Müsnet kavga dolayısıyla katılan ...'nın, sanıklar ..., ... ve ... tarafından darp edildiği ve yine katılan ...'ın ise, sanık ... tarafından darp edildiğinin anlaşıldığı, darplar neticesinde her iki katılanın da basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte ayrı ayrı yaralandıkları, kendilerini yaralayan şahıslardan şikayetçi olup, uzlaşmayı kabul etmediklerini ifadelerinde açıkça belirttikleri,

Kavga başlangıcında sanık ...'ün tüm katılanlara karşı, "Ben Siirt'liyim oğlum, PKK'lıyım." diyerek suç örgütünün ismini kullanarak tehditte bulunduğu,

Tüm dosya kapsamı, tanık beyanları (özellikle tanık Ömer ve Oya beyanı), katılan beyanları (özellikle ... ve...' ın beyanı), olay yerine ilişkin görüntü CD'si, emanette kayıtlı eşyalar, Adli Tıp Kurumu raporları ve otopsi raporu bir arada değerlendirildiğinde, sanıklar ... ..., ..., ..., ...'ın, önceden samimiyetleri olmayan, iş yerlerine müşteri olarak gelen ...'yu hep birlikte darp ettikleri, O'na el uzatarak vurduklarının belirlendiği, eylemler nedeniyle maktül ...'nun basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandığı, ancak ölümünün efor/stresin tetiklediği "ani kardiyak ölüm" sonucu meydana gelmiş olduğunun dolayısıyla sanıkların eylemleri ile maktül ...'nun ölümü arasında illiyet bağının bulunduğunun belirlendiği,

Sanıkların eyleminin Yargıtay uygulamaları da göz önüne alınarak TCK'nın 22/2, 86/2 maddesi yollaması ile TCK'nın 85/1. maddesinde belirtilen taksirle ölüme neden olma suçunu oluşturduğu, görevsizlik ile istenen TCK'nın 87/4. maddesinin olayda uygulanamayacağı, Ceza Genel Kurulu'nun 2013/1 26 esas, 2013/150 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere TCK'nın 87/4.maddesinin uygulanması için var olması gereken şartlardan birisinin de mağdurun TCK'nın 86.maddesinin 1.veya 3.fıkrasında düzenlenen şekilde yer almış olması gerekmekte olduğu, yani mağdurun BTM ile giderilebilecek nitelikten daha ağır şekilde yaralanması gerektiği, TCK'nın 86. maddesinin 2. fıkrasında karşılığını bulan BTM ile giderilebilecek şekilde meydana gelen yaralamalarda 87. maddenin 4. fıkrası uygulanamayacağı, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 2009/5439 esas, 2013/869 karar sayılı kararı da benzer olayda benzer şekilde uygulandığından, dosyada tanık ...'in beyanında ...'ın azmettirmesi ile ... ve ...'ün maktule vurduğu, Serkan Pehlivanın da dizi 57 deki ifadesinde ..., Yücel, ... ve elinde kova ile ...'ün vurduğunu beyan ettiği, sanık ... Dağın da yine bu dört sanığın maktule vurduğunu beyan ettiği, tanık ...'ın sadece ...'ın yumruk ile vurup maktulün düştüğü şeklindeki beyanına oluşan dosya kapsamına uygun düşmediği, sanıkların iş yeri çalışanı olması nedeni ile sanıkları suçtan kurtarmaya yönelik beyan olduğu anlaşıldığından bu tanığın beyanına itibar edilemeceği, böylece tüm dosya kapsamından sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın yukarıda açıklandığı üzere, iddianamede anlatıldığı şekilde üzerilerine atılı bilinçli taksirle öldürme suçunu işledikleri anlaşıldığından sanıkların aşağıdaki şekilde cezalandırılmalarına, ..." "Sanık ...' ün "ben Siirtli' yim" şeklinde başlayan yukarıda anlatılan sözleri ile katılanları tehdit ettiği anlaşıldığından, sanık ...' ün tehdit suçundan suçunu bir çok katlana karşı aynı anda işlemiş olduğundan cezası TCK'nın 43. maddesi uyarınca arttırılmak suretiyle aşağıdaki şekilde cezalandırılmasına,

Sanıklar ..., ... ve ...' ın mağdur ...'yı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralama suçları sabit olduğundan aşağıdaki şekilde cezalandırılmalarına, sanıklar ... ve ...'ın sabıkasız oluşlarına, suç işleme hususundaki eğilimlerine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde bir daha suç işlemeyecekleri kanaatine varıldığından sanıklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" şeklindedir.

2.İstanbul Adli Tıp Kurumu 1.İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 27.06.2012 tarih ve 2551 karar sayılı rapor;

"30/10/2011 tarihinde alkol aldığı bir restoranda çıkan kavga sonucu yaralandığı ve yere yığıldığı götürüldüğü Bursa Çekirge Hastanesi’nde ex duhul kabul edildiği bildirilen ... ve ... oğlu, 1976 doğumlu ... hakkında düzenlenen tıbbi belgelerinde bulunan veriler birlikte değerlendirildiğinde:

1 Otopsisinde frontalde birkaç adet burun sırtında 1 adet, sol zigomada bir adet en küçüğü 0,3 cm, en büyüğü 2 cm.lik sıyrıklı ekimoz görüldüğü, vücudunda başkaca bir travmatik değişim bulunmadığına göre; kişide tespit edilen lezyonların özellikleri ve lokalizasyonların itibarı ile tamamının basit düşme ve/veya düşürülme sonucu kafanın sert ve künt bir zemine çarpmasıyla oluşabileceği gibi hastaya sert ve künt bir cismin direk havalesiyle de oluşabileceği, tek başına öldürücü nitelikte olmadığı, tarif edilen travmatik lezyonların 5237 sayılı TCK’nın 86 maddesi kapsamında değerlendirildiğinde; basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu,

2 Otopsi sırasında alınan örneklerin kimyasal incelemesinde kanda 1.98 promil etanol bulunduğu, bulunan alkol miktarının ölüm meydana getirir düzeyde olmadığı, idrarda ecstasy bulunduğu, aranan diğer toksik maddelerin bulunmadığı bildirildiğine göre; kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delilleri bulunmadığının,

3 Otopsisinde alınan iç organ örneklerinden hazırlanan kişiye ait blok ve preparatları Kurulumuzca yapılan değerlendirmesinde Myokard örneklerinde hipertrofi bulguları saptandığı dikkate alındığında; kişide kronik kalp hastalığı bulunduğu,

4 Olayın meydana geliş şekli ve otopsi bulguları birlikte değerlendirildiğinde; Kronik kalp hastalığı bulunan kişide ölümün; efor/stresin tetiklediği “ ani kardiyak ölüm” sonucu meydana gelmiş olduğu, olayla ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu oy birliğiyle mütalaa olunur." şeklindedir.

3.Sanık ... "Ben Emniyet Müdürlüğünde vermiş olduğum o ifademde doğrudur, aynen tekrar ediyorum, Ben mekan sahibi olduğum için burada olduğumu düşünüyorum, suçlamaları da kabul etmiyorum" şeklinde savunmada bulunmuş olup Sulh Ceza Mahkemesinde alınan savunmasında ise" Üzerime atılı suçlmayı kabul etmiyorum, fiili her hangibir müdahalede bulunmadım, olay sonrasında diğer şüphelilere olaya karıştıkları için çok kızdım, bu nedenle olaya karıştığımı söylemiş olabilirler, " şeklinde savunmada bulunmuştur.

4.Sanık ...'ın savunması "Bende Emniyet müdürlüğünde verdiğim doğrdur aynen tekrar ederim Olaydan sonra beni aradıklarında nerde olduğumu sordular, gelip seni alacağız dediler, bende emniyet görevlilerine ben geleceğim sizin gelmenize gerek yok dedim, olay anında bende kavganın içindeydim ancak çok kalabalık olduğu için kime kime vurduğunu görmedim, ancak ben burada ağabeyim ...'in ameliyatlı olması nedeni ile kavgaya karışıp başkasına tekme atamayacağını anlatmak istedim, Ben her ne kadar kavgaya karıştığımı belirtmiş isem de olay günü iş yerinin kasasında oturduğum için kavgayı ayırmak için müdahale ettim, kimin kimin kime vurduğunu hatırlamıyorum, ancak ben kimseye vurmadım" şeklindedir.

5.Sanık ...'ün savunması "Ben emniyette vermiş olduğum ifadem doğrdur aynen tekrar ederim, Olay anı kalabalıktı, maktülün üstünde bıçak olduğunu gördüm, kimin kime vurduğunu bilmiyorum, ancak ölen kişiye ben vurmadım, ben Sirtli olduğum için benim PKK lı olduğumu söylüyor, ben bunu kabul etmiyorum, ben olay yerinde otopark görevlisiydim, maktül gece 03.30 sıralarında geldi, baya alkollüydü ayakta duramayacak kadar, yanındada üç kişi vardı bağırıyorlardı, mahalle sakinleri rahatsız olmamaları için onları uyardım, sonra baktım ölen yerdeydi, olay yeri kalabalıktı kimlerin olduğunu hatırlamıyorum, benim ve diğer çalışanların elinde bıçak yoktu, ölen yerdeyken bıçak belinde idi, daha bıçak çekilmemişti, Ben kendime güveniyorum, kendimi savunacağım" şeklindedir.

6.Sanık ...'ın savunması "Olay gecesi maktül ve yanındaki arkadaşları aşırı alkollü halde ... Restornata geldiler, ben burada garson olarak çalışıyorum, saat 03,30 04.00 sıraları arasında restorant kapanıyordu, beyaz ışıklar yandı, kalkmaları için ricada bulundum, maktül bağırmaya başladı, alkol neden vermiyorsunuz dedi, bizde onlara gitmelerini beklediğimizi ve eve gideceğimizi söyledi, ölen şahıs hakaretlerde bulunmaya başladı, kendi işlerinde restorantta çıkıp çıkmama konusunda bir tartışma ve itişme kalkışma oldu, biz çalışanlar olarak aralarındaki itiş ve kalkışmanın restorantın dışında olmasını söyledik, daha sonra onlar mekanın dışına çıktı, aşırı derecede kalabalık oldu, ve orası aşırı derece karanlıktı, bende 2 ay önce fıtık ameliyatı olduğum için kavgaya karışmadım, içeri kaçtım, bu durumda maktüle kimin vurduğunu ve kavganın ne şekilde olduğunu görmedim, ben kimseye vurmadım, bana da vuran olmadı, sadece itiş kalkış oldu, biz maktül ve yakınları çalışanlar elinden tutup iteklemek sureti ile restorantın dışına çıkarttık" şeklindedir.

7.Sanık ...'in savunması "Ben daha önce Balıkesir 2. Ağır ceza mahkemesinde ifade vermiştim, o ifadem doğrudur, ben olay tarihinde mutfakta çalışıyordum, benim çıktığımda olay yerine polisler gelmişti ve olay bitmişti, ben ne maktule ne müşteki ...'ya vurmadım, kavgaya karışanlar kavganın nasıl olduğunu ve kimin kime vurduğunu açıklamışlardır, suçlamayı kabul etmiyorum, ben işe yeni girmiştim, üçüncü gün bu olay meydana geldi, ben mutfakta çalışıyordum, olaydan sonra işi bıraktım" şeklindedir.

8.Güvenlik kamera görüntü CD si ve teşhis tutanakları dosya içerisindedir.

IV. GEREKÇE

Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkeme kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

A.Sanıklar ..., ..., ... ... Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden;

1.Dosya içeriğine göre, olay günü mağdur ...'nun, arkadaşları olan katılanlar ..., ... ve...ile birlikte bir müzikholde bira içtikleri, daha sonra sanık ...’ın sahibi olduğu mekana giderek burada alkol almaya devam ettikleri, saat 05.00 sıralarında hesap nedeniyle çalışanlar ile aralarında tartışma çıktığı, iş yerinin sahibi olan sanık ..., kasada duran kardeşi sanık ..., idare müdürü olan sanık ..., güvenlik görevlisi sanık ... ile diğer çalışanların mekan dışına çıkan mağdur ve arkadaşları ile dışarıda tartışmayı devam ettirdikleri, sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın mağduru darp ettikleri, sanık ...'ün çöp kovasıyla mağdura vurduğu, ayrıca "Ben Siirt'liyim oğlum, PKK'lıyım." diyerek tüm katılanları tehdit ettiği, olay yerine kolluk görevlilerinin geldiği ancak ...'nun hareketsiz şekilde yerde yattığının görülmesi üzerine, derhal Çekirge Devlet Hastanesine kaldırıldığı, ancak saat 05:25'te öldüğünün belirlendiği,

... hakkında İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 27.06.2012 tarihli rapora göre ...'nun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandığı, otopsisindeki tespitler dikkate alındığında kişide kronik kalp hastalığının mevcut olduğu, kronik kalp hastalığı bulunan kişide ölümün efor/stresin tetiklediği "ani kardiyak ölüm" sonucu meydana gelmiş olduğu, olayla ölüm arasında illiyet olduğunun belirlendiği anlaşılmakla, tüm dosya kapsamından sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın iş yerlerine müşteri olarak gelen ...'yu hep birlikte darp ettikleri, eylemleri nedeniyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanan ve kronik kalp hastalığı bulunan ...'nun maruz kaldığı olayın efor ve stresinin tetiklediği ani kardiyak ölüm şeklinde hayatını kaybettiği, olayla ölüm arasında illiyet bağının olduğu, ölendeki kalp rahatsızlığının olay öncesinde sanıklar tarafından bilinmediği anlaşılmakla, meydana gelen ölüm neticesi açısından kusuru olduğu anlaşılan sanıkların mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinde sanık ... müdafinin sanığın mağdura karşı bir eylemi olmadığına, illiyet bağı bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanıklar ... ve ... müdafinin sanıkların suçu işlemediğine, illiyet bağı bulunmadığına, kararın hukuka aykırı olduğuna, sanık ... müdafinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, çelişkili tanık beyanlarına itibar edildiğine, kararın bozulması gerektiğine yönelik temyiz sebepleri reddedilmiş hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

3.5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinde yer alan hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanıklar hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuş olup bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

  1. Sadece kasıtlı suçlarda müsadere kararı verilebileceği dikkate alınmadan, taksirle öldürme suçundan mahkumiyet halinde 5237 sayılı Kanunun maddesi uyarınca suçta kullanılan çöp kovasının müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş olup bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

B.Sanık ... Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden;

1.Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden;

Dosya içeriğine göre sanığın tüm katılanlara karşı “Ben Siirtliyim oğlum, pkklıyım.” diyerek suç örgütünün ismini kullanarak birden fazla kişiye karşı tek bir fiille tehdit suçunu işlediği sabit olduğu anlaşılmakla, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yeterli delil bulunmadığına yönelik ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiş olup hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden;

Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde, Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 Karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar, 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL'ye kadar (2000 TL. dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkumiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL. Dahil) para cezalarının 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

C.Sanıklar ... Ve ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden;

Sanıklar hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11 250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR

A.Sanıklar ..., ..., ... ... Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;

Gerekçe bölümünde (A 3) ve (A 4) numaralı bentlerde açıklanan nedenle Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.05.2015 tarihli 2013/134 Esas 2015/162 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (3) nolu fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarının uygulanmasına ilişkin paragraf ile hükmün müsadereye ilişkin paragrafın hükümden çıkartılması suretiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B.Sanık ... Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;

Gerekçe bölümünde (B 1) bendinde açıklanan nedenle Bursa 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 20.05.2015 tarihli 2013/134 Esas 2015/162 Karar sayılı kararında sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C.Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;

Gerekçe bölümünde (B 2) bendinde açıklanan nedenle Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.05.2015 tarihli 2013/134 Esas 2015/162 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

D.Sanıklar ... Ve ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden;

Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin kanun yolu başvuruları itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.05.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartehditdüzeltilerekhukukîtemyiztaksirleyaralamav.süreçtevdiineolgularonanmasınagerekçeöldürmesebeplerireddinebozulmasınakasten

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:04:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim