Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/598
2023/1682
16 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Gemerek Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2015/219 Esas, 2016/144 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince neticeten hükmolunan 2 yıl 6 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 ay süre ile mesleklerini yapmaktan yasaklanmalarına karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.12.2020 tarihli ve 2016/334847 sayılı, hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz istemi;
Sanıkların bilinçli taksirle hareket ettiğine, hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmemesi gerektiğine ilişkindir.
Sanıklar müdafiinin temyiz istemi;
Sanıkların kusuru bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, cezanın fazla olduğuna, sanıkların meslek icrasından yasaklanmasına karar verilmemesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1."Olay günü ...'in arkadaşlarıyla beraber top oynarken 10 nolu A 101 alçak gerilim direğine temas etmesi neticesinde vücudundan elektrik akımı geçmesine bağlı olarak solunum ve dolaşımının durması ile hayatını kaybettiği, sanık ...'ın olay tarihinde yüklenici şirkette elektrik mühendisi ve genel koordinatör olarak görev yaptığı, sanık ...'ın şirkette Gemerek İlçe sorumlusu olduğu, sanıklar ... ve ...'nun ise şirkette elektrik teknisyeni olarak çalıştığı'' olayda mahkemece sanıkların kusurlu olduğu kabul ve tespit edilerek uygulama yapılmıştır.
-
Katılanlar sanıklardan şikayetçi olduklarını, davaya katılmak istediklerini, zarar giderim talepleri bulunduğunu beyan etmişlerdir.
-
Sanık ... savunmasında: "Hazırlık aşamasında vermiş olduğum ifade doğrudur, aynen tekrar ederim. Ben de ... yapıda elektrik teknisyeni olarak çalışıyordum. Olay tarihinden önce söz konusu tesiste kısmi bakım yapmıştık. Yeterince malzeme olmadığı için tesisteki herşeyi değiştirmemiz mümkün olmadı. Sadece panoyu değiştirdik. Zaten elektirik direklerini de değiştirmemiz mümkün değildi. İzalatör dediğimiz olay tarihinde kırılan yapı hava muhalefetine dayanacak birşey değildir. Söz konusu yerde sormuş olduğunuz gibi kış şartları ağır geçen bir ilçemiz olmasına rağmen ve izalatörlerin dayanıksız olduğunu, bilmemize rağmen gözle sadece takip ederdik. En son nezaman gözlemlediğimizi de hatırlamıyorum. Olaydan 5 6 ay önce olabilir. Söz konusu olaya sebep olan elektrik kaçağının bulunduğu direk üzerinde herhangi bir bakım yapmamıştık. Kısmi bakım yaptığımız tarihte de direkte dikkatimizi çeken birşey olmadığı için fiziki müdahalemiz olmadı. Katılanlar vekilinin söylemiş olduğu gibi bu yöre de elektirik kazaları çok olduğu doğrudur. Genel itibari ile tarafımıza ihbar geldiği takdirde gidip incelemeler yapmaktayız. Öncelikle beraatime, mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan hükümler uygulansın ayrıca CMK'nun 231. maddesinin uygulanmasına rızam vardır. Öncelikle geçen celse kendimi iyi ifade edememiştim. Bunu belirtmek istedim. Her ne kadar olaydan 5 6 ay önce bakım yapıldığını söylemiş isem de evrakları incelediğimde 2 3 ay kadar önce bakım yapıldığını fark ettim, ayrıca dosyada mevcut bilirkişi raporunu kabul etmiyorum, yeniden bilirkişi raporu aldırılsın. Önceki savunmalarımızı tekrar ederiz, beraat kararı verilsin." demiştir.
-
Sanık ... savunmasında: "Hazırlık aşamasında vermiş olduğum ifade doğrudur, aynen tekrar ederim. Ben de ... yapıda Kordinatör yardımcısı olarak olay tarihinde çalışıyordum. 2008 yılında işe başlamıştım. Biz sadece söz konusu tesiste kısmi bakım yapıyorduk. Herhangi bir ihbar olursa veya arıza tespit edilirse bu durumu ortadan kaldırıyorduk. Periyodik bakım çalışması yapan ekibimiz bulunmuyordu. Sormuş olduğunuz direkte de herhangi bir bakım çalışması yapmadık. Zaten izalatörler de eskiydi. İzalatör kırıldığı takdirde yüksek amper bulunmadığı sürece topraklama olsa dahi direkten elektirik kaçağının olması engellenemez, sadece yüksek bir amperle elektiriğin dikekten yayılımı önlenebilir. İzalatör yeni olsa dahi, elektirik tellerindeki genleşme sonucu veya hava mualefeti sebebiyle kırılmaları mümkündür. Bizim de izalatörlerin kırıldığını tek anlayabildiğimiz durum gezerken kırığı fark etmemiz ve ya vatandaşlardan elektirik az geliyor şeklinde bir ihbar almamız sureti ile olur. Kısmi bakım yaptığımız tarihte olaya sebep olan direkte fiziki herhangi bir çalışmamız olmadı, zaten tesis 30 yıllık ömrünü tamamlamış bir tesistir. Islah gerektiğini bildirmemize rağmen yeterli malzemeler sağlanmadı. Zaten şirket olarak bu durumu ortadan kaldırabilecek güçte de bulunmamaktayız. Sormuş olduğunuz gibi yüklenici firmanın tesisi aldığı tarihte tesisin eski olduğunu, yapılan bakımla anlaması mümkündür. Buna rağmen neden bu şekilde tesisin alındığını bilmiyorum. Zaten yüklenici firma olarak bu tesisteki tüm sorunları ortadan kaldırma bakım gücüne de sahip değiliz. Ayrıca söylemiş olduğumuz gibi periyodik bakım ekibimiz de bulunmamaktadır. Sadece bize şu trafoda bakım yapılacak şeklinde yazı geldiğinde, gibip bakım yaparız, Gemerek ilçesinde sürekli elektrik tesislerinde çıkan arızalardan dolayı insanların yaralandığı ya da hayatını kaybettiği konusunda bilgim bulunmamaktadır. Buralarda kışın ağır geçtiği ve izalatörlerin her an kırılabileceğini bilmekteyiz, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep ediyorum, Öncelikle beraatime, mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan hükümler uygulansın ayrıca CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına rızam vardır. Bende geçen celse heyecanlanıp kendimi iyi ifade edemedim. Her ne kadar bir önceki celse periyodik bakım ekibimiz olmadığını belirtmiş isem de bunun sebebi yüklenici firma ile ... arasında yapılan sözleşme kapsamında ayrı bir bakım ekibinin bulunmamasından kaynaklanmaktadır. Yüklenici firmada bulunan ekip hem bakım hem onarım işini yapmaktadır. Bu üzücü olaydan sonra ...'ta durumu fark etti, yüklenici firma ile yeniden bir sözleşme yaparak ayrı bir bakım ekibi oluşturuldu. Ayrıca her ne kadar şirket olarak burada gerekli çalışmayı yapabilecek gücümüz yok diye belirtmiş isem de aslında bizim orada yenileme çalışmalarını yapabilmemiz için ... bize gerekli olan desteği sağlamalıydı ve ıslah çalışmasını yatırım programı kapsamına almalıydı, onlarında sözleşme kapsamında böyle bir programı dahil etmedikleri için bizde söz konusu alanda ıslak çalışması yapamadık, kısmi bakım yaptık. Önceki savunmalarımızı tekrar ederiz, beraat kararı verilsin," demiştir.
-
Sanık ... savunmasında: "Hazırlık aşamasında vermiş olduğum ifade doğrudur, aynen tekrar ederim. Yüklenici Firma ... Yapı İnşaat Mühendisliğinde kordinatör mühendis olarak görev yapıyordum. Olaydan 2 ay önce işe başlamıştım. İşe başladıktan kısa bir süre sonra tesiste kısmi bakım yaptık. Bu tarihte herhangi bir arıza tespit etmedik. Ayrıca söz konusu tesis 30 yılını doldurduğu için ömrünü tamamlamıştır. Yapılan bakımların fayda vermesi mümkün değidlir. Bu sebeple tesiste ıslah çalışmalarının yapılması gerekiyordu. Üst mercideki kişilere durumu bildirmemize rağmen bize yeterli malzeme vermedikleri için ıslah çalışması yapamadık. Ayrıca dosya kapsamındaki bilirkişiler raporunda her ne kadar olay tarihinde yağış veya kar şeklinde hava mualefetinin olmadığı bildirilmiş ise de bu durum doğru değildir. Olay tarihinde kar yağışı olduğunu hatırlıyorum. Ayrıca direklerde boya kalmadığı belirtilmiş ise de boya yalıtımı önlemeye yönelik değildir. Ben şirkette işe başladığım andan itibaren üzerime düşen sorumluluğu yerime getirdim. Olay sebebiyle kusurum bulunmamaktadır. bizim söz konusu tesiste yılda bir defa bakım yapma yükümlülüğümüz bulunmaktadır. Tesiste eksiklikler bulunduğu için olay öncesi yaptığımız bakımı kısmi bakım şeklinde raporda bildirdik, ayrıca yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep ederim, Öncelikle beraatime, mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan hükümler uygulansın ayrıca CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına rızam vardır. Öncelikle geçen celse kendimi ifade edememiştim. Bu duruma açıklık getirmek istiyorum, her ne kadar olaydan iki ay önce işe başladığımı belirtmiş isem de aslında bakım yaptığımız tarihten iki ay önce işe başlamıştım ve olay tarihinde havanın kar yağışlı olduğunu hatırlıyorum demiştim, ancak bu konuda dosyanızda meteoroloji raporlarını sunmuştum, bu duruma açıklık getirmek istedim. Ayrıca dosya kapsamında bilirkişi raporunu kabul etmiyorum. Bu dosyaya esas alınamayacağını düşünüyorum. Çünkü raporda bir çok eksiklik bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi de izalasyon için boya yapılması gerektiği hususudur. Konuştuğum bilirkişiler bile bu durumu duyunca güldüler, bu sebeple yeniden rapor alınmasını talep ediyorum, ayrıca bilirkişi olarakta ...'ta görev yapan Reşat Cahit Gencel'den bu hususta bilirkişi raporu tanzim etmesinin istenilmesini talep ediyorum, bende zaten bu olaydan kısa bir süre sonra istifa ettim, Önceki savunmalarımızı tekrar ederiz, beraat kararı verilsin," demiştir.
-
Sanık ... savunmasında: "Ben bu hususta daha önce verdiğim savunmalarımı aynen tekrar ederim, atılı suçu anladım, bize gelen emirlere göre elektrik direklerinin bakımlarını yapıyoruz, bu hat 1976 yılında yapılmıştır. 30 yılda bu hat ömrünü tamamlamaktadır, bakım yapmamızdaki amaç tellerin sarkmasını engellemektir, ayrıca biz arızayı ihbar olmadığı sürece bilemeyiz, direkler üzerinde tehlike işareti bulunmaktadır, biz yalnızca son direklerde topraklama yapmaktayız, direğin boyanması direğin ömrünü uzatır herhangi bir yalıtkan için yapılmaz şu an kullandığımız direkler boyasızdır, boya yalıtkan değildir iletkendir, kazanın nedeni izalatörün sıcaklık değişimi ile yada dışarıdan müdahale ile kırılmış olması olabilir, tam olarak hatırlamıyorum ancak 2009 yılında bakım yaptığımızda eğer kırılmış olduğunu tespit etseydik değiştirirdik tahminime göre müteveffanın olay tarihinde ayağı çamurmuş, ıslakmış, direğe sarıldığında elektrik çarpmış, sigorta amperinin yüksek olduğu belirtilmiş ancak biz de sigortalar can güvenliğini sağlamaz ancak yüksek akım geçtiğinde sigorta atar, bu direğin bakımını biz yaptık, 1976 yılından bu yana direğe bakım yapan yalnızca biziz, ne kadar bakım yapılırsa yapılsın direk nihai ömrünü tamamlamıştır, hatta ömrünü tamamlamıştır, kusurumuzun olduğunu düşünmüyorum, o dönemde ben yalnızca arıza kısmında çalışıyordum, suça konu direğin bakımını da ben yaptım, kısmi bakım yaptık direği değiştirmedik, gözle kontrol ettik, yanmayan sokak lambalarını tamir ettik, can güvenliği sağlanması için hatların yer altından geçmesi daha doğrudur, ben üzerime düşeni yaptım kusurumun olduğunu düşünmüyorum bize ne söylendi ise onu yapıyoruz, şikayetten vazgeçme olursa kabul ediyorum, öncelikle beraatime mahkeme aksi kanaatte ise hakkımda verilecek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ederim" demiştir.
-
Gemerek Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/113 Esas ve 2013/52 Karar sayılı dosyasındaki; elektrik mühendisi ... Şenyurt tarafından tanzim edilen 12.04.2010 tarihli raporda;
''.. alçak gerilim şebekelerinde hat sonlarında veya çok sayıda insanın bulunduğu yada girip çıktığı bina ve tesislerin yakınındaki direklerin etkili biçimde topraklanmasının gerektiğinin, olayın meydana geldiği direkte ise topraklamanın olmadığının, olayda izolatörün üç büyük parça halinde kırılmış ve kırılma sebebinin anlaşılamamış olduğunun, kırılan izolatörle beraber iletkenin traverse düşmesi nedeniyle direkte enerjinin bulunduğu toprakla temas ettiğinin ancak hat başı sigortaları veya termik manyetik şalter açmadığından enerji nakil hattı direğin enerjili kalmaya devam ettiğinin, yine söz konusu direk üzerinde boyasızlık nedeniyle izolasyonun kalmamış olduğunun, bu nedenle de direkte bulunan gerilimin elden ele veya elden ayağa ... devresini tamamlaması sonucu can emniyeti açısından tehlike arz ettiğinin ve mezkur olayında ölümle neticelendiğinin bildirildiği görülmüştür."
Elektrik elektronik yüksek mühendisi ... tarafından düzenlenen 20.06.2010 tarihli raporda;
''...Olay yerinde bulunan elektrik direğinde topraklamanın bulunmadığının, Yeniçubuk Beldesi 10 nolu trafonun alçak gerilim enerji dağıtım hattı rose alüminyum iletken olduğundan 110 A akım taşıma kapasitesine sahip olduğunu, burada hat başı sigortası olarak 160 A olduğunun, bu sisteme göre çok yüksek seçildiğinden hat başı sigortası devreyi açmadığından enerji nakil hattı direğinin elektriklenmiş olduğunun, yine direk boyası olmadığı bu nedenle de izolasyon kalmadığından dokunma anında dokunma geriliminin oluşabileceği ve neticede ölümün gerçekleşebileceği'' belirtilmiştir.
Teknik bilirkişinin 31.05.2011 tarihli raporunda;
''Olayın meydana geldiği TR10 A101 direğinin de dahil olduğu TR10 trafo postası, trafo pano değişimi, pano topraklamasının kontrolü, enerji iletim hatları sehimlerinin alınması, direk izolatörlerinin bakımının yapılmış olmasına rağmen bakım sırasında Topraklama Yönetmeliğine göre alçak gerilim şebekelerinde hat sonunda veya çok sayıda insanın bulunduğu yada girip çıktığı bina ve tesislerin yakınındaki direklerin topraklamasının etkin bir şekilde yapılması ve frekansı 100 Hz’in altındaki alternatif akım (a.a.) ve doğru akım (d.a.) elektrik tesislerine ilişkin topraklama tesislerinin kurulması, işletilmesi, denetlenmesi, can ve mal güvenliği bakımından güvenlikle yapılmasına ilişkin hükümlerine göre bakım yapılırken direk topraklamalarına dikkat edilmediğinden dolayı ... ile sözleşme imzalayarak bakım yapmakla yükümlü olan yükleniciler ... Yapı İnş. Müh. Ltd. Şti. ... İnş. Elk. San. Ltd. Şti. elemanları sorumlu mühendisi, bakımı yapan elemanların meydana gelen ölümlü kazada kusurlarının olduğu...''
Elektrik mühendisi ve ... güvenliği uzmanının da bulunduğu üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 28.02.2012 tarihli raporda;
''Elektrik direğine temas etmekle elektrik akımına maruz kalan müteveffa ...’in meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığının ve söz konusu kazanın oluşumunda elektrik direği üzerindeki boyasızlık nedeniyle izolasyon kalmamış olduğundan ve elektrik direğine topraklama yapılmadığından, dokunma gerilimi (izolatör kırılması ile direkte bulunan gerilim) elden ele veya elden ayağa akım devresi tamamlanması sonucu can güvenliğini tehlikeye düşürmekle elektrik gerilim hattının bakım ve onarımından sorumlu yüklenici ... Yapı İnş. Müh. Ltd. Şti. ... İnş. Elek. San. Ltd. Şti. ile denetim mekanizmasını sağlayamayan Kuruluşun (...) elemanları sorumlu mühendisi, bakımı yapan elemanları ile Gemerek İşletme Şefi olan sanık Önder Doğanay’ın mezkur olayda müştereken ve müteselsilen tamamen kusurlu oldukları'' kanaatlerinin bildirildiği görülmüştür.
-
... ... İl Müdürlüğünün 22.02.2010 tarihinde Gemerek Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben gönderdiği belgelerden; mezkur olayın gerçekleştiği yer olan Yeniçubuk Kasabası TR 10 trafo postasında en son olarak 21.11.2009 tarihinde bakım çalışmasının yapılmış olduğu ve bu tarihte pano topraklanmaları ile kırık izolatör olup olmadığı hususlarının kontrolünün yapılmış olduğu görülmüştür.
-
... ... İl Müdürlüğünün 26.03.2010 tarihli ve Gemerek Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben gönderdiği müzekkereden; mezkur olayın meydana geldiği tarihten önce kurumlarına yapılmış herhangi bir ihbarın bulunmadığının ve alçak gerilim şebekelerinde iletkenin izolatör kırılması, iletken kopması vs. nedenlerle direk gövdesine teması durumunda kendiliğinden tespiti ve uyarı sisteminin bulunmadığının, bu tür durumların ancak ihbar yoluyla tespit edilebildiğinin bildirildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Yerel mahkemenin oluşa ilişkin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
- Katılanlar vekilinin temyiz istemi yönünden;
A. Sanıkların bilinçli taksirle hareket ettiği yönünden;
Kazaya sebep olan elektrik direğinde olaydan önce en son 21.11.2009 tarihinde bakım çalışmasının yapıldığı, bu tarihte pano topraklanmaları ile kırık izolatör olup olmadığı hususlarının kontrolünün yapılmış olduğu, kaza öncesi söz konusu direkle alakalı elektrik arızası ihbarı gelmediği, izolatörlerin kırılma nedeninin tam olarak tespit edilemediği hususları da nazara alınarak sanıkların mezkur olay sebebiyle meydana gelen ölüm neticesini öngörmemiş olduğu, bilinçli taksirle hareket etmedikleri kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmemesi gerektiği yönünden;
5237 sayılı kanunun 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasında uzun süreli hapis cezasının taksirli suçlarda adli para cezasına çevrilebileceği öngörülmüş olup mahkemece ''sanıkların kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre'' şeklindeki yasal ve yeterli gerekçe ile uygulanmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Sanıklar müdafiinin temyiz istemi yönünden;
A Yetersiz bilirkişi raporları ile eksik inceleme ile karar verildiği yönünden;
Gemerek Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/113 Esas ve 2013/52 Karar sayılı dosyasında alınan raporlarda sanıklara kusur yüklenmesi üzerine sanıklar hakkında ihbarda bulunulması üzerine açılan kamu davası sonucunda Gemerek Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/113 Esas ve 2013/52 Karar sayılı dosyasında alınan raporlar hükme esas alınarak sanıkların cezalandırılması yoluna gidilmiş ise de; belirtilen dosyada sanıkların beyan ve itirazlarının bulunmaması, taraflar arasındaki sözleşmenin, şartnamenin incelenmemiş oluşu, kimin neden sorumlu olduğu hususlarının yeterli olarak açıklanmadığı, mahkemece sanıkların beyan ve itirazları alındıktan sonra yeniden bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
B. Sanıkların meslek icrasından yasaklanmasına karar verilmemesi gerektiği yönünden;
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasında belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde üç aydan üç yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınabileceğine karar verilebileceğinin düzenlendiği, bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerekmekte olup, elektrik mühenlisliği ve teknisyenliği çalışmasının ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen meslekler olmadığı nazara alınmadan çalışma hürriyetini kısıtlayacak şekilde 6 ay süre meslek icrasının yasaklanmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanıklar hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
D. Sanıklar hakkında kurulan hükümde, hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) bendinde açıklanan nedenlerle Gemerek Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2015/219 Esas, 2016/144 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekili ile sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına
TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:04:56