Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7771
2023/1618
15 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Davacı vekili 01.08.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 22.03.2016 20.02.2018 tarihleri arasında haksız olarak tutuklu kalması sebebiyle kazanç kaybı ve cezaevi harcamalarından doğan zararının karşılığı olarak 119.770,00 TL maddi, 180.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
Davalı vekili 03.09.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davacının nüfus kaydı, adli sicil kaydı, avukata yetki verip vermediği, mükerrer dava açıp açmadığı, davanın yetkili mahkemede açılıp açılmadığı araştırılmalıdır. Davanın süre yönünden reddine karar verilmesini talep ederiz. 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinde sayılan koşullar davacı yönünden gerçekleşmemiştir. Davacının tazminat istemi yasal dayanaktan yoksundur. Maddi tazminat talebi gerçek, maddi delillerle desteklenmemiştir. Talep edilen manevi tazminat miktarı yüksektir. Faiz talebi ve vekalet ücreti talebi yasal dayanaktan yoksundur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2018 tarihli ve 2018/393 Esas, 2019/355 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 03.10.2019 tarihli ve 2019/220 Esas, 2019/3665 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.10.2021 tarihli ve 2019/118014 sayılı, ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi; tazminat istemine ilişkin hususların somut olayda gerçekleşmediğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ve manevi tazminata faiz işletilmesine, reddedilen kısım üzerinden davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmemesine, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının (sanık) uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 18.03.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 19.03.2016 tarihinde tutuklandığı, 20.02.2018 tarihinde tahliyesine karar verildiği, tutukluluğu devam ederken ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/46 Esas, 2011/77 Karar sayılı ilamı ile verilen adli para cezasından hapse çevrilen 25 gün hapis cezasının 25.05.2016 19.06.2016 tarihleri arasında infaz edildiği, sanığın gözaltında ve tutuklulukta kaldığı sürelerin başka bir mahkumiyetten mahsup edilmediği, ... Ağır Ceza Mahkemesinin 21.06.2018 Tarih, 2018/80 Esas, 2018/137 Karar sayılı kararı ile davacının (sanığın) beraatine karar verildiği, kararın temyiz edilmeden 29.06.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli kararın davacıya 09.07.2018 tarihimde tebliğ edildiği, davanın 01.08.2018 tarihinde yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava dilekçesinde davacının asgari ücretle çalıştığının belirtilmiş olması ve maddi tazminata aksine belge bulunmayan hallerde asgari ücretle çalıştığının kabulü gerektiği dikkate alınarak davacının asgari ücretle çalıştığı kabul edilerek gözaltında ve tutuklulukta kalmış olduğu 18.03.2016 25.05.2016 ve 19.06.2016 20.02.2018 tarihlerdeki sürelerden dolayı gözaltında ve tutuklulukta kaldığı tarihlerde geçerli olan asgari ücret tarifesine göre, hükmün infazı nedeniyle tutuklama müzekkeresinin fiilen infaz görmediği süreler çıkarılmak suretiyle ayrı ayrı hesaplama yapılıp, ilk dönem için 2.948,90 TL tutuklama tarihi olan 19.03.2016 tarihinden, ikinci dönem için 27.273,80 TL tutuklama müzekkeresinin infaza başladığı tarih olan 19.06.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Her ne kadar cezaevi harcamaları maddi tazminata dahil edilmesi istenilmişse de; cezaevi harcamaları mahkememizce maddi tazminatın hesabına dahil edilecek unsurlardan olmadığından bu husus maddi tazminata dahil edilmeyip, reddedilmiştir.
Davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı süre, bu süre zarfında özgürlüğünden mahrum kalması, gözaltı ve tutukluluk gerekçesi olan suç, davacının sosyal statüsü, ekonomik durumu, tazminatın tahsiline kadar işleyecek faiz ve hakkaniyet ilkeleri göz önüne alınarak, ancak sebepsiz bir zenginleşmeye de neden olmayacak şekilde, hükmün infazı nedeniyle tutuklama müzekkeresinin fiilen infaz görmediği süreler çıkarılmak suretiyle ayrı ayrı hesaplama yapılıp, ilk dönem için 3.250,00 TL tutuklama tarihi olan 19.03.2016 tarihinden, ikinci dönem için 30.500,00 TL tutuklama müzekkeresinin infaza başladığı tarih olan 19.06.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmayan davacı vekili, sonradan dosyaya sunduğu ıslah dilekçesinde tutuklama tarihinden itibaren faize hükmedilmesini talep ettiği, mahkemece de tutuklama tarihinden ve kesinleşmiş başka bir cezanın infazı için tutukluluğun infazına ara verilmesi sonrası tutukluluğun infazına yeniden başlandığı tarihlerden itibaren faize hükmedildiği halde,
Hükmün maddi tazminata ilişkin bölümünün 1 ve 2 nolu paragraflarında faiz başlangıç tarihlerinden önce sırasıyla "tutuklama tarihi olan" yerine "1 günlük gözaltı tarihi olan" ve " tutukluluğun infazına yeniden başlama tarihi olan" yerine "gözaltı tarihi olan" ibarelerinin yazılması; hükmün maddi tazminata ilişkin bölümünün 2 nolu paragrafında davacının tutukluğunun infazına yeniden başlanmasına ilişkin dönemin "19.06.2016 20.02.2018" yerine "19.06.2016 20.02.2016" olarak yazılması; hükmün manevi tazminata ilişkin bölümünün 1 ve 2 nolu paragraflarında faiz başlangıç tarihlerinden önce sırasıyla "tutuklama tarihi olan" yerine "gözaltı tarihi olan" ve "tutukluluğun infazına yeniden başlama tarihi olan" yerine "gözaltı tarihi olan" ibarelerinin yazılması, düzeltilebilir nitelikte bir eksiklik olduğundan;
İstinaf yoluna başvurulan hükmün maddi tazminata ilişkin bölümünün bir nolu paragrafındaki "19.03.2016" ibaresinden önce yazılmış olan "1 günlük gözaltı tarihi olan" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "tutuklama tarihi olan" ibaresinin yazılması; hükmün maddi tazminata ilişkin bölümünün (2) numaralı paragrafındaki "19.06.2016" ibaresinden önce yazılmış olan "gözaltı tarihi olan" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "tutukluluğun infazına yeniden başlama tarihi olan" ibaresinin yazılması; hükmün maddi tazminata ilişkin bölümünün (2) numaralı paragrafındaki davacının tutukluğunun infazına yeniden başlanmasına ilişkin dönemin gösterildiği "19.06.2016 20.02.2016" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "19.06.2016 20.02.2018" ibaresinin yazılması; hükmün manevi tazminata ilişkin bölümünün bir nolu paragrafındaki "19.03.2016" ibaresinden önce yazılmış olan "gözaltı tarihi olan" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "tutuklama tarihi olan" ibaresinin yazılması; hükmün manevi tazminata ilişkin bölümünün iki nolu paragrafındaki "19.06.2016" ibaresinden önce yazılmış olan "gözaltı tarihi olan" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "tutukluluğun infazına yeniden başlama tarihi olan" ibaresinin yazılması suretiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/80 E., 2018/137 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde yapma veya sağlama suçundan 18.02.2016 20.02.2018 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, tutukluluğun 18.03.2016 25.05.2016 tarihleri ile 19.06.2016 20.02.2018 tarihleri arasında toplam 679 gün infaz gördüğü, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 29.06.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye dava açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 58.800,00 TL olduğu, davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 63.972,70 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olmadığı anlaşıldığından; tebliğnamede temyiz isteminin reddini öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/80 E., 2018/137 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde yapma veya sağlama suçundan 18.02.2016 20.02.2018 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, tutukluluğun 18.03.2016 25.05.2016 tarihleri ile 19.06.2016 20.02.2018 tarihleri arasında toplam 679 gün infaz gördüğü, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 29.06.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye dava açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz isteği reddedilmiştir.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olmadığı ve manevi tazminat miktarına talep doğrultusunda faiz uygulandığı anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz isteği reddedilmiştir.
Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine ancak davacı yönünden davanın tümüyle reddedilmesi halinde vekalet ücretine hükmedilebileceği göz önünde bulundurularak, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
05.08.2017 tarihli 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik, 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak hükmedilen avukatlık ücreti yönünden kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 03.10.2019 tarihli ve 2019/220 Esas, 2019/3665 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:05:40