Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/279

Karar No

2023/1601

Karar Tarihi

11 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.07.2013 tarihli ve 2012/303 Esas, 2013/359 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.07.2013 tarihli ve 2012/303 Esas, 2013/359 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 13.01.2015 tarihli ve 2014/9277 Esas, 2015/224 Karar sayılı kararı ile, "Suç tarihinde, jandarma görevlileri tarafından, ... İli, Sultandağı İlçesi, Dereçine Kasabası, Akşehir Gölü su toplama alanı içerisinde bulunan, ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 01.07.1992 tarih ve 1368 sayılı, yine aynı Kurulun 29.04.2008 tarih ve 585 sayılı kararları ile belirlenen 1. derece doğal sit alanı içerisinde yer alan taşınmazın sanıklar tarafından traktörle sürüldükten sonra, araziye traktöre takılı arpa ekme makinesi ile ekim yapıldığının tespit edildiği, sanıkların aşamalarda alınan savunmalarında, suça konu araziyi ...'den kiraladıklarını, sit alanı içerisinde yer aldığını bilmediklerini beyan ettikleri, tanık ...'in yeminli beyanında, dava konusu taşınmazı ekmesi için Halil İbrahim Özerdem'e kiralamadığını ifade ettiği, mahkemece icra edilen keşfe katılan ... ... mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda, sanıkların eylemleri neticesinde doğal yapısının tahrip edildiği, bu tahrip ile bölgede yetişen endemik ve epidemik bitkilerin doğal ortamlarında yetişmelerinin engellendiği, bunun da ekosistem, çevre ve doğal yaşama zararlı olduğu hususlarının belirlendiği, 08.10.2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7 inci maddesine göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edileceği; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı, belirtilen değişiklik öncesinde işlenen suçlar bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği, bu açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında, mahkemece yapılan araştırma neticesinde dava konusu yerin sit alanı olarak tespit ve tesciline ilişkin ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 29.04.2008 tarih ve 585 sayılı kararının mahallinde ilan edildiğine dair ilan tutanağının dosya kapsamında mevcut olduğu, sanıkların ilanın yapıldığı bölgede yaşadıkları, bu nedenle sanıkların suça konu bölgenin sit alanı içerisinde yer aldığını bilmediklerine dair savunmalarının itibar edilebilir mahiyette olmadığı, 2863 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin birinci fıkrasında tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının bu kanuna göre tebliğ veya ilan edilmiş olmasına rağmen yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine kasten sebebiyet verenler ile koruma bölge kurullarından izin alınmaksızın inşaî ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranların cezalandırılacaklarının öngörüldüğü, hükme esas alınan çevre ve ... mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda, suça konu taşınmazda yapılan traktör ile sürme ve arpa ekimi uygulamaları nedeniyle sit alanının doğal yapısının tahrip edildiği, bu tahrip ile bölgede yetişen endemik ve epidemik bitkilerin doğal ortamlarında yetişmelerinin engellendiği, bunun da ekosistem, çevre ve doğal yaşama zararlı olduğu hususlarının belirlenmesi karşısında, mahkemece sanıkların eylemlerinden önce suça konu taşınmazda başka şahıslar tarafından tarımsal faaliyette bulunulup bulunulmadığı, ekosistem, çevre ve doğal yaşama verilen zararın sanıkların eylemleri neticesinde gerçekleşip gerçekleşmediği tereddüte yer vermeyecek şekilde saptandıktan sonra, söz konusu zararın sanıkların eylemleri neticesinde oluştuğunun belirlenmesi halinde sit alanına kasten zarar verme suçunu düzenleyen 2863 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekeceği, aksi durumda ise suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 2863 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin (b) bendi ve karar tarihinden sonra yürürlüğü giren 6498 sayılı Kanun ile değişik 65 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen koruma bölge kurullarından izin alınmaksızın inşaî ve fiziki müdahale bulunma suçunun maddi unsurunun, sit alanında inşai ve/veya fiziki müdahalede bulunmak olduğu, suçun oluşması için eylemin hem inşai ve hem fiziki müdahale teşkil etmesinin gerekmediği, başka bir anlatımla yalnızca fiziki veya yalnızca inşai müdahale teşkil eden eylemlerin de anılan suçu oluşturacağı, sanıkların sit alanı sınırları içerisinde yer alan dava konusu taşınmazı traktör ile sürmek ve ekim yapmak suretiyle fiziki müdahalede bulunduklarının sübuta erdiği, bu itibarla, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca cezalandırılmalarının gerekeceği gözetilmeksizin, mahkemece “sanıkların, suça konu alanın sit alanı olduğunu bilmediğini savunması ve bunun aksine bir delil elde edilememesi, ayrıca sanıkların eyleminde inşai bir müdahale niteliği bulunmaması ve yalnızca fiziki müdahalenin de mevcut yasa hükmü karşısında cezai yaptırıma bağlanmamış olması nedeniyle atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı” şeklinde hatalı gerekçe ile beraat kararı verilmesi," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2015/219 Esas, 2015/557 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

4.2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair . Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2015/219 Esas, 2015/557 Karar sayılı kararının 29.06.2015 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 14.09.2016 tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde tanımlanan kasten yaralama suçunu işlediği ve .Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 22.03.2018 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince . Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2018 tarihli ve 2018/496 Esas, 2018/662 Karar sayılı kararı ile önceki hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.

  1. .Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2018 tarihli ve 2018/496 Esas, 2018/662 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 25.03.2019 tarihli ve 2019/956 Esas, 2019/3923 Karar sayılı kararı ile, "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlediği ihbarı üzerine yeniden yapılan yargılamada, sanığa 5271 sayılı CMK'nın 193 üncü maddesi uyarınca duruşmaya katılmadığı takdirde "daha önce açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanacağı" şeklinde ihtarat içerir usulüne uygun çağrı kağıdı gönderilmeden, duruşmada hazır bulunmayan sanık hakkında hükmün açıklanarak hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,

" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

6.. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2019 tarihli ve 2019/448 Esas, 2019/697 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

7.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.01.2020 tarihli ve 2019/102737 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği,

Haksız yere ceza aldığına,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Yerel Mahkemenin Kabulü

Yapılan yargılama sonucunda; İddia, sanık savunması katılan kurum vekili beyanı hep birlikte değerlendirildiğinde; . gölü kıyısında yapılan kontrolerde sanık ...'ın . ilçesi . gölü kıyısında bulunan doğal sit alanındaki araziyi .plaka sayılı traktörler sürdükten sonra araziye traktöre takılı arpa ekme makinası ile ekim yaptığının tespit edildiği böylelikle sanığın sabit olan eylemi yönünden sanığın mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, .Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/767 Esas sayılı müzekkeresi ile ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak sanık hakkında geri bırakılan hüküm açıklandığı belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE

1.Suç tarihinde, jandarma görevlileri tarafından, ... İli, .İlçesi, . Kasabası,.Gölü su toplama alanı içerisinde bulunan, ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 01.07.1992 tarih ve 1368 sayılı, yine aynı Kurulun 29.04.2008 tarih ve 585 sayılı kararları ile belirlenen 1. derece doğal sit alanı içerisinde yer alan taşınmazın sanık ... ve temyiz dışı sanık Halil İbrahim tarafından traktörle sürüldükten sonra, araziye traktöre takılı arpa ekme makinesi ile ekim yapıldığının tespit edildiği, sanıkların aşamalarda alınan savunmalarında, suça konu araziyi ...'den kiraladıklarını, sit alanı içerisinde yer aldığını bilmediklerini beyan ettikleri, tanık ...'in yeminli beyanında, dava konusu taşınmazı ekmesi için .'e kiralamadığını ifade ettiği, mahkemece icra edilen keşfe katılan ... ... mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda, sanıkların eylemleri neticesinde doğal yapısının tahrip edildiği, bu tahrip ile bölgede yetişen endemik ve epidemik bitkilerin doğal ortamlarında yetişmelerinin engellendiği, bunun da ekosistem, çevre ve doğal yaşama zararlı olduğu hususlarının belirlendiği, mahkemece sanıkların eyleminden önce suça konu taşınmazda başka şahıslar tarafından tarımsal faaliyette bulunulup bulunulmadığı, verilen zararın sanıkların eylemi neticesinde gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda kolluk araştırması yaptırıldığı, 11.05.2015 tarihli kolluk araştırma tutanağında, dava konusu taşınmazda sanıklardan başka şahısların tarımsal faaliyette bulunduğuna dair bilgi, belge ve görgü tanığına rastlanmadığının belirtildiği, sanıkların da savunmalarında ilk kez bu sene dava konusu yeri ektiklerini belirttikleri, bu hali ile doğal sit alanında meydana gelen zararın sanığın eylemi neticesinde oluştuğu hususunda şüphe oluştuğu ancak sanığın eyleminin doğal sit alanına izinsiz müdahale niteliğinde olduğu anlaşılmakla, mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, ancak sanık hakkında tesis edilen mahkumiyet hükmünde, 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi yerine, 65 inci maddesinin birinci fıkrasının dayanak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle . Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2019 tarihli ve 2019/448 Esas, 2019/697 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (1) nolu bendindeki "65/1 maddesi" ibaresi hükümden çıkartılarak yerine "65 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.05.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karardüzeltilerektemyizhukukîtevdiinev.süreçolgularonanmasınasebeplerigerekçebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:06:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim