Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/4891
2023/1591
11 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2015 tarih, 2015/239 Esas., 2015/ 1001 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın eylemini bilinçli taksirle işlemiş olduğu sonucuna varılarak cezasından 1/3 oranında artırım yapılarak 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.09.2020 tarihli hükmün Onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
Ölen ...'ın ... hareket halinde iken, almış olduğu alkolün etkisi ile el frenini çekmesi nedeni ile kazanın meydana geldiğine, Mahkemede dinlenilen savunma tanıklarının beyanlarının Mahkemece dikkate alınmadığında ve hükümde irdelenmediğine, sanığın kusurunun bulunmadığına,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Sanık ile ölen ...'nın yakın arkadaş oldukları, olay tarihinde yanlarında tanık. de bulunduğu halde Lara bölgesinde içkili kafeye giderek eğlenip alkol aldıkları, akabinde sanığın kullandığı araca bindikleri, aracın ön sağ yolcu koltuğunda maktulün oturduğu, arka kısımda da tanığın oturduğu, sanığın sevk ve idaresindeki ... ile . Otel kavşağı istikametinden . Çiçekçilik Kavşağına doğru hızlı bir şekilde seyir ettiği, sanığın 1,53 promil alkollü olarak aracı kullanırken aracın hızının da hızlı olması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve aracın seyrine göre yolun sağına doğru savrularak yoldan çıkıp kaldırımda bulunan belediye reklam ve bildirim tabela demirlerine çarptığı, ön sağ yolcu koltuğunda oturan ...'nın öldüğü anlaşılmıştır.
- Trafik kaza tespit tutanağında, sanığın kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunun belirtildiği, aracın hız kadranının 250 km de takılı kaldığının belirtildiği anlaşılmıştır.
3.Özel Yaşam Hastanesince sanık hakkında düzenlenen rapordan sanığın olay tarihinde 1,53 promil alkollü olduğu anlaşılmıştır.
4.Kaza anına ilişkin fotoğrafların dosya içerisinde bulunduğu, el freninin inik vaziyette olduğu görülmüştür.
- Mahkemece olay yerinde yapılan keşif sonucunda alınan oluşa uygun düşen ve Mahkemece de kabul edilen bilirkişi raporu ile bu raporu doğrulayan ATK raporuna göre kazanın meydana gelmesinde sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti meskun mahalde seyri sırasında yola gereken dikkati vermeyerek, hızını aracın yük ve teknik özellikleri ile yol durumuna göre ayarlamayarak olay yerinde sevk ve idare hatasıyla direksiyon hakimiyetini kaybetmesi, akabinde yolun sağına savrularak sağda bulunan demirlere çarparak tekrar yola savrulması nedeniyle olayda Asli kusurlu olduğu, maktulün ise emniyet kemerini takması gerekirken takmamak suretiyle tali kusurlu olduğu, görüşü verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden;
Sanık ile ölenin yakın arkadaş oldukları, olay tarihinde yanlarında tanık . de bulunduğu halde .bölgesinde içkili kafeye giderek eğlenip alkol aldıkları, akabinde sanığın kullandığı araca bindikleri, aracın ön sağ yolcu koltuğunda ölenin oturduğu, arka kısımda da tanığın oturduğu, sanığın sevk ve idaresindeki ... ile 1.53 promil alkollü olarak, tek yönlü yolda, saat 04:30 sıralarında seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek, aracın seyrine göre yolun sağına doğru savrularak, kaldırımda bulunan demir reklam tabelasına çarptığı ve bir kişinin ölümüne tam kusurlu olarak neden olduğu olayda;
Sanığın tüm aşamalardaki savunmalarında, ölenin aracın el frenini çekmesi nedeniyle kazanın meydana geldiğini belirtmiş ise de; savunma tanıklarının ilk defa mahkemede dinlendikleri, soruşturma aşamasında ifadelerinin bulunmadığı, kaza sonrasında basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanan sanığın .Hastanesine, araçta bulunan ve yine basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanan tanık .in de Medicalpark Hastanesine götürüldükleri, dolayısıyla kazadan sonra sanık ile tanık.'in bir arada bulunmadıkları, tanık .'in kollukta 12/03/2015 günü saat 06:00'da, olayın sıcağı sıcağına verdiği ilk ifadesinde sanığın kullandığı aracın hızının fazla olduğunu, alkollü olduğunu belirttiği ancak maktulün el frenini çektiğinden hiç bahsetmediği, sanığın kolluktaki ilk ifadesinin ise 12/03/2015 günü saat 09.19'da verdiği, sanığın ifadesi üzerine, bu ifadeden haberdar olan tanık .'in, sanığın ifadesi doğrultusunda aynı gün 12/03/2015 günü C. Savcılığına dilekçe vererek, dilekçesinde ölenin el frenin çektiği, sanığın kusuru olmadığını beyan ettiği, kaldı ki el freninin olaydan sonra inmiş vaziyette olduğunun tespit edildiği, el freni üzerinde yapılan parmak izi incelenmesinde ölene ait parmak izinin tespit edilemediği, sanığın alkollü ... kullanarak direksiyon hakimiyetini kaybetmesinin kazaya neden olan asli etken olduğu, el freninin aniden çekilmesi nedeniyle olayın meydana gelmediği anlaşıldığından; sanığın eyleminde bilinçli taksir koşullarının bulunduğu ve hükümde sanık hakkında TCK’nın 22/3. maddesi gereğince bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Re'sen Gözetilecek Sebepler Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2015 tarih, 2015/239 Esas., 2015/ 1001 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:06:27