Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/4839

Karar No

2023/1579

Karar Tarihi

11 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. ... 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2016 gün ve 2013/475 E. 2016/226 K. sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile beraatine karar verilmiştir.

  2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.09.2020 tarihli ve 2016/250495

sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği;

"...1 ) Söz konusu alınan bilirkişi raporlarında sanık kusurlu olmasına rağmen yerel mahkemece sanığın kusuru göz önünde bulundurmadan beraat kararı vermesi bozma nedenidir. Mahkemece alınan kusur raporlarında sanık kusurlu bulunmuşken yerel mahkemece kusursuz olarak değerlendirip beraat vermesi bozma nedenidir. Gerek Teknik Bilirkişi. tarafından düzenlenen 07/08/2014 tanzim tarihli raporda gerekse de İTÜ İnşaat Fakültesinde görevli 3 kişiden oluşan bilirkişi heyeti ile 03/07/2015 tarihinde yapılan keşif sonucu alınan raporda da Sanık sürücü ...'in yönetmelikte belirtilen güvenlik ve uyarı tedbirlerini derhal almaması nedeni ile tali kusurlu olduğu, belirtilmiştir. Bu nedenle sanığın kusuru dikkate alınarak ceza verilmemesi bozma nedenidir..." nedenlerine,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemenin Kabulü;

  1. Olay günü saat 09:15 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki . plakalı çekici kamyonu (ve . plakalı römork) ile Yeni Hal Yolu ... Otogardan ... ... Hal yönüne seyir halinde iken, . Evleri karşısına geldiğinde arıza nedeniyle aracını yolun sağında bulunan güvenlik şeridine çekerek park ettiği, yaklaşık beş dakika sonra ...'ın sevk ve idaresindeki .plakalı aracı ile kamyonun römorkuna arkadan çarpması sonucu gerçekleşen kazada sürücü ...'ın öldüğü anlaşılmaktadır.

  2. Maktulün kesin ölüm sebebini belirleyen, 03.04.2013 tarihli ölü muayene tutanağından, ...'nın ölmüş olduğu, ancak kesin ölüm nedeninin tespiti için cesedin Adli Tıp Kurum Morg İhtisas Dairesine tevdiine karar verildiği, 01.04.2013 tarihli kan örneği alma ve teslim tutanağından, ...'nın saat 10:00 itibari ile kan örneğinin alındığı, Adli Tıp Kurum Başkanlığının 09.07.2013 tarihli otopsi raporunda, 01.04.2013 tarihinde maruz kaldığı trafik kazası sonucu kaldırıldığı hastanede beyin ölümü gerçekleşmesi üzerine ailesinin izni ile 02.04.2013 tarihinde organ bağış ameliyat yapıldığı ve öldüğü bildirilen ...'nın cesedine 03.04.2013 tarihinde Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinde yapılan otopsiden tetkiklerden ve tıbbi belgelerden elde edilerek yukarıya kaydedilen bilgi ve bulgular dikkate alındığında, Kimya İhtisas Dairesinin raporuna göre, mide içeriğinde lansoprazole bulunduğu sistematikte diğer maddelerin bulunmadığı, kanda alkol (etanol ve metanol) bulunmadığı, 0.48 ng/ml metoprolol bulunduğu, ranitidine görüldüğü, ancak pür stadardı bulunmadığından miktar verilemediği, sistemdeki diğer maddelerin bulunmadığı, Kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı kafatası ve extremite kırıkları ile birlikte beyin kanaması ve buna bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulunun 27.10.2014 tarih 2898 sayılı raporunda da, 01.04.2013 tarihinde meydana gelen kaza sonrasında götürüldüğü ... kuruluşunda tedavi görmekte iken ölen ...'dan alınan kan numunesine saplanan metoprolol ilaç etkin maddesinin kanda saplanan düzeyi itibari ile emniyetli ... sevk ve idare etmesine engel teşkil etmeyeceği mütalaa edildiği görülmüştür.

  3. Kaza tespit tutanağında; kaza anında 68HU 482 (çekici tır kapak 68 HU 483) çekici dorsesi sürücüsünün kaza noktası olan viyadük üzeri sağ şeritte, emniyet şeridi üzerinde sürücü beyanına göre aracının fren balata hava kompresörü ve hortumundan oluşabilecek arızadan dolayı seyir halinde iken yavaşlaması neticesi kendisinin emniyet şeridinde durakladığı esnada 34 DUJ 43 plakalı özel oto sürücüsünün aşırı sürat ile durmayarak 68 HU 483 sayılı dorseye 1 nolu noktası ile 2 nolu noktasına çarpması ile 34 DUJ 43 plakalı ... sürücüsü ...'nın ağır yaralanması ile oluşan hasarlı ve yaralamalı trafik kazası incelemesinde; yoldan kaynaklanan alt yapı kusuru olmadığı, 68 HU 482 483 çekici tır sürücüsü ...'in yönetmelik 59 47/1 C 31 1 A (Trafiğe çıkmaması gereken saat diliminde trafikte seyrettiği, arıza şeridinde emniyet tedbiri almadığı, reflektör araçta olduğu halde kullanmadığı), 34 DUJ 43 plakalı ... sürücüsü ...'nın 47/1 C, 47/1 D, 52 1 A (Emniyet şeridini ihlal ederek tehlikeli ... kullanarak hızını azaltmadığından çarpmamak için frenleme çabası göstermediğinden kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.)

  4. 16.07.2014 tarihinde yapılan keşfe dayalı düzenlenen 07.08.2014 tarihli teknik bilirkişi raporunda özetle; ...'nın yanlış manevra ve gereksiz bir şekilde emniyet şeridini kullanması nedeni ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 84 üncü maddesinde yer alan kusurlardan 47/1 C (trafik işaret levhaları cihazı ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymama) maddesini ihlal etiğinden asli 1. derecede kusurlu olduğu, ...'in emniyet şeridinde aracın arkasına uyarıcı reflektör gibi işaret koymamasının kazanın meydana gelmesinde direkt illiyet bağı kurulamayacağı ancak dorsenin arkasına belli bir mesafeden konulacak uyarıcı işaretin sadece dorseye şiddetli çarpmayı önleyebileceği, fakat kazanının oluşumuna ve çarpma şekline göre her halikarda çarpmanın meydana geleceği, konulacak işaretin sadece ...'nın alacağı bedene darbe şiddetinin az olacağı savı ile kazanın oluşunda az da olsa 2918 sayılı Kanun'un 84 üncü maddesinde yer alan kusurlardan 59 (yerleşim birimleri dışındaki kara yolunda zorunlu haller dışında duraklamak veya park etmek, zorunlu hallerde gerekli önlemleri almadan duraklamak veya park etmek) maddesini ihlal ettiğinden 2. derece kusurlu olduğu belirtilmiştir.

  5. Yargılama aşamasında alınan Adli Tıp Kurumu ... Trafik İhtisas Dairesinin 08.05.2015 tarihli raporunda;

"...Mevcut verilere göre;

A Sanık sürücü ... meskun mahalde gündüz vakti emniyet şeridi üzerinde durmakta iken sevk ve idaresindeki çekiciye bağlı yarı römorka gerisinde seyreden otomobilin arkadan çarptığı olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.

B Müteveffa sürücü ... olay yerinde seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, seyrini taşıt yolu üzerinde sürdürmesi gerekirken emniyet şeridine girip sevk ve idaresindeki otomobilin emniyet şeridi üzerinde durmakta olan çekiciye bağlı yarı römorka arkadan çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket etmekle asli kusurludur..." şeklinde görüş bildirilmiştir.

  1. 03.07.2015 tarihinde yapılan keşfe dayalı düzenlenen 04.01.2016 tarihli İTÜ İnşaat Mühendisliği Fakültesinde görevli 3 kişiden oluşan bilirkişi heyeti raporunda; kazanın oluşunda, sanık sürücü ...'in yönetmelikte belirtilen güvenlik ve uyarı tedbirlerini derhal almaması nedeni ile tali kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ...'nın 2918 sayılı Kanun'un 52/B maddesine göre (hızını aracın yük ve teknik özelliklerine, görüş, yol, hava durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, 87/4 maddesine göre arkadan önündeki aracın dorsesine çarptığı,) otomobilde meydana gelen hasardan, yani aracın dorsenin altına girmesi ve sürücünün ... içine sıkışmasından, kullandığı otomobilin hızının yol ve trafik şartlarının gerektiğinin oldukça üzerinde olduğu ve kazanın emniyet şeridinde gerçekleştiğinden dolayı asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.

  2. Kaza yeri krokileri, sanığın alkollü olmadığına dair 01.04.2013 tarihli Adli Tıp Kurum Başkanlığının kan analizi sonucu düzenlemiş olduğu 1664 nolu rapor ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

  3. Sanığın aşamalarda verdiği ifadelerinde, atılı suçlamaları inkâr ettiği ve savunmasında özetle;

"...Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, ben yasak saatte yola çıkmış değilim, yola gündüz sabah 9:00 gibi çıktım, çünkü zaruri olarak çıktım yükü boşalttığım yerde bekleme imkanım yoktu, kaza sırasında yok kenarında bulunan cep diye tabir edilen yere bırakmıştım, burada iki araba durabilecek kadar genişlik vardır, arkadan gelen ... hızlı geldiği için emniyet şeridini de ihlal ederek benim park halinde bulunan çekiciye arkadaş çarptı, ben henüz park etmiştim, aracın arka tarafına uyarı levhası koyacak kadar zaman geçmemişti, parketmemden çok kısa bir süre sonra bu kaza meydana geldi, ben dörtlülerimi yakmıştım, reflektör olsa bile bu kaza yine de olurdu, koca arabayı görmeyen arkadan gelen sürücü reflektörü de göremezdi, beraatimi isterim..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

  1. Mahkemece, "...Sanığın aşamalardaki ifade ve savunması, kaza tespit tutanağı, mahalinde yapılan her iki keşif, Teknik Bilirkişi ., Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi ve Teknik Bilirkişi Heyeti tarafından düzenlenen raporlar, Teknik Bilirkişi.tarafından düzenlenen rapor ekinde sunulan kazanın olduğu yerin fotoğrafları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, kazanın sabah saat 09:00 itibari ile olduğu, kazanın olduğu gün havanın açık, yerlerin kuru, yolun lamba olan yol olduğu, kazanın mütevefa sürücü ...'nın kullandığı otomobilin emniyet şeridinde duran sanığın kullandığı tırın dorsesine arkadan çarpma şeklinde gerçekleştiği ve kazanın olduğu yolun orta refüjlü çift şeritli, çift yönlü yol olup kazanın olduğu yere yakın noktada görüşü engelleyen herhangi bir viraj veya ... şeklinde tümsek, kaldırım vs...çevre engeli olmadığı, ... istikametinden gelen bir sürücünün ön aksamdan yolu en geniş şekilde görecek yol şartlarının mevcut olduğu yolda mütevefa sürücü ...'nın kendisine ayrılan yolda seyretmeyip emniyet şeridini ihlal ederek asli kusur gösterdiği, kaza sonrası her iki araçtaki çarpma noktası ve hasar boyutu göz önüne alındığında ...'nın aracını hız sınırları üstünde kullandığının ve kaza öncesinde herhangi bir fren yapmadığının sabit olduğu, bu durumda sanığın emniyet şeridinde aracını durdurmasından kısa bir süre sonra kazanan meydana gelmesi nedeni ile kendi savunmasında belirttiği hali ile durmasından 5 dk içerisinde kaza meydana geldiği aşamada emniyet şeridinde ... arızası nedeni ile durmasına müteakip gerekli uyarı ve güvenlik tedbirlerini almış olması halinde dahi sanığın mevcut hız ve ihlalleri göz önüne alındığında kazanın önlenemeyeceğinin açık olduğu mahkememizce sabit görüldüğünden Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin raporundaki irdelemenin mahkememizin de vicdani kanaati ile örtüşmesi nedeni ile sanığın kazanın oluşunda kusursuz olduğu değerledirilerek..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

  2. Katılanların her aşamada sanıktan şikayetçi olduklarını beyan ettikleri ve Mahkemece 05.06.2014 tarihinde haklarında katılma kararı verildiği tespit edilmiştir.

  3. Sanık ...'e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE

Oluş, dosya kapsamı, kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporları ve tutanaklar karşısında; Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden;

Olay günü saat 09:15 sıralarında, Yeni Hal Yolu üzerinde ... istikametinden ... istikametine seyir halindeyken araçta meydana gelen arıza nedeniyle gidiş istikametine göre yolun sağında bulunan emniyet şeridi üzerinde durmakta olan sanık sürücünün sevk ve idaresindeki .plaka sayılı çekiciye bağlı . plaka sayılı yarı römorka aynı istikamette gerisinde seyreden ölen sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki . plaka sayılı otomobilin arkadan çarpması sonucu ...'ın öldüğü olayda; kazanın meskun mahalde, sabah saatlerinde olduğu, kazanın olduğu gün havanın açık, yerlerin kuru olduğu, kazanın ölen sürücü ...' nın kullandığı otomobilin emniyet şeridinde duran sanığın kullandığı tırın dorsesine arkadan çarpma şeklinde gerçekleştiği ve kazanın olduğu yolun üç şeritli yol olup kazanın olduğu yere yakın noktada görüşü engelleyen herhangi bir viraj veya ... şeklinde tümsek engeli olmadığı, ölen sürücünün kaza tespit tutanağına göre 3.5 metre, keşfe dayalı bilirkişi raporuna göre ise 5.2 metre genişliğindeki emniyet şeridine girerek park halinde olan ön genişliği yaklaşık 2.5 metre toplam uzunluğu ise 17 metre olan tırın dorsesine arkadan çarpmasında ölen sürücünün aracını hız sınırları üstünde kullandığının ve kaza öncesinde herhangi bir fren yapmadığının sabit olduğu, bu durumda sanığın emniyet şeridinde aracını durdurmasından kısa bir süre sonra kazanan meydana gelmesi nedeni ile kendi savunmasında belirttiği hali ile durmasından 5 dakika içerisinde kaza meydana geldiği aşamada, emniyet şeridinde ... arızası nedeni ile durmasına müteakip gerekli uyarı ve güvenlik tedbirlerini almış olması halinde dahi sanığın mevcut hız ve ihlalleri göz önüne alındığında kazanın önlenemeyeceğinin açık olduğu, buna göre ölen sürücünün olay yerinde seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, seyrini taşıt yolu üzerinde sürdürmesi gerekirken emniyet şeridine girip sevk ve idaresindeki otomobilin emniyet şeridi üzerinde durmakta olan çekiciye bağlı yarı römorka arkadan çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket etmekle tamamen kusurlu olduğunun anlaşılması karşısında, Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen Adli Tıp Kurumu ... Trafik İhtisas Dairesinin 08.05.2015 tarihli raporunun oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğundan kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmayan sanığın beraatine ilişkin Mahkemenin kabul ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılanlar vekilinin sanığın kusuru bulunduğundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine, beraat kararının bozulması gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

B. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ... 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2016 gün ve 2013/475 E. 2016/226 K. sayılı kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.05.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîtevdiinesüreçv.olgularonanmasınagerekçesebepleri

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:06:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim