Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2961
2023/1479
4 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Hakimliği
SUÇ: Taksirle yaralama
... Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.01.2021 tarihli ve 2021/350 Soruşturma, 2021/711 Karar numaralı kararı ile şüpheli hakkında taksirle yaralama suçundan, kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin kararına karşı, müşteki vekilince yapılan itirazın reddine, ... 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 16/11/2021 tarihli ve 2021/4562 değişik ... sayılı kararı ile karar verilmiştir.
... Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 01.04.2022 tarihli ve 2022/94660652 105 31 4602 2022 KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2022 tarihli ve KYB 2022/51852 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.05.2022 tarihli ve KYB 2022/51852 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20/01/2021 tarihli ve 2021/350 soruşturma, 2021/711 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 16/11/2021 tarihli ve 2021/4562 değişik ... sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin tedavi gördüğü Özel Defne Hastanesindeki doktorunun izinde olması nedeniyle Dr. ...'a muayene olmak zorunda kaldığını, anılan doktorun basit bir kist ameliyatı olması gerektiğini söylemesi üzerine müvekkilinin ameliyat olmayı kabul ederek, aynı doktor tarafından ameliyat edildiğini, ancak ameliyat sonrası 3 ay boyunca regl olmaması üzerine doktora yeniden gittiğinde, doktorun müvekkiline durumunun normal olduğunu söyleyerek bazı ilaçlar verdiğini ve 1 ay sonra kontrole gelmesini söylediğini, müvekkilinin yeniden hastaneye gittiğinde doktorun, müvekkiline kızarak ameliyatta yumurtalıklarını aldığını söylediğini, müvekkilinin nedenini sormasına rağmen bilgi vermediğini, bunun üzerine müvekkilinin başka bir doktora gittiğinde gerçekte ameliyat olmasına gerek olmadığını öğrendiğini, hastaneden tedavi belgelerini istemesine rağmen vermek istemediklerini, ancak ısrar sonucunda raporları verdiklerini, bu operasyon öncesinde ve sonrasında müvekkiline bilgi verilmediğini, bu ameliyat nedeniyle erken yaşta menopoza giren müvekkilinin psikolojik tedavi görmek zorunda kaldığını belirterek, görevini kötüye kullanarak müvekkilinin kasten yaralanmasına neden olan doktor ve tüm sorumlulardan şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca hiç bir işlem yapılmaksızın altı aylık şikayet süresinin geçirildiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesinin 5. fıkrasında yer alan, "Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.” şeklindeki hükme göre, somut olayda müştekinin yanlış ameliyat ve tedavi sonucu yaralanması bakımından kesin doktor raporu aldırılıp, yaralanmanın 5237 sayılı Kanun’un 89. maddesinin 2 ve 3. fıkralarında sayılan nitelikli yaralanma hallerine uyup uymadığı belirlendikten sonra şüphelinin hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği cihetle, aldırılacak kesin rapora göre yaralanmanın 89/1. madde kapsamında kalması halinde şikayetin süresinde yapılmaması nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilebileceği, zira yaralanmanın aynı maddenin 2 veya 3. fıkralarına göre nitelikli olması halinde soruşturmanın şikayete bağlı olup olmadığının belirlenmesi için olayda bilinçli taksir bulunup bulunmadığın araştırılması gerekeceği, soruşturma dosyası kapsamında ise hekim raporunun bulunmadığı nazara alındığında, öncelikle müşteki ve şüphelinin ayrıntılı ifadelerinin alınması, müşteki hakkında anılan süreç boyunca uygulanan ameliyat, tedavi, tahlil, tetkik vb. tıbbi işlemlere ilişkin tüm bilgi ve belgelerin dosyaya celbini takiben, uygulanan tedavi ve işlemlerde şüphelinin kusur durumunun tespit edilebilmesi için dosyanın kül halinde adli tıp kurumuna gönderilerek yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin tedavi gördüğü Özel Defne Hastanesindeki doktorunun izinde olması nedeniyle Dr. ...'a muayene olmak zorunda kaldığını, anılan doktorun basit bir kist ameliyatı olması gerektiğini söylemesi üzerine müvekkilinin ameliyat olmayı kabul ederek, aynı doktor tarafından ameliyat edildiğini, ancak ameliyat sonrası 3 ay boyunca regl olmaması üzerine doktora yeniden gittiğinde, doktorun müvekkiline durumunun normal olduğunu söyleyerek bazı ilaçlar verdiğini ve 1 ay sonra kontrole gelmesini söylediğini, müvekkilinin yeniden hastaneye gittiğinde doktorun, müvekkiline kızarak ameliyatta yumurtalıklarını aldığını söylediğini, müvekkilinin nedenini sormasına rağmen bilgi vermediğini, bunun üzerine müvekkilinin başka bir doktora gittiğinde gerçekte ameliyat olmasına gerek olmadığını öğrendiğini, hastaneden tedavi belgelerini istemesine rağmen vermek istemediklerini, ancak ısrar sonucunda raporları verdiklerini, bu operasyon öncesinde ve sonrasında müvekkiline bilgi verilmediğini, şüpheli hakkında şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma neticesinde, altı aylık şikayet süresinin geçtiğinden bahisle ... Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89 uncu maddesinin beşnci fıkrasında yer alan, "Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.” şeklindeki hükme göre, somut olayda müştekinin ameliyatı ve tedavisi sonucu yaralanması bakımından kesin doktor raporu aldırılıp, yaralanmanın 5237 sayılı Kanun'un 89. maddesinin 2 ve 3. fıkralarında sayılan nitelikli yaralanma hallerine uyup uymadığı belirlendikten sonra şüphelinin hukuki durumunun değerlendirilmesi yapılarak, kesin rapora göre yaralanmanın 89/1. madde kapsamında kalması halinde şikayetin süresinde yapılmaması nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilebileceği, zira yaralanmanın aynı maddenin 2 veya 3. fıkralarına göre nitelikli olması halinde soruşturmanın şikayete bağlı olup olmadığının belirlenmesi için olayda bilinçli taksir bulunup bulunmadığın araştırılması gerekeceği, soruşturma dosyası kapsamında ise hekim raporunun bulunmadığı nazara alındığında, şüpheli hakkında anılan süreç boyunca uygulanan tedavi, kullanılan ilaç, yapılan tahlil, tetkik ve ameliyata ilişkin tüm bilgi ve belgelerin dosyaya temin edilmesini takiben, uygulanan tedavi ve işlemlerde şüphelinin kusur durumunun tespit edilebilmesi için dosyanın kül halinde adli tıp kurumuna gönderilerek yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
-
... 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 16/11/2021 tarihli ve 2021/4562 değişik ... sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:10:03