Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/4907
2023/1467
4 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/283 Esas, 2015/387 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın eylemini bilinçli taksirle işlemiş olduğu sonucuna varılarak cezasından 1/3 artırım ile 4 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 ncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.09.2020 tarihli hükmün Bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
Bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, sanığın tam kusurlu olmadığına
İlişkindir.
B.Katılan vekilinin temyiz sebepleri;
Cezanın az olduğuna
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü:
1.Olay tarihinde, mağdur sanık ...'ın kullandığı ... ile yanında ölen ... , ... ve İhsan Yılmaz olduğu halde, alkollü vaziyette ve şehir içi hız sınırının üzerinde seyahat ettikleri sırada, aracın kontrolden çıkması sonucu önce yol kenarındaki mermerlere, sonra da biraz ilerideki ağaca çarpması sonucu meydana gelen tek taraflı ölümlü ve yaralamalı trafik kazası ile ilgili olarak Adli Tıp raporunda kusurun tamamının mağdur sanık ...'a verildiği, sanık ...'ın kusursuz olduğunun ve ölen ... Karahan'ın ise emniyet kemeri takmadığı için tali kusurlu olduğunun belirtildiği ve dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde mağdur sanık ...'ın hakkında her ne kadar kamu davası açılmışsa da olayda kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından CMK'nın 223/2 c maddesi uyarınca beraatine, olayda asli kusurlu olduğu anlaşılan ve bu şekilde oluşan eylemi ile Sümeyye Karahan'ın ölümüne ve mağdur sanık ...'ın yaralanmasına neden olan mağdur sanık ...'ın bir kişinin ölümüne ve bir kişinin de yaralanmasına neden olma suretiyle müsnet suçu işlediği sabit olduğundan sanığın eylemine uyan TCK'nın 85/2, 22/3 md.leri uyarınca cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
2.Kaza tespit tutanağında, ...'ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun sürücülere ait diğer kusurlardan 52/1 b maddesini (araçların hızlarını, aracın yok ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) ihlal ettiği belirtilmiştir.
3.05.04.2014 tarihli Sürücü Belgesi Geri Alma Tutanağında, ... sürücüsü ...'ın yoğun bakımda olduğu, 05.04.2014 tarih, saat 03:55'te 0.68 promil alkollü olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
4.Bilirkişi raporunda, otomobil sürücüsü ...'ın yasal sınırların üzerinde alkollü şekilde ... kullanarak 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48/5 maddesini (0.50 promilin üzerinde alkollü olarak hususi otomobil kullanmak, 0.20 promilin üzerinde alkollü olarak hususi otomobil dışında kalan diğer araçları kullanmak) ihlal ederek trafiğe çıkması, hızını meskun mahalde gece şartlarında far ışığında güvenli bir şekilde seyredebileceği bir seviyeye düşürmesi gerekirken bu dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeden seyrine devam etmesiyle 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1 b (aracın hızını aracın yük ve teknik özelliklerine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartları uydurmamak) maddesini ihlal ederek kazanın oluşumunda ASLİ KUSURLU olduğu, ölen ...'in ölümü olayında emniyet kemeri kullanmamalarının istenmeyen sonucun oluşmasına etken olduğu, emniyet kemeri takmamakla 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 78/1 a maddesinin (Emniyet kemeri bulundurulması zorunluluğu olan araçlarda emniyet kemeri bulundurmamak ve kullanmamak) ihlal ederek ölüm olayının gerçekleşmesinde TALİ KUSURLU olduğu yönünde rapor verilmiştir.
-
... ATK Grup Başkanlığından aldırılan 05/11/2015 tarihli raporda, sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu, yolcu ...'ın kusursuz olduğu, müteveffa yolcu ...'in alt düzeyde tali kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
-
Sanık aşamalarda alınan savunmasında "İlhan Yılmaz benim arkadaşımdır, ben ... ve ...'ı olay nedeni ile tanırım, arkadaşım İlhan beni arayıp bu iki bayanın evine yemeğe gidelim dedi, bana ait olan toyota marka otomobilim ile evlerine gittik, yemek yedik, birazda alkol aldık, daha sonra araçla gezmeye karar verdik, aracı ben kullanıyordum, ... öndeydi, Sümeyye ve İlhan da arka koltuktaydı, bu şekilde dolaşıyorduk, Erbaa merkezde dolaşırken yaklaşık 90 100 km hızla gidiyordum, bir kasisten geçtik, daha sonra benim yanımda oturan ... benim direksiyonu tuttuğum elimi tutarak bir daha geçelim diye söyleyince daha doğrusu elimden çekince ben de direksiyon hakimiyetimi kaybettim, mezar taşlarına girdik, bu şekilde kaza meydana geldi, kazada ben de yaralandım, olay günü hava yağışlı değildi, benim yaklaşık 10 12 yıldır ehliyetim var, aldığımız alkol de sanırım bir bira içmiştik, kendimdeydim, bilincim yerindeydi, üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
7.Katılan sanık ... ifadesinde "Ben atılı suçlamaları kabul etmiyorum Olay günü kaza esnasında ...'ın kullandığı aracın sağ ön koltuğunda yolcu olarak bulunuyordum. Yüksek bir tümsekten geçerken ... direksiyon hakimiyetini kaybetti. Akabinde kaza oluştu araba savrulup takla attı. Ben de o şekilde savrularak kendisini gayri idari olarak temas etmiş veya can havliyle dokunmuş olabilirim. Hiçbir şekilde onun sürüşünü engelleyecek bir müdahalem olmamıştır. Keza tümseğin bulunduğu noktadan tekrar geçmek gibi talep veya ısrarım olmamıştır. Kazada benim hiçbir kanaatim olmamıştır. Beraatime karar verilsin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul ediyorum. Olayda ben de yaralandım olaydan dolayı şikayetim devam etmektedir. Aracının o esnada çok hızlı olduğunu hatırlıyorum. Alkollü olup olmadığını bilmiyorum benim yanımda herhangi bir şekilde alkol almamıştı. Benim eğer ...'e bir temasım varsa ...'in direksiyon hakimiyetini kaybettikten sonra olmuştur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
- Katılan sanık ... hakkında ... ATK Şube Müdürlüğünden aldırılan raporda, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin birden fazla kırık olması nedeni ile skorlama yapılarak saptanan kırıkların hayat fonksiyonlarını ağır 6. derecede etkileyecek nitelikte olduğu, yüzde sabit iz niteliğinde olduğu, yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesi niteliğinde olup olmadığının 18 ay sonra değerlendirileceği belirtilmiştir.
9.Yaralanan ..., sanıktan şikayetçi olup, uzlaşmak istememiştir.
IV. GEREKÇE
A.Tebliğname Yönünden;
05.04.2014 tarihli Sürücü Belgesi Geri Alma Tutanağında, ... sürücüsü ...'ın yoğun bakımda olduğu, 05.04.2014 tarih, saat 03:55'te 0.68 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, iki polis memuru tarafından düzenlenerek imza altına alınmıştır. Adli Tıp Kurumu 5. İhtisasDairesi uygulamalarına göre her saat başı alkol miktarının 0,15 promil düştüğü dikkate alındığında, somut olayda kaza anı itibari ile sanığın yaklaşık 1.28 promil alkollü olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki olay saatinde sanığın 0.75 promil alkollü olduğu ve bilinçli taksir koşulları oluşmadığından hükmün bozulması gerektiği görüşüne iştirak edilmemiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden;
1.Bilinçli Taksir Hükümlerinin Uygulanmasının Usul Ve Yasaya Aykırı Olduğu Yönünden;
Dosya içindeki kaza tespit tutanağı ve bilgilerden kazanın oluş saatinin, 23:20 sıralarında olduğu anlaşılmıştır. ... sürücüsü sanık, aracın içindeki diğer üç kişi ile birlikte hastaneye sevk edilmiş ve sanık yoğun bakım servisine alınmıştır.05.04.2014 tarihli Sürücü Belgesi Geri Alma Tutanağında, ... sürücüsü ...'ın yoğun bakımda olduğu, 05.04.2014 tarih, saat 03:55'te 0.68 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, iki polis memuru tarafından düzenlenerek imza altına alınmıştır. Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Dairesi uygulamalarına göre her saat başı alkol miktarının 0,15 promil düştüğü dikkate alındığında, somut olayda kaza anı itibari ile sanığın yaklaşık 1.28 promil alkollü olduğu, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulunun yerleşmiş raporlarında 100 ve üzerindeki promil olarak saptanan alkol düzeyinin güvenli sürüş yeteneğini kaybettirdiğinin kabul edilmesi karşısında, Mahkemenin kabul ve sanığın eyleminde bilinçli taksir koşullarının bulunduğu ve hükümde sanık hakkında TCK’nın 22/3. maddesi gereğince bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
1.Eksik Ceza Tayin Edildiği Yönünden;
Olay tarihinde, sanığın idaresindeki otomobil ile saat 23:20 sıralarında, hız limitinin 50 km/s olduğu meskun mahalde, yanında ölen ... Karahan, ... ve İhsan Yılmaz olduğu halde, olaydan yaklaşık 4 saat sonra alınan alkol raporunda 0.68 promil alkollü olarak seyir halinde iken, direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıktığı, önce yol kenarındaki mermerlere, sonra da biraz ilerideki ağaca çarpması sonucu, ... içindeki bir kişinin öldüğü, şikayetçi olan bir kişinin de hayati tehlike geçirecek şekilde, kemik kırığı 6. derece ve yüzde sabit iz oluşacak şekilde yaralanmasına tam kusurlu olarak neden olduğu olayda; tüm dosya kapsamından, sanık ve ... içindeki üç arkadaşı ile birlikte olay akşamı evde beraber alkol aldıkları, sonrasında sanığın aracı ile gezintiye çıktıkları, sanığın yanında oturan ve direksiyona müdahale ettiği gerekçesi ile hakkında dava açılan katılan sanık ...' hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen ve 22 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, yaralanmaların niteliği, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak, işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği, hatır taşımacılığı yapan sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Diğer Temyiz Nedenleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/283 Esas, 2015/387 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:10:03