Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7521
2023/1463
4 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/308 Esas, 2016/101 sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 10 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
-
... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/308 Esas, 2016/101 sayılı kararının, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04.02.2021 tarihli ve 2019/8386 Esas, 2021/1118 sayılı kararı ile sair yönleri incelenmeksizin basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
-
... 1. Asliye Ceza Mahkemesi bozma ilamına uyarak, 01.11.2021 tarihli ve 2021/106 Esas, 2021/398 sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 252 nci maddesi uyarınca itiraza tabi olmak üzere karar verilmiştir.
-
Katılan vekilinin itirazı üzerine ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2021/525 Esas, 2022/276 sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 180 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 270 gün adli para cezası..., 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 225 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sonuç cezadan 1/4 indirim yapılarak 168 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca günlüğü takdiren 20,00 TL den paraya çevrilerek 3.360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması ile sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.09.2022 tarihli onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Motosiklet sürücüsü katılanın da tedbirsiz davranışı nedeni ile kusurlu olduğuna,
2.Hukuk mahkemesinde açılan tazminat davası sonunda ödeme yapıldığından zararın giderildiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine,
3.Sürücü belgesinin alınmasının ve taksit sayısının 4 ile sınırlı tutulmasının hatalı olduğuna,
- Usul ve yasaya aykırı diğer hususlara
İlişkindir.
B.Katılan vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanık hakkındaki cezanın yetersiz olduğuna ve paraya çevrildiğine
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
-
Sanığın, idaresindeki aracı ile seyri sırasında kaza mahalli kavşağa geldiğinde, katılanın idaresindeki motosiklet ile kavşak içinde çarpıştığı, katılanın kemik kırığı 3. derece olacak şekilde yaralandığı, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporuna göre, kazada kendisine dur trafik işareti levhası olan bölünmüş yolda kontrolsüzce geçiş yapan ve motosiklete ilk geçiş hakkını vermeyen sanığın asli kusurlu olduğu, katılanın kusurunun bulunmadığı, sanığın taksirle yaralama eyleminin bu şekilde sabit olduğu anlaşılmış ve mahkumiyetine karar verilmiştir.
-
Kaza tespit tutanağında ve hükme esas alınan ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin Kusur raporunda; sanığın sevk ve idaresindeki kamyoneti ile kendisine hitaben bulunan DUR trafik işaret levhasını ve bölünmüş yolda seyir halinde olan araçları dikkate alıp gerekli ve yeterli kontrollerini yaparak tedbirli bir şekilde geçişini yapması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip kontrolsüz bir şekilde geçiş yaptığı, anayol üzeride seyir halinde olan motosikletliye ilk geçiş hakkını vermeyerek çarpışmanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde ... kullandığı, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları ile gerçekleşen kazada asli kusurlu, motosiklet sürücüsünün kusuru olmadığı şeklindedir.
-
Uzlaştırma prosedürünün uygulandığı ve taraflar arasında uzlaştırmanın sağlanamadığı görülmüştür.
-
Sanığın aşamalardaki beyanlarında özetle "... birinci kavşağı geçtim, ikinci kavşağa geldiğimde orta refüjde ağaçlar vardı, o ağaçlardan dolayı görüşüm düşmüştü, motosikletin sağ yanımdan geldiğini gördüm, ama biraz hızlı geldiği için o arada benim kullandığım sağ ön tarafına vurdu, ben kendimin kusurlu olmadığını tahmin ediyorum..." demiştir.
-
Katılan ifadesinde "... ... tali yoldan gelerek bana çarptı. Benim hızım 30 km civarında idi. ... " demiştir.
-
Katılana ait ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan ... raporunda, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi orta (3) derecede etkileyecek nitelikte olduğu bildirilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden,
- Kusur Yönünden;
Olay tarihinde sanığın idaresindeki kamyonet ile hız limitinin 50 km/s olduğu meskun mahalde, gündüz vakti seyir halinde iken, olay yeri dört yönlü kontrolsüz kavşağa geldiğinde, kendi seyir yönüne "dur" işaret levhası olmasına rağmen, kontrolsüz şekilde kavşağa girdiği ve sağ taraftan kavşağa giren katılan idaresindeki motosiklet ile çarpıştığı olayda; Adli Tıp ... Trafik Dairesi raporunun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır
2.Zararın Giderildiği ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Hükümlerinin Uygulanması Gerektiği Yönünden;
Sanık müdafii temyiz dilekçesinde, sanık aleyhine açılan manevi tazminat davasının sonuçlanarak icraya konulduğuna ve ... 16. İcra Dairesinin 2018/12637 sayılı dosyasına 04.06.2021 tarihinde 41.450,00 TL ödeme yaptığına, katılanların uğradığı zararı giderdiğine; ... Genel İcra Dairesi 2020/35990 Esas sayılı dosyada maddi tazminata ilişkin icra takibinde ilgili sigorta şirketinin teminatı ödediği bilgilerine yer vererek, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasının yasaya aykırı olduğu temyiz itirazında bulunmuş olduğu görülmüştür.
Sanık müdafiinin ileri sürdüğü manevi tazminat ve maddi tazminat miktarlarının sanık tarafından katılanlara ödenip ödenmediğinin araştırılmasından sonra, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin tartışılması gerekirken sanığın zararı gidermediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Re'sen Gözetilecek Sebepler Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün A 2 numaralı bendinde açıklanan nedenle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2021/525 Esas, 2022/276 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:10:03