Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/10892
2023/1319
18 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.09.2015 tarihli ve 2015/31 Esas, 2015/443 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 3 ay süreyle geçici olarak sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.
- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.12.2021 tarihli ve 2021/152449 sayılı temyiz istemlerinin reddiyle onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Katılan ... vekilinin temyiz istemi, eksik inceleme sonucu hüküm kurulması ve sonuç cezanın fiille orantısız olarak az miktarda tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
-
Katılan ... vekilinin temyiz istemi, sonuç cezanın fiille orantısız olarak az miktarda tayin edilmesinin, takdiri indirim ve 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna,
-
Sanığın temyiz istemi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, olayın meydana gelmesindeki tek etken davranışın katılan sürücü ...'a ait olduğuna, sürücü belgesinin geçici olarak alınmasının hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü;
- Mahkemece, ''İddia, sanık savunması, katılanların beyanları, doktor raporları, bilirkişi raporları, kolluk tutanakları, nüfus ve adli sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; katılanın ...'ın olay tarihi olan 04/10/2014 günü yanında eşi olan ... ve çocukları olan ..., ... ve ... bulunduğu halde sevk ve idaresi altındaki . . plaka sayılı ... ile ... ili istikametinden .ilçesi istikametine doğru seyir halinde bulunduğu sırada sanık ...'in de . plaka sayılı kamyonu ile aynı istikamette seyir halinde bulunduğu ve .r ilçesi . Kavşağına az bir mesafe kala sanığın sevk ve idaresi altındaki kamyon ile katılanın sevk ve idaresi altındaki aracın sağ tarafına vurması üzerine katılanın aracın kontrolünü kaybederek orta bankete çıkması sonrasında meydana gelen çift taraflı yaralamalı trafik kazasında katılanların ve mağdurların yaralandığı anlaşılmıştır.
Mağdur ... hakkında . Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 04/11/2014 tarihli; ..., ... ve ... hakkında ... Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 11/12/2014 tarihli adli muayene raporlarında yaralanmaların BTM ile giderilebileceğinin belirtildiği, yine ... hakkında ... ATK Şube Müdürlüğünce hazırlanan 23/01/2015 tarihli raporda yaralanmasının BTM ile giderilebileceğinin belirtildiği görülmüştür.
Kaza sonrası hazırlanan trafik kazası tespit tutanağında sanığın kavşağa yaklaşırken araçların hızını azaltmama, şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak kuralını ihlal ettiği; katılan ...'ın ise kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamak kuralını ihlal ettiği belirtilmiştir.
Kaza mahallinde keşif yapılmış; keşif sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda ise sanığın 2918 sayılı Kanunun 51/2b maddesinde öngörülen hız sınırlarını %30'dan fazla aşmak kuralını ihlal ettiğinden kazanın meydana gelmesinde tamamen ve birinci derecede kusurlu olduğu, katılan ...'ın ise kural ihlali yapmadığı ve kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu belirtilmiştir.
... ATK Trafik İhtisas Dairesi'ce düzenlenen 05/08/2015 tarihli raporda ise; sanık sürücü ... kavşağa yeterli mesafeden sola dönüş işareti vererek sola dönüş yapmaya uygun şekilde yaklaşması, kavşağa yaklaşırken süratini düşürmesi, sola manevra yapmadan önce gerisinden solundan gelen trafiği kontrol etmesi gerekirken, süratli seyrederek kavşağa sola dönüş yapmaya uygun şekilde yaklaşmayıp yeterli kontrolü yapmadan sola manevra yapıp sevk ve idaresindeki kamyonun solundan gerisinden gelen otomobille çarpıştığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket etmekle asli kusurlu olduğu; katılan sürücü ...'ın kavşağa yaklaşırken süratini azaltması, sağında seyreden kamyonun sola manevra yaptığını görmesiyle fren tedbiri alması gerekirken kavşağa süratli girerek fren tedbiri almayıp sevk ve idaresindeki otomobilin sağ tarafında seyreden ve kavşakta sola manevra yapan kamyonla çarpıştığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket etmekle tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
İddia, sanık savunması, katılanların beyanları, doktor raporları, bilirkişi raporları, kolluk tutanakları, nüfus ve adli sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın olay tarihi olan 04/10/2014 günü sevk ve idaresi altındaki 20 PH 355 plaka sayılı kamyonu ile seyir halinde bulunduğu esnada ... isimli katılanın sevk ve idaresi altındaki araca çarpmak suretiyle gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranış sonucunda müştekilerin ve mağdurların yaralanmasına neden olduğu ve kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu ve böylelikle üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varılarak eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 89/4 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Suçun işleniş biçimi, kaza sonrası yaralanan mağdur sayısı ve sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı nazara alınarak sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmiş; sanığın benzer nitelikteki taksirli suça ilişkin sabıkalı geçmişi, suç işlemeye meyilli kişilik özelikleri nazara alınarak ileride tekrar suç işlemeyeceği yönünde mahkememizce olumlu kanaate ulaşılamaması ve ayrıca atıl suç nedeniyle katılanların uğradığı zararın sanık tarafından karşılanmadığının anlaşılması nedeniyle yasal şartları oluşmamakla sanık hakkında atılı suçtan belirlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmamıştır.
Sanığa verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezası, sanığın sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 50/1 a maddesi uyarınca 10 ay karşılığı olarak 300 gün adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiş ve sanığın atılı suçtan neticeten 6.000.00 tl adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı TCK nın 53/6. maddesi gereğince sanık hakkında verilen hükmün kesinleşmesinden itibaren yürürlüğe girmek ve cezanın tamamının infazından itibaren işlemeye başlamak üzere sanığa ait 03/06/2003 tarih ve 9819 nolu e sınıfı sürücü belgesinin takdiren 3 ay süreyle geri alınmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.''
Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
-
Katılanların kati adli muayene raporları dosyada mevcuttur.
-
Sanık aşamalarda, sağ şeritte ilerlerken önündeki aracın sağa dönecek olması sebebiyle, arka sol kısmı kontrol ederek şerit değiştirmeye başladığını, kontrol esnasında arkadan gelen bir aracın olmadığını bu sebeple kendisinin kusurunun bulunmadığını ileri sürmüştür.
-
Kolluk güçlerince tanzim olunan 04.10.2014 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan
''a) Kavşaklara yaklaşırken,... hızlarını azaltmak
...''
ve
Aynı Kanun'un 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde bulunan ''şerit izleme'' kurallarına uymadığından bahisle tam kusurlu olduğu bildirilmiştir.
-
Keşif üzerine aldırılan ve trafik bilirkişisi tarafından tanzim edilen 07.04.2015 tarihli raporunda sanığın, 2918 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin (a) bendinde yer alan şerit izleme kurallarına ve aynı Kanun'un 51 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince hız sınırlarını yüzde otuzdan fazla aşmak kuralına uymadığından bahisle tam kusuruyla neticeye sebep olduğuna değinilmiştir.
-
Yargılama aşamasında Adli Tıp Kurumu ... Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından sunulan 05.08.2015 tarihli bilirkişi raporunda sanığın, kavşağa yeterli mesafeden sola dönüş işareti vererek sola dönüş yapmaya uygun şekilde yaklaşması, kavşağa yaklaşırken süratini düşürmesi, sola manevra yapmadan önce gerisinden solundan gelen trafiği kontrol etmesi gerekirken, süratli seyrederek kavşağa sola dönüş yapmaya uygun şekilde yaklaşmayıp yeterli kontrolü yapmadan sola manevra yapıp sevk ve idaresindeki kamyonun solundan gerisinden gelen otomobille çarpıştığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket etmekle asli kusuruyla yaralanmalara sebebiyet verdiği ve olayın meskun mahal içi kavşakta meydana geldiği dikkate alındığında 07.04.2015 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen kusur durumunun isabetsiz bulunduğu belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın idaresindeki kamyonla, gündüz vakti, meskun mahalde, virajlı, bölünmüş, asfalt kaplama karayolunda sağ şeritte seyrederken, önündeki aracın yavaşlaması sebebiyle sol şeride geçiş yapmak istediği sırada, aracının sol arka tekerlek kısımlarıyla, arkadan gelen ve geçiş istikametini kapattığı sürücü ... idaresindeki otomobilin sağ yan kısımlarına çarpmasıyla, sanığın şerit izleme kurallarını ihlal ederek asli kusuruyla, beş kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olaya ilişkin yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
A) Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen bu temyiz sebebi uygun bulunmamıştır.
- Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrası ve 22 inci maddesinin dördüncü fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu beş kişinin yaralanmasına neden olan sanık hakkında, ... ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek yapılan ceza tayininde hukuka aykırılık yer almamaktadır.
B) Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
-
Sanığın asli kusurlu olarak beş kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı nazara alındığında mahkemece hükmedilen ceza tayini yerinde bulunduğundan katılan vekilinin bu husustaki temyiz istemi reddedilmiştir.
-
5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinde takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına olanak sağlayan sebeplere aykırı bir durumun varlığının dosyadan tespit edilemediği dikkate alındığında, sanık hakkında takdiri indirim müessesesinin uygulanmasına kanunî engel teşkil eden bir hususun bulunmadığı görülmüştür.
-
5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, mahkemenin bu hususları dikkate alarak takdir hakkını kullandığı gözetildiğinde bu hususta uygunsuzluk olmadığı anlaşılmıştır.
C) Sanığın Temyiz İstemi Yönünden;
-
Katılanların zararlarının giderilmediğini, sanığın zararı giderdiğine ilişkin iddiasını her türlü şüpheden uzak, somut bir şekilde karşıladığını kanıtlayamadığı ve mahkemenin sanığa ait sabıka kaydını gözeterek sanık hakkında bir daha suç işlemeyeceğine ilişkin olumlu kanatinin oluşmadığını bildirerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde isabetsizlik saptanmamıştır.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebebi reddedilmiştir.
-
Sanığın asli kusurlu olarak, beş kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı nazara alındığında mahkemece sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin takdirinde bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.09.2015 tarihli ve 2015/31 Esas, 2015/443 Karar sayılı kararında sanık, katılan ... vekili ve katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın, katılan ... vekilinin ve katılan ... vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:15:29