Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/6388
2023/1275
17 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Davacı vekili 04.10.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının kapatılan özel yetkili ... 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/37 esas sayılı “fuhuş ve askeri casusluk” davasında çıkar amaçlı örgüte üye olmak, Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etmek, kişisel verileri kaydetmek ve fuhuşa teşvik suçlamaları ile FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olduğu anlaşılan hakimler ve savcılar tarafından yargılanarak haksız ve hukuka aykırı şekilde mahkumiyetine karar verildiğini ve sonrasında hakkında yakalama emri çıkartıldığını, bilahare CMK'nın 311. maddesi gereğince mahkemeden yargılamanın yanilenmesi talebinde bulunulduğunu, ancak bu talebin örgüt üyesi olduğu anlaşılan hakimler tarafından önceki kararların numarası değiştirilerek hazırlandığı anlaşılan gerekçeler ile ret edildiğini, Anayasa Mahkemesi’nin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine yönelik 09.01.2015 tarihli kararı ile davacı hakkında çıkartılan yakalama kararının kaldırıldığını ve ardından yargılamanın yenilenmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda ... Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/179 Esas, 2016/46 Karar sayılı ve 29.01.2016 tarihli kararı ile beraat kararı verildiğini ve bu kararın da 10.03.2016 tarihinde kesinleştiğini, yargılamada görev alan hakim ve savcıların FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olduklarının örgüt talimatları ile yargılama yaptıklarının HSK tarafından verilen meslekten çıkarma kararı ile anlaşıldığını, soruşturmanın gizliliğinin ihlal edildiğini, sahte deliller ile müvekkili hakkında kamu davası açıldığını, beraat kararında hakim ve savcıların kişisel kusurunu gerektirecek ihlallere kovuşturma sürecinde de devam edildiğinin belirlendiğini, bu suretle davacının hakim ve savcıların kişisel kusurları nedeni ile doğrudan ve ağır zarar gördüğünü, şiddetli elem ve ıstırap yaşadığını, yazılı ve görsel basında “fuhuşçu ve vatan haini” olarak suçlandığını, masumiyet karinesinin ihlal edilmesi, aile ve sosyal ilişkilerinde yaşadığı baskı ve suçlamaların yarattığı telafisi imkansız sonuçlar, yaşadığı acı ile maddi ve manevi kayıplarının, cismani zararlarının bir nebze olsun giderilmesi maksadı ile 99.000,00 TL manevi tazminatın ilk haksız sorgulama tarihi olan 11.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
-
Davalı vekili 28.10.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava şartlarının oluşmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, yasal dayanağı olmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
-
... 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.09.2017 tarihli ve 2016/333 Esas, 2017/230 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2017/3711 Esas, 2018/1926 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri
1.Bölge Adliye mahkemesinin duruşma hazırlıklarına başlanmasına dair karar verilmeden doğrudan murafaaya başlamasının usule aykırı olduğuna,
2.Soruşturma ve kovuşturmada görev yapan hâkim ve savcıların kasıtlı hareket ettiğine,
ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacı hakkında haksız soruşturma başlatılması, ceza verilmesi, kararın kesinleştirilip yakalama emri çıkarılması düşünüldüğünde haksız işlemin niteliği ve davacının ekonomik ve sosyal durumuna göre sebepsiz zenginleşmeye neden olmayacak ölçüde takdirinin gerektiği gözetilerek, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın ilk haksız işlem tarihi olan 11.11.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Anılan soruşturma ve kamu davası nedeni ile davacı hakkında bir gözaltı veya tutuklama işleminin olmadığı, CMK'nın 141/1. maddesinde tazminat isteme koşullarının açıklandığı, bir kimse hakkında beraat ettiği suçlar nedeni ile sadece kamu davası açılmış olmasına dayalı olarak tazminat isteminde bulunabilme hakkının düzenlenmediği belirtilmiştir. CMK'nın 141/3. maddesinde ise "Birinci fıkrada yazan haller dışında, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk halleri de dahil olmak üzere hakimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir." denmektedir. Davacı ve vekili, ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 Esas, 2016/37 Karar sayılı dosyasında, soruşturmayı ve kovuşturmayı yürüten hakim ve Cumhuriyet savcılarının davacı hakkında kasıtlı olarak kamu davası açtıklarını, sahte deliller ürettiklerini ve haksız işlemler yaptıklarını ileri sürmüşlerdir. İlgili davada soruşturmayı ve kovuşturmayı yürüten hakim ve Cumhuriyet savcıları hakkında kamuoyunda haksız ve kasıtlı işlemler yaptıkları konusunda bir kabul, yaygın bir şayia bulunduğu da doğrudur ve ancak az önce açıklanan CMK'nın 141/3. maddesine göre, bu madde uyarınca tazminata hükmedebilmek için hakim veya Cumhuriyet savcısının icrai olarak görevinin gereklerine aykırı hareket etmesi ve bu suretle de görevi kötüye kullandıklarının bir yargı kararı ile tespit edilmiş olması gereklidir. Oysa gerek işbu davanın açıldığı ve gerekse Dairemiz tarafından hüküm kurulduğu aşamaya kadar bu konuda ortaya çıkmış ve kesin hüküm halini almış herhangi bir yargı kararı bulunmamaktadır. Böyle bir yargı kararının ortaya çıkması halinde, CMK'nın 142/1. maddesinde belirtilen süreler dahilinde davacı tarafından manevi tazminat istemine dayalı bir dava açılması ise mümkün görülmüştür. Dolayısı ile işbu tazminat davasında manevi tazminat istemi koşulları bulunmadığı halde İlk Derece Mahkemesi tarafından davacı yararına manevi tazminata hükmedilmiş olması doğru ve isabetli bulunmamış, bu açıklamalar ışığında Dairece, manevi tazminat talebi yönünden doğru ve isabetli olmayıp yasaya uygun bulunmayan İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve manevi tazminat talebinin tamamen reddi ile 25.08.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı KHK.nin 144. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesine eklenen 9. fıkra uyarınca, ret edilen toplam tazminat miktarına göre davalı yararına nispi vekalet ücreti tayini gerektiği vicdani kanaatına varılarak yeni bir hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan ... Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/179 Esas – 2016/46 Karar sayılı ceza dosyaları kapsamında, davacı hakkında suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olmak, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek ve kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek suçlarından yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 10.03.2016 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma hazırlıklarına başlanmasına dair karar verilmeden doğrudan murafaaya başlamasının usule aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
5271 sayılı Kanun'un 281 inci maddesinin birinci fıkrasına göre;
''Duruşma hazırlığı aşamasında bölge adliye mahkemesi daire başkanı
veya görevlendireceği üye, 175 inci madde hükümlerine uygun olarak duruşma gününü
saptar; gerekli çağrıları yapar.''
denilmektedir.
Dosya incelendiğinde bölge adliye mahkemesince 13.06.2018 tarihli tensip zaptına göre duruşma hazırlığı işlemlerine başlanıldığı, duruşma gününün saptandığı, 12.06.2018 tarihli inceleme raporu hazırlandığı görülmekle yapılan işlemlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
- Soruşturma ve kovuşturmada görev yapan hâkim ve savcıların kasıtlı hareket ettiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, tazminat talebinin reddi yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2017/3711 Esas, 2018/1926 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:15:29