Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/4617

Karar No

2023/1256

Karar Tarihi

13 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği (5271 sayılı Kanun) temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 gün ve 2015/346 E. 2016/221 K. sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53

üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesi gereğince 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir.

  1. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.09.2020 tarihli ve 2016/275804 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan ... Vekilinin Temyiz İsteği;

  1. Bilinçli taksirde artırımın 1/2 oranda yapılması gerektiğine,

  2. Olayın vahametine karşılık verilen cezanın alt sınırdan olduğuna,

ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği;

Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemenin Kabulü;

  1. Olay günü saat 08:40 sıralarında, sanık ...'ın sevk ve idaresindeki. plakalı ... ile hız limitinin 110 km/s olarak belirtildiği meskun mahal sınırları dışındaki orta ayırıcısı yüzeyle aynı seviyedeki yan yana devamlı çizgi ile belirlenmiş bölünmüş yolun ... istikametine gidiş şeridinde gündüz vakti seyir halinde iken, olay mahalline geldiğinde aracın kontrolünü kaybederek iki gidiş iki geliş olan (duble yol) yoldan arada refüj olmadan karşı şeride geçtiği, bu sırada ... ... istikametinde seyir halinde olan katılan ...'in sevk ve idaresindeki . plakalı araçla kafa kafaya çarpıştığı, meydana gelen kaza sonucu . plakalı araçta bulunan ...'ın öldüğü, katılan ...'in ise hayati tehlike geçirecek, vücudunda birden fazla 5.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı anlaşılmaktadır.

  2. Maktulün kesin ölüm sebebini belirleyen, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2015 tarihli ölü muayene tutanağında, ölüm sebebinin intrakranial kanama (beyin kanaması) sonucu gelişen arest (solunum ve dolaşım durması) sonucu olduğu görülmektedir.

  3. Katılan ...'e ait Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 08.09.2015 tarihli raporunda, katılanın hayati tehlike geçirecek, vücudunda birden fazla 5. derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı belirtilmiştir.

  4. Kaza tespit tutanağında; sanık ...'ın kullandığı . plakalı aracın şerit izlemek ve değiştirmek kurallarına uymayarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 56 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendini ve yine hız sınırı %30 dan fazlasını aşarak aynı Kanun'un 51 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendini ihlal ettiğinin ve sanığın idaresindeki aracının kaza sonrası hız kadranına bakılarak ibrenin 190 olduğunun belirtildiği görülmektedir. Katılan ... hakkında bahse konu kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı, bu nedenle üzerine atılı bulunan taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçunu gerçekleştirmediği gerekçesiyle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.

  5. Yargılama aşamasında yapılan keşif sonucu düzenlenen 17.02.2016 tarihli bilirkişi raporunda; sanık ...'ın 2918 sayılı Kanun'un 84 üncü maddesinde belirtilen "İkiden Fazla Şeritli Taşıt Yollarında Karşı Yönden Gelen Trafiğin Kullandığı Şerit Veya Yol Bölümüne Girme", 51 inci maddesindeki "Sürücülere Aksine Bir Karar Alınıp Ve İşaretlenmemiş ise Yönetmelikte Belirtilen Hız Sınırı Aşmamak Zorundadırlar" şeklindeki hükmünü ve 47 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen "Trafik Güvenliği Ve Düzeneğiyle İlgili Olan Ve Yönetmelikte Gösterilen Diğer Kural, Yasak, Zorunluluk Ve Yükümlülüklere Uymak Zorundadırlar" şeklindeki hükümlerin ihlal edildiği ve ...'ın asli kusurlu olduğu, maktulün ise olay esnasında emniyet kemeri takmadığından tali kusurlu olduğu şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır.

  6. Kaza yeri krokisi, olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanağı, sanığın alkolsüz olduğuna dair rapor, kaza yeri fotoğraflarını içeren CD ve DVD ve tutanaklar olayın tanıkları İ.E., V.T., O.Ç.'nin anlatımları dava dosyasında mevcuttur.

  7. Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu ... Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 21.04.2016 tarihli raporuna göre;

"...Sanık sürücü ..., orta ayırıcısı yüzeyle aynı seviyedeki yan yana devamlı çizgi ile belirlenmiş bölünmüş yolun olay yeri kesiminde önündeki aracı geçmek isterken karşı yön trafiğine ait şeridi ihlal etmesiyle bu şeritte ... istikametine doğru seyreden ... idaresindeki otomobille çarpıştığı olayda asli kusurlu görülmüştür.

Sürücü ... (orta ayırıcısı yüzeyle aynı seviyedeki yan yana devamlı çizgi ile belirlenmiş bölünmüş yolun olay yeri kesiminde önündeki aracı geçmek isterken ihlal yaparak şeridine giren karşı yönden gelen sanık sürücü ... idaresindeki otomobille çarpıştığı olayda ihlali bulunmamasıyla kusursuz görülmüştür.

Müteveffa yolcu ... Tatar (raporda sehven ... Tatar olarak yazılmış) yolculuk sırasında emniyet kemerini takmamakla olayda tali kusurlu görülmüştür..." şeklinde görüş bildirilmiştir.

  1. Sanığın sevk ve idaresindeki kaza yapan aracın hız kadranının 190 olması ve bu hususu kabul etmemesi neticesinde, ... bakım ve motor uzmanı yerel bilirkişiden alınmış teknik rapor dava dosyasında mevcuttur. Ayrıca, Renault Mais'in yazısında "... 190 km hızla bir yere önden çarpmışsa ve ABS beyni hasarlanmışsa hız o andaki değerde sabitlenir, ancak motor dönmeye devam ettiği motor devri değişebilir, daha sonra devir bilgisi kaybolduğunda motor alt devirlere düşmüş olabilir, hızın aniden artması pek mümkün değildir" şeklindeki cevabi yazısı da dava dosyasında bulunmaktadır.

  2. Sanığın aşamalarda verdiği ifadelerinde, atılı suçlamaları tevil yollu kabul ettiği ve savunmasında; "...Olay günü sabah 07:00'de eşimin tahlilleri dolayısı ile Besni Devlet hastanesine geldim. Burada doktorun izinli olduğunu öğrenince tekrar ... ilçesine . plaka sayılı aracım ile dönüyordum. Tahmini hızım olay yerinde 100 110 civarındaydı. Araçta yalnızdım. Kaza noktasına geldiğimde önümdeki aracı sollamak için sol şeride geçtim. Bu esnada karşıda orta refüjde bir aracın bana doğru geldiğini gördüm. Sağ tarafımda sollamak istediğim ... bulunduğundan bana direksiyonu sol tarafa çevirmek mantıklı geldi. Direksiyonu sola çevirdim. Yoldan kaçtığımı hatırlıyorum ancak çarpışma anını hatırlamıyorum. Ancak gözümü hastanede açtım. Ben şerit ihlali yapmadım..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

  3. Katılanların her aşamada sanıktan şikayetçi olduklarını beyan ettiği ve Mahkemece 21.01.2016 ve 26.02.2016 tarihlerinde katılma kararı verildiği tespit edilmiştir.

  4. Mahkemece, "...Sanığın yaklaşık saatte 190 km hız yaparak hız sınırını %30 dan fazla ihlal ederek yaptığı eyleminin oluşabileceği sonucu öngörebilmesine rağmen bir şey olmaz faraziyesiyle ve neticeyi istemediği ve bu şekilde hareket ettiği, sonucun gerçekleştiği anlaşılmakla sanığın eylemini bilinçli taksir şeklinde gerçekleştiği kabul edilmiş ve verilecek cezanın TCK'nın 22/3. maddesi gereğince 1/3 oranında arttırılmasına..." şeklinde karar verildiği anlaşılmaktadır.

  5. Sanık ...'a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE

Oluş ve dosya kapsamına göre, olay günü saat 08:40 sıralarında, sanık ...'ın sevk ve idaresindeki . plakalı ... ile hız limitinin 110 km/s olarak belirtildiği meskun mahal sınırları dışındaki orta ayırıcısı yüzeyle aynı seviyedeki yan yana devamlı çizgi ile belirlenmiş bölünmüş yolun ... istikametine gidiş şeridinde gündüz vakti seyir halinde iken, olay mahalline geldiğinde aracın kontrolünü kaybederek iki gidiş iki geliş olan (duble yol) yoldan arada refüj olmadan karşı şeride geçtiği, bu sırada ... ... istikametinde seyir halinde olan katılan ...'in sevk ve idaresindeki . plakalı araçla kafa kafaya çarpıştığı, meydana gelen kaza sonucu . plakalı araçta bulunan ...'ın öldüğü, katılan ...'in ise hayati tehlike geçirecek, vücudunda birden fazla 5. derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, kazanın sanık sürücü ...'ın olay yerinde önündeki aracı geçmek isterken bölünmüş yolda karşı yöne ait şeridi ihlal etmesiyle meydana geldiğinden asli kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği olaya ilişkin Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi Yönünden;

Olay tarihinde sanık ...'ın kontrolündeki 27 J 0877 plakalı aracın ... ... istikametine doğru seyir halinde iken aracın kontrolünü kaybederek iki gidiş iki geliş olan (duble yol) yoldan arada refüj olmadan karşı şeride geçtiği, bu sırada ... ... istikametinde seyir halinde olan katılan ...'in kontrolündeki . plakalı araçla kafa kafaya çarpıştığı kazada; Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, olay anındaki hızın azami hız sınırının iki katı veya daha fazla olduğunun tespit edilmesi halinde bilinçli taksir koşullarının oluştuğunun kabul edildiği, sanığın 110 km/s hız sınırını 2 katından fazla aştığına ilişkin bir tespitin dosya içerisinde yer almadığı, ayrıca sanığın eyleminin sollama yasağı olmayan yolda şerit ihlali yapmaktan ibaret olduğu, sırf şerit ihlali yapmanın bilinçli taksir hali sayılamayacağı ve dosya kapsamı itibariyle bilinçli taksir hali oluşturacak bir ihlalinin de bulunmadığının anlaşılması karşısında, bilinçli taksir koşulları bulunmadığı nazara alınmadan, hatalı gerekçe ile sanığa hükmolunan cezada 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş olup, sanık müdafinin temyiz sebebi yerinde görülmüştür.

B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden;

  1. Sanık ...'ın kontrolündeki 27 J 0877 plakalı aracın ... ... istikametine doğru seyir halinde iken aracın kontrolünü kaybederek iki gidiş iki geliş olan (duble yol) yoldan arada refüj olmadan karşı şeride geçtiği, bu sırada ... ... istikametinde seyir halinde olan katılan ...'in kontrolündeki 07 LEY 44 plakalı araçla kafa kafaya çarpıştığı, meydana gelen kaza sonucu . plakalı araçta bulunan ...'ın öldüğü, katılan ...'in ise hayati tehlike geçirecek, vücudunda birden fazla 5. derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul ve tespit edilen sanığın, kusur durumu ve meydana gelen zarar durumu gözetilerek Mahkemece takdiren tayin edilen ceza miktarında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan vekilinin tayin edilen cezaya ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

  2. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, olay anındaki hızın azami hız sınırının iki katı veya daha fazla olduğunun tespit edilmesi halinde bilinçli taksir koşullarının oluştuğunun kabul edildiği, sanığın 110 km/s hız sınırını 2 katından fazla aştığına ilişkin bir tespitin dosya içerisinde yer almadığı, ayrıca sanığın eyleminin sollama yasağı olmayan yolda şerit ihlali yapmaktan ibaret olduğu, sırf şerit ihlali yapmanın bilinçli taksir hali sayılamayacağı ve dosya kapsamı itibariyle bilinçli taksir hali oluşturacak bir ihlalinin de bulunmadığının anlaşılması karşısında, katılan vekilinin bilinçli taksirde artırımın 1/2 oranda yapılması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 gün ve 2015/346 E. 2016/221 K. sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.04.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîtevdiinesüreçv.olgulargerekçesebepleribozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:15:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim