Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/2888

Karar No

2023/1254

Karar Tarihi

13 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. ...1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2014 tarih ve 2013/611 esas, 2014/509 karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tâbi tutulmasına karar verilmiştir.

  2. ...1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2014 tarih ve 2013/611 esas, 2014/509 karar sayılı kararının 19.11.2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip sanığın denetim süresi içerisinde 10.05.2015 tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan "Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak ve Kullanmak" suçunu işlediği, ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2017 tarih ve 2016/922 esas, 2017/56264 karar sayılı kararı ile bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verildiği, kararın 22.06.2017 tarihinde kesinleştiği, ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince açıklanmasına karar verilmiştir.

  3. ...1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2018 tarih, 2017/415 (E) ve 2018/218 (K) sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

  4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 22.12.2020 gün ve 2018/2444 E., 2020/2824 K. sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince kararın kaldırılarak sanığın 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

  5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.05.2022 havale tarihli ve 2021/10807 sayılı, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği;

  1. Sanığın HAGB hükmünü aldığı suçta taksirle hareket etmiş olması ve daha sonra almış olduğu mahkumiyet hakkında pişmanlığını dile getirmiş ve bir başkasının suçunu üstlenmek zorunda kaldığını beyan etmiş olması nedeniyle, hakkında verilen mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğu gibi hakkaniyete de aykırı olduğuna,

  2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının TEMYİZ İNCELEMESİ NETİCESİNDE kaldırılarak/BOZULARAK en azından sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesine VEYA DİĞER SEÇENEK YAPTIRIMLARIM UYGULANMASINA karar verilmesi gerektiğine,

  3. Sanığın hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildikten sonra denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle sanık hakkında TCK'nın 50, 51 ve CMK'nın 231. maddelerinin uygulanmasına yasal imkan olmadığına karar verilmiş ise TCK'nın 50. maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesinin neden mümkün olmadığı konusunda bir gerekçe sunulamamış olduğuna,

  4. Mahkûmiyet kararının hukuka aykırı olduğuna,

ilişkindir.

B. Katılan ... Vekilinin Temyiz İsteği;

  1. Katılana kusur izafe edilemeyeceğine, her iki sürücünün de yarı yarıya kusurlu olduğu hususunun hakkaniyete aykırı olduğuna,

  2. Her iki sürücünün de beyanıyla çelişen tanık beyanına dayanılarak katılana yani 40 KD 447 plakalı aracın şeridini ihlal ettiği ve aracı sıkıştırıp arka sağdan çaptığından bahisle 4/8 gibi bir kusur izafe edilerek kazanın meydana gelmesinde yarı yarıya kusurlu olduğu hususu kabul edilemez olduğuna,

  3. İstinaf mahkemesince yerel mahkeme hükmü kaldırılmış ise de sanık hakkında hükmolunan ceza, suçun niteliği ve dosya kapsamı göz önüne alındığında yeterli olmadığına,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

  1. ...1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2018 tarih, 2017/415 (E) ve 2018/218 (K) sayılı kararı ile;

"...Suç tarihinde sanık ...'in kendi sevk ve idaresinde bulunan 7. plakalı ... ile seyir halinde iken katılan ... Uca'nın sevk ve idaresinde bulunan . plakalı araca . Mahallesi Eski .. Bulvarı . Kavşağı civarında çarptığı, çarpmanın etkisiyle katılan . ile kaza esnasında ... içinde bulunan diğer katılan ... ile .'nın 21/03/2014 tarihli kesin doktor raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek bir şekilde yaralandıkları, bu şekilde birden fazla kişinin yaralandığı, meydana gelen trafik kazasında aldırılan 31.03.2014 tarihli trafik bilirkişi raporunda sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun'un 84. maddesinde yer alan asli kusurlardan 84/H (geçme kurallarına riayet etmeme) ile tali kusurlardan 52/1 A (araçların hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak) kuralını ihlal ettiğinden dolayı 4/8 oranında kusurlu olduğu, katılan ... Uca'nın aynın kanunun 84. maddesinde yer alan asli kusurlardan (şeride tecavüz etme) ile tali kusurlardan 52/1 A (araçların hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak) kuralını ihlal ettiğinden 4/8 oranında kusurlu olduğunun beliirtildiği, az önce de açıklandığı gibi ATK kusur raporunun ayrıntılı, açıklamalı, olay ve oluşa uygun ve denetime elverişli şekilde hazırlandığı, bu çerçevede mahkememizce de benimsendiği, bu açıklamalar ışığında sanığın katılanların taksirle yaralanmasına neden olma suçunu işlediği anlaşıldığından, mahkumiyetine karar vermek gerekmiştir. TCK'nın 61. maddesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği zaman ve yer fiilin diğer özellikleri, meydana gelen zararın miktarı, katılanların yaralanma biçimi ve olayın oluş şekli nazara alınarak sanık hakkında takdiren asgari hadden uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini cihetine gidilmiştir. İhbar öncesi yargılama aşamasında iddianamedeki sevk maddesinin TCK'nın 89/1. maddesi olmasına rağmen ek savunma hakkı tanınmadan TCK'nın 89/4. maddesine göre ceza verildiği anlaşılmakla sanık müdafine HAGB açıklaması aşamasında ek savunma hakkı tanınmıştır. Hakkındaki hükmün ertelenmesine karar verilen kişi ile ilgili olarak bir deneme süresi öngörülür. Bu deneme süresi çocuklar için 3 yıl, reşit kişiler için 5 yıldır. Deneme süresi içinde yeni bir suç işleyen kişi ile ilgili nasıl bir işlem yapılacağı CMK 231/11. maddesinde açıklanmıştır. Anılan yasa maddesinde "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." hükmü yer almaktadır. Sanık hakkında önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında denetim süresi içerisinde herhangi bir yükümlülük yüklenmediği anlaşılmıştır.

Yukarıda bahsedildiği üzere, sanık ...'in deneme süresi içerisinde 19/11/2014 tarihinde yeniden suç işlemesi nedeni ile yapılan yargılaması sonucunda ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/02/2017 tarih ve 2016/922 esas, 2017/56 karar sayılı ilamı ile mahkumiyetine karar verildiği, kararın 22/06/2017 tarihinde kesinleştiği, "böylece hükmün açıklanmasının koşullarının gerçekleştiği" anlaşıldığından sanık hakkında mahkememizce verilen 2013/611 esas, 2014/509 karar sayılı ilamının hükmünün açıklanmasına karar vermek gerekmiş ve sanığa denetim süresi içinde denetim yüklenmediği anlaşılmakla, hükmün açıklanmasını geri bırakılmasının kaldırılması esnasında hükmün aynı şekilde açıklanması gerektiğinden..." gerekçeleri ile sanık hakkında önceki hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince açıklanmasına, taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş olup, bu karara karşı katılan ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.

  1. Olay günü saat 23:20 sıralarında, sürücü .'nın sevk ve idaresindeki . plakalı otomobil ile ... Bulvarını takiben Makro kavşağı istikametinden Etiler kavşağı istikametine bölünmüş yolda orta şeritte seyri sırasında olay mahalli kavşağa geldiğinde, sol şeride doğru yönelip sol şeridi takiben kendisini geçmek isteyen sanık sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sağ yan kapısına çarpması, sonrasında aracının direksiyon hakimiyetini kaybedip seyrine göre sağdaki benzin istasyonunun reklam tabelasına çarparak durması sonucu sürücü ... ile aynı araçta yolcu olarak bulunan ...'un basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandıkları anlaşılmaktadır.

  2. Kaza tespit tutanağında, olay mahallinin meskun mahalde, aydınlatmanın olduğu, 15 metre genişliğinde, asfalt kaplama, düz eğimsiz, tek yönlü üç şeritli bölünmüş yolda, dört yönlü kavşakta gece vakti olduğu, ... plakalı aracın sol ön teker kesimiyle seyrine göre soldaki adanın bordür taşlarına çarptığına, sonrasında bu aracın sağ kapısına çarpma şeklinde yol içerisinde çarpışma gerçekleştiğine, ... plakalı aracın ilk çarpma noktasından 108 metre ileride durduğu, .plakalı diğer aracın ise bu noktanın 56 metre ilerisinde benzin istasyonu tabelasına çarparak duruşa geçtiği, yolda azami hız limitinin 60 km/sa olduğu ve yol içerisinde fren izi bulunmadığına dair tespitler olduğu, kusur durumuna ilişkin olarak da sürücü ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 54/1A "Geçme kurallarına riayet etmemek" maddesini ihlal ettiği, sürücü ...'nın aynı Kanunun 54/1A "Şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak" maddesini ihlal ettiğinden her iki sürücünün de kusurlu olduğu kanaatinin belirtildiği görülmektedir.

  3. Yargılama aşamasında 21.03.2014 tarihinde yapılan keşfe dayalı düzenlenen 31.03.2014 tarihli trafik bilirkişi raporu ile ... Adli Tıp Grup Başkanlığı ... Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına ait 12/06/2014 tarihli bilirkişi raporunda da;

"...A Sürücü. yönetimindeki otomobil ile gece vakti, meskun mahalde, bölünmüş üç şeritli yolun orta şeridinde seyri sırasında aydınlatmanın olduğu olay mahalline geldiğinde, tanık ifadesinden de anlaşılmakla, kavşak mahalli olmasına karşın arkasından gelip sol şeritten kendisini geçmek isteyen otomobile doğru hatalı biçimde sol şeride yönelmesiyle, solundan kendisini geçmek isteyen bu otomobilin sağ yan kapı kısmına çarpması ve sonrasında direksiyon hakimiyetini kaybedip seyrine göre sağdaki benzin istasyonunun reklam tabelesına çarparak durması sonucu meydana gelen olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle kusurludur.

B Sürücü ... yönetimindeki otomobil ile gece vakti, meskun mahalde bölünmüş yolda seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, kaza sonrası durma mesafesinden anlaşılmakla, hızını mahal şartlarına göre ayarlamamış, kavşak mahalli olmasına karşın yolun sol şeridine geçip önünde orta şeritte seyir halinde olan otomobili hatalı ve tehlikeli biçimde geçmek istemiş, bu haliyle, solundan geçtiği otomobilin kontrolsüz ve hatalı biçimde sola yönelmesiyle, orta ada bordür taşına aracının sol ön tekerini çarpıp yola dönmesi ve geçtiği bu otomobilin aracının sağ yan kapı kesimine çarptıktan sonra direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağ tarafındaki benzin istasyonunun reklam tabelesına çarpması sonucu meydana gelen olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle kusurludur..." görüşünün bildirildiği ve Mahkemece kazanın meydana gelmesinde sanık ile katılan ...'in eş değer kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği anlaşılmaktadır.

  1. Tanık G.G., B.O., İ.U., Ö.C.'nin anlatımları ile kaza yeri krokisi, kaza tespit tutanağı, sanığın 19 promil alkollü olduğuna ilişkin doktor raporu sonucu, adli muayene raporları ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

  2. Katılanların her aşamada sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği ve Mahkemece 16.07.2013 ve 01.10.2013 tarihlerinde haklarında katılma kararı verildiği anlaşılmaktadır.

  3. Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği ve yargılama aşamasında alınan ifadesinde,"...Olay günü kendime ait .plakalı ... ile .stikametindan ... yoluna doğru seyir halinde iken plakasını bilemediğim, . marka ... önümde gidiyordu, bu sırada, dispanser kavşağının ışıklarında yeşil ışık yanmıştı, bulunduğum şeritten sol şeride geçtim, daha sonra passat marka aracın gelerek beni sıkıştırdığını farkettim, hatta ön tekerleğim kaldırıma çıktı, ben yeniden direkten kurtarmak için dreksyonu sağ yaptım, .marka ... bu defa beni önüne aldı, benim sol arka kapıdan vurup beni sürükledi, kendiside aracı durduramayıp benzinliğe çarptı, kaza bu şekilde olmuştur, benim kusurum yoktur..." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır.

8.Sanık ...'a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

  1. ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 22.12.2020 gün ve 2018/2444 E., 2020/2824 K. sayılı kararı ile;

"...5271 sayılı CMK’nın 231/7. maddesine aykırılık yapılarak, açıklanması geri bırakılan 09.10.2014 tarihli hükümde, sanığa verilen 6 ay 20 günlük hapis cezasının adli para cezasına (4.000 TL) çevrilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi kanuna aykırı görüldüğünden, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanık ... hakkında TCK’nın 3/1, 22/4, 61/1. maddelerinde yazılı ilke ve ölçütler gözetilip, TCK’nın 89/4, 53/6. maddeleri uyarınca yeniden hüküm kurulması kamu adına talep ve esas hakkında mütalaa olunur demiştir. İddia, savunma, katılan beyanı, kusura ilişkin raporlar, adli raporlar ile tüm dosya kapsamında mevcut delillere göre; Suç tarihinde sanık ...'in kendi sevk ve idaresinde bulunan . plakalı ... ile seyir halinde iken katılan ...' .'nın sevk ve idaresinde bulunan . plakalı araca .Mahallesi Eski ... Yolu Bulvarı Dispanser Kavşağı civarında çarptığı, çarpmanın etkisiyle katılan . ile kaza esnasında ... içinde bulunan diğer katılan ...'un 21/03/2014 tarihli kesin doktor raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek bir şekilde yaralandıkları, bu şekilde birden fazla kişinin yaralandığı, meydana gelen trafik kazasında sanık ile katılan ...'in eşit oranda kusurlu oldukları anlaşılmış, sanığın üzerine atılı suçun işleniş şekli, katılanlardaki yaralanmaların niteliği, kusur durumu ile hak ve nesafet kuralları da gözetilmek sureti ile sanık hakkında TCK'nın 89/4. maddesi gereğince temel cezanın asgari hadden bir miktar uzaklaşılarak tayini, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak cezası TCK'nın 62/1. maddesinin uygulanması, sanığın sürücü belgesinin TCK'nın 53/6. maddesi gereğince 6 ay süre ile geri alınmasına, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildikten sonra deneme süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmış olması nedeniyle CMK'nın 231/7 11 maddesi gereğince seçenek yaptırıma çevrilip ertelenmesine yasal imkan olmadığından uygulanmamasına..." şeklinde karar verildiği, buna göre, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince kararın kaldırılarak sanığın 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

  1. ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinde yapılan duruşmada da, sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği ve savunmasında, "...Ben öncelikle duruşmalardan bağışık tutulmayı isterim. Ben konu ile alakalı olarak daha önce ifade vermiştim. Vermiş olduğum ifadelerimi aynen tekrar ederim. Olay günü kendime ait aracımla makro market önündeki ... yolundan sanayi istikametine doğru hareket ediyordum. Önümde . renkli . marka bir ... diş panser ışıklara yaklaşırken yan yana geçiyorduk. Ben yolun sol tarafında bulunuyordum. Siyah renkli passat marka araçta yolun sağ tarafında gidiyordu. Dişpanser ışıklar kavşağına varmadan bana sağ arka çamurluk köşesinden vurdu beni kaldırıma sürükledi. Ben sürüklenince trafik ışık direğine vurmayayım diye direksiyonu yolun sağ tarafına kırdım. Ben diresyonu kırınca müşteki ... panikleyerek bana sağ iki kapıdan vurmak üzere önüne alıp 3 4 metre sürükledi. Daha sonra benden kurutalarak benzinliğin kaldırımına çıktı. Ben aracımdan inerek müştekinin yardımına koştum..." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır.

IV. GEREKÇE

Oluş ve dosya kapsamına göre, olay günü saat 23:20 sıralarında, sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile meskun mahalde, gece vakti üç şeritli asfalt kaplama bölünmüş yolda orta şeritte seyri sırasında olay mahalli kavşağa geldiğinde, sol şeride doğru yönelip sol şeridi takiben kendisini geçmek isteyen sanık sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sağ yan kapısına çarpması, sonrasında aracının direksiyon hakimiyetini kaybedip seyrine göre sağdaki benzin istasyonunun reklam tabelasına çarparak durması sonucu sürücü ... ile aynı araçta yolcu olarak bulunan ...'un basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandıkları olaya ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden;

  1. Kusura İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

Olay günü saat 23:20 sıralarında, sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile meskun mahalde, gece vakti üç şeritli asfalt kaplama bölünmüş yolda orta şeritte seyri sırasında olay mahalli kavşağa geldiğinde, sol şeride doğru yönelip sol şeridi takiben kendisini geçmek isteyen sanık sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sağ yan kapısına çarpması, sonrasında aracının direksiyon hakimiyetini kaybedip seyrine göre sağdaki benzin istasyonunun reklam tabelasına çarparak durması sonucu sürücü ... ile aynı araçta yolcu olarak bulunan ...'un basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandıkları olayda; sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, meskun mahalde bölünmüş yolda seyri sırasında, olay mahalline geldiğinde, kaza sonrası durma mesafesi dikkate alındığında, hızını mahal şartlarına göre ayarlamamış, kavşak mahalli olmasına karşın yolun sol şeridine geçip önünde orta şeritte seyir halinde olan otomobili hatalı ve tehlikeli biçimde geçmek istemiş, bu haliyle, solundan geçtiği otomobilin kontrolsüz ve hatalı biçimde sola yönelmesiyle, orta ada bordür taşına aracının sol ön tekerini çarpıp yola dönmesi ve geçtiği bu otomobilin aracının sağ yan kapı kesimine çarptıktan sonra direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağ tarafındaki benzin istasyonunun reklam tabelesına çarpması sonucu meydana gelen olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle katılan ile eş değer kusurlu olduğu, Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporlarının olayın gerçekleşme şekline ilişkin doğru ve tutarlı değerlendirmeler içerdiği, kusur tespitinin olay ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, hüküm kurmaya yeterli olduğu, tanık anlatımının ve katılanların beyanlarının gerekçe kapsamında değerlendirildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin mahkûmiyet kararının hukuka aykırı olduğuna, HAGB hükmünü aldığı suçta taksirle hareket etmiş olması ve daha sonra almış olduğu mahkumiyet hakkında pişmanlığını dile getirmiş ve bir başkasının suçunu üstlenmek zorunda kaldığını beyan etmiş olması nedeniyle, hakkında verilen mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğu gibi hakkaniyete de aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

  1. Erteleme veya Adli Para Cezası Hükümlerine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca ancak, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık hakkında durumunun değerlendirilerek, kısmi infaz veya koşulların varlığı halinde 5237 sayılı Kanun'un 50 ve 51 inci maddelerinin uygulanması suretiyle yeni bir mahkûmiyet hükmü kurulabileceği, hakkında yükümlülük kararı belirlenmeyen ve yeniden suç işleyen sanık hakkında, daha önce verilen hükmün aynen açıklanmasına karar verilmedi gerektiği, ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca "Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez." hükmü birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında erteleme veya paraya çevirme hükümlerinin uygulanmasına yasal olanak bulunmadığından, ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 22.12.2020 gün ve 2018/2444 E., 2020/2824 K. sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak en azından sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesineveya diğer seçenek tedbirlerin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğine, sanığın hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildikten sonra denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle sanık hakkında TCK'nın 50, 51 ve CMK'nın 231 maddelerinin uygulanmasına yasal imkan olmadığına karar verilmiş ise TCK 'nın 50. maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesinin neden mümkün olmadığı konusunda bir gerekçe sunulamamış olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

  1. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Hükümlerine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği uygulanan hükmün açıklanmasının geri bırakılması bakımından, daha önce hakkında ...1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2014 tarih ve 2013/611 esas, 2014/509 karar sayılı karar ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanan ve denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediğinden hakkında verilen hüküm açıklanan sanık hakkında Mahkemece; "...Sanığın hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildikten sonra denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle..." şeklinde karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına dayanak olan gerekçenin yerinde, yeterli ve kanunî olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin bu husustaki temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

B. Katılan ... Vekilinin Temyiz İsteği;

  1. Kusura İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

Olay günü saat 23:20 sıralarında, sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile meskun mahalde, gece vakti üç şeritli asfalt kaplama bölünmüş yolda orta şeritte seyri sırasında olay mahalli kavşağa geldiğinde, sol şeride doğru yönelip sol şeridi takiben kendisini geçmek isteyen sanık sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sağ yan kapısına çarpması, sonrasında aracının direksiyon hakimiyetini kaybedip seyrine göre sağdaki benzin istasyonunun reklam tabelasına çarparak durması sonucu sürücü ... ile aynı araçta yolcu olarak bulunan ...'un basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandıkları olayda; sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, meskun mahalde bölünmüş yolda seyri sırasında, olay mahalline geldiğinde, kaza sonrası durma mesafesi dikkate alındığında, hızını mahal şartlarına göre ayarlamamış, kavşak mahalli olmasına karşın yolun sol şeridine geçip önünde orta şeritte seyir halinde olan otomobili hatalı ve tehlikeli biçimde geçmek istemiş, bu haliyle, solundan geçtiği otomobilin kontrolsüz ve hatalı biçimde sola yönelmesiyle, orta ada bordür taşına aracının sol ön tekerini çarpıp yola dönmesi ve geçtiği bu otomobilin aracının sağ yan kapı kesimine çarptıktan sonra direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağ tarafındaki benzin istasyonunun reklam tabelesına çarpması sonucu meydana gelen olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle katılan ile eş değer kusurlu olduğu, Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporlarının olayın gerçekleşme şekline ilişkin doğru ve tutarlı değerlendirmeler içerdiği, kusur tespitinin olay ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, hüküm kurmaya yeterli olduğu, tanık anlatımının ve katılanların beyanlarının gerekçe kapsamında değerlendirildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan vekilinin katılana kusur izafe edilemeyeceğine, her iki sürücünün de yarı yarıya kusurlu olduğu hususunun hakkaniyete aykırı olduğuna, her iki sürücünün de beyanıyla çelişen tanık beyanına dayanılarak katılana yani 40 KD 447 plakalı aracın şeridini ihlal ettiği ve aracı sıkıştırıp arka sağdan çaptığından bahisle 4/8 gibi bir kusur izafe edilerek kazanın meydana gelmesinde yarı yarıya kusurlu olduğu hususu kabul edilemez olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

  1. Temel Cezaya İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12 833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirle işlenen suçlarda, 5237 sayılı Kanun'un "Taksir" başlıklı 22 nci maddesinin dördüncü ve aynı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemeler birlikte göz önüne alınarak, failin kusur durumu öncelikle değerlendirilip, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun ağırlığı ölçütleri dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi gerektiği, buna göre basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde iki kişinin yaralanmasına neden olan ve katılanla eş değer oranda kusurlu olduğu mahkemece kabul ve tespit edilen sanık hakkında, cezada orantılılık ilkesi ile ... ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedildiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan vekilinin istinaf mahkemesince yerel mahkeme hükmü kaldırılmış ise de sanık hakkında hükmolunan cezanın suçun niteliği ve dosya kapsamı göz önüne alındığında yeterli olmadığına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

C. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "21.03.2013" şeklinde yazılması gerekirken, "22.03.2013" olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.

D. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 22.12.2020 gün ve 2018/2444 Esas, 2020/2824 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ...1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.04.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

uygulanmasınakarardiğerv.süreçneticesindehükmünseçenekyaptırımlarımtemyizisteminintevdiinehukukîolgularincelemesisebeplerigerekçeonanmasınaesastanreddi

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:15:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim