Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/2299

Karar No

2023/1223

Karar Tarihi

12 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. . Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2016 tarihli ve 2014/5 Esas, 2016/37 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 14.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

  2. . Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2016 tarihli ve 2014/5 Esas, 2016/37 Karar sayılı kararının, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 25.11.2020 tarihli ve 2020/734 Esas, 2020/6374 Karar sayılı kararı ile özetle sanıkların yargılama konusu eylemleri yönünden 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usûlünün uygulanabilir hâle geldiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

  3. . Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2021/4 Esas, 2021/217 Karar sayılı kararı ile Dairemizin bozma kararına uyulduğu, basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilerek sanıklar hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 10.980 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

  4. . Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2021/4 Esas, 2021/217 Karar sayılı karara yönelik sanık müdafiinin itirazı üzerine dosyanın yeniden ele alındığı ve . Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2021/151 Esas, 2021/364 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 14.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

  5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.04.2022 tarihli ve 2021/128758 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebebi, şikayetten vazgeçmeye ilişkin dilekçelerin mahkemece dikkate alınmadığına, sanıklar ... ve ... yönünden eylemleri ile netice arasında illiyet bağı bulunmadığına, sanık ... yönünden ise bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde, "...İddia, sanıkların savunmaları, katılanın beyanları, tanıkların anlatımları, keşif zaptı, bilirkişi raporları, ... ATK Şube Müdürlüğünden alınan 23/11/2015 tarih ve 2015/1194 sayılı rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; suç tarihinde sanıklar İslam ve Asım'ın düğün merasimi organize ettikleri, damadın arkadaşı olan sanık ...'ında düğünde Bayrakçı başı olarak görev aldığı, düğün merasimine çok sayıda davetlinin iştirak ettiği, düğün eğlencesinin devamı sırasında; düğün meydanına toplanan kalabalığın hemen bitişiğinde 15 metre mesafede havai fişek patlatıldığı, sanıkların kendi sorumluluklarında olan düğün eğlencesi sırasında herhangi bir güvenlik önlemi almaksızın, kontrolsüzce havai fişek patlatılmasına müsaade ettikleri, belirli aralıklarla gerekli güvenlik önlemleri alınmaksızın, düğünün hususi anlarında gelin ve damat için birden fazla kez havai fişek patlatıldığı, herhangi bir güvenlik önlemi alınmaksızın, kontrolsüzce patlatılan havai fişeklerden birinin 15 metre mesafede bulunan katılananın gözüne isabet ettiği, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde taksirle yaralanmasına ve organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden oldukları, sanıkların bu şekilde taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işledikleri sübut bulmuştur.

Her ne kadar sanıklar suçlamaları tüm aşamada inkar etmişler ise de; katılanın beyanları, tanıkların anlatımları, keşif zaptı, bilirkişi raporları, ... ATK Şube Müdürlüğünden alınan 23/11/2015 tarih ve 2015/1194 sayılı rapor, düğün sahiplerinin dosyamız sanıkları İ. ve.oldukları, bayrakçı olarak tabir edilen ve düğünde yapılması gereken işleri organize etmek ve yapmakla görevli sanık ...'ın olduğu, düğün esnasında birden fazla kez havai fişek patlatılmış olması, havai fişeklerden bir kısmının sanık ...'ın tarafından patlatmış olması, düğün sahibi olarak sanıklar. ve .'ın düğünün genel güvenliğinden sorumlu olmaları, üzerlerine düşen dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranmaları nedeniyle katılanın taksirle yaralanmasına neden olmuş olmaları ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanıkların inkara yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek, ayrı ayrı mahkumiyetlerine hükmedilmiştir.

Sanıkların taksire dayalı kusurları, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınarak, 5237 sayılı TCK'nın 61/1, 22/4. ve 3/1. maddeleri gereğince temel cezalar asgari hadden uzaklaşılarak, teşdiden belirlenmiştir.

Havai fişeklerin patlayıcı madde ve tehlikeli olmasına rağmen; havai fişek patlatılmasının işinin ehli olmayan sanık ... tarafından herhangi bir güvenlik önlemi alınmaksızın çok fazla sayıda davetlinin hemen 15 metre uzaklığında patlatılmasına göz yuman ve yeterli denetim ve güvenlik önlemi almayan, kontrol mekanizması oluşturmayan sanıkların eylemlerinde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu, herhangi bir güvenlik önlemi almaksızın ve kalabalıktan 15 metre uzaklıkta havai fişeklerin patlatılması halinde kalabalık içerisinde bulunanlardan herhangi birinin yaralanabileceğini öngörebilecek durumda olmakla birlikte, meydana gelen neticeyi istemedikleri gibi, eylemleri ile doğabilecek her türlü kanuni sonucu da kabullenmedikleri, böylece sorumluluklarının bilinçli taksir hükümleri kapsamında kaldığı mahkememizce kabul edilmiş ve tayin olunan cezalarının TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca arttırılması gerekmiş olup, neticeten verilen cezada davanın basit yargılama usulü kapsamında mahkememizce verilen karara sanıklar tarafından itiraz edilmesi nedeni ile CMK'nın 251/3. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,

Katılanın gözündeki görme kaybının giderilmesinin ve suçtan önceki haline getirilmesi mümkün olmadığından; 5560, 5728, 5739 ve 6008 sayılı karar ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi" koşulu ile "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası" olması koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle, sanıklar haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kuralları uygulanmamış; her ne kadar mağdur vekili tarafından 23.12.2019 tarihli dilekçe ile şikayetten vazgeçildiği belirtilmiş ise de, bilinçli taksirle yaralama suçunun TCK'nın 89/5. maddesi uyarınca şikayete tabi olmaması nedeniyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." denilmiştir.

  1. Sanıkların alınan savunmalarında atılı suçu kabul etmedikleri görülmüştür.

  2. Kaza sebebiyle yaralanan katılan ...'ın aşamalarda şikayetçi olduğu ve uzlaşmayı kabul etmediği ancak dosyaya eklenen 15.01.2021 tarihli dilekçeye göre, katılanın şikayetten vazgeçtiği görülmüştür.

  3. Katılan hakkında düzenlenen 23.11.2015 tarihli ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporuna göre, sağ gözde oluşan görme kaybının, duyularından ya da organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu kanaatinin bildirildiği görülmüştür.

  4. Polis memuru teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 14.12.2015 tarihli teknik bilirkişi raporuna göre olay gününde havai fişek atıldığının CD görüntüsü ile tespit edildiği, havai fişeklerin takribi olarak 25 metre yükseklikte patladıkları, buna göre havai fişeklerin 1 ve 1 inç altında 16 kartuşluk bataryalar olduğu, tehlikeli madde gücünün 1.4 derece ve aşağısında olduğu, tekel dışı bırakılan patlayıcı maddelerle ilgili, av malzemesi ve benzerlerinin usul ve esaslarına ilişkin tüzük (87/12028) gereğince satışının izne tabi olduğu, atıcının A ateşleyici belgesinin olması gerektiği, kullanılmasının mülki amirin iznine tabi olduğu, görüntülere göre havai fişek atışının yapıldığı nokta ile yaralanan ...'ın bulunduğu nokta arasındaki mesafenin 15 metre olduğu, açısının yaklaşık olarak 6 7 derece olduğu, ...'ın gözüe havai fişek kartuştan çıktıktan sonra patlamadan isabet etmesinde ya da çarptığı anda patlamasında şahsın gözüne çarpan alanda en az 2,5 cm çapında kuvvetli tahribat yapacağı, kartuştan çıkan havayi fişeğin 20 25 metre sonra patlamasında, etrafa saçılan ateş zerreciklerinin muhtelif vişne çekirdeği veya hububat, arpa, buğday vb üzerine paroteknik madde kaplandığı; patladıktan sonra 5 metre civarında etrafa saçıldıkları, bu tür cisimlerin isabet etmesinde 1 cm kadar yanık ve tahribat yapabileceği, havai fişet atış esnasında etrafı sabitlenerek desteklenmemesi sonucunda ateşlendikten sonra bataryanın devrilmesi ile 20 25 metre etrafında tahribat yapabileceği kanaati bildirilmiştir.

  5. Yeşilova İlçe Jandarma Komutanlığının 16.04.2014 tarihli yazısı ile ek tutanak içeriğine göre, sanıkların havai fişek atılması için izin müracaatının bulunmadığı anlaşılmıştır.

  6. Tanıklar..,.., ....., .., ., .., ... . . .beyanları dosya kapsamında bulunmaktadır.

II. GEREKÇE

A. Sanık ... Alan Yönünden;

  1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasındaki ihtarat ile yetinilmesi yerine, infazı kısıtlar biçimde 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının da uygulanması, bozma nedeni yapılmamıştır.

  2. Sanık hakkında bilinçli taksirle nitelikli yaralama suçu bakımından hüküm kurulduğu, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin beşinci fıkrasına göre, bilinçli taksirle yaralama suçunun soruşturulmasının ve kovuşturulmasının, aynı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki yaralanma hali hariç olmak üzere, şikayete tabi olmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin şikayetten vazgeçmeye ilişkin dilekçenin dikkate alınmadığına ilişkin temyiz itirazı bakımından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  3. Olay tarihinde ...'in düğünü olduğu, sanık ...'ın ...'in yakın arkadaşı olduğu ve bu nedenle bayrakçı başı olarak düğün eğlencesi ile ilgilendiği, düğün merasimi sırasında tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere sanık ...'ın belirli aralıklarla birden çok kez havai fişek atışı yaptığı, dosya kapsamına göre patlayıcı madde olduğu bilinen tehlikeli nitelikteki havai fişeklerin, ateşleyici belgesi olmaksızın ve herhangi bir güvenlik önlemi alınmaksızın, çok fazla sayıda davetlinin 15 metre uzaklığında patlatıldığının görüldüğü, bu kapsamda neticenin istenmemekle birlikte belirtilen şekilde tehlike arz eden havai fişeklerin herhangi bir güvenlik önlemi almaksızın ve düğüne katılan davetlilere gereken mesafe bırakılmadan patlatılması halinde kalabalık içerisinde bulunanlardan herhangi birinin yaralanabileceğinin öngörüldüğü, böylelikle eylemlerinin bilinçli taksir düzeyinde olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B. Sanıklar ... ve ... Yönünden;

Sanıkların aşamalarda alınan ifadelerinde havai fişeklerin bilgileri dışında atıldığını, bu yönde bir taleplerinin olmadığını, kim tarafından atıldığını dahi bilmediklerini beyan ettikleri, tanıkların alınan beyanlarında havai fişek atımı konusunda sanıkların yönlendirmesi ve talepleri olduğu yönünde bir beyanlarının olmadığı, bu kapsamda düğün sahibi sanıklar ... ve ...'e atılı taksirle yaralama suçunda iştirakın mümkün olmaması, her bir sanığın kendi eyleminden sorumlu olduğu, havai fişeklerin atımında düğün sahiplerinin yönlendirmesi ve talimatı bulunduğu hususunda bir delil olmaması sebebiyle sanıkların eylemleri ile meydana gelen netice arasında nedensellik bağı bulunmadığı gözetildiğinde, sanıkların atılı suç bakımından beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırılık bulunmuştur.

III. KARAR

A. Sanık ... Yönünden;

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle . Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2021/4 Esas, 2021/217 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanıklar ... ve ... Yönünden;

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle . Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2021/4 Esas, 2021/217 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.04.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîtevdiinesüreçolgularonanmasınagerekçesebepleribozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:16:23

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim