Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8094
2023/1203
11 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 31.10.2019 tarihinde davalı vekiline tebliği üzerine davalı vekilinin 01.11.2019 tarihli dilekçe ile katılma yoluyla temyiz talebinde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Davacı 12.03.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; Cumhuriyet savcısı olarak görev yaptığı sırada FETÖ terör örgütüne üyelik ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs iddiasıyla hakkında soruşturma başlatıldığını, bu soruşturma kapsamında 17.07.2016 20.07.2016 tarihlerinde gözaltında kalıp yasal dört günlük gözaltı süresinin 21.07.2016 saat 01.45'te dolmasına rağmen saat 04.00 06.00 saatleri arasında sorguya sevk edildiğini, 21.07.2016 20.06.2017 tarihlerinde tutuklu kaldığını, soruşturma sürecinde hesaplarına bloke konulması sonucu hesabından para çekemediğini, ev ve ... yerinde yapılan aramada dijital materyallerinden imaj alınmasına rağmen bir örneğinin kendisine verilmediğini, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, 24.08.2016 tarihinde meslekten ihraç edildiğini, 2016 yılı temmuz ve ağustos ayı maaşlarının bir kısmını iade ettiğini, dolayısıyla haksız şekilde gözaltında ve tutuklu kaldığı süreler ile dilekçe içeriğindeki nedenlerden dolayı zarara uğradığından bahisle son aldığı maaş üzerinden kazanç kaybının hesaplanmasını taleple 500.000,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihi olan 17.07.2016 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
-
Davalı vekili 06.04.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, davacının tutuklanmasına kendisinin neden olduğunu, talep miktarlarının sebepsiz zenginleşmeye neden olacak nitelikte olduğunu, faiz talebinin yasaya aykırı olduğunu öne sürerek davanın reddini talep etmiştir.
-
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.09.2018 tarihli ve 2018/82 Esas, 2018/346 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.10.2019 tarihli ve 2018/4042 Esas, 2019/2351 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.10.2021 tarih, 2019/11303 sayılı tebliğnamesi ile davacı hakkında hükmedilen tazminata uygulanacak faizin gözaltı tarihi olan 17.07.2016 tarihi yerine, ihraç tarihi olan 23.07.2016 tarihinden itibaren uygulanması gerektiğinden bahisle kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Davacı vekilinin temyiz istemi, davacının kazanç kaybına ilişkin zararının son aldığı maaşı üzerinden hesaplanması gerektiğine, ihraç edilmesinden sonra maaş iadesi yaptığı kısmın da geri ödenmesi gerektiğine, cezaevinde yapılan harcamaların da maddi tazminat kapsamına alınması gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının davacının manevi zararını gidermekte yetersiz olduğuna ilişkindir.
2.Davalı vekilinin temyiz istemi, dava açma süresinin geçtiğinden ve tazminat koşullarının oluşmadığından bahisle davanın reddi gerektiğini, tazminatın hangi kanun maddesine dayandırılarak verildiğinin belirtmesi gerektiğine, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fazla olduğuna, tazminatlara gözaltından faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve davalı lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece davacının . Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı esnada Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs ve silahlı terör örgütüne üye olma iddiası ile ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kararı ile 17.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 21.07.2016 tarihinde tutuklandığı, 20.06.2017 tarihinde tahliye edildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/10862 sayılı soruşturma numaralı soruşturma neticesinde 13/02/2018 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı ile üzerine atılı Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan delil yetersizliği nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, davacı tarafından 12.03.2018 tarihinde açılan davanın süresinde açıldığı, davacının ikamet adresinin ... oluşu karşısında mahkememizin yetkili mahkeme olduğu, tutuklu kaldığı süreyi fiilen kesintisiz olarak infaz ettiği tespit edilerek davacının 24.08.2016 ihraç edilmesi nedeniyle bir önceki aydan peşin ödenen Temmuz maaşı ile Ağustos maaşını da yasal şartlara göre kesintili olarak almış olduğundan bu tarihten itibaren maddi zararı doğduğundan maddi tazminatın bu tarihten tahliye tarihine kadar asgari ücret üzerinden hesaplan 13.597,41 TL'ye , davacının soruşturma aşamasında kendisini vekil avukat ile temsil ettirdiği bu hususun dosya arasında mevcut 3.000,00 TL'lik banka dekontu ile sabit olan miktar eklenerek toplam 16.597,41 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın 17.07.2016 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/10862 2018/5138 sayılı soruşturma dosyası kapsamında davacının Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak ve Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs suçlarından 17.07.2016 20.06.2017 tarihleri arasında 338 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinde öngörülen görevli mahkemeye süresinde davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A. Davacı vekilinin temyiz istemine yönelik
1.Tutuklandığı tarihte Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan, 24.08.2016 tarihinde ihraç edilen ve 14.07.2022 tarihinde görevine iade edildiği anlaşılan davacının geriye dönük maaşından yapılan kesintilerin ödenmesinin idari yargının konusu olduğu ve koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında talep edilemeyeceği anlaşıldığından davacı vekilinin buna ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
2.Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre davacının cezaevinde yaptığı harcamalar maddi tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, bu kalemlerin maddi tazminat kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
3.Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği anlaşıldığından davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik temyiz sebepleri de yerinde görülmemiştir.
B. Davalı vekilinin temyiz istemine yönelik
1.Davacının üzerine atılı suçlardan yürütülen soruşturma sonunda hakkında 13.02.2018 tarihinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile haksız şekilde gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süreler için 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca tazminata hak kazandığı 12.03.2018 tarihinde açtığı davasının süresinde olduğu anlaşıldığından davanın süresinde açılmadığına ve tazminat koşullarının oluşmadığına yönelik, tazminatın hangi maddeye dayandırılarak verildiğinin belirtilmemesi eksiklik olarak nitelendirilmeyeceğinden buna ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiş, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.
2.Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği anlaşıldığından davalı vekilinin manevi tazminat miktarına, zararın doğduğu tarihin haksız işlem tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinden gözaltına alınma tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasında isabetsizlik görülmediğinden gözaltına alınma tarihinden itibaren faiz uygulanmasına yönelik temyiz sebepleri de yerinde görülmemiştir.
3.Tutuklandığı tarihte Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan, 24.08.2016 tarihinde ihraç edilen ve temyiz incelemesi sırasında 14.07.2022 tarihinde görevine iade edildiği anlaşılan anlaşılan davacının, geriye dönük maddi maaş kayıplarının idare tarafından ödenmesi gerektiği; dolayısıyla maddi kaybın bulunmadığı anlaşıldığından maddi kazanç kaybına yönelik talebinin reddine karar verilmesi gerekliliğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
4.Avukatlık ücretinin davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayanması nedeniyle davacı tarafça sunulan avukatlık sözleşme gereği tayin edilen miktar maddi zarar miktarının tayininde esas alınamayacağı, ancak; tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma dosyasında davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği dikkate alınarak, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen vekalet ücreti olan 660,00 TL'nin kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tarihinden işleyecek faiziyle maddi tazminat kapsamında ödenmesine karar verilmesi gerekirken davacıyla avukatının arasındaki anlaşmaya göre ödenen serbest meslek makbuzuyla gösterilen ve bu miktarın üzerinde olan 3.000,00 TL'nin maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B.3) ve (B.4) paragraflarında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 27.12.2019 tarihli ve 2019/1622 Esas, 2019/1380 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:16:49