Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/4853
2023/1180
11 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/43 Esas, 2016/432 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi gereğince neticeten 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 ay süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir.
-
Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.09.2020 tarihli 2016/257840 sayılı hükmün hapis cezasının adli para cezasına çevirilmesi sırasında uygulama maddelerinin eksik gösterildiği gerekçesiyle düzeltilerek onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin temyiz istemi;
Sanığa verilen cezanın az olduğuna,
Sanığın bilinçli taksirle hareket ettiğine ilişkindir.
B. Sanık müdafiinin temyiz istemi;
Sanığın kusuru bulunmadığına, beraat etmesi gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılmaması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre
Yerel Mahkemenin kabulü;
-
Olay günü saat 14:50 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışında, iki yönlü, iki şeritli köy yolunda seyir halindeyken virajlı kesime geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek istikametine göre sol taraftan yoldan çıktığı, yolun solundaki elektrik direğine çarparak durduğu, kaza nedeniyle sanığın aracında yolcu olarak bulunan ...'ın öldüğü olayda, mahkemece kazanın meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu kabul ve tespit edilerek buna göre uygulama yapılmıştır.
-
Katılanlar sanıktan şikayetçi olduklarını beyan etmişlerdir.
-
Sanık savunmasında ''... Arkadaşım olan müteveffa . ile birlikte gezmeye çıkmıştık,. plakalı aracımla geziyorduk, aracı ben kullanıyordum, biz biraz gezdikten sonra, .'yi annesi aradı, acilen eve gelmesini söyledi, ben de bu nedenle aracın hızını biraz arttırdım, ancak en fazla 70 80 km kadardı hızım, . tarafından ... istikametine geliyorduk, ben yolun sağ tarafından ilerliyordum, ... Piknik'in oraya geldiğimizde yolda bir ıslaklık gördüğümü hatırlıyorum, ben frene basınca ... savruldu ve sol tarafa geçti sol tarafta bulunan elektrik direğine çarptık, ikimizinde emniyet kemerleri takılı değildi, zaten kazadan sonrasını hatırlamıyorum, ben de kendimden geçmişim, daha sonra birisi gelerek beni uyandırdı, .'yi kontrol ettiğimde henüz yaşıyordu, yanıma gelen şahıstan telefonunu istedim, ambulansı aradık, kaza nedeniyle çok pişmanım ve üzgünüm, ancak kusurum söz konusu değildir, bu nedenle beraatime karar verilmesini talep ederim.'' demiştir.
-
Tanık ... beyanında; ''Ben olay günü ... piknik önünde yolun kenarında davar güdüyordum. Saat 14:00 sıralarında yukarı taraftan hızlı bir şekilde bir ... gelerek yanımdan geçti. Yaklaşık 50 metre kadar gittikten sonra yol kenarındaki beton direğe çarparak durdu. Ben hemen aracın yanına gittim. Aracın şoförü olan genç uzun boylu esmer şahıs hemen araçtan indi. Yanında bulunan bayan ise araçta sıkışmış vaziyetteydi. Ben oradayken bir ayağının sadece kımıldadığını gördüm. Ben araçtan inen şahsa telefonumu verdim ve ambulansı aradı. Daha sonra ambulans gelerek gerekli müdahaleyi yaptı. Benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir'' demiştir.
-
Tanık . beyanında; ''24/12/2014 tarihli tutanak içeriği altındaki imza bana aittir, kazayı haber alınca olay yerine gittik. plakalı aracın yolun sol tarafındaki direğe çarpmış vaziyette olduğunu gördük, şoför mahallinde kimse yoktu, şoförün ambulansta olduğunu gördük, ön sağ koltukta müteveffa . vardı ve biz gittiğimizde vefat etmişti, olay yerindeki tanık ... ile görüştüğümüzde hızlı bir şekilde aracın geçtiğini gördüğünü ve hemen arkasından kazaya ilişkin ses duyduğunu söyledi, yolda gördüğümüz kadarıyla bir ıslaklık söz konusu değildi, raporda da belirttiğimiz gibi kanaatimce kaza aracın viraja hızlı girmesinden kaynaklanmıştır, benim olayla ilgili bilgim ve görgüm bundan ibarettir" demiştir.
-
Kaza tespit tutanağında, bilirkişi raporu, Adli Tıp Kurumu raporunda sanığın sevk ve idaresindeki araçla meskun mahal dışında viraj olan mahalde müteyakkız seyretmediği, mahal ve zemin şartlarını dikkate almadan süratli seyrettiği, dikkatini yola vermeyerek direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile asli kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin oluş ve kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
A. Katılan ...'ın temyiz istemi yönünden;
5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak asli kusurlu ve tam kusurlu olarak bir kişinin ölmesine neden olan sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın bilinçli taksirle hareket ettiğine ilişkin dosyada bilgi, belge, tespit olmadığı anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Müdafiinin temyiz istemi yönünden;
Kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporunun, Adli Tıp Kurumu raporunun oluş ve dosya kapsamının birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, meydana gelen kazada asli ve tam kusurlu olan sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinde isabetsizlik olmadığı anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
D. Sanık kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen nedenler dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
-
Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
-
B ile A2 ehliyete sahip sanığın idaresindeki otomobille kazaya sebebiyet vermesine rağmen yalnızca bu tip araçların kullanımına izin veren “B” sınıfı ehliyet belgesinin TCK'nın 53/6 maddesi gereğince geçici olarak geri alınmasına karar verilmesi gerekirken, aynı zamanda “A2” sınıfı ehliyetinin de geri alınmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde D 1 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/43 Esas, 2016/432 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan ...'ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 3. paragrafının hüküm yerinden çıkarılarak yerine ''Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 2 yıl 1 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1 a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 760 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin yazılmasına, hükmün 6. paragrafından ''A2'' ibaresinin çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:17:17