Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5540
2023/117
16 Ocak 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Mahkemece bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Davacı vekili 03.02.2013 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahlı terör örgütüne üye olma ve patlayıcı madde bulundurmak suçlarından 11.04.2008 tarihinde tutuklandığını, 26.12.2008 tarihinde tahliye edildiği, yapılan yargılamada beraat ettiği, haksız olarak tutuklu kaldığı süre boyunca 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebinde bulunmuştur.
-
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve yersiz açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
-
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2019 tarihli ve 2018/103 Esas, 2019/89 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2019 tarihli ve 2018/103 Esas, 2019/89 Karar sayılı kararının davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 22.11.2021 tarihli ve 2020/2064 Esas, 2021/8118 Karar sayılı kararıyla, 29.05.1957 tarih ve 4 16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasında beraat eden davacı lehine hükmolunması gereken maktu vekalet ücretinin yargılama giderleri kapsamında olduğu ve bu hakkın asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağı, beraat eden davacı lehine hükmolunması gereken 2.640.00 TL maktu vekalet ücretinin maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
-
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2022/29 Esas, 2022/162 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.07.2022 tarihli, temyiz talebinin reddiyle hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri;
Hükmedilen tazminat miktarının düşük olduğuna,
ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri;
-
Davanın reddi gerektiğine,
-
Hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğuna,
-
Davalı lehine vekalet ücreti ödenmesi gerektiğine,
ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. Yerel Mahkemenin Kabulü
Davacı vekilinin 03.02.2014 havale tarihli dilekçesi ile müvekkilinin haksız olarak tutuklulukta kaldığı süreler karşılığı olarak 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 100.000,00 TL tazminatın ve vekalet ücretinin haksız tutuklama tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devlet hazinesinden tazminine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği, Mahkememizin 19.03.2019 tarih, 2018/103 Esas, 2019/89 Karar sayılı kararı ile davacının maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği, temyiz başvurusu üzerine dosyanın Yargıtay 12. Ceza Dairesine gönderildiği, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 22.11.2021 gün ve 2020/2064 Esas ve 2021/8118 Karar sayılı ilamı ile dosyanın bozulduğu, davacının maddi tazminat talebi yönünden; maddi tazminatın belirlenmesinde, elde edilmesi mutlak, objektif, somut, daha önce kazanıldığı veya sahip olunduğu halde tutuklama nedeni ile kaybedilen gelirler veya haklar nazara alınabilecektir. Davacı, gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamadığından, davacı vasıfsız bir işçi gibi değerlendirilerek, gözaltında ve tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak davacı lehine 4.206,15 TL maddi tazminata hükmedilerek, taleple bağlılık kuralı gereği tutuklama tarihi olan 11.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat istemine yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
Yargıtayın yerleşik uygulamaları kapsamında, davacının gözaltı ve tutuklu kaldığı dönem için maddi zararları hesaplanırken, ceza davasında ödenmeyen vekalet ücreti maddi zarar hesabına dahil edilemeyeceğinden, vekalet ücreti maddi tazminat hesabına dahil edilmemiştir. (Emsal nitelikte Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2015/11201 E., 2016/8793 K. )
Davacının manevi tazminat talebi yönünden, manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, toplumsal konumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu olarak kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak, zenginleşme sonucu doğurmayacak, ... ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşır bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun olarak tayin edilmesi gerektiğinden, davacı yönüyle zenginleşmeye neden olmayacak, davacıda manevi tatmin duygusu yaratacak ve hakkında tutuklama kararının fiilen uygulandığı tarihlerin bütününü kapsayacak şekilde, takdiren 14.500,00 TL manevi tazminat miktarına hükmedilerek, taleple bağlılık kuralı gereği tutuklama tarihi olan 11.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat istemi talebinin reddine karar verilmiştir.
Vekalet ücreti talepleri yönünden, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ve 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince, kabul edilen maddi ve manevi tazminat toplamı üzerinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 2.805,92 TL nispi vekalet ücretinin, davalı ... Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine, Yargıtay Ceza Genel
Kurulunun 13.03.2007 tarih, 2007/2 Esas ve 2007/63 Karar sayılı kararı uyarınca, haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, davalı lehine avukatlık ücreti ödenebilmesi ancak davanın tamamen reddi halinde mümkün olduğundan, davalı taraf için vekalet ücreti talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan ... (kapatılan) 4. Ağır Mahkemesinin 2008/259 esas 2013/123 karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 11.04.2008 26.12.2008 tarihleri arasında 259 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 27.03.2013 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve Kanun'da öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
-
Davacı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
-
29.05.1957 tarih ve 4 16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasında beraat eden davacı lehine hükmolunması gereken maktu vekalet ücretinin yargılama giderleri kapsamında olduğu ve bu hakkın asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağı, beraat eden davacı lehine hükmolunması gereken 2.640.00 TL maktu vekalet ücretinin maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden hükmedilen maddi tazminat miktarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
-
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
-
Davalı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
-
Tazminat talebinin dayanağı olan ... (kapatılan) 4. Ağır Mahkemesinin 2008/259 esas 2013/123 karar sayılı ceza dosyası kapsamında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklu kalan ve yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedilen davacının 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (e )bendi gereğince tazminata hak kazandığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
-
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
-
5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasında, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak, davalı lehine ancak davanı tamamen reddi halinde vekalet ücreti ödeneceğinden davalı lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2022/29 Esas, 2022/162 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:45:11