Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5563

Karar No

2023/1152

Karar Tarihi

10 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Davacı vekili 03.11.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/16842 Soruşturma sayılı dosya kapsamında 09.09.2009 tarihinde açıkça hukuka aykırı şekilde işyerinin basıldığını ve gözaltına alındığını, emniyette 4 gün gözaltında kaldığını, 13.09.2009 tarihinde tutuklandığını, yapılan soruşturma kapsamında tutuklandıktan sonra ... Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/115 Esas sayılı ve kamuoyunda "Captogon davası" olarak bilinen dava kapsamında diğer 25 sanıkla birlikte yargılandığını ve mahkemenin tahliye kararı verdiği, 28.05.2010 tarihine kadar ... Cezaevinde 259 gün tutuklu kaldığını, davacının üzerine atılı suçun TCK'nın 188/1 5, 220/2 453, 58 ve 63 maddeleri uyarınca uyuşturucu maddeye ilişkin suçlar olduğunu ve bu suç nedeniyle iftiraya uğradığını, davacının yargılama sürecinde tutukluluğa defalarca itiraz ettiğini ancak itirazlarının gerekçesiz olarak reddedildiğini, ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.06.2015 tarihinde, 2014/115 Esas sayılı dosya kapsamında yapılan yargılamada mahkemenin yüklenen suçu işlediği sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiğini, verilen beraat kararının 23.06.2015 tarihinde kesinleştiğini ve bu kesinleşme şerhinin davacıya 18.09.2015 tarihinde tebliğ edildiğini, maddi ve manevi zararlarının telafisi maksadıyla cezaevinde yapılan masraflar; davacının tutuklu kaldığı süre boyunca cezaevinde harcama yapmak zorunda kaldığını, avukatlık ücreti olarak da avukata bu dönem zarfında toplam 22.000,00 TL ödemek zorunda kaldığını, ayrıca davacının davanın açılabilmesi ve takibi için de vekil olarak tarafları ile anlaştığını ve baro tarifesinde belirtilen bedel olan 10.000,00 TL yi ödediğini, davacının Gülperi Kimya Tekstil Gıda İnşaat Turizim San ve Tic. Ltd. Şti. de % 1 ortaklık ve aynı zamanda ustabaşı maaşı olarak 3.500,00 TL aylık ücretle çalıştığını ayrıca emekli olduğu için SGK tarafından emekli maaşına aylık % 15 kesinti tatbik edildiğini, toplamda 1.575,00 TL kesintinin ve 31.500,00 TL yoksun kalınan maaş eksiğinin yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, birçok makinesine de el konulduğunu, malzeme geri teslim edildiğinde kullanılamaz halde olduğunu, el konulan makinelerin de kırık ve kullanılamaz olduğunu, bu nedenle resmi zararının 550.000,00 TL olduğunu, maddi tazminat kapsamında davacının minimum zararının 628.675,00 TL olduğunu, davacının uğradığı manevi zararlarının, davacının yoğun emek ve sermaye gerektiren bir sektörde başarılı bir girişimci olarak çalışırken uyuşturucu imal ve satışı gibi ağır bir iftira ile haksız, mesnetsiz ve hukuka açıkça aykırı şekilde tutuklandığını, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının dolayısıyla şirketinin haksız ve hukuka aykırı şekilde tutukluluğu nedeniyle uğradığı telafisi imkansız zararların en başında bulunan Long İsland firması ile yapmış olduğu ticari anlaşmalarının ve gelişim süreçlerinin de irdelenerek maddi tazminata eklenmesine, maddi ve manevi tazminata haksız tutuklama tarihi olan 10.09.2009 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmiştir.

  2. Davalı vekili 27.11.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, reddi gerektiğini talep etmiştir.

  3. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/326 Esas, 2016/102 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 168.157,77 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

4.... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/326 Esas, 2016/102 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 19.04.2021 tarihli ve 2019/8698 Esas, 2021/3686 Karar sayılı ilâmıyla;

"1 Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasında davacı hakkında düzenlenen gözaltı, tutuklama ve tahliyeye ilişkin tüm tutanak, müzekkere ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örnekleri dosya içine alınarak, tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde infaz tarihleri ilgili ceza infaz kurumundan sorularak infaz edilen tutukluluk süresinin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

2 Hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, davacı lehine aynı konu ve nedene dayalı olarak açılmış başka bir dava bulunup bulunmadığının ilgili birimlerden sorulup, UYAP sistemi üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kabule ve uygulamaya göre de;

a Davacının tutuklandığı tarihte hissedarı olduğu şirket zararı ile davacının şahsi zararının birbirinden bağımsız olarak değerlendirilerek davacının tazmin edilebilir gerçek maddi zararının ortaya çıkartılması gerektiği ve davacının tutuklu kaldığı dönemde şirketinden 3.500,00 TL maaş aldığının belirtilmesi karşısında, şirketten aldığı bir maaş olup olmadığı, tutuklanması nedeniyle maaşından kesinti yapılıp yapılmadığı, yine tutuklu kaldığı dönemde şirketinde çalıştığı takdirde alabilecek olduğu maaş, huzur hakkı gibi maddi karşılıklara dair bir alacağının olup olmadığı araştırılarak bu yönde itibar edilecek belge sunulamaması halinde davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplanacak miktarın maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, maddi tazminat hesabına vergi, SGK borçları, vergi usulsüzlük cezası, şirket taşınma masrafları ve şirketin aylık kira bedellerinin dahil edilerek fazla tayini,

b Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması, "

Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

  1. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

  2. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2022 tarihli ve 2021/250 Esas, 2022/130 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 4.865,50 TL maddi, 8.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

  3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.06.2022 tarihli, davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz sebepleri

1.Hükmedilen maddi tazminat miktarının az olduğuna,

2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,

ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz sebepleri

  1. Davanın reddi gerektiğine,

  2. Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının fazla olduğuna,

  3. Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine,

ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü

Davacının ... Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/115 Esas, 2015/243 Karar sayılı dava dosyasından 09.09.2009 ile 13.09.2009 tarihleri arasında göz altında kaldığı, 13.09.2009 28.05.2010 tarihlerinde tutuklu kaldığı, ... Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesince 15.06.2015 tarihinde beraat kararı verildiği, kararın 23.06.2015 tarihinde kesinleştiği, davacının 09.09.2009 28.05.2010 tarihleri arasında toplam 259 gün özgürlüğünden mahrum kaldığı, davacının tutuklulukta geçen sürelerin kesintisiz infaz gördüğü, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 12.05.2003 tarih ve 2003/429 804 Esas Karar sayılı ve Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2014/1099 10026 Esas Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği şekilde Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları da nazara alınarak maddi tazminat hesabının yatak, yol, iaşe bedeli ile cezaevi harcamaları, cezaevi ziyaretçilerinin yol harcamaları ve benzeri giderleri ile tazminata konu edilen yargılamaya dair yapılan diğer harcamaların tazminat hesabına dahil edilemeyeceği ve tazminatın net elde edilen gelir üzerinden hesaplanması ve net elde edilen gelire ilişkin herhangi bir belge bulunmaması halinde ise o dönemki asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, ayrıca Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 02.03.2020 tarih ve 2019/2370 Esas 2020/2163 Karar sayılı ilamı gereğince davacının kendi isteği üzerine avukatı ile arasında yaptıkları anlaşma gereği maktu vekalet ücretinden daha fazla bir ücret ödemesi yapabileceği ancak maktu vekalet ücretini aşan bu kısmın davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığından avukatına yaptığı vekalet ücreti ve buna dair ek ödemelerin maddi zarar kapsamında sayılamayacağı, davacının dava dosyasında bulunan Tuzla Vergi Dairesi Müdürlüğün'ce gönderilen 1 hissesinin bulunduğu . Kimya Tekstil Gıda İnşaat Turizm San. Ve Tic. Ltd. Şti'ne ait 2009 ve 2010 Kurumlar Vergisi Beyannameleri gönderildiği, beyannamelerde 2009 ve 2010 yılında ticari bilanço zararlarıyla dönemlerin kapatıldığı, davacının.Kimya Ltd. Şti.'deki yüzde bir hissesini 06.06.2014 tarihinde tescil edilen ortaklar kurulu kararına göre hissesinin tamamını devrederek ortaklıktan ayrıldığı, Tuzla Vergi Dairesinden gelen Kurumlar vergisi beyanlarında zarar göründüğünden kar payı almadığı bildirilmekle bu nedenlerle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü Yıllar İtibarıyla Net Asgari Ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğinden Mahkemece bu bilgiler ışığında bilirkişi tarafından yaptırılan hesaplamaya göre 4.865,50 TL maddi tazminatın tutuklanma tarihi olan 13.09.2009 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Yerleşik Yargıtay içtihatları göz önüne alındığındığında; nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının yapılan araştırma neticesinde tespit edilen sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlarla tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği, bu itibarla davacının tutuklulukta geçirdiği süre, isnat edilen eylemin türü ve mahiyeti, olay öncesi davacının işgal ettiği mesleğe ve göreve bağlı sosyo ekonomik statüsü göz önüne alınarak faizin işletileceği tarih de dikkate alınmak suretiyle tazmini gerekli manevi zararın 8.000,00 TL manevi tazminatın tutuklanma tarihi olan 13.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin dayanağı olan ... Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/115 Esas – 2015/243 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarından 09.09.2009 28.05.2010 tarihleri arasında 261 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 23.06.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

A.1.Hükmedilen Maddi Tazminat Miktarının Az Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A.2.Hükmedilen Manevi Tazminat Miktarının Az Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

B.1. Davanın reddi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;

5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;

...

e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,

...

Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.

...

Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan davanın kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B.2.Hükmedilen Maddi ve Manevi Tazminat Miktarının Fazla Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunduğundan davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna dair temyiz istemi reddedilmiştir.

B.3.Reddedilen Miktar Üzerinden Davalı Lehine Vekâlet Ücreti Ödenmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 tarih, 2007/8 2 Esas, 2007/63 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, tazminat miktarının davacı tarafça kesin bilinmesi mümkün olmadığından, davalı lehine avukatlık ücreti ödenebilmesi ancak davanın tamamen reddi halinde mümkün olduğundan davalı lehine vekâlet ücreti ödenmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünün (A.2) paragrafında açıklanan nedenle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2022 tarihli ve 2021/250 Esas, 2022/130 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.04.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîtevdiinev.süreçsebeplerigerekçebozulmasınakonusu

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:17:44

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim