Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/3578
2023/1145
6 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.10.2016 tarih ve 2016/61 Esas, 2016/222 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesi gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 11.01.2017 gün ve 2016/154 E. 2017/169 K. sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ve sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulüne, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince kararın kaldırılarak sanığın 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesi gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.06.2021 havale tarihli ve 2017/14061 sayılı, temyiz isteminin esastan reddi görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği;
-
Bölge Adliye Mahkemesinin kararının hatalı ve eksik gerekçeye dayalı olduğuna,
-
Alkol kullanılmasına rağmen kişinin emniyetli şekilde ... kullanıp kullanamayacağının tespit edilmesi gerektiğine, buna ilişkin olarak da Adli Tıp Kurumundan görüş alınması gerektiğine,
-
Sanığın alkol miktarına bağlı olarak güvenli sürüş ehliyetini kaybetmediğine, bu hususların tespiti yönündeki itirazlarının Bölge Adliye Mahkemesince dikkate alınmadığına,
-
Yerel mahkemece bilinçli taksirin kabulüne dayanak yapılan hızın tespit edilemediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi ve somut deliller karşısında hızın mahal şartlarına göre ayarlamadığı sebebine dayalı bilinçli taksir varlığından bahsedilemeyeceğine, aksi yöndeki kabulün hatalı olup, TCK m. 62'ye aykırı olduğuna,
-
Bilinçli taksirden verilen mahkûmiyet kararının hatalı ve eksik gerekçeye dayalı olduğuna, bilinçli taksirin kabulünün usul ve yasaya, tamamen olayın meydana gelişine, görüntü kaydına ve mevcut delil durumuna aykırı olduğuna,
-
TCK m. 22/3 kapsamında artırımın 1/3 yerine 1/2 oranında yapılmasının son derece ağır nitelikte olduğuna, ... duygusuna ve eşitlik ilkesine aykırı olduğuna,
-
Bölge Adliye Mahkemesince müteveffa ve mağdurun ... takma zorunluluğu bulunduğuna dair savunmalara itibar edilmediğine, kaza tespit tutanağında ölen polisin ve yaralanan polisin ... takıp takmadığı hususuna yer verilmediği bu hali ile de kaza tespit tutanağının eksik ve usulüne aykırı olduğuna,
-
Kusur tespitine, İstinaf Mahkemesince kabul ve gerekçesinin hatalı, usul ve yasaya aykırı olduğuna,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
- ... 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2016 tarih ve 2016/61 Esas, 2016/222 Karar sayılı kararı ile;
"...Sanık hakkında hüküm kurulurken, sanığın olayda tam kusurlu olması, karşı tarafın kazada bir kusurunun bulunmaması, sanığın alkollü bir şekilde ... kullanarak hızını yol ve mahal koşullarına göre ayarlamaması, mağdur ...'in yaralanmasının niteliği, bir kişinin ölümü ve bir kişinin nitelikli bir şekilde yaralanmasına neden olması, meydana gelen zararın ağırlığı, kazanın meydana geliş şekli, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun benzer olayla ilgili cezanın alt ve üst sınırının uygulanması ile ilgili emsal kararları (Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/1 697 esas 2013/602 karar numaralı kararı ile bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçundan yerelmahkemece verilen 3 yıl 4 ay sonuç hapis cezanın alt sınırı yönünden az olması nedeniyle bozulması, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2015/12 35 esas 2015/516 karar sayılı kararı ile yerel mahkemenin taksirle beş kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan temel cezanın 10 yıl olarak tayin edilmesinde isabetli olduğuna dair kararı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2012/9 91 esas 2012/233 karar sayılı kararı ile bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma suçu nedeniyle sanığın tam kusurlu olduğu, 146 promil alkollü olarak ... kullandığı olayda, yerel mahkemece verilen temel cezanın 6 yıl hapis cezası olarak belirlenmesinin hukuka uygun olduğu gerekçesi ile onanmasına ilişkin kararı) dikkate alınarak; kanuna, hukuka ve vicdani kanaate uygun olarak takdiren ve alt sınırdan uzaklaşılarak sanığın 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığın öngördüğü neticeyi istememesine karşın neticenin meydana geldiği anlaşıldığından bilinçli taksir sebebiyle kazanın meydana geliş şekli de dikkate alınarak TCK'nın 22/3 maddesi uyarınca sanığın cezasından takdiren ve teşdiden 1/2 oranında artırım yapılmıştır. Sanığın kazadan sonra olay mahalline terk etmemesi, olaydan sonra ve duruşma sırasındaki iyi hali, pişman olduğunu dile getirmesi, mağdurların şikayetten vazgeçmeleri lehine takdiri hafifletici sebep sayılarak, cezasından 5237 s. TCK'nın 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmıştır. Sanığın ehliyetinin de kusur durumu göz önünde bulundurularak alt sınırdan uzaklaşılarak 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına..." gerekçeleri ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesi gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş olup, karar oy çokluğu ile alınmış olup muhalif kalan Mahkeme Başkanının, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince temel ceza tayin edilirken alt hadden çoğunluk görüşünden daha fazla uzaklaşılarak temel cezanın 10 yıl olarak tayin edilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince artırımın 1/2 oranında yapılarak neticeden sanığın 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle muhalefet şerhi yazmış olduğu, bu karara karşı sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısı (aleyhe) tarafından istinaf başvurusunda bulundukları anlaşılmıştır.
-
Olay günü saat 01:06 sıralarında sanık ...'in ... ... istikametinden . Caddesi üzerinde . plakalı aracıyla yolun en sağ şeridinde seyir halindeyken . Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önü 2250 numaralı trafik ışıklarının bulunduğu kavşağa yaklaştığında; en sağ şeritten direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yönden gelen araçlara ayrılmış sol şeride geçerek ... İl Emniyet Müdürlüğü B Bölgesi Trafik Denetleme Ekiplerine ait araca önden çarpmak suretiyle ... sürücüsü olan polis memuru ...'in dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünün 15.02.2016 tarih ve 2016/2334 sayılı raporunda da anlaşılacağı üzere yaşamını tehlikeye sokacak ve vücudunda 6.derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına, aynı araçta yer alan polis memuru ...'ün ise Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi Başkanlığının dosyada mevcut 30.03.2016 tarihli raporundan da belirtildiği üzere, künt kafa ve yüz tramvasına bağlı, yüz kemik kırıkları ile birlikte kan aspirasyonundan gelişen mekanik asfiksi sonucu ölümüne neden olduğu, sanıkla ilgili. Eğitim ve Araştırma Hastanesinden aldırılan 29.01.2016 tarihli raporda, sanığın saat 02:10 itibariyle (kazadan yaklaşık bir saat 4 dakika sonrasında) 0,902 promil alkollü olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
-
Maktulün kesin ölüm sebebini belirleyen Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi Başkanlığının 30.03.2016 tarihli otopsi raporunda;
"...29/01/2016 tarihinde ... içi trafik kazası sunucu öldüğü bildirilen, ... ve ... oğlu, 25/04/1981 doğumlu ...'ün cesedine 29/01/2016 tarihinde, Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesince yapılan otopsiden ve tetkiklerden elde edilerek yukarıya kaydedilen bilgi ve bulgular dikkate alındığında; 1. Kimya İhtisas Dairesinin raporuna göre; kanda alkol (etanol ve metanol) bulunmadığı, kanda ve idrarda aranan maddelerin (uyutucu, uyuşturucu maddeler dahil) bulunmadığı, iç organlarda ve midede yapılan sistematik toksikolojik analiz sonucunda aranan maddelerin bulunmadığı, 2. kişinin ölümünün künt kafa ve yüz travmasına bağlı yüz kemik kırıkları ile birlikte kan aspirasyonundan gelişen mekanik asfiksi sonucu meydana gelmiş olduğu..." kanaatinin bildirildiği, mağdur ...'in de, Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 15.02.2016 tarih ve 2016/2334 sayılı raporuna göre, yaşamını tehlikeye sokacak ve vücudunda 6. derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı görülmektedir.
-
Trafik kazası tespit tutanağına göre, olay mahallinin meskun mahalde, 9,30 metre platform genişliği olan, iki yönlü 3 şeritli asfalt kaplama yol olduğu, kusur durumuna ilişkin olarak da, 34 RUZ 27 plakalı ... sürücüsü olan şüpheli ...'in olay sırasında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 84/1 (g) maddesinde düzenlenen asli kusurlardan şeride tecavüz ve şerit izleme, gelen trafik ile karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlama başlıklı 56/1a (2) maddesinde düzenlenen kavşaklara yaklaşırken yerleşim yerleri dışında 150 metre, yerleşim yerlerinde 30 metre mesafe içerisinde kavşaklarda şerit değiştirme yasağını ihlal ettiğinden 1.derecede kusurlu, 34 A 6401 plakalı oto sürücüsü olan mağdur müşteki ...'in ise kusursuz olduğunun belirlendiği; soruşturma sırasında alınan 05.02.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre de, sürücü ...'in yönetimindeki oto ile alkollü vaziyette seyri sırasında yola gereken dikkatini vermeyerek, mahal şartlarının üzerinde aşırı süratle olay mahalline yaklaştığında, seyrini kendi seyir şeridi içerisinde sürdürmeye özen göstermeyerek, kendi hatası sonucu direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu sola yönelerek, kendi şeridinde seyrini sürdüren mağdur müşteki yönetimindeki otoya direk önünü kapatarak şerit ihlalinde bulunmak suretiyle çarparak dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği, 2918 sayılı Kanun'un 84/7 maddesinde düzenlenen şeride tecavüz kuralını ihlal ettiğinden olayda asli derecede tam kusurlu olduğu, mağdur müşteki ...'in ise, olayın oluşumunda kazayı önleme bakımından alabileceği bir önlem ve tedbir bulunmadığından kusursuz olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.
-
Adli Tıp Kurumu ... Trafik İhtisas Dairesine ait 09.08.2016 tarihli raporunda;
"...1 Sanık sürücü ..., idaresindeki ... ile seyrini sürdürürken yola gereken dikkatini vermemiş, hızını mahal şartlarına göre ayarlamamış, direksiyon hakimiyetine gerekli özen ve önemi göstermemiş, sevk ve idare hatasıyla vasıtanın hakimiyetini kaybederek 3 şeritli yolun sol şeridine geçerek şerit ihlalinde bulunmuş, bu haliyle karşı yönden kendi nizami şeridini takiben gelene müşteki sürücü ... yönetimindeki vasıtanın yakın mesafeden önünü kapayarak kazanın meydana gelesine sebebiyet vermiştir. Olayda, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareketleriyle asli kusurludur.
2 Olayın oluşu üzerinde herhangi bir hatalı davranışının olmadığı ve mevcut şartlarda alabileceği başkaca bir önlemin bulunmadığı anlaşılan müşteki sürücü ..., meydana gelen olayda kusursuzdur.
3 Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150. maddesinde emniyet kemeri takılmasının zorunlu olmadığı hallerin bulunduğu maddenin 4. fıkrasında; Yakın koruma, harekat, tatbikat ve devriye görevi yürüten veya olaylara müdahale eden askeri ve genel kolluk görevinde bulunan sürücü ve yolcu konumunda bulunanların emniyet kemeri takmalarının zorunlu olmadığı yazılıdır. Bu itibarla görev halinde olduğu emniyet müdürlüğüne ait araçta yolcu olarak bulunan müteveffa İsmail Fatih Alagöz'e, kusur izafe edilmesi uygun bulunmamıştır..." şeklinde görüşü bildirilmiştir.
6..Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 29.01.2016 tarihli raporunda saat 02:10 itibariyle sanığın alkol oranının 0.902 promil olduğu, bu tespitin kazadan yaklaşık 1 saat 4 dakika sonra yapıldığı, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.01.2013 tarih 2012/6485 esas 2013/938 karar sayılı ilamı ve yine aynı daireye ait benzer içtihatlarda da belirtildiği üzere ... Adli Tıp Kurumu 5. Adli Tıp İhtisas Kurumu raporlarında belirtilen kandaki alkol düzeyi bir saatte ortalama 0,15 promil gram azaldığının tıbben belirlendiği, bu veriler dikkate alındığında sanığın kazadan yaklaşık 1 saat 4 dakika sonra alkol ölçümünün yapılması sebebiyle, kaza anında alkol oranının 1,07 promil civarında olduğu anlaşılmaktadır.
-
Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği ve savunmasında, "...Olay günü teyzem ve anneannem ile yemekteydim. Onların yanındayken alkol almadım. Onlardan ayrılıp başka bir yere arkadaşlarımın yanına gittim. Oraya aracımla gitmiştim. Bu nedenle sadece bir kadeh içki içtim. Zira ... kullanacaktım. İkinci kadehe başladım ancak bitirmedim. Erken saatte aracımla arkadaşlarımın yanından ayrıldım. Yanlızdım. Aracımın benzininin az olduğunu fark ettim. Benzin aldım. Normal seyrime devam ettim. ...'e geldiğimde yolun en sağ şeridinden ilerliyordum. Burada yol 3 şerit şeklindedir. Orta şerit zaman zaman ortak kullanıma açılmaktadır. Bunu da üzerindeki ışıklı tabelalardan görmek mümkündür. Normal şehir içi hızıyla ilerliyordum. Önümdeki ... da ağır gidiyordu. Önümdeki aracın önünün boş olduğunu gördüm. Bu aracın önüne geçebilmek için orta şeride geçmek maksadıyla hızlandım. Ancak orta şeride geçer geçmez aracım kaymaya başladı. Kontrolden çıktı. En soldaki şeritte polis aracıyla çarpışma gerçekleşti. Söylediğim gibi herkes ağır ilerliyordu ve aracın normal şehir hızındaydı. Kazadan sonra aracımın kapısı açılmadı. Yolcu koltuğuna geçtim. Beni aracımdan çıkardılar. Sorduğunuz üzere yağış yoktu ancak aracımın durduğu yerin ıslak olduğunu fark ettim. Bunu araçtan indikten sonra fark etmiş oldum..." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır.
-
Olayın tanıkları S.R.Ç., E.O., Ö.K., İ.T.'nin anlatımları, sanığın alkollü olduğuna dair rapor, kamera kayıtları, görüntü kaydı içeren CD, kaza yeri krokisi ve tutanaklar dava dosyasında mevcuttur.
-
Müşteki ... vekilinin, yargılama aşamasında verdiği 02.05.2016 tarihli dilekçe ile sanık hakkındaki şikayetlerinden ve davaya katılma taleplerinden feragat etmiş olduğu, yine ölen ... mirasçıları Metehan Alagöz, Azrasu Alagöz'e velayeten kendi adına asaleten katılan ..., ..., ..., ..., ... vekilinin de 30.09.2016 havale tarihli dilekçede sanık hakkındaki şikayetlerinden ve davaya katılma taleplerinden feragat etmiş oldukları anlaşılmıştır.
-
Sanık ...'a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 11.01.2017 gün ve 2016/154 E. 2017/169 K. sayılı kararı ile;
"...Sübut bulan sanığın üzerine atılı Taksirle Ölüme ve Yaralanmaya Neden Olma Suçu 5237 sayılı TCK’nın 85/2. maddesinde, “Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi üç yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” şeklinde düzenlemiş olup, yaptırım olarak üç yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Basamaklı (alt üst sınırlı) ceza sisteminde hakimin temel cezayı belirlerken nasıl davranacağı ve hangi esaslara göre hareket edeceği TCK’nın 61. maddesinde düzenlenmiştir. 5237 sayılı TCK'nın taksirli suçlar bakımından ayrıca 22. maddesinin 4. fıkrasında; “Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir” hükmüne yer vermiştir. Diğer taraftan, 5237 sayılı TCK’nın “... ve kanun önünde eşitlik ilkesi” başlıklı 3. maddesi uyarınca işlenen fiil ile hükmolunan ceza ve güvenlik tedbirleri arasında “orantı” bulunması, böylelikle suç işlenmesiyle bozulan toplum düzeninde adaletin sağlanması için suç işleyen kimseye uygulanacak yaptırımın haklı ve ölçülü olması gerektiği de ifade edilmiştir. Dolayısıyla taksirle işlenen suçlar açısından, alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesinde, TCK'nın 3. maddede düzenlenen orantılılık ilkesi, TCK’nın 61/1. maddesindeki (taksirli suçlarda uygulanması mümkün olan) ölçütler ile aynı kanunun 22/4. maddesindeki ölçüt de göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bu bağlamda, olayda failin “taksire dayalı kusurunun ağırlığı”, "suçun işleniş biçimi", "suçun işlendiği yer ve zaman", "suç konusunun önem ve değeri" ile "meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı" ile cezanın ..., hak ve nesafet kuralları ile “orantılılık” ilkesine uygunluğu temel ceza tayininde dikkate alınmış ölçütlerdir.
Bu ilke ve esaslar dahilinde; sübut bulan olaya ilişkin sanık hakkında hüküm kurulurken, sanığın olayda tam ve asli kusurlu olması, karşı tarafın kazada bir kusurunun bulunmaması, kazanın oluş şekli, polis hizmet aracının nizami bir şekilde kendi şeridinde ve rahatlıkla farkedilebilecek ... lambaları yanar vaziyetteyken seyir halinde bulunması, bir kişinin ölümü ve bir kişinin nitelikli bir şekilde yaralanmasına neden olması, ölen ve yaralananın vazife başındaki polis memurları olması, polis memuru ...’in yaşamını tehlikeye sokacak basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmayacak ve vücutta ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırılmasına neden olabilecek şekilde yaralanması, meydana gelen zararın ağırlığı, kazanın meydana geliş şekli gibi sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı ile fiilin haksızlık muhtevası dikkate alınarak; temel ceza, alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle takdiren 6 yıl olarak belirlenmiştir. Sanığın alkollü olmasının yanı sıra yukarıda izah edilen şekilde birden fazla trafik kuralını ihlal etmesi ile ortaya çıkan bilinçli taksirdeki kusuru durumu dikkate TCK'nın 22/3. maddesinin uygulanması sırasında da artırım oranı 1/2 oranında belirlenmiştir. Bu artırım oranı oluşa, düzenlenen bilirkişi raporlarına ve dosyaya uygundur. Sanığın kazadan sonra olay mahalline terk etmemesi, olaydan sonra ve duruşma sırasındaki iyi hali, pişman olduğunu dile getirmesi, mağdurların şikayetten vazgeçmeleri ve cezanın sanık üzerindeki olası etkileri lehine takdiri hafifletici sebep sayılarak, cezasından 5237 sayılı TCK’nın 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmıştır. Sanığın ehliyetinin de kusur durumu göz önünde bulundurularak alt sınırdan uzaklaşılarak 2 yıl süre ile geri alınmasına..." karar verildiği, buna göre, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ve sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulüne, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince kararın kaldırılarak sanığın 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesi gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinde yapılan duruşmada da sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği ve savunmasında, "...Daha önceki hazırlık ve kovuşturma aşamasında vermiş olduğum savunmalarımı aynen tekrar ederim. Onları ek olarak şunu söylemek istiyorum. Olay olduktan sonra ve bu güne kadar ilk günkü gibi hep aynı üzüntüyle yaşıyorum. Bunu da ömrüm boyunca unutmayacağım. Kaza yapacağımı bilmem mümkün değildir. Süratimde hızlı değildi. Yoğun trafiğin olduğu bir yerde ilerliyordum. Hızımda çok düşüktü. Alkol de bir kadeh içmiştim. Bu da yasal sınırların içinde olduğunu varsayıyorum. Alkollü halim kazaya sebebiyet verecek oranda değildi. Bu olaydan dolayı mağdur oldum. Gazetelere teröristmişim gibi yansıtıldı. Ticari hayatım bundan etkilendi. Cezaevinde benim durumumda olan kişiler tahliye oluyorlardı. Cezaevi arkadaşlarımda sen ünlü olduğun için çıkamıyorsun diye söylüyorlardı. Yaptığım araştırmaya göre Türkiye de en ağır cezalardan birini almış durumdayım. Bu konuda Yargıtay kararlarını da okudum. Toplum hala benim az ceza aldığımı belirtiyor. Olaydan dolayı çok üzgünüm. Mağdur yakınları büyüklük gösterip beni affettiler..." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır.
IV. GEREKÇE
Oluş ve dosya kapsamına göre, olay günü saat 01:06 sıralarında 1,07 promil alkollü vaziyette olan sanık ...'in ... ... istikametinden . Caddesi üzerinde .plakalı aracıyla yolun en sağ şeridinde seyir halindeyken, . Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önü 2250 numaralı trafik ışıklarının bulunduğu kavşağa geldiğinde, önünde seyretmekte olan bir aracın solundan geçmek isterken sevk ve idare hatasıyla direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yönden gelen araçlara ayrılmış sol şeride geçtiği ve ... İl Emniyet Müdürlüğü B Bölgesi Trafik Denetleme Ekiplerine ait araca önden çarpmak suretiyle, ... sürücüsü olan polis memuru ...'in yaşamını tehlikeye sokacak ve vücudunda 6.derecede birden fazla kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına, aynı araçta yer alan polis memuru ...'ün ise künt kafa ve yüz tramvasına bağlı, yüz kemik kırıkları ile birlikte kan aspirasyonundan gelişen mekanik asfiksi sonucu ölümüne neden olduğu olaya ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden;
- Eksik İncelemeye ve Kusura İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık sürücünün olay mahallinde dosya kapsamında mevcut CD görüntüleri incelendiğinde, meskun mahal hız sınırının üzerinde bir hızla seyrini sürdürürken önünde seyretmekte olan bir aracın solundan geçmek isterken sevk ve idare hatasıyla aracının hakimiyetini kaybetmesi sonucu karşı yönden gelen araçlara ait şeride geçerek kendi şeridinde nizami şekilde seyretmekte olan ... İl Emniyet Müdürlüğü B Bölgesi Trafik Denetleme Ekiplerine ait araca önden çarpmak suretiyle, ... sürücüsü olan polis memuru ...'in yaşamını tehlikeye sokacak ve vücudunda 6.derecede birden fazla kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına, aynı araçta yer alan polis memuru ...'ün ise künt kafa ve yüz tramvasına bağlı, yüz kemik kırıkları ile birlikte kan aspirasyonundan gelişen mekanik asfiksi sonucu ölümüne neden olduğu kazanın meydana gelmesinde sanığın tamamen kusurlu olduğunun Mahkemece kabul ve tespit edildiği, Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen kusur durumuna ilişkin raporlardaki kusur tayininin oluş ve dosya kapsamına uygun olduğu, CD görüntüleri ve tanıkların anlatımları bir arada değerlendirildiğinde, Mahkemece dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin Bölge Adliye Mahkemesinin kararının hatalı ve eksik gerekçeye dayalı olduğuna, alkol kullanılmasına rağmen kişinin emniyetli şekilde ... kullanıp kullanamayacağının tespit edilmesi gerektiğine, buna ilişkin olarak da Adli Tıp Kurumundan görüş alınması gerektiğine, sanığın alkol miktarına bağlı olarak güvenli sürüş ehliyetini kaybetmediğine, bu hususların tespiti yönündeki itirazlarının Bölge Adliye Mahkemesince dikkate alınmadığına, kusur tespitine, İstinaf Mahkemesince kabul ve gerekçesinin hatalı, usul ve yasaya aykırı olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesince müteveffa ve mağdurun ... takma zorunluluğu bulunduğuna dair savunmalara itibar edilmediğine, kaza tespit tutanağında ölen polisin ve yaralanan polisin ... takıp takmadığı hususuna yer verilmediği bu hali ile de kaza tespit tutanağının eksik ve usulüne aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
- Bilinçli Taksir Hükümlerine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
.Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 29.01.2016 tarihli raporunda saat 02:10 itibariyle sanığın alkol oranının 0,902 promil olduğu, bu tespitin kazadan yaklaşık 1 saat 4 dakika sonra yapıldığı, Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 1,00 promilden fazla alkol miktarı güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağından, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabul edildiği ve Adli Tıp uygulamalarına göre kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte alkol oranının her saat ortalama 0,15 promil azaldığının kabulünün gerekeceği, somut olayda kazadan 1 saat 4 dakika sonra yapılan ölçümde 0,902 promil alkollü ölçülen sanığın kaza esnasında yaklaşık 1,07 promil alkollü olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin bilinçli taksirden verilen mahkûmiyet kararının hatalı ve eksik gerekçeye dayalı olduğuna, bilinçli taksirin kabulünün usul ve yasaya, tamamen olayın meydana gelişine, görüntü kaydına ve mevcut delil durumuna aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
- Bilinçli Taksir Artırım Oranına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.01.2019 tarihli ve 2017/12 701 Esas, 2019/6 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; somut olayın özellikleri de gözetilerek, bilinçli taksir oluşturan hâlin, niteliği, gerçekleştirilme şekli ve sayısı gibi kriterlere göre bir değerlendirme yapılıp, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." biçiminde düzenlenen orantılılık ilkesine de aykırı düşmeyecek şekilde artırım oranı belirlenmesi gerektiği, buna göre Bölge Adliye Mahkemesince, "...Sanığın alkollü olmasının yanı sıra yukarıda izah edilen şekilde birden fazla trafik kuralını ihlal etmesi ile ortaya çıkan bilinçli taksirdeki kusuru durumu dikkate TCK'nın 22/3. maddesinin uygulanması sırasında da artırım oranı 1/2 oranında belirlenmiştir. Bu artırım oranı oluşa, düzenlenen bilirkişi raporlarına ve dosyaya uygundur..." şeklindeki gerekçelerle cezanın bilinçli taksir hükümlerine göre 1/2 oranında arttırılmasının sanığın, güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak ölçüde alkollü olarak ... kullanmasının yanı sıra tanık anlatımları ve CD görüntülerine dayanılarak oluş ve dosya kapsamına uygun görüldüğünden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafiinin yerel mahkemece bilinçli taksirin kabulüne dayanak yapılan hızın tespit edilemediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi ve somut deliller karşısında hızın mahal şartlarına göre ayarlamadığı sebebine dayalı bilinçli taksir varlığından bahsedilemeyeceğine, aksi yöndeki kabulün hatalı olup, TCK m. 62'ye aykırı olduğuna, TCK m. 22/3 kapsamında artırımın 1/3 yerine 1/2 oranında yapılmasının son derece ağır nitelikte olduğuna, ... duygusuna ve eşitlik ilkesine aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 11.01.2017 gün ve 2016/154 Esas 2017/169 Karar sayılı kararında, sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:18:13