Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/8883

Karar No

2023/1141

Karar Tarihi

6 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli ve 2014/310 2016/292 sayılı kararı ile taksirle yaralama suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89/1, 89/2 b, 62/1, 52/2 4 üncü ve 53 üncü maddenin altıncı fıkrası gereğince 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

  2. ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli ve 2014/310 2016/292 sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 04.02.2021 tarihli ve 2019/7470 Esas 2021/1157 Karar sayılı kararı ile;

"...Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1 d bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ''mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.'' şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ''Basit Yargılama Usulü'' yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..." nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.

  1. ... 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2022/6 E., 2022/240 K. sayılı kararı ile koşulları bulunmayan basit yargılama usûlünün takdiren uygulanmamasına karar verilmekle, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89/1, 89/2 b, 62/1, 52/2 4 üncü ve 53 üncü maddenin altıncı fıkrası gereğince 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

  2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.08.2022 havale tarihli ve 2022/102212 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi

Sanığın daha fazla ceza ile cezalandırılması gerektiğine, eksik ceza verildiğine,

ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri

  1. Sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanmadan karar verildiğine,

  2. Atılı suçun sübuta ermediğine, sanığın kusurunun bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

  3. Sanığın lehine olan hükümlerin uygulanmadığına,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemenin Kabulü

  1. Olay günü saat 08:40 sıralarında, sanığın sevk ve idaresinde bulunan . plaka sayılı minibüsü ile meskun mahalde iki şeritli iki yönlü asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde yolun sağ tarafında Belediyeye ait otobüsten aşağıya inerek duran otobüsün ön kısmından yolun sağından soluna karşıdan karşıya yaya olarak geçmeye çalışan katılan ...'a çarptığı, meydana gelen trafik kazası sonucunda katılanın hayati tehlike geçirecek ve vücudunda 5.derecede kemik kırığı oluşacak nitelikli yaralanmasına sebebiyet verdiği anlaşılmıştır.

  2. ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 09.05.2014 tarihli, katılanın vücudunda birden fazla 5. derecede (ağır) kemik kırığı oluşacak nitelikte yaralandığına ilişkin doktor raporu ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kuruluna ait 15.01.2016 tarihli, "...Dava konusu olaya bağlı sağ üst ekstremitedeki minimal düzeyde fonksiyonel kısıtlılık saptandığı ancak bu kısıtlılığın organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması yada yitirilmesi niteliğinde OLMADIĞI oy birliği ile mütalaa olunur..." içeriğindeki görüşlerin bildirildiği rapor dava dosyasında bulunmaktadır.

  3. Trafik kaza tespit tutanağı içeriğine göre, kazanın oluşumunda yaya ...'nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun'un 68/1b 3 ışıklı işaret ve yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde ve kavşaklarda, yaklaşan aracın uzaklık ve hızını göz önüne almadan veya göz önüne aldığı uygun zamanda geçmemek kuralını ihlal ettiğinden kazada asli kusurlu olduğu, 54 FN 513 plakalı ... sürücüsü ...'ın aynı Kanunun 52/1 A aracın hızını kavşaklara, dönemeçlere, yay geçitlerine yaklaşırken azaltmamak kuralını ihlal ettiğinden kazada tali kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.

  4. Kaza yeri krokisi, olay araştırma tutanağı ile olayın tanıkları A.Y., Ş.D., B.Ç., nün anlatımları dava dosyasında bulunmaktadır.

  5. Mahkemece hükme esas alınan yargılama aşamasında 13.10.2014 tarihinde yapılan keşfe dayalı düzenlenen 03.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda; "...Davalı sürücü ...'ın 2918 sayılı KTK'nun sürücülere ait tali kusurlardan neskun mahal sınırları içinde aşırı hızda dikkatsiz, tedbirsiz ve dalgın ... kullanması, yine aynı yasanın 52/1 a kod (Aracın hızını kavşaklara, dönemeçlere, yaya geçitlerine ve okul önlerine yaklaşırken azaltmamak) kural ihlali sebebiyle kazanın oluşmasında ikinci dereceden tali kusurlu olduğu, yaya ...'nın ise 2918 sayılı KTK'nun yayalara ait asli kusurlardan 68/1 b3 kod (Işıklı işaret ve yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde ve kavşaklarda, sağından yaklaşan aracın uzaklık ve hızını göz önüne almamak veya göz önüne aldığı halde uygun zamanda kendi can ve güvenliğini tahlikeye uğratmadan geçişini yapması gerekirken bu gerekliliğe uymaması) kuralını ihlal ettiği, yine yayaların duran aracın önünden veya arkasından can ve güvenliğini tehlikeye uğratacak şekilde yolun karşısına geçmeleri yasak iken bu yasağa uymaması, aniden taşıt yoluna çıkması sebebiyle kazanın oluşmasında birinci dereceden asli kusurlu olduğu..." görüşü bildirilmiştir.

  6. Olay tarihinde 17 yaşında olan katılan ... ile anne ve babası ..., ... 04.09.2014 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olduklarını beyan etmiş ve Mahkemece haklarında katılma kararı verildiği tespit edilmiştir.

  7. Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği ve taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği görülmüştür.

  8. Sanık ...'e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

  9. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.

  10. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, takdiren sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmaması yönünde karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi Yönünden;

Sanık Hakkında Eksik Ceza Tayin Edildiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden

Olay günü saat 08:40 sıralarında, sanığın sevk ve idaresinde bulunan . plaka sayılı minibüsü ile meskun mahalde iki şeritli iki yönlü asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde yolun sağ tarafında Belediyeye ait otobüsten aşağıya inerek duran otobüsün ön kısmından yolun sağından soluna karşıdan karşıya yaya olarak geçmeye çalışan katılan ...'a çarptığı, meydana gelen trafik kazası sonucunda katılanın hayati tehlike geçirecek ve vücudunda 5. derecede kemik kırığı oluşacak nitelikli yaralanmasına sebebiyet verdiği, kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu belirlenen sanığın temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince kusur durumu gözetilerek mahkemece takdiren 270 gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesinde, aynı maddenin ikinci fıkrasının b bendi gereğince de yarı oranında artırım ile 405 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan vekilinin eksik cezaya ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;

  1. Basit Yargılama Usulünün Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden

5271 sayılı Kanun'un 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddenin 1. fıkrasında yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve / veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada takdiren sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanmaması yönünde karar verildiği anlaşıldığından, sanığın basit yargılama usulüne göre yargılama yapılması ve indirim maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

  1. Temel Cezanın Belirlenmesine Ve Kusura İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden

Kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu kabul ve tespit edilen sanığın, kusur durumu ve meydan gelen zarar durumu gözetilerek mahkemece takdiren tayin edilen ceza miktarında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  1. Lehe Hükümler Yönünden

Sanık hakkında uygulanması talep edilen lehe hükümlerin, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirim nedeni ile temel cezanın 270 gün karşılığı adli para cezası seçilerek olduğunun tespiti ile yapılan incelemede; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi gereği erteleme hükümlerinin uygulanmasına sonuç cezanın adli para cezası olması nedeniyle, olanak bulunmadığı belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması bakımından ise, Mahkemece; "...Kusurun özellikleri, atılı suçun işleniş koşulları ve meydana gelen mağduriyetin ağırlığı gözetilmekle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme yönünde karar kurulmasına takdiren yer bulunmadığına..." şeklinde karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına dayanak olan gerekçenin yerinde, yeterli ve kanunî olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği tüm dava dosyası kapsamı, katılanların beyanları, tanık anlatımı, Olay ve Olgular başlığı altında bilgilerine ve içeriğine yer verilen bilirkişi raporlarından anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle. 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2022/6 E., 2022/240 K. sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.04.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyiztevdiinesüreçv.olgularonanmasınasebeplerigerekçeolmadığı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:18:13

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim