Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/7534

Karar No

2023/1089

Karar Tarihi

4 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Davacı vekili 16.02.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/49 Esas, 2016/394 Karar sayılı dosyasında 23.06.2009 26.06.2009 tarihleri arasında gözaltında, 26.06.2009 26.02.2010 tarihleri arasında toplamda 249 gün tutuklu kaldığını, yargılandığı bu dosyadan beraat ettiğini ve beraat kararının da 14.02.2017 tarihinde kesinleştiğini, tutuklanmadan önce asgari ücretle çalışan davacının 16.400,00 TL kazanç kaybı olduğunu, 3.600,00 TL avukata ödediğini ve manevi zarar uğradığını, bu nedenle 20.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın haksız gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.

  2. Davalı vekili 09.11.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yetki, süre, mükerrerlik ve tazminat koşulları bakımından öncelikli olarak incelenerek davanın usul ve zamanaşımı bakımından reddi gerektiğini, tazminat koşullarının oluşmadığını, davacının zararını ispatlar belge sunmadığını, talep edilen maddi tazminatın fahiş olduğunu, davacının gelirinin araştırılması gerektiğini, avukatlık ücretinin tazminata dahil edilemeyeceğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, faiz ve nisbi vekalet ücreti talebinin yasal dayanağı bulunmadığını ve tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istediklerini beyan etmiştir.

  3. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2017 tarihli ve 2017/98 Esas, 2017/451 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

  4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 29.03.2019 tarihli ve 2018/308 Esas, 2019/1289 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 10.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile eksik manevi tazminata hükmolunduğu gerekçesi ile hükmün bozulmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Davacı vekilinin temyiz sebepleri maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna, davacının avukata ödediği 3.600,00 TL ile cezaevinde yaptığı harcamaların maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğuna ilişkindir.

2.Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tutuklamaya sebep olan kişinin tazminat istemeye hakkı olmadığına, suçun cinsinin tazminat istemeye engel olduğuna, manevi tazminata hiç hükmedilmemesi gerektiğine ve davanın tümüyle reddi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Davacı, davanın açıldığı tarih itibariyle ... ili ... ilçesinde ikamet ettiğinden, mahkemenin işbu davaya bakmakla yetkili olduğu, davacının 23.06.2009 26.06.2009 tarihleri arasında gözaltında, 26.06.2009 26.02.2010 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yargılandığı bu dosyadan beraat ettiği ve beraat kararının da 14.02.2017 tarihinde kesinleştiği, davanın 16.02.2017 tarihinde açıldığı, beraat kararı tebliğe çıkarılmamışsa da tazminat davasının hak düşürücü süre dolmadan açıldığı tespit edilmiştir.

Davacının dava dilekçesi ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu hususu sabit olup, davacının maddi tazminat talebi yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu ve davacının dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumu, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süreler, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre içinde duyduğu ızdırap ve üzüntü nedeni ile uğradığı manevi zarar, takdir edilecek manevi tazminatın zenginleşme fakirleşme aracı olmaması hususları değerlendirilerek günlüğü 40,00 TL 'den hesaplanarak toplam 9.960,00 TL manevi tazminata ve davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı döneme ilişkin 07.06.2017 tarihli usul ve yasa uygun bilirkişi raporuna göre 4.569,36TL maddi tazminata hükmedilmiş, dava dilekçesindeki talebi de gözetilerek, haksız gözaltı tarihi olan 23.06.2009 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere bu miktara yasal faiz yürütülmüş, aynı gerekçeler ile fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat talebi reddedilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin dayanağı olan ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/49 Esas – 2016/394 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve uyuşturucu veye uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından 23.06.2009 – 26.02.2010 tarihleri arasında 248 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda her iki suçtan da beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 14.02.2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 58.800,00 TL olması, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen tazminat miktarının 14.529,36 TL olması ve bu karara yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan ret kararının verilmiş olması nedenleriyle 6100 sayılı Kanun’un, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalı açısından kesin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

  1. Asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine tutuklu kaldığı dönem için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.

2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

  1. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas, 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilmeyeceği gözetilmelidir.

Anılan ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağını oluşturan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilemeyeceği anlaşıldığından davacı vekilinin ceza davasında dolayısıyla davacının ödemek zorunda kaldığı vekalet ücretinin de maddi zarar hesabında göz önünde bulundurulması gerektiğine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

  1. Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre davacının cezaevinde yaptığı masrafların maddi tazminat hesabına dahil edilemeyeceği kabul edilmekle birlikte davacının da dava dilekçesinde ve yargılama sırasında bu hususa ilişkin bir talepte bulunmadığı anlaşılmakla, bu bedelin maddi tazminat hesabına dahil edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 29.03.2019 tarihli ve 2018/308 Esas, 2019/1289 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçe bölümünde (B.2) bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 29.03.2019 tarihli ve 2018/308 Esas, 2019/1289 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.04.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîtevdiinev.süreçgerekçesebeplerireddinebozulmasınakonusu

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:19:33

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim