Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/14
2023/1019
29 Mart 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... (Kapatılan) 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2015 tarihli ve 2014/59 2015/457 sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddenin altıncı fıkrası gereğince 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 9 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
-
... (Kapatılan) 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2015 tarihli ve 2014/59 2015/457 sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 08.09.2020 tarihli ve 2018/3149 Esas, 2020/4433 Karar sayılı kararı ile;
"...Kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1 d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ''mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.'' şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesi'nin anılan iptal kararının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ''Basit Yargılama Usulü'' yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..." nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
-
... 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2021 tarihli ve 2020/902 2021/515 sayılı kararı ile; sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilmekle, taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddenin altıncı fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 9 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
-
... 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2021 tarihli ve 2020/902 2021/515 sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 09.05.2022 tarihli ve 2022/549 Esas, 2022/3499 Karar sayılı kararı ile;
"...5271 sayılı CMK'nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi yeniden düzenlenmiş olan 'Basit Yargılama Usulü' başlıklı 251. maddenin 1. fıkrasında yer alan Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada mahkemece genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği gözetildiğinde mahkemenin uygulama yapılmayacağına ilişkin takdirinin olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK’nın 251/1. maddesinde de belirtildiği üzere; asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebildiği, böylece uygulamanın hakimin takdir yetkisinde olduğu, amir hüküm olmadığı, anılan maddeye 08.07.2021 tarihinde ilave edilen düzenlemeye göre de duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmayacağı nazara alındığında,
Olay günü saat 22:10 sıralarında sanık ...’in sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken kendisi ile aynı istikamette seyir halinde olan katılan ...’nin sevk ve idaresindeki otomobile arkadan çarparak takla atması, akabinde ise bariyerlere vurması sonucunda katılanın hayati tehlike geçirerek, iyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa yakalanması ile neticelenen olayda;
Sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal şartlarında aydınlatması olan yolda seyrini mahal şartlarına, yol durumuna,trafiğin akışına göre ayarlamadığı, iddiasına göre önüne aniden girip sol tarafa yönelen plakası tespit edilemeyen aracın istikamet yönüne doğru sol tarafa yönelmeye çalıştığı, öndeki aracı emniyetli mesafeden takip etmediği, öndeki araca çarpmadan evvel etkili tedbir almadığı olayda dikkatsiz ve özensiz davrandığından asli kusurlu olduğu anlaşılmakla,
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,
Yerel mahkemece 06.05.2021 tarihli tensiple basit yargılama usulünün uygulanmasına yer olmadığı kararı verildikten sonra, genel hükümlere göre yargılama yapması gerekirken, sonuç cezada Ceza Muhakemesi Kanunu 251/3. madde ve fıkrası uyarınca 1/4 oranında indirim yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi..." nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
-
... 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2022 tarihli ve 2022/304 E., 2022/574 K. sayılı kararı ile; Mahkemenin 26.11.2021 tarih, 2020/902 Esas ve 2021/515 Karar sayılı kararında direnilmesine karar verilmekle, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddenin altıncı fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 9 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.11.2022 tarihli ve 2022/134135 sayılı onama öneren Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
-
Lehe olan delillerin araştırılmadığına ve toplanmadığına,
-
Lehe hükümlerin, TCK'nın m. 50, 51 ve CMK'nın m. 231'in uygulanmadığına,
-
Mağdurun zararının sigorta tarafından fazlasıyla karşılandığına, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
-
Şoförlük ile geçimini sağlayan sanık hakkında sürücü belgesinin geri alınmaması gerektiğine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
-
Olay günü saat 22:10 sıralarında, sanık sürücünün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile D 100 Güneyden Mecidiyeköy istikametine seyrederken, iddiasına göre plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın zigzag yapıp sanık sürücünün önüne geçip tekrar sola doğru manevra yaptığında sanık sürücünün aracının ön kısmı ile önünde seyreden katılan ... yönetimindeki ... plaka sayılı aracın arka kısımlarına çarparak takla atması, ... plaka sayılı aracın ise bariyerlere vurması sonucu ...'nin nitelikli şekilde yaralanması ile sonuçlanan kaza meydana gelmiştir.
-
Katılana ait doktor raporlarına göre; yaşamı tehlikeye girecek, basit bir tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek, hayat fonksiyonlarını orta (3) üçüncü derecede etkileyecek kemik kırığı olacak ve iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa yakalanacak şekilde yaralandığının bildirildiği, ayrıca katılanın % 92 engelli olduğuna dair ... Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesine ait 10.01.2013 tarihli ... kurulu raporunun örneğinin de dava dosyasında olduğu görülmüştür.
-
Tanık F.A.'nın anlatımları ile kaza yeri krokisi, kaza tespit tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır. Kazadan 145 dakika geçtikten sonra sanıktan alınan kan üzerinde yapılan inceleme sonucunda sanığın 0,42 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, ancak yargılama sırasında alınan Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Dairesinin 20.05.2013 tarih ve 1250 sayılı raporunda 145 dakika sonra 0,42 promil olarak ölçülen alkol oranının kaza anında ortalama olarak 0,78 promil olduğunun kabulü gerektiği, kazadan sonra gerekli muayenelerin yapılmamış olması nedeniyle sanığın emniyetli bir şekilde ... sevk ve idare edip edemeyeceğinin mevcut verilere göre tespit edilemediği bildirilmiştir.
-
Kaza tespit tutanağında; kaza mahallinin meskun mahal olduğu, yolun bölünmüş yol,zeminin asfalt kaplama,yol yüzeyinin kuru, havanın açık, vaktin gece, yolun eğimsiz düz yol olduğu, mahalde aydınlatmanın olduğu, kusur durumuna ilişkin olarak da arkadan çarpan otomobil sürücüsü sanığın arkadan çarpma kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
-
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesine ait 18.09.2014 tarihli raporunda;
"...Mevcut verilere göre;
A)Sanık sürücü ... yönetimindeki otomobil ile meskun mahal şartlarında aydınlatması olan yolda seyrini mahal şartlarına,yol durumuna,trafiğin akışına göre ayarlamadığı,önüne aniden girip sol tarafa yönelen plakası tespit edilemeyen aracın istikamet yönüne doğru sol tarafa yönelmeye çalıştığı,öndeki aracı emniyetli mesafeden takip etmediği,öndeki araca çarpmadan evvel etkili tedbir almadığı olayda dikkatsiz ve özensiz davrandığından asli kusurludur.
B)Müşteki sürücü ... yönetimindeki ... ile seyri sırasında arkadan çarpıldığı olayda kazanın meydana gelmesinde alacağı tedbiri olmadığından atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.
C)Plakası tespit edilemeyen ... sürücüsünün sanık sürücünün istikamet şeridine girdiği,tekrar sola doğru manevra yaptığı,sanık sürücünün sola doğru yönelip öndeki araca vurmasına sebebiyet verdiği anlaşılmış olup olay üzerinde tali derecede etken olmuştur..." görüşü belirtilmiş olup, Mahkemece de sanığın asli kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği anlaşılmıştır.
-
Katılanın her aşamada sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği ve Mahkemece 23.01.2013 tarihinde katılan ... ile yargılama aşamasında ölen vasisi ... hakkında katılma kararı verildiği, katılan ...'nin keşifte alınan beyanında, "...Olay tarihinde sürücüsü olduğum ... plakalı ... ile ... ziyareti için ... iline gitmiştim. ... D100 karayolu güneyden ... istikametine seyir halinde iken arkadan bana sanık ...'in kullanımında olan ... plakalı ... çarpınca ben de bariyerlere vurdum. Sanığın kullandığı ... takla atmıştı. Ben gayet sağlam bir insandım. Ancak şuan kaza nedeniyle yatalak vaziyetteyim ve konuşma güçlüğü çekiyorum, ancak söylenenleri kısmen anlayabiliyorum. Olay nedeniyle sanıktan şikayetçiyim, davaya katılma talebim vardır, uzlaşmak istemem..." şeklinde beyanı olduğu, vasi ...'nin vefatından sonra da katılan ...'nin vasisi olarak annesi ...'nin vasi olarak belirlendiği, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.01.2019 tarih ve 2011/1692 2012/535 sayılı dosyasında verilen ek karardan anlaşılmaktadır.
-
Sanığın üzerine atılı suçlamaları kısmen ikrar ettiği ve yargılama aşamasında alınan ifadesinde de;
"...Ben olay tarihinde E5 de yolun en sağ şeridinde seyir halindeydim, arkamdan siyah renkli bir ... geliyordu, bu ... aniden beni geçerek önüme doğru çıktı, daha sonra bu ... sola doğru manevra yaptı, ben bu esnada önümde seyir halinde olan başka bir araca çarptım, nasıl çarptığımı fark edemedim, hızımı tam olarak bilmiyorum ancak ... 4. vitesteydi, kaza akşam saat 22:00 sıralarında meydana geldi, kazanın meydana geldiği yerde aydınlatma lambaları vardı, kaza cevizlibağ metrobüs istasyonunun olduğu yerde meydana gelmişti, hava yağışlı değildi yerlerde ıslak değildi, öndeki ... ile benim aramda yaklaşık 20 metre kadar bi mesafe vardı, ben refleks olarak aracımı yolun soluna doğru kaçırmaya çalıştım, ancak frene basamadım benim aracımın sağ önüne öndeki aracın sol arka kısmına çarpmışım siyah renlki ... marka bir araçtı ancak plakasını alamadım, ben yola çıkmadan önce arkadaşımın evinde bir tane bira içmiştim, ifademde bahsi geçen siyah renkli ... bir önceki metrobüs durağından kazanın meydana geldiği cevizlibağ metrobüs durağına kadar arkamızdan hızlı bir şekilde seyir halindeydi, kazanın meydana geldiği anda aniden beni geçerek önüme girdi..." şeklinde savunma yaptığı, ayrıca taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği görülmüştür.
-
Sanık ...'e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
-
Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmadan yapılan yargılamada; direnme kararı ile sanık hakkında bozma öncesi verilen karara yeniden hükmedildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Olay günü saat 22:10 sıralarında sanık ...’in sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken, kendisi ile aynı istikamette seyir halinde olan katılan ...’nin sevk ve idaresindeki otomobile arkadan çarparak takla atması, akabinde ise bariyerlere vurması sonucunda katılanın hayati tehlike geçirerek, iyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa yakalanmasına neden olduğu olaya ilişkin Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
-
Oluş ve dosya kapsamına göre, olay günü saat 22:10 sıralarında, sanık sürücünün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile D 100 Güneyden Mecidiyeköy istikametine seyrederken, iddiasına göre plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın zigzag yapıp sanık sürücünün önüne geçip tekrar sola doğru manevra yaptığında, sanık sürücünün aracının ön kısmı ile önünde seyreden katılan ... yönetimindeki ... plaka sayılı aracın arka kısımlarına çarparak takla atması, ... plaka sayılı aracın ise bariyerlere vurması sonucu ...'nin hayati tehlike geçirerek, iyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa yakalanmasına neden olacak şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda; sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal şartlarında aydınlatması olan yolda seyrini mahal şartlarına, yol durumuna, trafiğin akışına göre ayarlamadığı, iddiasına göre önüne aniden girip sol tarafa yönelen plakası tespit edilemeyen aracın istikamet yönüne doğru sol tarafa yönelmeye çalıştığı, öndeki aracı emniyetli mesafeden takip etmediği, öndeki araca çarpmadan evvel etkili tedbir almadığı olayda dikkatsiz ve özensiz davrandığından asli kusurlu olduğu, yargılama aşamasında alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesine ait 18.09.2014 tarihli raporunun oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafiinin lehe olan delillerin araştırılmadığına ve toplanmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
-
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulandığı, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olarak da, "...Sanık hakkında verilen hapis cezasının yargılama sürecinde pişmanlığını gösteren somut bir davranışının bulunmaması nedeniyle yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkemeye olumlu kanaat vermediğinden, cezanın caydırıcılığı da gözetilerek..." gerekçeleri ile sanık hakkında erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına takdiren yer olmadığına karar verildiği, ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrasında ''suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez'' şeklindeki hükmüne ve 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edildiğinden paraya çevirme hükümlerinin uygulanmasına olanak bulunmadığı anlaşılmakla; erteleme, paraya çevirme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına dayanak olan gerekçenin yerinde, yeterli ve kanunî olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafiinin lehe hükümlerin, TCK'nın m.50, 51 ve CMK'nın m. 231'in uygulanmadığına, mağdurun zararının sigorta tarafından fazlasıyla karşılandığına, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
-
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasında, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği husunun hâkimin takdirinde bulunduğu, dosya kapsamında asli kusurlu olduğu kabul ve tespit edilen sanık hakkında sürücü belgesinin 9 ay süreyle geri alınmasına karar verildiği, tedbirin süresinin sanığın kusur durumu ve meydana gelen netice ile orantılı olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafiinin şoförlük ile geçimini sağlayan sanık hakkında sürücü belgesinin geri alınmaması gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Sanık müdafii ve katılan vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce verilen 09.05.2022 tarihli ve 2022/549 Esas, 2022/3499 Karar sayılı kararında, "...Yerel mahkemece 06.05.2021 tarihli tensiple basit yargılama usulünün uygulanmasına yer olmadığı kararı verildikten sonra, genel hükümlere göre yargılama yapması gerekirken, sonuç cezada Ceza Muhakemesi Kanunu 251/3. madde ve fıkrası uyarınca 1/4 oranında indirim yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi..." nedeni ile Yerel Mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği halde, Mahkemece direnme kararı verilerek genel hükümlere göre yapılan yargılama sonrası verilen hükümde, sanığın cezasından 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre 1/4 indirim yapılarak eksik cezaya hükmolunarak yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de temyiz edenin sıfatı karşısında aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
C. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ... 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2022 tarihli ve 2022/304 E., 2022/574 K. sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:21:27