Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4346
2024/995
13 Şubat 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1081 Esas, 2022/457 Karar
**DAVACI **
BİRLEŞEN DAVALI: Tekbir Madencilik İnşaat Gıda Nakliye Petrol Tar. Elek.
San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ...
**DAVALI **
BİRLEŞEN DAVACI: Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu Genel Müdürlüğü vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: 12.02.2016 (Asıl dava), 30.01.2018 (Birleşen dava)
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2016/759 E., 2020/152 K.
BİRLEŞEN DOSYA: Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/77 E.,
2018/188 K. sayılı dosyası
Taraflar arasındaki menfi tespit asıl, itirazın iptali birleşen davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı birleşen davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının hurda nakliyesi işinin ihale ile müvekkili şirketin uhdesinde kalarak 21.12.2012 tarihinde sözleşmenin imzalandığını, ihalelere fesat karıştırıldığı
iddiası ile idare tarafından müvekkili ile imzalanan sözleşmenin feshedilerek kesin ve ek teminatların gelir kaydedildiğini ve müvekkili şirketin iki yıl süre ile bütün kamu kurum kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına karar verildiğini, işbu sözleşme ve ihaleye ilişkin olarak müvekkili şirketçe sunulan 19.12.2012 tarihli 409.000,00 TL'lik kesin teminat mektubunun nakde çevrilmesi işlemine karşı açılan davada verilen 30.01.2015 tarihli işlemin iptaline dair kararın temyiz edilmesi sonucunda kararın kesin olarak bozulması üzerine işin esasına girilerek davanın reddine karar verildiğini, Danıştay'ın bu kararına karşı Ankara 5. İdare Mahkemesinde 2016/3400 esas sayılı dosyasında yargılamanın yenilenmesi davasını açtıklarını, Danıştay'ın karar verirken Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesince verilen beraat kararını yok saydığını, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/786 Esas sayılı dosyasında, müvekkili şirketin yetkilendirdiği ... Pekacar'ın ihaleye fesat karıştırmak suçundan beraat ettiğini, bu nedenle Danıştay'ın kararının hatalı olduğunu ileri sürerek 26.08.2016 tarihli yazısı ile ödeme gününe kadar tahakkuk edecek yasal faizi ile birlikte istediği ve müvekkile iade edilen 409.000,00 TL' ye ilişkin olarak müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, icra takibine başlanması halinde davalının kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 21.12.2011 tarihli sözleşmenin imzalandığını, davalının ihale sürecinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na (4734 sayılı Kanun) yasak fiiller ve davranışlarda bulunduğunun tespiti üzerine, teminat mektubunun irat kaydedildiğini, davalı tarafından Ankara 5. İdare Mahkemesinin 2013/780 esas sayılı dosyasında açılan davada davacı işleminin iptaline karar verildiğini, bu nedenle davalı firmaya teminat mektubu tutarının iade edildiğini, ancak devam eden süreçte Danıştay 13. Dairesi'nin 2015/2141 esas, 2016/2399 karar sayılı ilamı ile idare mahkemesi kararı bozulduğundan, davalı aleyhine teminat mektubunun iadesi amacıyla ilamsız icra takibinin yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, alacağın %20' sinden az olmayacak şekilde icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu teminata ilişkin olarak Danıştay 13. Dairesi'nin 2015/2141 E., 2016/2399 K. sayılı bozma kararında, Ankara 5. İdare Mahkemesi'nin iptal kararının bozularak davanın reddine kesin olarak karar verdiğini, bu durum karşısında kesin hüküm dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın reddini istediklerini, Danıştay tarafından yasaklama kararı verilebilmesi için açılmış olan ceza davasını bekleme zorunluluğunun bulunmadığını, ceza yargılamasındaki suçun unsurları ile sözleşmenin feshi ve teminatın irad kaydedilme işleminin unsurlarının birbirinden farklı olduğunu ayrıca ceza davasında ... Pekacar'ın rüşvet suçundan ceza aldığını, rüşvetin de yasaklama nedeni olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe dayanak teminat mektubuna ilişkin uyuşmazlığın halen devam ettiğini, Danıştay'da kesinleşmiş bir kararın bulunmadığını, zira Danıştay'daki dosya yönünden yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduklarını savunarak birleşen davanın reddine haksız davanın ve takibin iptaline, %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu teminat mektubunun irat kaydı işleminin yerinde olduğuna dair Danıştay kararı sonrasında açılan yargılamanın iadesi sürecinin de davacı aleyhine sonuçlandığının getirtilen Danıştay 13. Dairesi'nin 2016/4534 E. 2019/624 K. sayılı ilamından anlaşıldığı, asıl davada davalının kesin hüküm itirazının işbu dava ile idare mahkemesi dosyasının konularının farklı olduğundan yerinde görülmediği, idari yargı kararı ile davacıya haksız ödendiği tespit edilen teminat bedelinin iadesi yönünden açılan davanın yerinde olmadığı, davalı birleşen davacının ise söz konusu ödemenin iadesi için yaptığı takipte haklı olduğu, alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2017/3635 E. sayılı dosyasında 409.000,00 TL asıl alacak, 74.578,07 TL işlemiş faiz toplamı 483.578,07 TL'ye davalının yaptığı itirazın iptali ile takip şartları ile devamına, davalının haksız itiraz ettiğinden alacağın %20'si oranında hesaplanan 87.715,61 TL icra inkâr tazminatının birleşen davalıdan alınarak birleşen davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı birleşen davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı birleşen davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yetkilisi ... Ünün'ün ihaleye fesat karıştırma suçunu işlemediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle beraatine karar verildiğini, bunu nazara ... Ankara 5. İdare Mahkemesinin 2013/780 E. sayılı dosyasında açılan davada davacı işleminin iptaline karar verdiğini, kararı bozan Danıştay'ın ceza davasının kesinleşmesini beklememesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin yetkilisi ... Ünün olduğunu ve bu kişi hakkında verilmiş bir cezanın bulunmadığını, ... Pekacar'a müvekkili adına verilen vekâletname tarihinin, tüm ihale tarihlerinden sonraya rastladığını, dolayısıyla ... Pekacar'a isnat edilen fiille müvekkilinin kazandığı ihale süreçleri arasında bir illiyet bağının bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4734 sayılı Kanun'un 17, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun (4735 sayılı Kanun) 21 ve dava konusu Hurda Nakliye Sözleşmesinin 27 nci maddelerinde yasak fiil ve davranışların sayıldığı ve bu davranışlarda bulunulduğunun sözleşme yapıldıktan sonra "tespiti" halinde, kesin ve varsa ek kesin teminatların gelir kaydedileceğinin ve sözleşmenin feshedilerek, genel hükümlere göre tasfiye edileceğinin düzenlendiği, davalı Kurum müfettişlerince yapılan incelemede de 2012 yılındaki 14 grup nakliye ihalelerinin tümünde, yaklaşık maliyet gizliliğinin ortadan kalktığının ve katılanların kendi aralarında anlaşma yaparak, ihale sonuçlarını önceden belirlediklerinin tespit edildiği, Danıştay 13. Dairesinin 2015/2141 E., 2016/2399 K. sayılı ilamı ile davalı Kurumun kesin teminat tutarını irat kaydı işleminin hukuka uygun olduğunun da kesin hükümle tespit edildiği, Danıştay kararı sonrasında açılan yargılamanın iadesi sürecinin de davacı aleyhine sonuçlandığının, Danıştay 13. Dairesi'nin 2016/4534 esas, 2019/624 karar sayılı ilamından anlaşıldığı, bu durum karşısında mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesinde de bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle davacı birleşen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı birleşen davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı birleşen davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık asıl davada, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit; birleşen davada da aynı sözleşme uyarınca teminat mektubu bedelinin iadesi amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci ve 72 nci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı birleşen davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:37