Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3140

Karar No

2024/977

Karar Tarihi

12 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/620 Esas, 2021/890 Karar

DAVA TARİHİ: **

HÜKÜM: Davanın kabulü

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 31.01.2008 keşide tarihli çeke dayalı olarak ciranta sıfatıyla müvekili aleyhine icra takibi yaptığını, daha sonra protokol ile takibe konu çek ve takibe konu olmayan 15.02.2008, 15.03.2008, 15.04.2008 keşide tarihli çeklere karşılık davalıya nakit para ve müvekkilinin keşideci olduğu çeklerin verilerek borcun ödendiğini, buna rağmen 31.01.2008, 15.02.2008, 15.03.2008, 15.04.2008 keşide tarihli çeklerin müvekkiline iade edilmediğini, bu nedenle müvekkilinin keşideciye ve cirantalara karşı rücu hakkını kullanamadığını ileri sürerek icra takibi nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile bedeli ödenen çeklerin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya karşı muaccel hale gelmiş bir ediminin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar

Mahkemece 19.11.2013 tarih, 2010/603 E. ve 2013/378 K. sayılı kararı ile davacı tarafından yapılan tüm ödemeler düşüldükten sonra davacının davalıya 54.375,55 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, bu miktardan davalının kabul ettiği 20.000,00 TL nakit ödeme düşüldüğünde davacının davalıya 34.375,55 TL borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. (Birinci) Bozma Kararı

Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 06.05.2014 tarih, 2014/5149 E. ve 2014/8775 K. sayılı kararıyla ''...Taraflar arasında ihtilafsız olan protokol uyarınca takibe konu 31.01.2008 tarihli çek ile takibe konu olmayan 15.02.2008, 15.03.2008, 15.04.2008 keşide tarihli çeklere karşılık 20.000 TL nakit ve 15.04.2008 keşide tarihli 30.210 TL, 30.05.2008 keşide tarihli 12.000 TL, 30.06.2008 keşide tarihli 20.000 TL, 30.07.2008 keşide tarihli 20.000 TL ve 30.08.2008 keşide tarihli 20.000 TL bedelli çeklerin verildiği anlaşılmaktadır. 15.04.2008 keşide tarihli 30.210 TL bedelli çek davalıya bankaca ödenmiştir. 30.05.2008 keşide tarihli 12.000 TL, 30.06.2008 keşide tarihli 20.000 TL ve 30.07.2008 keşide tarihli 20.000 TL bedelli çekler ise davacı elinde bulunmaktadır. Çeklerin davacı elinde bulunması bedellerinin ödendiğine karine teşkil eder. Mahkemece yukarıda belirtilen 3 adet toplam 52.000 TL bedelli çekler yönünden ödemenin kabul edilmemesi doğru olmayıp hükmün bozulması gerekmiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 07.09.2015 tarih, 2015/42 E. ve 2015/740 K. sayılı kararı ile 30.05.2008 keşide tarihli, 12.000,00 TL bedelli, 30.06.2008 keşide tarihli 20.000,00 TL bedelli ve 30.07.2008 keşide tarihli 20.000,00 TL bedelli, toplam 52.000,00 TL bedelli çeklerin ödendiğinin kabulü halinde yapılan hesaplama gereğince, davacının davalıya davalının ticari defter kayıtlarına göre; 114.795,55 TL borçlu bulunduğu, ancak davacının yaptığı ödemeler toplamının bilirkişi raporuna göre; 132.420,00 TL olduğu, yapılan ödemelerden davacının borcu düşüldüğünde davacının davalıya 17.624,45 TL fazla ödeme yaptığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazla ödenen 17.624,55 TL'nin davalıdan istirdadına, 15.02.2008 tarih ve 28.500,00 TL bedelli, 15.03.2008 tarih ve 28.500,00 TL bedelli ve 15.04.2008 tarih, 28.500,00 TL bedelli çeklerin haksız yere davalı elinde kaldığı anlaşıldığından; çeklerin davalıdan alınarak davacıya iadesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

D. (İkinci) Bozma Kararı

Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 20.03.2018 tarih, 2016/14143 E. ve 2018/1387 K. sayılı kararıyla ''...1 Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2 Davacının dava dilekçesindeki istemi icra takibi nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti ile bedeli ödenen çeklerin iadesine ilişkindir. İİK'nun 72 nci maddesi uyarınca yargılama sırasında icra takibi nedeniyle icra dosyasına ödenen bir bedel olmadığından menfi tespit istemi doğrudan istirdat istemine dönüşmez. Davacının dava dilekçesinde alacak istemi bulunmadığından yalnızca borçlu bulunulmadığına karar verilmesi gerekirken HMK'nun 24 üncü maddesine aykırı olarak talep edilmeyen bir şey hakkında karar verilmesi doğru olmamıştır...'' gerekçesiyle bozulmuştur.

E. Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 12.11.2018 tarih, 2018/1030 E. ve 2018/1461 K. sayılı kararı ile 21.03.2008 tarihli protokole konu edilen bir kısım çeklerin haksız yere davalının elinde kaldığı ve takibe konu edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibinden ve takip dayanağı çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 15.02.2008 tarih, 28.500,00 TL bedelli, 15.03.2008 tarih, 28.500,00 TL bedelli ve 15.04.2008 tarih, 28.500,00 TL bedelli çeklerin davalıdan alınarak davacıya iadesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

F. (Üçüncü) Bozma Kararı

Dairemizin 29.03.2021 tarih, 2020/3888 E. ve 2021/3029 K. sayılı kararıyla ''... Mahkemece, davanın kabulü yönünde gerekçe oluşturulmuş ise de, hükmün 1. fıkrasında davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm ile gerekçe arasındaki bu çelişki nedeniyle HMK'nın 294 ve 297 maddeleri uyarınca hükmün bozulması gerekmiştir.

Kabul şekli ile de davada hüküm altına alınan değer üzerinden karar ve ilam harcı alınması gerekirken, “Daha önce yeteri kadar harç tahsil edildiği anlaşılmakla bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına,” şeklindeki harca ilişkin hüküm fıkrası da doğru görülmemiş, bu durum kamu düzenine ilişkin olduğundan, hükmün bu nedenle de re'sen bozulması gerekmiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur.

G. Mahkemece (Üçüncü) Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı Yargıtay bozma ilamları çerçevesinde davanın kabulü ile davalı tarafından davacı hakkında yürütülen Bursa 5.İcra Müdürlüğünün 2008/1300 E. sayılı icra takibinden ve takip dayanağı çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Takip konusu yapılmayan ve 21.03.2008 tarihli protokole konu edilen; T.Finans Katılım Bankası A.Ş. Ulus/Ankara şubesine ait; 15.02.2008 tarih, 28.500,00 TL bedelli, 15.03.2008 tarih, 28.500,00 TL bedelli, 15.04.2008 tarih, 28.500,00 TL bedelli çeklerin davalıdan alınarak davacıya iadesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay ilamında her ne kadar protokolün ihtilafsız olduğu belirtilmişse de protokolün birçok sebeple ihtilaflı olup taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, Yargıtay ilamında da belirtildiği üzere çeklerin borçlu elinde bulunması çek bedellerinin ödendiğine dair bir karine olup bunun aksinin her zaman mümkün olduğunu, nitekim dava konusu çeklerin borçluya ödeme nedeniyle değil, karşılıksız çıkması sebebiyle iade edildiğini, çekerin bedelsiz olarak iade edilmiş olduğu yargılama sırasında sunulan tarafların imzasını havi çek hareket bordrolarıyla da sabit olduğunu, mevcut durumda çeklerin borçlu davacının elinde bulunmasının ödemeye karine teşkil etmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin davacıdan tahsil etmiş olduğu tutarların tamamının müvekkili şirketin ticari defterlerine işlendiğini, bunların dışında defterlerde kayıtlı olmayıp müvekkilince elden tahsil edilen tutar bulunmadığını, davacı tarafın ödeme iddiasını ispatla mükellef olup olumsuzun ispatının taraflarından beklenemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

  1. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevaptemyizyargılamamahkemev.onanmasınasonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:51

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim