Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4804
2024/955
12 Şubat 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/818 Esas, 2022/878 Karar
DAVACILAR: 1....
2....
3....
4....
5....
6.... vekilleri Avukat ...
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Korgan Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/146 E., 2021/172 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerin murisi olan ...'ın davalı bankanın Korgan şubesinde hesabının bulunduğunu, banka şubesine gidilerek hesaptaki paranın sorulması üzerine banka müdürünün kendilerine paranın ...'a Ordu Medical Park Hastanesine gidilerek teslim edildiğini söylediğini, ancak kendilerine bir evrak veremediğini, çekilen para miktarının tarihini sisteme müvekkilinin gözü önünde işlediğini, gerçekte böyle bir durumun söz konusu olmadığını, iddia edilen olaydan 10 gün sonra vefat ettiğini, üzerinde ise hiç para olmadığını, 150.000,00 TL'nin akıbetinin belirsiz olduğunu, muris ...'ın kanser hastası olup terminal evrede olduğunu, doktorlar tarafından murisin 2 3 aylık ömrünün kaldığının belirtildiğini, son aylarında ağır morfin ve narkoz etkisinde olması nedeni ile bu dönemde ayırt etme gücünden yoksun olduğunu, vefat ettiği tarihe kadar hastanede yatan murise eşi ve damadının refakat ettiğini, banka müdüründen böyle bir talepte bulunulmadığını, kaldı ki paraya da ihtiyacının olmadığını, banka şube müdürünün anlatımlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının ve müdürün ağır kusurunun söz konusu olduğunu, bankanın yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğini ileri sürerek, müvekkillerinin miras paylarına isabet eden 117.855,00 TL'nin haksız fiil tarihi olan 01.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; davacıların murisinin ilçede tanınan ve varlıklı bir kişi olduğunu, uzun yıllardır müvekkili banka ile çalıştığını, murisin 01.12.2016 tarihinde banka şube müdürünü arayarak hesabındaki paranın kendisine getirilmesini talep ettiğini, adı geçenin, şubeden para çekilmesinin esas olduğunu söyleyip talebi önce geri çevirdiğini, fakat murisin ısrarı üzerine ve bulunduğu zaruret hali de göz önüne alınarak şube çalışanları ... ve ... ile ...'nın oğlu ...'ın taksi ile Ordu merkezdeki Özel Medicalpark hastanesine giderek 150.000,00 TL'yi hastane odasında müşterinin bizzat kendisine dekont imzalatılarak ve yakınları da yanındayken teslim edildiğini, işleme dair imzalı dekontlar ile müşteriye ait hesap cüzdanı aslının banka şubesinde mevcut olduğunu, gerçekleşen işlemlerde hatalı veya hukuka aykırı bir yönün bulunmadığını, banka müfettişinin görüştüğü tanıkların da bizzat müşterinin parayı teslim aldığını beyan ettiklerini, işlem tarihinde müşterinin temyiz kudretine haiz olduğunu, olayda banka personelinin hatalı bir işleminin bulunmadığını, olayın esasında müşterinin mirasçıları arasındaki anlaşmazlıktan kaynaklandığının açık olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; adli tıp kurumu tarafından murisin işlem tarihi itibari ile hukuki eylem ve işlem yapabilecek iradeye sahip olduğunun ve fiil ehliyeti bulunduğunun tespit edildiği, yine anılan kurumca, imzaya itiraz açısından yapılan araştırmada adli tıp kurumunca imzanın davacıların murisine ait olduğu yönünde kanaat bildirildiği, bilirkişiler tarafından da bankacılık mevzuatı ve teamüllerine aykırı bir işlemin bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği hususları ile tanık beyanları ayrı ayrı değerlendirilerek, davacıların murisinin temyiz kudretine sahip bir şekilde bankadaki mevduatını davalı bankadan istediği, davalı bankanın usule uygun olarak istenilen mevduatı davacıların murisine ulaştırdığı, murisin imza atarak işlemi onayladığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisine ait hesapta bulunan paranın bankacılık teamüllerine aykırı olarak çıkışının yapıldığını, bankacı bilirkişiler tarafından düzenlenen raporların öznel ifadeler içeren, hükme esas alınabilecek nitelikte olmayan yetersiz raporlar olduğunu, bu şekilde emsal bir işlem bulunmadığını, mevzuatın da buna izin vermeyeceğini, konuya ilişkin olarak Bankacılık ve Denetleme Kurulunun görüşünün alınmasının gerektiğini, Adli Tıp İhtisas Kurulu (ATK) raporunun da yeterli olmadığını, murisin genel sağlık durumu ve günlük izlenimler üzerinden tespit yapıldığını, kullandığı ilaçların etkisinin değerlendirilmediğini, tanık ifadeleri ile ATK raporunun çeliştiğini, üst kuruldan rapor alınması gerektiğini, kararın hatalı olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebep ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bankacılık işlemlerinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, dava konusu mevduatın iştirak (el birliği) hükümlerine tabi olması ile 13.12.2016 tarihinde vefat ettiği anlaşılan ...'ın davacılar dışında iki mirasçısının daha bulunması nedenleri ile davacılar tarafından terekeye göre üçüncü kişi konumunda olan davalıya karşı pay oranında iptal isteğinde bulunulamayacağından davanın reddine dair verilen kararın sonucu itibari ile doğru olmasına göre, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:51