Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/3991

Karar No

2024/92

Karar Tarihi

9 Ocak 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/341 Esas, 2022/516 Karar

Avukat ...

DAVALILAR: 1.... vekili Avukat ...

2.... vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ: **

HÜKÜM: Esastan ret; davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2015/495 E., 2018/435 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı mirasçısının vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı mirasçısının vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; FTC Dış Tic. Ltd. Şti.'nde davalı ...'un şirketin temsil ve ilzamı konusunda ... başına yetkili olduğunu, diğer davalı ...'ın ise tasfiyesine karar verilen bu şirkete tasfiye memuru olarak atandığını, davalı ...'un, şirketin yetkilerini kötüye kullandığını ve kesinleşen mahkeme kararıyla şirketi zarara uğrattığının ... hale geldiğini, Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/635 E. sayılı dosyasıyla davacının % 30 payına düşen toplam 47.550,00 TL zararın şirkete zarar veren şirket müdürü ...'dan alınarak şirkete ödenmesine karar verildiğini, bu kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiğini ve davalı tarafça sözü geçen paranın faizi ile birlikte şirket banka hesabına yatırıldığını, taraflarca gerek mahkemeye ve gerekse tasfiye memurluğuna verilen dilekçe ve yazılarla öncelikle dosyaya yatan paranın kendi %30 paylarının karşılığı olduğunu, bu nedenle tarafına ödenmesinin istenildiğini, mahkemece veya tasfiye memurluğunca, aksi görüşün benimsenmesi durumunda ise kalan %70 pay karşılığı olan 110.964,18 TL'nin tasfiye memuru tarafından açılacak dava ile ...'dan tahsili yoluna gidilmesi gerektiğinin hatırlatıldığını, ihtarname keşide edildiğini, ancak tasfiye memurunun bu uyarıyı dikkate almadığını, halbuki davacının açmış olduğu dava neticesinde mahkemece müvekkilinin hissesi oranında hükmedilen zararın tamamının davacıya ödenmesi gerektiğini, tasfiye işlemi sonucu davalı ...'un sebepsiz zenginleştiğini ve şirketi zarara uğrattığı için ödüllendirildiğini, tasfiye memurunun da usulsüz işlem yaptığını, Kadıköy 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasında müvekkilinin zararının tespit edildiğini ve müvekkilinin hissesi oranında hükmedilen zararın tamamının müvekkiline ödenmesi gerektiğini, bu nedenle icra takibi başlatıldığını, ancak takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek borçluların itirazlarının iptaline ve takibin devamına, % 20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.05.2009 tarih ve 2007/635 E. 2009/270 K. Sayılı kesinleşen kararında talep edilen davacının %30 payına karşılık gelen zarar miktarının şirkete ödenmesine karar verildiğini, bu nedenle asıl alacak ve faizinin şirket hesabına yatırıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulan %70 paya karşılık zarar bedelinin ödenmesine yönelik açılan davanın ise zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiğini, tasfiye sürecine giren şirkette tasfiye memurunun bankadaki şirket parasından masrafları karşıladığını, ücretlerini aldığını ve kalan parayı şirket hisselerine uygun olarak ortaklara paylaştırdığını, usulsüzlüğün olmadığını, artık davalıdan talep edilebilecek bir zarar miktarının kalmadığını savunarak davanın reddini ve %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Mahkeme kararı ile anılan şirkete tasfiye memuru olarak atandığını, bankaya yatan paranın şirket adına yatırıldığını ve bankadan para çekmek için mahkemenin iznini aldığını, tasfiye işleminin usulüne uygun yerine getirildiğini savunarak davanın reddine, % 20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalı ...'un tasfiye halindeki FTC ...Ltd. Şti.'nin ortakları olduğu diğer davalı ...'ın bu şirketin tasfiye memuru olduğu, davacının Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/635 E. sayılı dava dosyası ile davalı ... aleyhine yöneticinin zararlandırıcı eylemi nedeniyle kendi payı oranında açmış olduğu tazminat davasında mahkemece davalı ...'un ortağı olduğu şirketi 158.514,00 TL zarara uğrattığı tespit edilerek taleple bağlı kalınarak 47.550,00 TL zararın şirkete yatırılmasına karar verildiği bu kararın kesinleştiği, davacının davalı ... aleyhine saklı tutulan %70 paya karşılık açmış olduğu Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/105 E. sayılı sorumluluk dava dosyasında mahkemece davanın zamanaşımına uğradığından bahisle reddine karar verildiği kararın kesinleştiği, davacının tasfiye memuru diğer davalıya mahkeme kararı ile tespit edilen ancak hüküm altına alınmayan ...'un şirkete verdiği zarar yönünden dava açması için göndermiş olduğu ihtarname tarihi itibariyle davalı ...'un sorumluluğunun zamanaşımına uğradığı, bu nedenle tasfiye memurunun diğer davalı hakkında sorumluluk davası açmamasının kusurlu bir davranış olmadığı, yine tasfiye memurunun şirketin bankada biriken toplam parasından tasfiye dönem ücreti masrafları ve vergileri mahsup ettikten sonra kalan paranın şirket ortaklarının payları oranında tasfiye payı olarak paylaştırmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, davacının Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı uyarınca davalı ... tarafından şirkete yatırılan 47.550,00 TL'nin tamamının davacıya ödenmesi gerektiği, bu nedenle diğer davalı ...'un sebepsiz zenginleştiği ve tasfiye memurunun diğer davalı ile birlikte hareket ederek şirkete ve davacıya zarar verdiği hususlarını iddia ettiği, ancak mahkeme kararı ile hüküm altına alınan zararın şirkete ödenmesine karar verilmiş olup, tasfiye sonucunda şirketin ortaklarına payları oranında tasfiye payı ödenmesinin gerekli olduğu, bu nedenle ödenen bu meblağın tasfiye memuru tarafından şirket ortaklarına payları oranında tasfiye payı olarak ödenmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davalı ...'un tasfiye memuru tarafından yapılan bu ödeme ile davacı aleyhine sebepsiz zenginleşmediği, tasfiye memurunun tasfiye işlemlerinde herhangi bir usulsüzlüğünün bulunmadığı ve bu nedenle bilançonun düzenlenmemesinin davacının herhangi bir zararına yol açmadığı, yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın reddine, yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçısının vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı mirasçısının vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin eksik incelemeye dayalı hüküm kurduğunu, davalı şirket müdürü ...'un, ortağı bulundukları şirkete toplamda 158.514,00 TL tutarında zarar verdiğini ve davacı murisinin, kendi payının %30'dan ibaret olduğunu dikkate alarak sadece tazmin edilecek zarar bedelinden %30'a tekabül eden kısmı hakkında Kadıköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/744 E. sayılı dosyası ile dava açtığını, mahkemece hükmedilecek tazminatın, usulen şirket adına ödenmesine karar verildiğini, bu miktar paranın, açılan dava zımnında %30 pay sahibi davacı murise ait olduğunu ve tasfiye memurluğunca düzenlenecek tasfiye raporu sırasında, bu durumun göz önünde bulundurulması gerektiğini, ancak hükmedilen tazminatın bu davalı tarafından şirket hesabına bankaya yatırıldığını, halbuki hükmedilen bu paranın, davacının %30 payının karşılığı olduğunu, tasfiye memurluğunca düzenlenecek raporda bu hususun dikkate alınması gerektiğinin dile getirildiğini, ancak tasfiye sırasında taleplerinin esası hakkında herhangi bir işlem yapılmadığını, davalı tasfiye memurunun yaptığı işlemlerin yasa hükümlerine aykırı olduğunun açıkça görüldüğünü, tasfiye işleminin usulsüz yapıldığını, sonuç olarak dava konusu olan hususun, davacının %30 payının karşılığı olan parada, davalı ...'un hakkının olmadığı, bu paranın tamamının davacı murisine ait %30 payın karşılığı olduğu, usulsüz tasfiye işlemi nedeniyle davalı ...'un sebepsiz iktisapta bulunduğunu, eldeki davanın, 4. Asliye Ticaret Mahkemesince karara bağlanan ve sadece % 30 paylarının karşılığı olan paradan başka hususlarla ilgisi olmadığını, tasfiye memuru tarafından yapılan işlemlerin usulsüz olduğu ve bu usulsüzlükten işin asıl sorumlusu davalı ...'un haksız kazanç elde etmesinden dolayı yapılan işlemlerin gerçeğe uygun olarak ortaya konulması bakımından tasfiye memurunun olayda taraf olarak gösterildiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalı ...'un, tasfiye halindeki FTC .... Ltd. Şti.'nin eski ortakları, diğer davalı ...'ın ise bu şirketin tasfiye memuru olduğu, davacının Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/635 E., 2009/270 K. (bozma öncesi 2004/744 E.) sayılı dava dosyası ile davalı ... aleyhine yöneticinin sorumluluğu kapsamında ve kendi payı oranında açmış olduğu tazminat davasında mahkemece davalı ...'un ortağı olduğu şirketi 158.514,00 TL zarara uğrattığı tespit edilerek ve taleple bağlı kalınarak 47.550,00 TL zararın, şirkete yatırılmasına karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, davalı ... tarafından bu bedelin şirket hesabına yatırıldığı, diğer davalı tasfiye memuru tarafından da bu ilam ile şirkete ödenmesine karar verilen 47.550,00 TL'nin tasfiye paylarına istinaden şirket ortaklarına hisseleri oranında paylaştırıldığı, davacının ise %30 payının karşılığı olan parada, davalı ...'un hakkı bulunmayıp, bu paranın tamamının, davacı murisine ait %30 payın karşılığı olduğunu beyan ettiği, Mahkemece de belirtildiği üzere, anılan dava dosyasında hüküm altına alınan zararın şirkete ödenmesine karar verildiğinden, bu bedelin tasfiye sonucunda şirket ortaklarına payları oranında tasfiye payı olarak ödenmesinde usule aykırılık bulunmadığı, tasfiye memuru tarafından mahkeme kararı uyarınca ödeme yapıldığından, davalı ...'un bu ödeme ile davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiğinin kabul edilemeyeceği, tasfiye bakiyesinin paylaştırılmasında herhangi bir usulsüzlük yapılmadığı, tasfiye memurunun bilanço düzenlememesinin, davacının herhangi bir zararına yol açmadığı ve tasfiye işlemlerinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davacı mirasçısının vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçısının vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı mirasçısının vekili temyiz dilekçesinde özetle; yapılan usulüz dağıtım sonrasında ortakların pay dengesinin bozulduğunu ve istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi,

  3. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi

  4. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup ölü davacının mirasçısı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:31:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim