Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4139
2024/912
8 Şubat 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/249 Esas, 2022/496 Karar
DAVALILAR: 1....
2....
3.Cena Dış Tic. ve Tarım Ürünleri Sanayi A.Ş. vekilleri Avukat ...
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2014/741 E., 2018/1065 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden kısmen kabulüne diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların ise üretilen sebzelerin satın alımı, paketlenmesi, gümrüklenmesi ve Almanya'ya gönderilerek nihai tüketiciye sunumu konusunda faaliyet gösteren ortakları aynı olan şirketler olduğunu, satın alınan sebzelerin ambalajlarıda markaları olan "DİANA" nın kullanıldığını, satın alma ve dış ticaret işlemi yapan şirketlerinin adresleri aynı olup ortaklarının da ... ... isimli kişi olduğunu, Almanya'daki adreslerinin de yine aynı adres olduğunu, müdürlerinin de ... ...'ın atadığı aynı kişi olduğunu, müvekkili şirketin, davalı grup şirketlerin ortağı olan ... ... isimli kişi ile müvekkilinin yetiştirdiği sebzelerin satımı konusunda anlaşmaya vardıklarını, anlaşma çerçevesinde malların müvekkilinin bulunduğu adresten paketleme yapıldıktan sonra davalı grup şirketlerin gönderdiği kamyonlarla alındığını ve Gümrük çıkışları yapıldıktan sonra Almanya'ya gönderildiğini, müvekkili şirket ile davalı grup şirketler arasında hiçbir sıkıntı olmaksızın ticaret bu şekilde götürülürken müvekkili şirketin hiçbir kusuru olmadığı halde gönderilen son 3 parti malın ödemesinin gerçekleştirilmediğini, nihayetinde müvekkili şirketin 2011 2012 dönemi cari hesabında 173.772,80 TL alacaklı olduğunu, gümrük belgelerinden ve faturalardan anlaşılacağı üzere toplam meblağın 73.863,18 euro olduğu, perdenin kaldırılması teorisi uyarınca davalıların bu borçtan mesul olduğunu zira davalı şirketlerin muhataplarının aynı kişi olduğunu, müvekkilin şirketin tüm paketleme, gümrükleme, faturalandırma, nakliye işlemlerinin davalı şirketlerin ortağı ve yetkili müdürleri olan ... ... ve çalışanlarının talimatları ile gerçekleştirdiğini ileri sürerek şimdilik 73.863.18 euro alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, dava tarihinden itibaren ticari işlemlerdeki döviz faizinin işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Dış Tic. ve Tarım Ürünleri Sanayi A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığını, davalının davada pasif husumetinin bulunmadığını, müvekkili ile diğer davalılar arasında organik hiçbir bağın da bulunmadığını, müvekkilinin sadece ... ...'a ait bir şirket olmadığını, bir aile şirketi de olmadığını, Despak San. Tic. Ltd. Şti. ile ... ... arasında hiçbir görüşmenin olmadığını, müvekkili tarafından davacıya hiçbir zaman ödeme yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin diğer davalılarla organik bağı bulunmadığı gibi ticari faaliyetleri de ayrı olduğunu, davacı ile komisyon bazında anlaşma yapıldığını, davalının %12 komisyon bedeli ve davalının masrafları düşüldükten sonra kalan tutarın davacıya ödendiğini, davacının üçüncü siparişte müvekkili ve dava dışı AS Gemüse ... firmasının siparişleri olmasına rağmen müvekkili adına gümrük beyannamesi düzenlediğini ve faturalandırıldığını, fiyatlarda ve ürün miktarlarında oynamalar yapıldığını, ürün listelerindeki fiyatların sadece öngörülen referans fiyatları olduğunu, davacının düzenlediği fatura ile müvekkiline gönderilen ürün listesindeki ürün miktarları ve fiyatları arasında da ciddi farkların olduğunu, kaldı ki yaşanan sorunlardan dolayı ekstra masraflar yapıldığını ve bu masrafların davacıya yansıtılmayarak müvekkili firma tarafından ödendiğini, müvekkili firma tarafından 19.03.2012 tarihinde 7.005,00 euro, 26.03.2012 tarihinde 10.005,00 euro, 02.04.2012 tarihinde 4.525,00 euro ve 10.04.2012 tarihinde 10.005,00 euro tutarında havaleler ile davacı firmaya ödeme yapıldığını ve davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafından alacak iddialarına ilişkin olarak Almanya'da müvekkili şirket aleyhine vekilleri marifetiyle ihtarname keşide edilerek yasal süreç başlatıldığını, aynı alacak için Türkiye'de açılan bu davanın mükerrer ve haksız kazanca yönelik bir dava olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin, diğer davalılar ile ayrı adreste faaliyet gösterdiğini, davacı şirketin diğer davalılardan herhangi birisi ile varsa ticari ilişkisinin müvekkili firmayı hiçbir şekilde ilgilendirmediğini, müvekkili şirketin Türkiye'de hiçbir şubesinin de bulunmadığını, müvekkili firma ile davacı arasında hiçbir şekilde ticari alışverişin söz konusu olmadığını savunarak öncelikle husumet yokluğu ve esastan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket tarafından ihracının doğrudan davalı ... Fruchtshandel ...'ya yapıldığı, davacı şirket ile davalı ... arasında mal komisyon ve masraflar düşüldükten sonra kalan bedelin ödenmesine dair bir anlaşma olduğu davacının fatura bedellerinde oynama yaptığı konusunda davalının savunmasını tevsik eden herhangi bir durum da dosya içeriğinden anlaşılamamakla ve bu husus ispatlanamamış olmakla davacının söz konusu malların fatura bedellerini davalı ...'dan talep edebileceği, davalı tarafından davacı şirkete yapılan banka havaleleri ile toplam 31.540,00 euro tutarında ödeme yapılmış olduğu, davalı ...'nın yaptığı bu ödemelerin davaya konu mallarla ilgili olduğu, nitekim bu ödemelerin başka bir hususta yapıldığının ispatının davacıya ait olduğu ve fakat bu durumun davacı tarafından ispatlanmadığı, söz konusu ödemelerin dava konusu faturalarla tarih bakımından yakınlık gösterdiği bu suretle ödemelerin işbu faturalara ilişkin olduğunun kabul edildiği, bu ödemelerin fatura bedellerinden düşülmesi neticesinde, davacı şirketin davalı ...'dan (73.863,18 31.540 = ) 42.323,18 euro alacaklı olduğu, diğer davalılara karşı açılan davada ise perdeyi kaldırma teorisi uygulanmak suretiyle aynı şirketler topluluğunda yer ... şirketler açısından tüzel kişilik perdesinin kaldırılabilmesi ve bu şirketlerin birbirlerinin borçlarından sorumlu tutulabilmeleri için, şirketler arasında organik bağların bulunması ... başına yeterli olmayıp, farklı tüzel kişilik savunmasını ileri sürmenin hakkın kötüye kullanması olarak mütalaa edilebilmesini gerektiren maddi olguların da ortaya konulmasının gerektiği, bu davada davacı şirketin, davaya konu malları, doğrudan doğruya CENA grubunun Almanya'daki pazarlama şirketi olan davalılardan Diana Fruchshandel ...'ya ihraç ederek sattığı ve CENA grubunun Türkiye'deki tedarikçisi ihracatçısı olarak faaliyet gösteren davalı ... Dış Ticaret A.Ş. ile Almanya'daki diğer pazarlama şirketi olan ...'nın bu ihracat işlemlerinde mevcut belge ve kayıtlara (faturalar, gümrük beyannameleri) göre herhangi bir şekilde alıcı, ihracatçı ya da komisyoncu bir sıfatla yer almadıkları, davalı ... Dış Ticaret A.Ş.'nin, kendisiyle aynı şirketler topluluğunda yer ... davalı ...'nın davacıdan ihraç ettiği malların alımıyla ilgili olarak, davacı şirket ile yapılan bağlantı ve yazışmalarda fiilen aracı olarak hareket ettiği ve davacı şirket ile yapılan sözleşme müzakerelerinde aracı olarak yer almasının perdenin aralanması teorisinin uygulanmasını gerektirmediği, davalı borçlu şirket ile diğer davalı şirketlerde aynı kişinin ortak ve yönetici olmasının ... başına bu şirketleri kötüye kullandığı anlamına gelmeyeceği, perdenin aralanması teorisinin, tüzel kişiliğin, arkasındaki kişilerce sorumluluğun bertaraf edilmesi için kullanıldığının somut kanıtlarla ispatlanması halinde istisnai olarak uygulanabileceği, tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektiren esaslı hal olan malvarlığının karışması olgusunun somut olayda gerçekleşmediği, tüm bu nedenlerle diğer davalı olarak gösterilen şirketler yönünden perdenin aralanması teorisinin uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın davalı ... Fruchtshandel ... yönünden kısmen kabulüne 42.323,18 euronun 03.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca hesaplanacak faiziyle tahsiline, diğer davalılar yönelik açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda perdenin aralanması esaslarının fazlası ile oluşmuş olduğunun görüleceğini, İlk Derece Mahkemenin gerekçesi ile neticesinin çelişkili olduğunu, ortada halen ödenmemiş bir borç varsa ve tüm ... komuta zinciri ... bir kişiye bağlı ise borçlunun kötü niyetinin zühur etmiş olduğunu, müvekkili şirkete bir başka firma için yapılan ödemeyi, ödeme açıklamasında yazılı olduğu halde, davalıların borcundan mahsup edilmesinin yerinde olmadığını ayrıca ödeme rakamlarının da davalının kendi hesabı ile dahi çelişmekte olduğunu, rakamlar ve malın teslim tarihlerinin tutmadığını, banka dekontları kesin delil niteliğinde olmasına rağmen varsayım oluşturarak kesin delilin aksine yönde hüküm tesisinin yerinde olmadığını, davalı grup şirketlerin kullanmış olduğu ortak markaların "DİANA" ve "..." markaları olduğunu, Almanya'da mukim Diana Fr. ...'nin davadışı Maspak şirketine olan borcunun Cena A.Ş. tarafından ödediğine ilişkin belgenin bulunduğunu, tüm davalı şirketler arasında kuvvetli irtibat olup, ... bir ... komuta zincirinin hakim olduğunu, Türkiye'deki firmaların yetkili müdürü ile ortağının aynı kişi olup, Almanya'da mukim şirketlerin de ... hissedarı ve yetkili müdürünün aynı kişi olduğunu, şirketlerin adreslerinin aynı olduğunu, şirketlerin çalışanları aynı kişiler olup tüm şirketler adına işlem gerçekleştirmekte olduklarını, aynı kişi kontrolündeki şirketlerin ODTÜ ve TUBİTAK tarafından temin edilen www.cena.com.tr adlı internet sitesinde bir oldukları yönünde yayın yapmakta olduklarını, tüm şirketler için Cena kuruluşudur denilmekte olduğunu, müvekkili firmaya icapların, Cena ... A.Ş. tarafından verilmiş olup, faturalandırılması için yurt dışı şirket olan Diana Fr....'nin fatura bilgilerinin Cena ... A.Ş. çalışanı tarafından bildirilmiş olduğunu, Almanya'da mukim Diana şirketinin Türkiye'de mukim Cena ... A.Ş. şirketine, 52.335,65 TL, diğer şirketinde 3.188.431,97 TL borcunun olduğu gözükmesine rağmen halen Türkiye'de mukim Cena ... A.Ş.'nin bu şirketler üzerinden ticarete devam ettiğini, hiçbir yasal işlem tesis etmediğini çünkü ... kişinin bir cebinden alıp, öbür cebine koyma işleminin söz konusu olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü
istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi rapor ve ek raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, üç ayrı tüzel kişiliği olan şirketlerden uyuşmazlığa konu ticari ilişki ve faturaların tarafı olmayan davalı ... Dış Tic. ve Tarım Ürünleri San. AŞ. ve davalı ...'nin sorumlu tutulabilmesi için tüzel kişilik perdesinin kaldırılması hallerinden hiç birisine uymamasına, davalı şirketlerin farklı tüzel kişiliklere sahip oldukları yönündeki savunmalarının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak ve tüzel kişilik perdesinin aralanması istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:06