Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6797

Karar No

2024/893

Karar Tarihi

8 Şubat 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/2004 Esas, 2022/565 Karar

DAVACILAR: 1....

2.Kurumahmutoğlu İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili Avukat ...

DAVALILAR: 1.... vekili Avukat ...

2.Pulsar Yaşam Alanları Konut İnşaat San. Tic. A.Ş. vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ: **

HÜKÜM: Pasif husumet yokluğundan ret, açılmamış sayılma, kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2016/595 E., 2020/318 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı şirket yönünden pasif husumet yokluğundan ret, 50.000,00 TL'lik alacak yönünden açılmamış sayılma, tasfiye alacağı için kabul kararı verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 06.02.2024 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ve Av. ... ... ile davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

1.Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... ile davalı ...'in, davacı şirketin ortakları olduklarını, davalı ...'in şirket yöneticisi olarak yapmış olduğu ve şirkete verdiği zararlar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla şimdilik oluşan 50.000,00 TL şirket zararının işbu davalıdan; davacı şirket ile davalı şirket arasında yapılan adi ortaklık sözleşmesinin feshinden sonra davacı şirket adına tahsil edilen ve şirket kayıtlarına resmi olarak yansıtılmayan tutar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla şimdilik 50.000,00 TL'nin avans faiziyle birlikte her iki davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacılar vekili yargılama aşamasında 50.000,00 TL'lik alacak talebini atiye terk etmiş, adi ortaklığın feshi sebebi ile oluşan alacak talebini ise 5.570.500 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Pulsar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında kurulan adi ortaklığın 23.01.2015 tarihi itibariyle sonlandırıldığını, adi ortaklıktan kaynaklı davacı şirketin alacağının toplam 11.820.000 TL olarak davacı şirkete ödendiğini, şirket ortakları arasındaki ihtilafın müvekkili şirket ile bir ilgisi bulunmadığını, bu nedenlerle müvekkili şirket aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, şirketin aile şirketi olduğunu, davacının dava konusu yaptığı ve şirketin resmi kayıtlarına intikal etmemiş olan 5.570.000 TL'nin aile bireylerinin ihtiyaçları ve şirketin ödemeleri için kullanıldığını, şirket kayıtlarının fiktif olduğunu, bu nedenlerle kayıtlara itibar edilemeyeceğini, dosyaya sunulan uzman görüşünde de belirtildiği üzere müvekkilinin tahsil ... de kendi zimmetinde kalan herhangi bir borcu bulunmadığını, şirketin otuz iki yıldır herhangi bir kâr payı dağıtmadığını, bu bağlamda şirket ortakları ve tüm aile bireylerinin ihtiyaçlarının şirket kazancından karşılandığı hususu da dikkate alındığında davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açılmış olan ve adi ortaklığın tasfiyesinden kaynaklı alacağa ilişkin davanın arttırım talebi kapsamında kabulü ile 5.570.500,00 TL'nin davalı ...'... alınarak davacı Şirkete verilmesine, işbu alacağın 50.000,00 TL'sine dava tarihi olan 21.06.2016 tarihinden itibaren, bakiye 5.520.500,00 TL'sine arttırım tarihi olan 08.10.2019 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, davacıların davalı ... aleyhine açmış olduğu adi ortaklığın tasfiyesi dışındaki 50.000,00 TL alacakla ilgili talep geri alındığından bu istem yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, mahkemece arttırılan tutar yönünden, bedel arttırım tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesinin doğru olmadığını, hüküm altına alınan tüm tutar yönünden dava tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesi gerektiği, davalı şirketin de sorumluluğunun bulunduğu,

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun yasaya ve usule aykırı olduğunu, uzman görüşünün değerlendirilemediğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, Mahkemenin gerekçesinde belirttiğinin aksine, hükme esas alınan 15.01.2020 tarihli bilirkişi raporunun müvekkili ...'in 14.03.2018 tarihli duruşmasındaki beyanıyla uyumlu olmadığını, müvekkilinin söz konusu ifadesinde, haricen tahsil edilen parayı şirketin banka hesaplarına yatırdığını, şirket işleri için harcama yapıldığını beyan ettiğini, şirket kasa hesabının fiktif olduğunu, şirket kayıtları/defterlerinin gerçeği yansıtmadığını, paranın şirket ortakları ve aileleri için harcandığını, kayıt üzerinde kasada para gözükmesine karşın fiili olarak kasada para olmadığını, müvekkili şirketin işleri için yapılan tüm ödemelerin dikkate alınması gerektiğini, vekaletsiz iş görme hükümlerine göre dahi bir kimse yaptığı işin bedelini talep edebiliyorken, diğer davalı Pulsar'la kurulan adi ortaklık ve alt yüklenicilik işinin tasfiyesi işinde haricen tahsil ettiği paranın nerdeyse tamamını şirkete ait banka hesaplarına yatırdığını, banka hesaplarına yatırılmayan kısmın da şirket ödemeleri için kullanıldığını,

hesaplamanın 17.12.2014 ya da 23.01.2014 tarihi esas alınarak yapılması gerektiğini, müvekkili ve/veya çalışanları tarafından şirketin işleri için elden yapılan ödemeler toplamının 1.571.472,43 TL olduğunu,

müvekkili ...’in uhdesinde hiçbir para olmadığının açıkça ortada olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi rapor içeriğiyle üç grup olarak incelenen davalının kendisi ve yakınları tarafından şirket hesabına yatırıldığı ya da şirket işleri ve menfaatine kullanıldığı ileri sürülen tutarların, şirket işleri ve menfaati için harcanan tutarlar olduğu veya şirket hesaplarına aktarılan tutarlar olduğunun kanıtlanmadığı, ayrıca oldukça yüksek tutardaki bu tutarın haricen tahsil edilmesi ve şirket kayıtlarına intikal ettirilmeden harcanmasının, yöneticinin tedbirli davranma yükümlülüğü ile de bağdaşmadığı, yapıldığı iddia edilen harcamaların şirket kayıtlarına intikal eden gelirlerden yapılmasının da mümkün olduğu, bu nedenlerle işbu tutardan davalı ...'in davacı şirkete karşı sorumlu olduğu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı gözetildiğinde, hüküm altına alınan tutar yönünden dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği, arttırılan tutar yönünden bedel arttırım dilekçe tarihinden faiz yürütülmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının temerrüt faizi yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden hüküm verilmesine, bu doğrultuda; davalı şirket aleyhine açılmış olan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açılmış olan ve adi ortaklığın tasfiyesinden kaynaklı alacağa ilişkin davanın kabulü ile 5.570.500 TL'nin, dava tarihinden itibaren işleyecek ve 3095 sayılı Kanun'un 2/2 nci maddesi uyarınca avans esasına göre hesaplanacak temerrüt faiziyle birlikte, davalı ...'... alınarak davacı şirkete verilmesine, davacıların davalı ... aleyhine açmış olduğu adi ortaklığın tasfiyesi dışındaki 50.000,00 TL alacakla ilgili talep geri alındığından, bu talep yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Kurumahmutoğlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... Kurumahmutoğlu vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacı şirketin davalı şirket ile yaptığı adi ortaklık ve alt yüklenici işinin tasfiyesinden dolayı, davacı şirketin ortak ve yöneticisi olan davalı ...'in diğer davalı şirketten tahsil ettiği ancak davacı şirketin hesaplarına intikal ettirmediği tutarın tahsili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:06

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim