Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/5640
2024/861
8 Şubat 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2014/715 Esas, 2017/1176 Karar
FER'Î MÜDAHİL: ... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: **
HÜKÜM: Kısmen kabul
KARAR DÜZELTME İSTEYEN: Davacı vekili, davalı vekili
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili ile davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Örs Madencilik A.Ş.’ye 24.04.2007 tarihinde kullandırılan 3.750.000,00 euro, Örs Briket A.Ş.’ye 17.08.2007 tarihinde kullandırılan 2.000.000,00 TL, Örs Briket A.Ş.’ye 20.09.2007 tarihinde kullandırılan 20.000.000,00 TL ve Ege Gıda Ltd. Şti.'ye 20.09.2007 tarihinde kullandırılan 20.000.000,00 TL’lik krediye müvekkilinin imzası olmadan kefil olarak sahte imzalar atıldığını, ayrıca yine davalı Akhisar Tapu Sicil Müdürlüğü'nde imzalanan resmi ipotek senetlerindeki imzaların da müvekkiline ait olmadığını iddia ederek söz konusu belgelerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığının tespitini, kefilliğinin iptaline, davalının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini ve manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, imza inkârı ile çok sayıda dava açtığını, davacının şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olup süreçten haberdar olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Fer'i müdahil vekili; davacının ipotek senetlerinin tesis tarihinde Örs Madencilik A.Ş.’nin yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalı ... ile kredi ilişkisi ve işletmeye para girişi sağlanmış olması karşısında bu kredi sözleşmelerinden habersiz olamayacağını, Manisa/Akhisar, ... Köyü, 4395 ve 4443 parsel sayılı taşınmazların Örs Madencilik A.Ş. adına kayıtlıyken ipotek edildiğini, taşınmazların 24.07.2009 tarihinde ...'a 2.880.800,00 TL ve 246.200,00 TL bedelle satışının yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerek İstanbul Adli Tıp Kurumu Fiziki İhtisas Dairesi Başkanlığının 16.05.2016 tarihli raporu ve gerekse ... Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığının 30.05.2017 tarihli raporunda anılan ve ihtilaf konusu olmayan belge asılları üzerinde yapılan incelemelerde, davaya konu 24.04.2007 tarihli, 3.750.000,00 euro bedelli kredi ile yine Örs Ltd. A.Ş. lehine kullandırılan 17.08.2007 tarihli, 2.000.000,00 TL bedelli kredi, yine Örs Ltd. A.Ş. lehine 20.09.2007 tarihinde kullandırılan 20.000.000,00 TL bedelli kredi ve Ege Gıda Ltd. Şti. lehine kullandırılan 20.09.2007 tarihli, 20.000.000,00 TL bedelli kredi sözleşmelerinde bulunan kefil imzalarının davacıya ait olmadığının tespit edildiği, diğer imzaların sahteliğinin incelenmesinin ise dava konusu olmadığı, mevcut delil durumuna göre genel kredi sözleşmesindeki imzaların davacıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, 08.06.2018 tarihli ek karar ile temyiz harcı ödenmediğinden fer'î müdahil vekilinin temyiz istemi reddedilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen asıl kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil vekili, ek kararına karşı fer'i müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 22.02.2023 tarihli, 2021/5375 E. ve 2023/1025 K. sayılı kararı ile Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
1.Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle: Yargıtay tarafından kötü niyet tazminatı talebinin reddi hususunda yerel Mahkemenin gerekçesinin değiştirildiğini, ancak Yargıtay tarafından eksik inceleme ile verilmiş olan bu kararın çelişkili, usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece alınan ikinci raporda basit tersimden bahsedilmediğini, imzaların davacıya ait olmadığının belirlendiğini, ayrıca iş bu dosya kapsamında alınan raporlar yanında davaya konu sözleşmeler ile ilgili olarak fer'i müdahilin sanık olarak yargılandığı, müvekkilinin katılanı olduğu İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/120 E. ve 2016/47 K. sayılı dosyasında da, davaya konu sözleşmeler altındaki kefil imzalarının davacı müvekkiline ait olmadığının kanıtlandığını, fer'i müdahilin belgede sahtecilikten 2 yıl 1 ay hapse mahkum edildiğini ve bu kararın Yargıtay tarafından onanarak 14.02.2019 tarihinde kesinleştiğini, davaya konu sözleşmeler altındaki kefil imzalarının müvekkiline ait olmadığı hususunun yerel Mahkeme dosya kapsamında alınan raporlar yanında belirtilen kesinleşmiş ceza dosyası ile de ispatlandığını, davacı müvekkiline atfen atılan imzaların davacı tarafından atılmadığı kesin olarak tespit edildiğinden, davalı bankanın imzanın davacıya ait olmadığını bile bile kötü niyetli takip başlattığı ispatlandığından, müvekkilinin kötü niyet tazminatı talebinin kabulü gerektiğini belirterek düzeltilerek onama kararına ilişkin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile yerel Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; raporlarda kesin görüş bildirilmediğini, alınan ikinci raporda incelemeye esas mukayese evraklardaki imzaların dahi ... ... ürünü olduğu yönünde bir görüş belirtilmemiş aksine imzaların ... ... ürünü olmadığı değil, aynı şahıs ... ürünü olmadığının belirtildiğini, raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, mukayese imzaların da incelemeye elverişli olmadığını, ağırlıklı olarak 2014 ve 2015 yıllarına ait olduğunu, mukayese belgelerin karakter ve varyasyonlar açısından uyuşup uyuşmadığı noktasında da bir açıklamaya rastlanılmadığını, davacıya ait imzaların basit tersimli olduğunu, raporların kesin kanaat bildirmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacıya yöneltilmiş herhangi bir icra takibi bulunmadığı gibi davacıya keşide edilmiş ihtarname dahi bulunmadığını, davacının kredilere ilişkin tüm süreçten haberdar olduğunu, davaya konu kredi sözleşmelerinden kaynaklı davacıya yönlendirilmiş borcun tespiti konusunda ve davacının sorumluluğu hakkında inceleme yapılmadığını, davaya konu sözleşmeler bağlamında kredi kullandırılıp kullandırılmadığının incelenmediğini, davacının aynı konu ile ilgili dava açtıktan sonra davasından feragat ettiğini, aynı konuda yeniden dava açma hakkı bulunmadığını, adli yardım kararının usulüne uygun olmadığını, Mahkemece sadece harç yönünden adli yardım kabul edilmişken yargılama sırasında yapılan bilirkişi inceleme ücretleri ve sair giderlerin de adli yardım kapsamında karşılandığını, müvekkili bankaya harç yüklenmesinin doğru olmadığını, müvekkili bankanın harçtan muaf olduğunu belirterek karar düzeltme taleplerinin harç alınmaksızın kabulüne, onama kararının kaldırılarak Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kredi sözleşmelerinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
- Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekili ile davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ile davalı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 328,85 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
Alınmadığı anlaşılan 891,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339 uncu maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan davacıdan alınmasına,
08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:06