Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6489

Karar No

2024/856

Karar Tarihi

8 Şubat 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/942 Esas, 2022/754 Karar

DAVA TARİHİ: **

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2015/595 E., 2019/724 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 06.02.2024 günü tebliğata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında devir sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği devir bedeli 200.000,00 TL'nin davalıya ödendiğini, bu ödemenin 37.000,00 TL'lik kısmının, değişik tarihlerde davalının hesabına geçirilen 79.124,00 TL'den düşüldüğünü, ayrıca bakiye 42.124,00 TL'nin de davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiğini, sözleşmenin 2.8 ... maddesine göre eczane kasasının devir alana tesliminin gerektiğini, davalının hesabına geçen 79.124,00 TL'nin pos cihazından yapılan ödemeleri kapsadığını, ayrıca davalı tarafça sözleşmeye rağmen müvekkilinin karakola şikayet edilerek eczaneden uzaklaştırıldığını, böylece müvekkilinin eczaneyi işletemediğini, işlettiği süre içerisinde 20.000,00 TL değerinde yatırım yaptığını iddia ederek davanın kabulü ile sözleşme gereği ödenen 200.000,00 TL ile 20.000,00 TL yatırım bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taraflar arasında imzalanan protokol gereklerini yerine getirmediğini, davacı tarafça 112.000,00 TL'nin ödenmediğini, ayrıca eczane içerisinde 200.000,00 TL'ye yakın ilaç bulunduğunu ve davacı tarafça işletildiği dönemde bu ilaçların satılarak tüketildiğini, satış bedellerinin davacıda kaldığını, ayrıca sipariş ettiği ve sattığı ilaçların faturalarını satıcılara ödemediğini, müvekkilinin bu faturaları da ödemek zorunda kaldığını, davacı tarafça protokol yükümlülükleri yerine getirilmediğinden müvekkili tarafından haklı fesih yoluna gidildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında, davalının işlettiği ... Eczanesi'nin davacıya devri için 20.12.2010 tarihinde protokol imzalandığı, devir bedelinin 200.000,00 TL olarak belirlendiği, protokolün imzalandığı tarihten önce davalı hakkında eczanenin bulunduğu taşınmazın kira bedellerinin tahsili ve tahliye istemiyle taşınmaz malikleri tarafından başlatılan icra takibi bulunduğu ve takibe davalının itiraz etmesi sebebiyle icra hukuk mahkemesinde itirazın kaldırılması istemiyle dava açıldığı, protokolün 2.7 nci maddesinde; "Taraflar işbu protokolün eczanenin faaliyet gösterdiği işyerinin mal sahibinin izni veya icazeti olmaksızın imzalandığını bilmektedir. Mal sahibinin işbu devre icazet vermemesi halinde sözleşme herhangi bir ceza i şart olmaksızın feshedilecek olup işbu protokol kapsamında tahsil edilen tüm bedeller iade edilecektir. Devralan ödemiş olduğu bedeller için faiz talep etmeyecektir." hükmü gereğince protokolden mal sahibinin bilgisi olmadığı ve bu hususun davacı tarafından bilindiği ... ise de, davalı hakkında mal sahibi tarafından başlatılan icra takibi ve bu takip nedeniyle oluşan husumetin, davacı tarafından bilindiği hususu davalı tarafça ispatlanamadığından davalının bu durumu davacıya bildirmediği kanaatine varılmış olup ayrıca davalı ile mal sahibi arasında imzalanan kira sözleşmesinde, davalının kiralananı devretmeme yükümlülüğünün bulunduğu da anlaşılmakla davacının sözleşmenin feshi karşısında yapmış olduğu ödemeleri talep etme hakkı olduğu kanaatine varıldığı, protokol kapsamında davacı tarafından devir bedeli olarak 70.000,00 + 88.000,00 + 5.000,00 TL =163.000,00 TL ödeme yapıldığı ve eczanenin fiili olarak işletildiği dönemde ise Antis Kozmetik'e 6.145,00 TL ödendiği tespit edilmekle, bu bedellerin toplamı olan 169.145,00 TL'nin davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın eczacı sıfatıyla ve "... Eczanesi" adıyla işlettiği eczaneyi davacı eczacı ...'e devretmek için anlaştığını, hususta müvekkili eczacı ... ile davacı eczacı ... arasında 20.12.2010 tarihli protokolü imzalandığını, müvekkili eczacı ...'ın alacak iddiasına ve davaya dayanak yapılan 20.12.2010 tarihli protokol gereği üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, müvekkili eczacı ...'ın devre konu edilen ... Eczanesi'ni protokole konu edilen "bilcümle mal, malzeme, demirbaş ve gerekse uyuşturucu ve zehirli ilaçların tamamı" ile birlikte 15.01.2011 tarihinde davacı eczacı ...'e fiilen teslim ettiğini, müvekkili eczacı ...'ın devre konu edilen ... Eczanesi'nin kasasını 15.01.2011 tarihinde davacı eczacı ...'e fiilen teslim ettiğini, müvekkili eczacı ...'ın devre konu ... Eczanesi'nin kasasını ve içerisinde mevcut emtiayı 15.01.2011 tarihinde davacı eczacı ...'e fiilen devretmesine rağmen davacı eczacı ...’in “ruhsat ve diplomasını” getirmek suretiyle ... Eczanesi’ni resmen devralacağı 30.05.2011 tarihine kadar ... Eczanesi’ne gelmeye devam ... eczacı olarak üzerine düşen “nezaret” sorumluluğunu yerine getirdiğini, müvekkili eczacı ...'ın eczacı sıfatı ile işlettiği ... Eczanesi'ni davacı eczacı ...'e 20.12.2010 tarihli protokole uygun şekilde 15.01.2011 tarihinde fiilen teslim ettiğini ve bu şekilde davaya dayanak yapılan 20.12.2010 tarihli protokolden kaynaklanan tüm yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğunu, davacı eczacı ...'in alacak iddiasına ve davaya dayanak yapılan protokolün imzalandığı 20.12.2010 tarihinde eczacı sıfatıyla "Vakıf Gureba Hastanesi Cd. No:62/C Çapa/İstanbul" adresinde bulunan "... Çimen Eczanesini" işletmekte olduğunu, alacak iddiasına ve davaya dayanak yapılan 20.12.2010 tarihli protokolün 2.6 ncı maddesinin "30/05/2011 tarihinden itibaren geçerli olacak devir işleminden itibaren..." ifadesinden kastın, davacı ...'in 30.05.2011 tarihine kadar eczacı sıfatıyla "Vakıf Gureba Hastanesi Cd. No:62/C Çapa/İstanbul" adresinde işlettiği ... Çimen Eczanesi'ni kapatarak ruhsat ve diplomasını getirmek suretiyle ... Eczanesi'ni devralması olduğunu, davacının yaptığı ödeme tutarının devir bedelini karşılamadığını, bu nedenle 20.12.2010 tarihli protokol gereği üzerine düşen ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğinin açıkça görüldüğünü,

20.12.2010 tarihli protokol gereği üzerine düşen ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması nedeniyle müvekkili eczacı ...'ın alacak iddiasına ve davaya dayanak yapılan 20.12.2010 tarihli protokolü ... taraflı olarak feshettiğini, İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün 2010/27278 E. sayılı dosyasında müvekkili aleyhine kira alacaklarına ilişkin takip başlatılmış olmasının ve bu takip ile bağlantılı olarak İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/47 E. ve 2012/615 K. sayılı dosyasından tahliye davası açılmış olmasının mal sahibinin devre icazet vermesine ya da icazet vermemesine dair iradesine herhangi bir etkisi bulunmadığını, devrin gerçekleşmesinin üçüncü kişi mal sahibinin icazetine bağlandığını ve ödemelerin iadesinin de mal sahibinin devre icazet vermemesine bağlandığını, somut olayda ödemelerin iadesinin talep edilebilmesinin ön şartının "mal sahibinin devre icazet etmemesi" durumunun oluşmadığını, Mahkemenin bu hususları dikkate almadan verdiği kararın usule ve yasaya aykırı olduğunu, 70.000,00 TL ve 5.000,00 TL tutarındaki ödemelerin kaparo yani cayma akçesi olarak verildiğini, kaparo yani cayma akçesinin hukuki mahiyeti gereği bu ödemenin müvekkili eczacı ...'a ait olacağını, üçüncü kişiye yapılan 6.145,00 TL tutarındaki ödeme, davacı eczacı ...'in devre konu ... Eczanesi'ni fiilen işlettiği dönemde yapılmış olup bu dönemde eczaneye alınan ... ilaç ve malzemenin karının ödemesinin de eczaneyi fiilen işleten ve kasayı elinde tutan davacı eczacı ...'e ait olduğunu, bu durumda bu ödemenin müvekkili ...'dan talep edilmesinin haksız ve yersiz olduğunu, 88.000,00 TL tutarındaki ödeme, alacak iddiasına ve davaya dayanak yapılan 20.12.2010 tarihli devir protokolünde belirtilen 200.000,00 TL devir bedeline mahsuben yapılmış olmakla birlikte davacı eczacı ...'e iadesinin mümkün olmadığını, müvekkili eczacı ...'ın devir bedeline karşılık gelen bilcümle mal, malzeme, demirbaş, ilaç, uyuşturucu ve zehirli ilaçlardan oluşan emtiayı ve 15.01.2011 tarihinden protokolü haklı nedenle feshettiği 11.06.2011 tarihine kadar ... Eczanesi'nin kasası ile birlikte fiilen işletmesini davalı eczacı ...'e devrettiğini, davacı eczacı ...'in de bu süre zarfında bilcümle mal, malzeme, ilaç, uyuşturucu ve zehirli ilaçlardan oluşan emtiayı satarak tükettiğini, demirbaş vitrinleri sökerek imha ettiğini, 15.01.2011 tarihinden 30.05.2011 tarihine kadar fiilen işlettiği ... Eczanesi'nin karlarını da kendisine mal ettiğini, 88.000,00 TL ödemeye karşılık gelen emtianın, davacı tarafça fiilen işletme süresince satılarak tüketilmiş olması, demirbaşların davacı tarafça sökülerek imha edilmiş olması, 15.01.2011 tarihinden 11.06.2011 tarihine kadar davacı tarafça işletilen eczanenin getirdiği kazancın kendisine mal edinmiş olması karşısında 88.000,00 TL'nin davacıya iadesine dair talebin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün 2010/27278 E. sayılı dosyasından müvekkili aleyhine başlatılan icra takibi ile bağlantılı İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/47 E. ve 2012/615 K. sayılı kararı ile müvekkili ...'ın kiracı olduğu mecurdan tahliyesine dair herhangi bir karar verilmediğini, müvekkilinin dava devam ederken haklı nedenlerle itiraz ettiği borcu ödediğini, davacı ...'in bu süreçten haberi olmasına rağmen 20.12.2010 tarihli protokolün feshi yoluna gitmediğini, davacı eczacı ...'in ... Eczanesi'ni, kasasını devralarak fiilen işletmeye başladığı 15.01.2011 tarihinden devir protokolünün müvekkili tarafından haklı nedenlerle ... taraflı olarak feshedildiği 11.06.2011 tarihine kadar geçen sürede 20.12.2010 tarihli protokol gereği ödeme yükümlülüğü kendisinde olmasına rağmen bu süre zarfında doğmuş vergi borçlarını ve SGK prim borçlarını da ödemediğini, alacak iddiasını ve davayı kabul anlamına gelmemek kayıt ve şartı ile kabul edilen kısım için avans faizi işletilmesine dair verilen kararın öncelikle 20.12.2010 tarihli protokolde "devralan ödemiş olduğu bedeller için faiz talep etmeyecektir." şeklinde yer ... düzenlemenin son cümlesine aykırı olduğunu, 06.09.2016 tarihli dilekçede bildirilen delillerin tamamı toplanmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, delil listesinde yemin delili yer almasına rağmen Mahkemece yemin delili yönünden değerlendirme yapılmadan karar verildiğini, belgelendirmek suretiyle usulüne uygun şekilde bildirdirdikleri mesleki mazeretin kabul edilmemiş olması nedeniyle savunma haklarının kısıtlandığını, sözlü yargılamanın yokluklarında yapılarak karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf incelemesinin duruşma açılmadan, eksiklikler giderilmeden dosya üzerinden yapıldığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, davacının eczaneyi üçüncü kişilere devretmek için ilân verdiğini, müvekkilinin bu ilânları ihtarname ile kaldırtmak zorunda kaldığını, avans faizinin başlangıç tarihinin de yanlış olduğunu belirterek ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, işletme devir sözleşmesinin feshi nedeniyle ödenen devir bedelinin iadesi ve yapılan masrafların tazmini istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında açıklanan sebeplerle birlikte sözleşmenin, davacının eczaneden çıkartılması ile son bulmasına, taraflar arasındaki ilişkinin ticari nitelikte olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:06

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim